GAZİ METİN ZİNDAN ARKADAŞ

 
 

.

 “Barış Kardeşliğin Temeli, Yeni Bir Yaşamın Adıdır.”

 

Gazi Metin arkadaş da Suriye Kürlerinden. O daha küçük yaşlarda katılıyor mücadeleye. Gözlerini de bir sene önce kaybediyor. Gazi Metin; tüm gazilerin hem kendilerinin hemde başka ülkelerdeki gazilerin birlikte el ele barışı getirebileceklerini, barışın yararlarını bu kesimin anlatabileceğini, çünkü bu işin acısını gazilerin çektiğini, bedenlerinden bir parça verdiklerini, bu sebeple bir daha acı olayların yaşanmasına da ancak gazilerin müsaade etmeyeceğini belirtiyor. Röportajımızı olduğu gibi sizlere aktarıyoruz. metin zindan

 1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
İsmim Metin Zindan. 1977 Afrin doğumluyum. Suriye Kürtlerindenim. Sosyal bir aileden geliyorum. Ailem Küçük burjuva özelliklerine sahip 4 çocuklu bir ailedir. İşçi olarak çeşitli sektörlerde çalışmaktadırlar.

 2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
1990’da resmi kadro olarak örgüte katıldım. 4 yıl da siyasal çalışmalara katıldıktan sonra 1995 başlarında gerilla saflarına katıldım. İlginç bir katılımım olmuştu. Babam Suriye’de komünist partisi üyesiydi. Ve bende hep komünistlerin içinde yetişmiştim. Hayalim hep Che Guevara gibi olmaktı. O  güne kadar PKK’yi daha bilmiyordum. Bir gün rüyamda Başkan APO’yu gördüm. Gülüyordu ve arkasında binlerce gerilla vardı. Bir gün bir PKK bildirisi elime geçti. Sene 1989’du. Bunu arkadaşlarla tartıştım. Bunlar PKK’liydi. Üst üste bunlar olunca bende PKK’ye katılma kararı verdim Biz 3 kişi olarak PKK faaliyetlerine katıldık. Eğitimden sonra 1995’e kadar bu faaliyetlerde kaldık. 1995 başlarında Zap alanında kırsal faaliyetlerine katıldık.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
2005’te Cudi’de gözlerimden yaralandım. daha önce de yaralanmalarım olmuştu, ama fazla ciddi değildi. 18995-97’de de bomba parçaları almıştım., yaralanmıştım. Ama fazla ciddi değildi. Şu an iki gözümde görmüyor.

 4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Evet mücadeleden önce yaralanacağım tabiki aklıma geliyordu. Çünkü her türlü tehlike içerisinden geçiyorduk. Tabiki arkadaşları anlatımlarını da unutmuyorduk. En çok korktuğumda sakatlanıp çalışmalardan uzaklaşmaktı.

 5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır mısınız?
Bir operasyon bilgisi almıştık bölgede. Eylül ayıydı. Hazırlıklarımızı yapıyorduk. Benimde bir ekibim vardı. 2 kişilik ekipti ve bir bayan arkadaş da vardı. Bizler operasyon saldırısına karşı güvenliğimiz için mayın hazırlıklarını yapıyorduk. Akşam oluyordu. Bayan arkadaş mayınlardan uzaklaşacaktı. Ben ondan 2 metre uzaklaşmıştım. O sırada her yer mayın patlamasıyla karanlık olmuştu. Akşam karanlığının basmasına da 1 saat kalmıştı. Patlamayla sağ gözüm gitmişti. Diğer gözümde dumandan görmüyordu. Bayan arkadaşta o sıra mayın patlamasıyla şehit düşmüştü. Bayan arkadaşın kafası parçalanmış, elleri de kopmuştu. Arkadaş yanlışlıkla ayağa kalkmak için mayına eliyle destek verince patlama gerçekleşmiş, bayan arkadaş hemen oracıkta şehit düşmüştü. Bende gözlerimi kaybetmiştim. Ben iç kanama geçirip bayılmıştım. Uzun bir süre sonra nefeste alamıyordum. Bir arkadaş yanıma gelip göğsüme masaj yapıp ağzımdaki kanı attırıp nefes almamı sağladı. Ayıldığımda bayan arkadaşın şehadetinden sonra intihar etmek istedim. Çünkü bayan arkadaş çok değerli, melek gibi bir insandı. Elimdeki bombayı patlatmak isteyince arkadaşlar üzerime çullanıp bombayı elimden aldılar. Sol gözüm hala görüyordu. 4 saat yol yürüyüp noktaya geldik. 25 gün sol gözüm hala görüyordu. Sonra 2 ay daha burada kalınca sol gözümüde kaybettim.  Sonrasında tedavi için farklı alana gönderildim. Ve tedavimde hala burada devam ediyor.

 6- -Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
Savaş içinde kendim sıhhiyecilik yapıyordum. Bu sefer ben yaralanınca çok etkilenmiştim. Olumsuz yönde etkilenmiştim. Çünkü görev ve hedeflerim yarıda kalmıştı. Bu beni üzmüştü. Adeta kendimi hiçleştirmiştim.  Hatta birkaç kez intiharı bile düşünmüştüm. Artık işlevsiz kalmıştım. Yapabileceğim bir şey yok diye düşünüyordum. Adeta kendimi bitiriyordum. Bu yüzden hep intiharı düşünüyordum. Oysa sürekli hareketliydim önceleri. Kendime güvenim hep vardı. Yaralanmamla bunların hepsi artık benim için son bulmuştu. Fakat bu psikolojiyi de atmak içinde uğraştım. Diğer yoldaşlarımla sohbet edip tartıştım. Bundan sonra yapılması gerekenler üzerinde konuştuk. Artık bütün bunları kabullenip yeni bir mücadeleye başlama kararı vermem uzun yoğunlaşma ve iknadan sonra gerçekleşmişti.

