GAZİ SAKİNE ULUDERE ARKADAŞ

 
 

.

 
“İki Halkında Sorunu Savaşla Değil Barışla Çözülecektir”sakine uludere

      Sakine arkadaş da oldukça küçük yaşlarda katılmış mücadeleye. Tabiki kürdistan’daki mücadelenin yaşı olmaz. Bir halk kurtuluş savaşıydı yaşanan. Bu sebeple yediden yetmişe herkesin topyekün katıldığı bir savaştı. Yıllarca gizlenilmeye çalışılmasına rağmen bu gerçek hep iki kesimin yaşamında ağırlığını hissettirecekti. Sakine arkadaş “bizlere terörist gözüyle bakmasınlar, halkımızı ve bizi anlamaya çalışsınlar, yoksa bir arada yaşamak çok zor olur, barışta ancak eşit koşullarda paylaşmayla mümkün olacaktır” diyor. Sizlere gazi bayan arkadaşın röportajını sunuyoruz.

 1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
11 yaşında çok küçükken katıldım mücadeleye. İçimde okuma isteği öğretmenlerden dolayı kırıldı. Bana az bir baskı olsa sıkılıyordum. Ben Uludereliyim. 1977 doğumluyum. Sosyal olarak köylü bir toplumduk. Ailede yoğun bir baskı görmedim. O bakımdan şanslıydım. Babam bayan-erkek ayrımı fazla da yapmıyordu. Bende de bu anlamda kişilik özellikleri olmuştur.

2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
Arkadaşlar sık sık yanımıza geliyorlardı. Özellikle milisler bizi ziyaret ediyordu. Ben arkadaşların yanına ziyarete gitmiştim. O sırada devletin yoğun baskıları vardı. Devletin beni ziyaretten sonra gözaltına alacağından çekindim. Ayrıca babamda yanıma sık sık geliyordu. Devletinde baskıları arttığın dolayı küçük yaşta katılmak zorunda kaldım. Yıl o zaman 89 idi. Duygusal olarak arkadaşlara yakınlığım vardı. Onları gördüğümde kendime çok sıcak hissediyordum. Onlarla birlikte hareket etmek için sabırsızlanıyordum. Onlarda gördüğüm yoğun bir inançtı. Ve bize devrim konusunda verdikleri inanç bana moral veriyordu.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
Rubarok eyleminde 1992 yılında yaralandım.

 4-Mücadeleye katılırken yaralanıp gazi olacağınız hiç aklınızdan geçti mi?
Savaş çok şiddetliydi. Yakın bir savaş ortamında yaşıyorduk ondan dolayı bir ya da iki sene içinde bize bir şey olabileceğini düşünüyordum.

 5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatırmısınız?
Yaram çok ağırdı. Kafandan yaralandığım için ağır bir durumdu. Benim ya felç ya delirme ya da yoğun sakatlık bekliyordu. Yaralandıktan sonra eskisi gibi savaşta aktif bir rol almadığımı gördüm. Yaralanmadan önce savaşta hep öncü konumdaydım. Alanı iyi bildiğimden etkili de olabiliyordum. Ama kafamdan aldığım yara bende unutkanlık hareketimde yavaşlık gelişti. Bu psikolojik olarak bende hatta şimdiye kadar tesir ediyor. Böyle yaşamam benim için oldukça zordu.

 6-O anki duygularınız nelerdi?
O an sadece yaralandığın yerin nasıl bir şey olduğunu, eğer ağırsa farklı şeyleri düşünüyorsun. Ben o an her şeyi; ölümü, şehadeti her şeyi düşünmüştüm. Yaşadığım her şeyi gözlerimin önünden geçiriyordum.

 8-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Hem sıcak hem de soğuk ortamda beni beyinsel olarak etkiliyor. Özellikle havaların ağır olması unutkanlık düzeyimi arttırıyor. Ben hatırlıyorum ki bir bardak almak için altı defa gidip geliyorum.

 9-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Yaşamdan nasıl bir beklentim olabilir. Bende beyinsel olarak zaten bir düşüş var. Hiçbir beklentim yok. Tedavi sürecindeyim. Bir haftadır öğrendim ki beynimde bir erime var.

 10-Yaşadığınız ortamda ihtiyacını duyup ta yerine getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?
Tedaviden başka istediğim herhangi bir şey yok. Fakat şu anda düşündüğüm tek şey bir an önce tedavi olmaktır.

 11-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak istersiniz?
Geriye dönüp baktığımda başka bir yeteneğim olsaydı da çalışsaydım diye düşünüyorum.

 12-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz? Barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirir misiniz?
Savaş dayatıldığında savaşa katılmak isterim. Barışta ancak anlamlı bir paylaşmayla mümkün olabilir. Bizler savaşmak istemiyoruz ama yapacak başka bir şey kalmamışsa savaşa da barışa da şahsım olarak hazır olduğumu belirtmek isterim.  En kutsal insanlar olarak gazileri görüyorum. Eğer imkan açılırsa onların gelişeceğini düşünüyorum.

 13-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız var mı?
Evet var. İki halkında sorunu savaşla değil barışla çözülecektir. Bir kardeşlik ortamı olacaksa karşılıklı eşit haklara sahip olmak gerekir. Kürt halkı bence rolünü oynadı. Burada en çok sorumluluk Türk halkında düşüyor. Bizlere yardımcı olsunlar. Bizlere terörist gözüyle bakmasınlar. Halkımızı da dinlesinler ve onları anlamaya çalışsınlar. Yoksa bir arada yaşamak zor olur. Hepimizin de başı ağrıyabilir.

 14-Şimdiki uğraşılarınız nelerdir?
Bir çok şeyi bıraktım. İçimde bir umut var. Ama sağlık sorunlarım olmazsa yapacağım çok şey olabilirdi.

 15-Spora ilgi duyuyormusunuz?
Eskiden çok ileri düzeyde yapıyordum. Maxmur’da bunu geçekleştirdim. Fakat bu yaralanmayı öğrendikten sonra sporu da bıraktım.

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com