|
.
"Biz Bu Yaşamda Halklar Arası Kardeşlik
İstiyoruz ve Önderliğimizin Tutsaklığının
Kalkmasını, Serbest Bırakılmasını İstiyoruz"

1990 yılından
beri mülteci Gazi Xezal Dağ. Bir kızını
Zele'de uçak saldırısı yüzünden şehit
veriyor. Kendisi de bu saldırıda
yaralanıp üç parmağını kaybediyor.
Mülteci koşullarında bile Türk devleti
tarafindan rahat bırakılmayan bu gazi
halkın bunca yaralarına rağmen barış
kelimesini hiç ağızlarından
düşürmeyişleri insanlık onurunun
yüceltilmesinin bir işareti değilmidir.
Kin nefret yerine sevgi hosgörü
sözcükleri ancak Hz. İsa'ya mal edilirdi
tarih tarafından. Gazi Xezal Dağ; Barış
için birlik olunmasi gerektiğini, artık
Türk analarının da ağlamaması için bu
savaşın durması gerektiğini, bunun
içinde çok çalışılması gerektiğini
belirtiyor. Gazi Xezal Dağ la yaptığımız röportajı sizlere sunuyoruz.
1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
Şırnak'a bağlı Beşbirk'te dünyaya
geldim. 1960 doğumluyum. İki erkek, iki
kiz kardeşiz. Daha önce fazla okuma
durumumuz yoktu. bayanlar nasıl
erkeklerin arsında olur diye biz
şaşırıyorduk ve okula gitmedik. 1975'te
evlendim. Üç oğlum, bir kızım var.
Oğullarımdan birisi gerilladadır.
Genelde Şırnak'ta köyde yaşamışım. Daha
sonra Sılopi'ye geldik. 1991 yılında da
Zaho'ya geçtik. Daha sonra 1993'te
Zele'ye geçtik. Aile yaşamım daha çok
köyde geçmiştir ve ailemin ekonomik
geçimi çiftçiliktendi.
2- Mücadeleyle ne zaman ve
nasıl tanıştınız?
1988 yılında Xelil adlı bir
arkadaş evimize gelmişti, bizi ziyaret
etti. Onlarla yemek yedik. Onun
arkadaşlığı çok sıcak, dostçaydı. Peyman
arkadaşta bazen geliyordu. O
gelmediğinde hep onu soruyorduk. Çünkü
onların yaklaşımı çok içten ve cana yakındı.
Şimdi dahi onun yoğun etkisi vardir
bende. Daha sonra bu arkadaş şehit düştü.
Onların o sıcak, yurtsever yaklaşımları
bizi hep mücadeleye çeken tutumlar oldu.
3- Ne zaman ve nasıl yaralandınız?
28 Ocak 1992'de Zele'de
kaldığımız yerlere yönelik uçak
saldırısı olmuştu. Ve bu saldırı da bir
kızım şehit düştü. Diğer kızım Dicle'de
yaralanmıştı. 3 gün keşif yapılmıştı ve
daha sonra da 5-6 tane savaş uçağı geldi.
Ve bir saate yakın bombardıman oldu. 7
gerilla ve 7 yurtsever halktan şehit
düşenler oldu. Ben, kızım ve hepimiz
daha sonra Ranya'ya geldik. Yaralanma
sırasında sağ elimin üç parmağı kopmuştu.
4-Halktan bir gazi olarak
insanların size yaklaşımını nasıl
buluyorsunuz?
Genelde
insanların yaklaşımları değerli ve
olumludur. Burada herşeyden önce insani
yaklaşım ve manevyat önpılanda ofak
tefek basit yaklaşımlar olsada fasla
sorun teşkil etmiyor,ki insanlar arası
kaynaşma önemlidir.
5-Ekonomik olarak geçim
kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna
katkıda bulunuyormusunuz?
Ekonomik olarak durumumuz
normaldır. Ne iyi ne kötü orta halde bir
yaşamımız var. Eşim dışarıda bazen
çalışıyor. Daha çok yetişkin bir oğlum
var. O çalışıp katkı sunuyor. Benim
katkım sadece evin düzenine bakmakla
sınırlıdır.
6-Günlük olarak yaşamınzda
yaralanma durumunuz size psikolojik
olarak nasıl bir etkide bulunmaktadır?
Sağ elimin üç parmağının kopması
tabi ki etki yapıyor. Ayrıca diğer
parmağımda bu noktada zorlanmaktadır.
Bunlar hep iş yapma gücümü azaltıyor hem
de bunun moralsizliğini bende yaratiyor.
Psikolojik olarak benim üzerimde yoğun
bir etki olduğunu söyleyemem.
7-Hem bir mülteci, hem bir gazi
olarak savaş ve barış hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Psikolojik olarak benim üzerimde
yogun bir etki olduğunu söyleyemem. Ama
yine de taş değiliz bizde insanız
etkileniyoruz. Savaşa ben zaten bir anne
olarak karşıyım. Önce analık duygularım
bunu bana emrediyor. Kim savaşı sever.
Sapıklar, rantçılar, yiyiciler,
faşistler sever. Biz barış istiyoruz. Bu
uğurda da bedel ödemeye devam edeceğiz.
Yeterki Önderlik üzerinde bu tecrit
kalksın, operasyonlar durdurulsun ve
savaş sona erdirilsin. Artik barış
diyoruz.
8-Gaziler barış ortamının
gelışmesi için nasıl bir katkıda
bulunabilir?
Gazi arkadaşlar moral gibi
konularda tecrübelerini aktardıkları
ölçüde bizim onlara yoğun saygımız
olmaktadır. Gazi arkadaşların yaşamı
bizim için değerlidir. Çünkü onlar
yaşayan şehitlerdir. Gaziler bir çok
insan için örnek olmalıdır. Tepkisel
yaklaşması fazla anlamlı değildir. Artık
soyut şeylerden kurtulmalı, somut
şeylerle hareket etmelidir. Benden bu
kadar demek, hem Önderliği hemde kendi
durumunu anlamamak demektir. Bunun
için bu savaşın bizat acılarını yaşamış
olan insanlardır. Nasıl özgürlük için
savaşıp kendilerinden bir parça
vermişlerse bu savaşın sonuçlanması için
de gereken barış müçadelesinide o
kararlılıkla sürdüremeleri temelinde
katkı sağlayacaklardır.
9-Bir gazi olarak Kürt ve Türk
halkına bir mesajınız varmı?
Biz bu yaşamda halklar arası
kardeşlik ve barış istiyoruz ve
Önderliğimizin tutsaklığının kalkmasını,
serbest bırakılmasını istiyoruz. Bir çok
anne bu savaşlardan etkilenmiştir. Artık
onlarında ağlamasını istemiyoruz. Barışa
uzanan ellerimiz havada kalmasıun. Gelin
hep birlikte barış için var gücümüzle
çalışalım. O anlamda değerli bir
yaklaşım acilen sergilenmelidir.
10-Günlük yaşamda uğraşılarınız
şu an varmı? Varsa nelerdir? (kültürel,
sportif, siyasal anlamda)
Daha fazla ev işleriyle
oğraşıyorum. Ve
bu anlamda zamanımız oldukça dolu
geçmektedir. Çocuklara ve eve bakmaktan
kendimize ayıracağımız vakit de
kalmamaktadir.
|