GAZİ   ŞIVAN WAN ARKADAŞ

 
 

.

"SavaŞ, Yaşamın Bittiği Andır Benim için"

    sivan wan

         Yine bir gazi arkadaşımız olan Şıwan arkadaş 17 yaşında mücadeleye katılıyor. 2003 t mayına basarak ayağını kaybediyor. Kendisinin en çok isteği de dünyadaki tüm gazilerin birleşerek savaşa karşı barış mücadelelerini geliştirmeleridir. Röportajını olduğu gibi sunuyoruz sizlere.
         

        1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
       İsmim Şıwan Wan. Van Gürpınar'da 1980'de doğdum. 7 kardeşli bir aileden geliyorum. Ailenin en büyük çocuğu benim. Aile köydeki feodal özellikleri alan bir aile olmasina rağmen modern düşüncelere sahiptir. Bu konularda kendilerini kapalı tutmaz. Geçimimizi tarım ve hayvancılıkla sağlıyorduk. Okula hiç gitmedim, ama okuma yazma biliyorum.
        2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
       1997'nin Temmuzunda mücadeleye katıldım. Partiyi hiç tanımıyordum.  Ben o zamanlar her şeyden habersizdim. Arkadaşlar beni çobanlık yaparken askeri kanunla saflara aldılar. O günden bu yana hala mücadele saflarında yer alıyorum.
       3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
      2003 yılında Zağros, Kınyanış alanında mayına basarak yaralandım. Mayına bastığımda önce topuğum gitmişti. Fakat daha sonra ayağım bilekten bir karış yukarıdan itibaren kesildi.
      4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
     Mücadele içinde kalıp kalmama konusunda  kendimi ikna ettikten sonra katıkım kararı verdim.  Yaralı arkadaşları gördükten sonra bir gün benim de başıma böyle şeylerin geleceğini hesap etmiştim. Şehit olmak dahil her şeyi hesaba katarak pratik çalışmalara başladım.
       5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatırmısınız?
       Araziyi tanımak için keşfe çıkmıştık. Gece vaktinden sabaha kadar araziyi dolaşırken mayınlı bir araziye girmiştik. Arazinin mayınlı olduğunu bilmediğmizden dulayı serbest ve rahat hareket ediyorduk. Birden bire bir patlama sesiyle yere savruldum. Pusuya girdiğimizi zannetmiştim.  Kendime baktığımda kanlar içinde olduğumu ve ayağımın topuk kısmından aşağısı param parça olmuş tüm damarlar dışarıda sallanıyordu. Zaten o sira arkadaşarda patlamanın etkisiyle kendilerinin pusuya girdiğini zannedip  mevzilenmişlerdi. Kendi kendime iradem dışında da olsa sağa, sola,  küfür ediyordum. Hemen arkadaşları yanıma çağırıp ayağımın bağlanmasını istedim.  Yaralandığımı gören arkadaşlar yanıma koşup bacağımı iki yerden bağlayıp oradan uzaklaştırdılar.
      6-O anki duygularınız nelerdi?
       Önce arkadaşlara mayına basarsam öldürürüm kendimi diyordum. Ne yazık ki korktuğum başıma gelmiş, mayın ayağımda patlamıştı. Mayın patladığında hala kendimdeydim. Önderlik, yoldaşlarım, ailem, kısacası tüm yaşamım,  bir filim gibi gözlerimin önünden geçti ve ölmemem  gerektiği kanaatine vardım. Mücadele için daha bir şey yapmadan  basit ve sıradan bir ölümü kabulenemezdim. Daha çok hizmet için yaşamak gerekir gerekliliğine kendimi inandırmak zorunda kaldım.
      7-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
      Gazi olmuş olsam bile hiç bir zaman   savaş dışı kaldığım gözüyle bakmıyorum kendime. Mücadelenin fizikmen yapamıyacağım  sahasından kopmuş olabilirsm.Yanlız bu, mücadelenin tümünden koptuğum anlamına gelmez. Örgütte mücadele yürüteck bir çok aktif saha vardır.İnsan istedikten sonra her yerde mücadele yürütebilir. Yeterki istesin.
      8-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
     Ayağımdaki rahatsizliklardan ötürü beş ameliyat geçirdim. Ameliyatların bir türlü sonuçlanmaması protez takamama engel oluyor. Yılın yarısını deynek üzerinde veya yatakta geçirmek zorunda kalıyorum. Buda oldukça beni  zorluyor. Ayağımla ilgili sorunların biri biterken diğerinin başlaması sebebinden dolayı  yaşama aktif  katılımı engeliyor. Bu yüzden çok sıkılıyorum. Bir şeylerle oğraşmasam rahatsız oluyorum. Beni zorlayan tek şey söz konusu olgulardır.
      9-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
      Bir gazi olarak insanlardan birlik,  beraberlik, hoş görü, ötekinin manevi değerlerine saygıyı,  dayanışmayı beklerim.Bu tarzda bir yaklaşım anlamlı ve içinde yaşanılır bir dünya geliştirecektir.
      10-Yasadığınız ortamda ihtiyacını duyupta yerine getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?
       Ben daha çok çalışma alanı istiyorum. Bir iş, bir meslek sahibi olmak istiyorum. Boş kalmak, insanı tüketiyor.Uğraş  insanı geliştirir. Benim için çalışmayan, uğraşsız insan tükenmiş insan demektir.  
       11-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?

