|
.
"Kürt
Halkı Bu Anlamda Üstüne Düseni
Fazlasıyla Yaptı. Ama Türk Halkı İçin
Bunu Söylemek Biraz Zor Geliyor Bana"

Gazi Sêve
sivil bir insan diğerleri gibi. Dört
çocuk annesi olan Gazi Sêve, odun
toplamak için d çevreye çıktığında
çeşmede mayına basıyor ve ayağını
kaybediyor. Şmdi soruyoruz bu savaşta
ısrar edenlere bu çocuk sahibi masum
insanın suçu ne? Sêve'de barışa olan
inancını herkes gibi yitirmeyenlerden.
Gazi Sêve artık iki halkın da birlik
olup hareket etmesini, birbirlerini
öldürmekle bir sonuca gidilemeyeceği, bu
nedenle barış mücadelesinde birlikte
hareket edilmesi gerektiğini, ve
Kürtlerin üzerine düşenleri yaptığı
halde Türk halkının bu konuda çok
yetersiz kaldığını, artık ayağa kalkması
gerektiğini belirtiyor. sizlere Sêve
arkadaşla yaptığımız bu röportajımızı
sunuyoruz.
1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
1981 yılında Hakkari Uludere doğumluyum.
Evliyim ve dört çocuğum var. İlkokul
mezunuyum. Ailem feodal özelliklere
sahiptir. Babam ve annemde yanımda
kalıyorlar. Ev kadınıyım. Eşim
Irak
sahasında ticari işlerle uğraşıyor.
Elektrik konusunda çalışmaları var. Aile
geçimimizi de öyle
sağlıyoruz.Yurtseveriz.
2- Mücadeleyle ne zaman ve
nasıl tanıştınız?
Bizler PKK'ye yardım ediyoruz diye
TC tarafindan çok büyük baskılara oğradık.
Babam ve kardeşim tutuklanıp işkenceye
verildiler. Böylece bende hem ev hemde
akraba çevresiyle birlikte güney
Kürdistan'a zorunlu göç etmek zorunda kaldik. Sene
1993'tü. Bihêre, Seranis, Bersive,
Geliye Kiyamet, Etruş, Ninova, Nehdara
ve en son olarakta Mahmur mülteci
kampına geldik.
3- Ne zaman ve nasıl
yaralandınız?
1997 yılında Nehdara kampında
yaralandım. O sıra evde yemek yapmak
için dışarı odun toplamaya çıkmıştım.
Henüz 3 aylık da hamileydim. Çeşmenin
yanında yere gömülü olan bir mayına
bastım. Küçük personel bir mayındı ve ayak
parmaklarımın bir karış ilerisinden
topuğa yakın yerden itibaren ayağımı
kaybettim. Daha sonra Zaho'nun
ilerisinde bulunan Esivne'deki bir
hastanede ameliyata alındım. Ameliyatta
ayağım diz kapağından bir karış altından
itibaren kesildi. Bu arada mayın
patlaması ayağımı götürmüştü. Allah tan
karnımdaki bebeğe bir şey olmamıştı. Bu tek sevinç
kaynağım olmuştu.
4-Yaralanma anındaki
duygularınız nelerdi?
Ayağım gittiğinde herkes çok
üzülmüştü. Hatta izinsiz gittiğimiz için
başıma bunun geldiği söylentilerini
duymuştum. Hiçbir şey düşünmemiştim.
Yalnızca başıma gelen bu felaket ve
karnımdaki çocuktan baska hiçbir şey
kafamdan geçmiyordu. O an insan zaten
anlam vermeye çalışıyor bazı şeylere.
5-Halktan bir gazi olarak
insanların size yaklaşımını nasıl
buluyorsunuz?
Benim yüreğim yanmıştı.
Allahtan hepsine razi olsun tüm
halkın duyarlı yaklaşımları var. Kimse o
konuda yaklaşımlarıyla bana bu durumumu
hatırlatmıyordu. Hiç aklıma da
gelmiyordu.
6-Ekonomik olarak geçim
kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna
katkıda bulunuyormusunuz?
Zaten ben ev kadınıyım. Eşim
çalışıp evi geçindiriyor. Çok zor
geçiniyoruz. Ama yine de yaşayacak kadar
geçimimizi sağlayabiliyoruz. Eşim
elektrik tesisatçısıdır. Irak'ta çalisiyor.
