|
.
Gaziler Savaşta
Kaybettiği Parçayı Tamamlamak İçin Daha Çok
Çalışmalılar
Yine bir
mayın yaralanması ve yine bedeninden bir parçasını
kaybeden bir arkadaşın izlenimleri. Gazi Sait arkadaş
savaşarak değil tartışarak, konuşarak çözümün
geliştirilmesini, Türk halkının da bu konuda çok duyarlı
olmasını, kendisinin var olan haklarının kardeş Kürt
halkına da tanınmasına
yardımcı
olması gerektiğini belirtiyor. Sait arkadaşın
röportajını sunuyoruz.
1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
Adım Sait. Siirtliyim. 1977de Siirtte doğdum. İlkokul
mezunuyum. Orada hep köy işlerini yaptım. Yarı feodal
bir aileden geliyorum. Kapalı özellikleri fazla olmayan
bir ailedir. Yaşamım hep köyde geçti. Tarım ve
hayvancılıkla geçimimizi sağlıyorduk. 10 kardeşli bir
ailem var.
2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
1994te köyden katıldım. Bir eylem olmuştu köyde. Çok
etkilenip katılmaya karar verdim ailem de zaten bir
yurtseverlik de vardı. Arkadaşların köyümüzde de etkisi
büyüktü. Zaten 89da arkadaşlarla tanışıyorduk. Ancak 93
ve 94te tekrar onlarla karşılaşmıştık.
3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
29 temmuz 2000de yaralandım. Akşam saatleriydi. Sağ
ayağımı dizkapağının altından bir karış aşağından
itibaren kaybettim.
4-Mücadeleye
katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Gerillaya ilk katıldığımda en fazla 1,5 yıl yaşarım
demiştim. Çünkü o süreçte çok yoğun bir savaş
yaşanıyordu Kürdistanda kendime fazla ömür
biçememiştim. Mayın patlayacağını hep hissediyordum.
Gazi olacağımı da hep hesaba katmıştım.
5-Yaralanma
anını ve sonrasını anlatırmısınız?
Akşam saatleriydi, göreve gidiyorduk. Avaşinden
Çarçelaya gidiyorduk. 6 kişilik bir gruptuk. 4 erkek ve
2 bayan arkadaş vardı. Grup sorumlusuydum. Hava
karardıktan sonra köye ulaşmadan çalılar içerisinde
birbirimizi ararken o esnada mayına basmıştım. Fakat
kırmızı bir alevin yukarıya kalktığını hissettim.
Ayağımı atıp yere düşünce ayağıma baktım ayağım yoktu.
orada mayının patladığı yerde çukur açılmıştı. Hemen
arkadaşları çağırdım. Onlar düşman tarafından havan
atışı yapıldığını zannetmişlerdi. İçimizde ağırlıklı
olarak yeni arkadaşlar vardı. Onlarda bu duruma
çok şaşırmışlardı. Onlara talimat vererek ayağımı
bağlattım. Yeni arkadaşlar oldukları için tedavi
yöntemini henüz bilmiyorlardı.ayağım topuktan aşağı
gitmişti. Kolumda kırılmıştı ve onu da bağlattırdım.
Katıra bindirildim. Ve cihaz ile silahı onlara verdim.
Böylece bölüğe döndük. Yolda çok kalmış, çok kan
kaybetmiştim. Cihaz da kaybolmuş bölükle bağlantımız
kesilmişti. Sabah 08.00de bölükten bir grup arkadaş
bizlere ulaşmıştı. Sonra da onları izleyerek bölüğe
ulaştık. Canım çok su istiyordu. Ama su içmem benim
ölümüm demekti. 4 gün doktoru bekledim. Ayağıma ilk
tedaviyi sağlıkçı arkadaş yaptı. Ameliyatım narkozsuz
olmuştu. Çok acı çekmiştim. 1 ay bekledikten sonra
tedavim başka alanda yapıldı.
6-O
andaki duygularınız nelerdi?
Artık savaştan kopacağımı, mücadeleyi aktif olarak
bırakacağımı gördüm. Bundan sonraki yaşamımda ne
olacağımı nasıl etkili olacağımı düşündüm. Yaralama
anında birkaç saniye içinde bütün hayatım gözlerimin
önünden geçmişti. Ve sonrada ne olacağım kaygısı bende
başlamıştı. Çok ağır olmama rağmen yaşayabilirimde
diyebiliyordum ve buna kendimi inandırmaya çalışıyordum.
