|
.
"Önderliksiz Barış ve Yaşam da
İstemiyoruz"

Gazi
Ramazan milislik yaparken TC nin Çelik
operasyonu sırasında yaralanıyor. Daha
sonraki yıllar ise mültecilik içerisinde
bir oradan bir oraya geçiyor. Gazi
Ramazan; Kürt ve Türk halkının birlikte
barış çalışmalarında aktifleşmesini, bu
savaşın durmasını ve en önemlisi de
Önderlik üzerindeki tecritin bir an önce
son verilmesi gerektiğini belirtiyor.
Ramazan arkadaşla yaptığımız röportajı
sizlere sunuyoruz.
1-Bize kendinizi
tanıtırmısınız?
1966 Mijini Uludere doğumluyum.
Altı çocuklu bir aileden geliyorum.
Yurtsever bir aileden geliyorum.
Geçimimizi tarim ve hayvancılıkla
sağlıyorduk. Okuma yazmam azdır. Yeterli
değilim. Yalnızca mücadeleyle birlikte
biraz okuma yazma öğrenebildim. Milislik yaparken
biraz öğrenmiştim.
2- Mücadeleyle ne zaman ve
nasıl tanıştınız?
1984 15 Ağustos
eylemiyle Agit arkadaşı görmüştüm. 1987'de resmen parti
çalışmalarına kardeşimle birlikte milis
olarak katıldım. O zamanlar savaşın
yoğun, sıcak gelişmelerin yaşandığı
yıllardı. Halkın Yavaş yavaş serhildanlara
doğru yükselişe geçtiği zamanlardı.
Arkadaşlar köye geldiği zamanlar
Kürdistan'ı ve mücadeleyi anlatıyorlardı.
Bizde bu propagandalardan etkilendik.
Devrime böyle bağlandık. Bir de bir
şehit arkadaş vardı. Küçük güneyliydi.
Önce yaralı yakalandı daha sonra yaralı
halde panzere bağlanarak saatlerce
sürüklediler ve arkadaş öyle şehit düştü.
Bu olay köyümüzün yakınlarında olmuştu
ve ben çok etkilenmiştim. Tabi bizim
köyde çok etkilenmişti. Daha sonra bu
resim bütün dünya da TC'nin inanılmaz
vahşi yüzünü teşhir edecekti. Bir çok
insan o olaydan ve o resimden etkilenip
saflara katılacaktı. TC ordusu bu vahşetiyle
aslında bizlerden bir kopuşu tamamen
yaşamıştı. Tüm bunların gerçekleştiği
yer bizim köyümüz yakınlarıydı. O
dönemki katılımların ardında bu tür
şeylerle çok sık rastlanacaktık.
3-Hangi seneden bu yana
mülteci olarak yaşıyorsunuz?
1994'ten bu yana mülteciyim.
Devlet o sıralarda korucu olun ya da
Irak'a gidin diyordu. Parti de buna
cevap olarak bizlere orayı terk etmek
için hazırlık yapın demişti. Bizlerde
yedi günde köyü boşalttık. Devlette
köyümüzü tamamıyla yakıp ateşe verdi.
Sonra Haftanin sınırındaki Bihere
kampına geldim. Ve bu kampta 4 ay kaldık.
4-Ne zaman ve nasıl yaralandınız?
1995'te Gare'de yaralandım. Kurşun
yarasıydı. O sıralarda TC'nin Çelik
operasyonu vardı ve TC ordusu güneye
girmişti. KDP'de, YNK'de ona yardım
ediyordu. Bir çatışma sırasında TC
askerlerinin attığı mermiyle sağ dizime
bir mermi yedim ve ayağım sakat kaldı.
Yürümekte oldukça zorlanıyorum. Biz o
sıra eyleme gidiyorduk, o sırada da dört
düşman mevzisi imha etmıiştik. Üzerimize
düşman gelince biz geri çekildik ve o
sıra düşman mermisi sağ dizime isabet
etti.
5-Yaralanma anındaki
duygularınız nelerdir?
Arkadaşlar beni kaldırıp dağdaki
noktaya getirdiler ve orada sağlıkçı
arkadaşlar beni tedavi ettiler. 4-5
gün kaldıktan sonra tedavim için farklı
alana gönderildim. İyileştikten sonra tekrar milis
faaliyetlerine sakat başladım.
Yaralanma sırasında hiçbir etki olumsuz
olarak gelişmemişti. Bir çok arkadaşımız
şehit düşmüştü ve yaralanmıştı o sıra.
Ben kendimi o an hiç düşünmemiştim. Bir
şeyde hissetmedim.
6-Halktan bir gazi olarak
insanların size yaklaşımını nasıl
buluyorsunuz?