Geçimimizi de öyle sağlıyoruz. Ekonomik
açıdan benim katkım olmuyor. Sadece
çocuklarıma ve anama bakıyorum.
7-Günlük olarak yaşamınızda
yaralanma durumunuz size psikolojik
olarak nasıl bir etkide bulunmaktadir?
Bu durumum elbette ki beni üzüyor.
Ev isşerinde çocuklara bakmada
zorlanıyorum. Onların peşinden
koşamıyorum. Örneğin terlik giyemiyorum.
Mutlaka ayakkabı giymek zorunda
kalıyorum. Bunun
yanında bir çok hareketi yapamıyorum.
Bir kadın için bu çok daha zor bir durum
tabi ki. Beni bu çok üzüyor. Her gün,
her an bu gerçekle karşılaşmak kolay
değil benim için.
8-Hem bir mülteci, hem bir gazi
olarak savaş ve barış hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Artık savaş istemiyorum. Bu
herkesin de benimde görüşümdür. Barışı
istiyorum. Zaten başıma gelen bu olay da savaş
yüzünden geldi. Benim gibi durumda
olanlar çok var. Bende köyüme gitmek
istiyorum. Doğduğum, büyüdüğüm
topraklara o topraklarda dilim,kimliğim,
kültürümle özgürce yaşamak istiyorum. Herkes kendi
toprağında özgürdür. Çocuklarımda burada
kendini iyi hissetmiyor. Bir eksikliği
içimizde hep hissediyoruz. Ve artık
barış gelsin, savaş bitsin analar
ağlamasın diyoruz.
9-Gaziler barış ortamının
gelişmesi için nasıl bir katkıda
bulunabilir?
Ben kişisel olarak fazla katkıda
bulunamiyorum.Katkılarım
toplantılarla, mitinglerle ve yürüyüşlerle sınırlı
kalıyor. Ev hanımı ve çocuk sahibi
olduğum için bu gibi
faaliyetlerim çok sınırlıdır. Benim yerime
annem daha çok gidiyor. Çocuklara
bakmakta bana kalıyor. İnsanlar diyalog
yoluyla var olan sorunlarını
çözmeliler savaş ve şidet hiçbir sorunu
çözemediği gibi derinleştirir ve tıkatır
diye düşünüyorum. Savaşarak değil
konuşarak, silahla değil kalemle bu
sorunu çözelim diyorum. Böylece savaş
yerine barış gerçekleşecektir. Kan
akmasını istemiyoruz
artık. Barış istiyoruz,
savaşa hayır diyoruz.
10-Bir gazi olarak Kürt ve
Türk halkına bir mesajınız varmı?
Türk halkı da Kürt halkı da
şunu
iyi bilmeli. Her iki halkta kardeştir. Birlik
olmalılar. Birbirlerini öldürmemeliler.
Hep öldürmekle bir yere varılamaz. Ve
birbirlerini tüketemezler. Bu nedenle
bir arada yaşamasını kabullenmeliler.
Türk halkına bu konuda büyük sorumluluk
düşüyor. Kürt halkı bu anlamda üstüne
düşeni fazlasıyla yaptı. Ama Türk halkı
için bunu söylemek biraz zor geliyor
bana. Bu nedenle artık Türk halkı da
ayağa kalkmalı ve her iki halkı
zayıflatan bu haksıs savaşa dur diyebilme
iradesini ve gücünü göstermeliler.
11-Bir gazi olarak insanlardan
beklentileriniz nelerdir?
Herşeyden önce
barış ve kardeşlık için birlikte
mücadele vermeliler, çıkar ve rant
peşinde koşan zihniyetin karşısında yek
vicut olmaları önemli, ancak böyle bir
anlayışla bu savaşın önü alınır. Yardıma ihtiyacımız var.
Tedavimiz de şarttır. Ayak
tedavisine ihtiyacım var. Yani ayağımın
sağlığı ve çocuklarım için bunu
düşünmek zorundayım. Toplumda
insanlardan beklentim bizlere değer
vermeleridir. Ev kadınıyım ve anneyim.
Bunun zorluklarini da siz düşünün.
12-Günlük yaşamda uğraşılarınız
şu an varmı? Varsa nelerdir? (kültürel,
sportif, siyasal anlamda)
Ev kadını olduğum için ev işleri
dışında fazla bir şeyle uğraşmıyorum.
Sadece buradaki kurumlarımıza gidiyor,
toplantılara ve konferanslara
katılıyorum.
|