      O kadarını hiç düşünmemiştim. Hep savaşla ilgili şeyleri düşünüyordum. Okul hayatina hiç girmemiştim. O yüzden bir idealim bir ütopyam da yoktu. Okulu okumamadan dolayı  pişmanlık duyuyorum. Çünkü okuma ile bilgi ve birikim kazanılır. Bilgili ve birikimli olan bir insan her zaman ve her yerde verimli olur. Hele hele haklı bir dava için mücadele veriyorsan ayrı bir kazanım olur.
      12-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz? Bariş ve gazilikle ilişkisini değerlendirirmisiniz?
       Benim anladığım kadarıyla iki tür   savaş vardır. Biri emperyalist güçlerin sömürüye daylı savaşı yani haksız bir savaş. Diğeri ise buna karşı dilini, kültürünü, kimliğini, kendini ve halkını koruyan, savunan savaş, bunada haklı savaş diyorum. Bu anlamda yürütüğümüz savaş haklı ve tsamamen meşrudur.  Benimsemediğimiz bir yöntem, ama bize bırakılan tek yötemdir. Gönül isterdı ki barış ve kardeşlik içinde yaşıyalım. Yanlız çok kültürliliğe,  dilliliğe farklılığa tahamül edemeyen, kendilerini beyenmiş, ama özünde hiç bir şeyi olamayan, Kürt kelimesinden bile korkan  bir devlet zihniyetiyle karşı karşıyayız.Barış sağlanıncaya kadar barış için savaşacağız.
      13-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
      Ben bir Kürt olarak  Türk halkına diyeceğim şudur  kendilerine reva gördükleri hakları Kürt halkınada gösterinler. Gelin kardeş Kürt halkıyla el ele verip akan  kanları durduralım. Mevcut savaşın, çıkar güçlerinden  başka hiç kimseye faydası yoktur. Cefayı mazlum halklar çekerken sefasınıda çıkar güçleri çekiyor. Bunun için kürt halkının barış taleplerine  kolak vermeleri, barış için birlikte mücadele vermelerinin gerekliliğini belirtiyorum.
      14-Gazilere bir mesajınız varmı?

      Dünyadaki tüm gazilerin savaşa karşı birleşmeleri,  barış için el ele verip mücadele etmeli.  Gaziler bu anlamda  yoğunlaşmalı ve gerçek rollerini oynamalıdırlar.
       15- Şimdiki uğraşılarınız nelerdir?
       En büyük uğraşım halkıma hizmettir halkım için değil ayağımı, canımı bile seve seve feda ederim. Doğru ve bilinçli hizmet için kendimi eğitmekle uğraşıyorum.
     16-Spora ilginiz varmı? Varsa hangi takımı tutuyorsunuz?
     Spora ilgim var. Daha önce sporu çok severdim. Futbolu ve voleybolu çok seviyorum. Şu an bile imkan dahilinde futbol ve voleybol oynuyorum.   Galatasaray takımını  tutuyordum. Ama son dönemlerde futbolu bile kirli emelleri için kolanıyor hale gelmişler.

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com