Ayağı kopan arkadaşları daha önce de gördüğüm için fazla
kaygılanmıyordum.
7-savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini
nasıl yaşıyorsunuz?
Aktif mücadeleden koptuğum için üzülüyorum. Artık
dağlardan kopuyordum. Bu da beni çok üzüyordu.
8-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar
nelerdir?
Her ayağa kalktığımda, protezi giydiğimde ayağım aklıma
geliyordu. Protezi takmak bile zor geliyor, bu durum
beni üzüyordu. Diğer sağlam insanlar gibi yürümekte
zorluk çekiyordum.
9-Bir
gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
İnsanlardan beklentim en başta ilgidir. Yine yaşamda
sportif faaliyetlerle ilgili tesisiler yani pinpon,
bilardo gibi aktiviteler olsa sevinirdim.
10-Yaşadığınız ortamda ihtiyacını duyupta yerine
getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?
Sağlam bir protez çok iyi olurdu. Ağrıtmayan esnek bir
protez olsa iyiydi. Yine mesleki bir işle yetkinleşmek
ve atıl kalmamak için gerekli görüyorum.
11-Geriye
dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?
Gerilladan önce doktor olmak istiyordum. Fakat Kürdistan
koşullarından dolayı mücadeleyle bu çok istekli hayalim
bitti. Gerillaya katıldıktan sonra özgür
Kürdistanda yaşamak ve burada insanlara yardımcı olmak
en büyük hayalimdi. Hala da bu var. Yine evimin yüksek
bir alanda yukarıdan baktığında doğa ve araziyi mükemmel
görme isteği ve hayali vardır.
12-Savaş
hakkında ne düşünüyorsunuz? Barış ve gazilikle
ilişkisini değerlendirirmisiniz?
Savaş denince aklıma iki tür savaş geliyordu. Birincisi
sistemler tarafından yürütülen halklara karşı yürütülen
kirli bir savaş yani halkları sömüren bitirme temelinde
bir savaş yani halkları ve hakları gasp etme savaşıydı.
İkincisi ise buna karşı direnme kendi haklarını savunma
hakkını ve toprağını savunma ve insan gibi yaşama savaşı
ya da kendini savunma savaşıdır. Böyle bir savaş
içerisinde yer aldığım içinde onur duyuyorum. Savaşsız
bir dünyayı barış içerisinde tüm halklarla beraber
yaşayacak bir dünyayı görmek istiyorum. 21. yy.da
savaştan daha çok birbirimizle anlaşıp konuşup
tartışarak halletmek daha doğru olacaktır. Savaşlar
durdurulup tartışmalarla çözüm bulunabileceğini gördük.
Önderliğin dediği gibi savaştan çok meşru savunma
temelinde mücadeleyi geliştirip sonuca gitmeyi
hedeflemek gerekir ve bu tüm insanlar için yararlı
olacaktır.
13-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız var mı?
Tüm dünyanın ezilen halklarına özellikle Türk halkına
mesajım ise herkesin kendi haklarını savunacak şekilde
kendisine tanıdığı hakları başkalarına da tanıyıp
mütevazi gösterip barış temelinde çalışmalarını
güçlendirip savaşın ortadan kaldırılması için çaba
göstermesini istiyorum. Kürt ve Türk halkına bu temelde
çağrımı yapıyorum.
14-Gaziler için söyleyeceğiniz bir şeyler varmı?
Gazilerin savaşa karşı durmaları gerekir. Gaziler
savaşta kaybettiği parçayı tamamlamak için daha çok
çalışmalılar. Yaşama daha çok sarılmalı ve onu daha çok
sevmelidir. Ümidini yaşamdan kesmemelidir.
15-Şu anki uğraşılarınız nelerdir? Sporla
ilgileniyormusunuz?
Kitle çalışmalarındayım. Halka hizmet vermeye
çalışıyorum. Spora da ilgim var. Bu genel açıdan
böyledir. Futbolda da Galatasarayı tutuyorum. Yanlız bu
son sürece bakıldığında futbol bile faşizan miliyetçi
şöven dalgasıyla siyasallştırılıyor.Bu tür davranışlar
insanı spor aktivitelerinden de ozak totuyor.
|