 7-Yaşamda fiziki olarak  zorlandığınız noktalar nelerdir?
Herşeyden önce tabiki zorlanıyordum. En zorlayıcı husus yıllardır görmediğim arkadaşlarla karşılaştığımda çok etkileniyorum. Çünkü onları görmek isterdim. Konuşuyoruz ama onları göremiyorum. Bu beni tabiki üzüyor. Bir taraftan içimdeki duygular benimle savaşıyor. Bu yönden arkadaşları görmek, tartışmak, bir yandan da beni görüp üzülmesin diye arkadaşlardan uzaklaşıyordum. Yani tam anlamıyla duygularım birbirleriyle savaşıyordu. Yalnız kaldığım zaman çok zorlanıyordum. Hala da öyleyim. Önceleri ben böyle değildim. Etrafım hep kalabalıktı. Şimdi bu psikoloji beni yaşamda da zorluyor. Ama arkadaşların bana aşıladığı umut bana çok güç veriyor. O yüzden onlardan hiç uzaklaşmak istemiyorum. Pratikte az zorlanıyorum. Kendi ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Öyle ciddi bir sorun yok. Arkadaşların yardımıyla motivasyonum yerindedir.

 8-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Bir gazi olarak şunları diyebilirim. Hiçbir zaman insanlara yük olmak istemedim. Hala da öyleyim. Belki bu savaşın acısını çeken fazla kimse yoktur ama insanlardan ve yoldaşlarımdan şunu bekleyemem. İnsanlardan sadece gazi olduğumuz diye saygı görmek istemiyorum. Savaş ve gazilik gerçeğinde ben dayanışmayı daha uygun buluyorum. Bu maddi anlamda değil ruhsal psikolojik anlamında bir dayanışma olmalıdır. Bedenlerden bir parça verildi. Bunları yaşayan bizler olarak bu acıları diğerleriyle paylaşarak acılarımızı azaltmak istiyoruz, bize acımamalılar. , bizlerin neler hissettiğini paylaşabilmeyi, birlikte çalışmayı düşünmelidirler.

 9-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
Uzun yıllar savaştık. Ama savaşın gerçeğini de hala anlamak çok zor. Savaş çok acımasızdır. Bunu da ancak savaşçılar anlar. Savaş yerine göre bir halk için özgürlük aracı da olabilir. Ama o aracında iki yüzü vardır. Yani bir yüzü özgürlük, diğer yüzüde insanları tüketen yüzdür. Acı, gözyaşı, duygu yitimi vardır. Bu sebeple barışın önemi burada daha iyi anlaşılır. Bunu da yine savaşçılar ve gaziler anlar. Barış kardeşliğin temeli, yeni bir yaşamın adıdır. Barış birlikte yaşamaktır. Savaşta insan ömrü kısa olur ve acı veren yanlarıda çok olur. Bu sebeple barışın değerini iyi bilince çıkarmak gerekir. Gaziler ve savaşçılar bunun öncüsü olmalıdır. Barış için çok çalışmalıyız.

 10-Gaziler için söyleyeceğiniz bir mesajınız varmı?
Barışın anlamı gaziler için çok anlamlıdır. Bence tüm gaziler hem bizde, hemde başka ülkelerdeki gaziler birlikte el ele barışı getirebilirler. Barışın yararlarını bu kesim anlatabilir. Çünkü bu işin acısını çekmiş, bedenlerinden bir parça vermişlerdir. Dolayısıyla bir daha acı olayların yaşanmasını da istemezler. Birlik ve dayanışmayla barışı gerçekleştirebilirler.

 11-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
Türk ve Kürt halkı uzun yıllar birlikte yaşadı. O yıllarda haksızlıklarda oldu. Ama yine de bu kanı durdurmak için yapabilecek işlerde var. Bu savaşı durdurmak birlikte hareket etmekle olacaktır. Savaş acımasızdır. Kürtler çok fedakarlık yaptı. Binlerce şehit ve gazi verdi. Türk halkının çocukları da bu gerçeği bilmeli, bizleri anlamalılar. Birlikte hareket barışı getirecektir.

 12- Şimdiki uğraşılarınız nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
Zaten yeni yaralandığım için hala tedavi sürecindeyim. Ama yine de boş durmuyorum. Çalışmalarda arkadaşlara gözüme rağmen yardımcı olabiliyorum, bu da beni mutlu ediyor. Şu an zaten iki gözümde görmediği için fazla bir şey yapamıyorum. Fakat yine de boş durmuyorum. Arkadaşların siyasal çalışmalarında bana soracakları ya da yardımcı olabileceğim bazı kolay işleri yaparak yardımcı olmaya çalışıyorum. Daha çok konuşup sohbet ediyoruz. İnsanları göremediğimden dolayı dışarı çıkıp gezmem sadece sağlık açısından ancak mümkün olabiliyor.

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com