AZİ SÜLEYMAN PAKSOY ARKADAŞ

 
 

.

“Bedelin Ödendiği Yerde Kazanımlarda Olacaktır”Suleyman paksoy1

 

Diyor Gazi Süleyman arkadaş ve ekliyor; Bütün savaşların kötü olduğunu,  Türk devletınin yaklaşımından dolayi savaşın bu kadar uzadığını  ama bir gün ülkede barışın  hakim olacağına inandığını belirtiyor. Sizlere Gazi Süleyman arkadaşın röportajını sunuyoruz.

 

1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
1972 yılında Uludere’de doğdum. İsmim Süleyman Paksoy’dur. Şu anda Mahmur kampında yaşamaktayım. Eviliyim ve 3 çocuğum var. Geçimimi belediye de çalışarak sağlıyorum. Yurtsever bir ailem var. Sadece okur yazarım, başka da okul okumadım.

 2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
Partiyi tanımam ise şöyle olmuştu. Mıntıkada o zaman yer yer savaş vardı ve bende savaştan etkilenmiştim. O zaman sene 1985-86’ydı. O süreçte de  karar vermiştim partiye katılacağım diye. Arkadaşlarla görüştüm. O zaman resmi olmasa da milislik yapıyordum 1993 yılında  Benim askerlik kağıdım geldi ve ben o zaman düşünmüştüm. TC ordusuna askerlik yapmayacaktım. Hem yürtsever duygulardan, hemde düşmanın yoğun baskıları sonucu düşmana karşı gelişen tepkiden  dolayı evimi Uludere’den, Güney Kürdistan’a getirdim ve o zaman resmi bir şekilde milislik görevini partide yapacaktım.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız
Yaralanmam 1995 yılında Çelik operasyonun da olmuştu. mayına basarak bir ayağımı kaybettim.

  4-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır mısınız.
O zaman Haftanin mıntkasındaydım, düşmana karşı yapılan bir eylemde yaralanmıştım. Arkadaşlar beni doktora götürmüştü. Yaralanmam ağır olduğundan dolayı hemen ameliyata aldılar ama ilk ameliyat tam olarak başarılı geçmedi. Sonrasında ikinci bir ameliyat olabilmem için farklı alana geldim ve 1996'ye kadar tedavimi sürdürdüm. Tedaviden sonra arkadaşlar beni Etrüş kampına gönderdiler.

5-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza geliyormuydu?
Hayır hiç gelmiyordu aklıma. Yaralanmaktan ziyade şehadet daha çok vardı aklımızda. Ben zaten yaralandığımda oldukça şaşkındım. Ne olduğunu anlayamamış bir mayına basmıştım. Normalde yaralanmak aklıma geliyordu ama bu biçimde yaralanmak hiç aklıma gelmiyordu. Ama artık olan olmuş, eksik ayakla yaşayacaktım.

 6- -Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
Yaralandıktan sonra ben o zaman piskilojik olarak çok kötü durumdaydım, çünkü savaşta bir ayağımı kayıp etmıştım. Hem yaralanmanın verdiği olumsuz etkiden dolayı hemde milislik görevimde uzaklaştığımdan dolayı. Genel anlamda baktığımızda savaşın bir gerceğidir. Bu gerçeği kabullenmekten başka çare yoktur. Yaralanmanın  doğal olduğu bilincine vardığımı  söyliyebilirim.

 7-Yaşamda fiziki olarak  zorlandığınız noktalar nelerdir?
Tabiki bu durum beni çok zorluyor. Attığım her adımda bunun acısını hissediyorum. İnsanın bedeninden bir parçası olmayışı tabiki insanı zorlar. Tabi fazla yürüyemiyoruz. Zaten hiç koşamıyoruz. İstediğimiz gibi harekette bulunamıyoruz. Bu tabiki fiziki anlamda bizi oldukça zorluyor.

 8-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Mücadelede beklentim ise bütün gazilerin bu kutsal mücadelemize en etkin şekilde sahip çıkmasıdır ve gazi arkadaşlar ise hem kendilerine hemde mücadeleye sahip çıkmalarını istiyorum. Aynı zamanda yaratılan değerlerimize de hep birlikte sahip çıkalım diyorum.

 9-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
Savaş için de söyleyeceğim şudur. Bütün savaşlar kötüdür, ama Türk devletınin yaklaşımından dolayı savaş bu kadar uzadı ama inanıyorum bir gün ülkemizde barış hakim olacaktır. Artık insanlar  ne yaşamlarını kaybeder nede yaralanıp sakat kalır.

 10-Gaziler için söyleyeceğiniz bir mesajınız varmı?
Gazilerin kendileri için yapacakları çok şey var. öncelikle kendi gazilik gerçeğine doğru yaklaşmaları gerekir. Bedelin ödendiği yerde kazanımlarda olacaktır. Gaziler her şeyden önce kendi birliklerini sağlamalı. Düşüncede ve pratikte Önderlik yaşam gerçeğini sahiplenmeli. Onu pratikleştirmelidir. Önderliğin esaretini hiçbir gün unutmamalı ve ona göre çalışmalarında istekli ve hırslı olmalılar. Tabi diğer ülkelerin gazileriyle ilişkide geliştirmeli  savaş ve barış konusunda düşüncelerini daha çok geliştirmelidirler. 

 11-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
Kürt halkı çok acı çekti. Çok şeyler gördü ve çok bedeller ödediler. Artık yolun sonuna geldik diyebilirim. Zafer her zamankinden daha yakın şimdi bizlere. Kürt halk da bunu düşünerek çalışmalarını ve eylemlerini Önderliği de unutmadan yoğunlaştırmalıdır. Türk halkı ise artık duyarsızlığına bir son vermelidir. Kürt halkıyla dayanışmaya ve sisteme karşı mücalede bende varım diyebilmeli, bunu pratikte göstermelidir. Artık savaşın bitmesi her iki halkın da çok çıkarına olacaktır. 

 12-Şimdiki uğraşılarınız nelerdir? (kültür sanat sportif vb)
Şu an kampta belediye işlerinde çalışıp halka hizmet veriyorum. Bunun yanında siyasal faaliyetlere de katılıyorum. Yürüyüş, miting, açlık grevleri vb gibi.
      

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com