Hem arkadaşlar hemde buradaki
halkın yaklaşımı çok iyiydi. Bana çok
yardım ettiler. Moral de verdiler.
7-Günlük olarak yasamınızda
yaralanma durumunuz size psikolojik
olarak nasıl bir etkide bulunmaktadır?
Psikolojim pek olumsuz değil. Çünkü
şehadetler var. Benden daha ağır yaralı
ve sakat insanlarımız var. Yine benim
durumum onlar kadar ağır değil. O
sebeple psikolojik olarak sakat durumum
beni etkilemiyor fazla.
8-Ekonomik olarak geçim
kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna
katkıda bulunuyormusunuz?
Ekonomik olarak geçim kaynağımız
kamp dışı veya içinde inşaat
çalışmalarına katılıp eve ekonomik
yönden katkıda bulunuyorum. Baska bir
ekonomik katkım yoktur.
9-Hem bir mülteci, hem bir gazi
olarak savaş ve barış hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Savaşın sonucu barıştır.
Yıllarca
savaşıyoruz. Artık barış istiyoruz.
Fakat Önderliğin durumu bizi zorluyor.
Bu sebeple Önderliksiz bir barış ve yaşam da
istemiyoruz. Biz partiye bağlıyız. Onlar
için her şeyi yaparız. Ama Önderliğin
durumu yani tecrit koşulları bizleri çok
üzüyor ve bir şeyler yapmak istiyoruz.
Yani biz her şeye hazırız diyoruz. Ama
yine de önce barış diyoruz, diyalog
diyoruz. Önderliğin tecrit durumu hemen
kalksın, özgürlüğü verilsin istiyoruz.
onsuz bir yaşamı yaşam olarak kabul
etmiyoruz.
10-Gaziler barış ortamının
gelişmesi için nasıl bir katkıda
bulunabilir?
Gaziler ne iş
yapsa barış için
olumlu olacaktır. Çok çalışma yapmalıdırlar.
Serhıldanları geliştirmek için barış
sloganlarını yaşamsallaştırmak gerekir.
Gaziler halka öncü olmalı, serhildanlara
ve barışa öncülük yapmalıdır. Bu anlamda
gazilerin Önderliğin tecrit durumu da
dikkate alınarak daha fazla çaba
göstermesi hayatidir.
11-Bir gazi olarak Kürt ve Türk
halkına bir mesajınız var mı?
Mesajim her iki
halkında Barış
çalışmalarına birlik olup mücadele
etmelerini bekliyorum. Birbirlerine
düşmemeliler, barış gelişsin istiyorum.
Hem Türk hem Kürt halkı bir çok maddi
manevi değerinii
kaybetti. Bizler daha fazlasını
kaybettik fakat yinede barış için her şeyimizi
yine ortaya koymalıyız. Çok acılar
yaşandı. Belki bu konuda Kürt halkı bu
işin yükünü çok çekti, faturasını ağır
ödedi. Ama Türk halkı da çok şey
kaybetti demek doğru olacak. Artık biz
her iki halkın kaybetmesini değil,
rantçıların kaybetmesini istiyoruz.
savaş simsarları çevremizde olduğu
sürece, barış kelimesini ağzına
almayanlar bundan nefret edenler olduğu
sürece ve bizde bunlara sessiz
kaldığımız sürece daha çok acı
çekeceğimiz muhakkaktır. Bu sebeple her
iki halk birlik ve dayanışma içinde
çalışmalı, özellikle Türk halkı kendini
bitiren bu hırsız savaş yanlısı, rantçı iktidar güçlerine
tokatı atmalıdır. Kürt halkı onların
yanında geçmişte olduğu gibi yine bu
günde
olacaktir.
12-Bir mülteci gazi olarak
insanlardan beklentileriniz nelerdir?
İnsanlardan tek
beklentim ve isteğim birlik ve
beraberlik içinde çalışmalarıdır. Hiç
durmak istemiyorum. Durmak zarar verir.
Gazilere mücadele için ve barış için
çalışma imkanlarının sunulmasını
istiyorum. Yani tekrar işlevli hale gelmek
mücadeleye daha çok emek vermek
istiyoruz. Bizlere sadece sakat, yerersiz
diye bakmalılar. Bizler gazi olarak her
işi de yapabiliriz. Yeter ki bizlere bir
fırsat versinler.
13-Günlük yaşamda uğraşılarınız
şu an var mı? Varsa nelerdir? (kültürel,
sportif, siyasal anlamda)
Tabi ekonomik işlerimin yanında
siyasal çalışmalarda yapiyorum. Zaten
gazi kurumu üyesiyim. Miting, yürüyüş ve
toplantı gibi çeşitli siyasal
etkinliklere de katılıyorum. Zaten
bunları yapmazsam sabrım tükenirdi.
|