GAZİ LEYLA TURGUT ARKADAŞ

 
 

.

"Önderliğe Dönük, Tecrit Sona Erip Bir An Önce Barış Olmalı"Leyla Turgut

       Yine bir mülteci gazi yurtseverimiz Leyla Turgut. 1997 Hewler katliamının protestosunda bir kızını şehit vermiş Leyle arkadaş. Ama yine de barışın bu topraklarda yeşermesi konusunda oldukça inançlı. Gazi Leyla arkadaş mülteciliğin zorlu koşullarını yaşarken düşüncelerini bizlere şöyle anlatıyor. Yıllardır süren bu savaşın bizlerde çok şey yitirdiğini bunun etkilerini hep yaşadığını, artık her iki halkında bu savaşa dur demesi gerektiğini, operasyonlarin durdurularak köylere geri dönüşün sağlanması ve en önemlisi de Önderliğin üzerindeki tecrit ve imhanın ortadan kalkması gerektiği ve bir an önce barışın sağlanmasını gerektiğini  belirtiyor. Gazi Leyla arkadaşla yaptığımız röportajımızı sizlere sunuyoruz.
       1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
      Gülpınar kazasına bağlı xerebadar adlı köyde doğdum. 4 kız, 3 erkekten oluşan bir aileydik.  Köyemizde ve kasabamızda kızların okula gitmesine utangaçlık olarak baktıklarından dolayı ben okula gitmedim . Ailemin  ekonomik geçimini hayvancılıkla   sağlıyorlardı. Küçükken bizim  köyden Van'ın köylerine geçim kaynaklarını arttırmak için  gittik.
       2- Mücadeleyle ne zaman ve nasıl tanıştınız?
       Ben evlendikten sonra mücadeleyi tanıdım. Hakkari'ye geldim. Burada arkadaşlarla tanıştım. Şerif arkadaş o zaman yanıma geldi ve onlarla tanışma fırsatım oldu. Eşim yakalandıktan sonra ben arkadaşları tanıdım.  Azime arkadaşın  yanımıza gelerek mücadeleyi tanıtma amacıyla yürütüğü sartışmalar sonucunda tanıma durumum oldu. yıl 1985 di.
        3- Ne zaman ve nasıl yalandınız?
       1997'de Hewler katliamı oldu. O zaman biz bu katliamı protesto etmek için harekete geçtik. Kızımda kucağımdaydı. O an kızım şehit düştü. Bende yaralandım. Yaralandıktan sonra bizi yakaladılar. Ve çıplak bir şekilde bize işkence yaptılar. Bu eylemin yasak olduğunu söylediler. İki şehit vermiştik. Biri kızım, bir diğeri de Necbir arkadaştı. Daha sonra biz açlık grevine girdik. Amacımız bir an önce bizi serbets bırakmalarını sağlamaktı. Daha sonra mahkemeye gönderildik. Biz içeride olan çirkin yaklaşımları ifade edince çoğumuz bırakıldık. Ben sağ kolumdan yaralanmıştım o sıra.
       4-Yaralanma anındaki duygularınız nelerdi?
       Halkın bu konudaki yaklaşımı sıradandır. Eski fedakarlıklar şimdi fazla anlamlı gelmiyor insanlara. Kampımız bu konuda yoğun olarak acı çektiği için bu gibi şeyler çok normal geliyor onlara.
     
     5-Ekonomik olarak geçim kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna katkıda bulunuyormusunuz?
       Ben evli bir kadınım. Kendim çalışmiyorum. Normal olarak aile içinde bir geçimimiz var. Eşimin bilardo salonu var. Hem oradan hemde dışarıdan ailelerimiz ekonomik anlamda bizlere destek de veriyorlar.
  6-Günlük olarak yaşamınızda yaralanma durumunuz size psikolojik olarak nasıl bır etkıde bulunmaktadır?

      Yaralanmam bende olumsuz bir  etki yapmiyor. Hem fiziksel hemde psikolojik olarak kendimi kötü hissetmeme neden olmadı,fazla  tesiri yok bende.   
       8-Hem bir mülteci, hem bir gazi olarak savaş ve barış hakkında ne düşünüyorsunuz?
       Bence savaş durmalı. Savaş bir çok kaybı ortaya çıkardı. İnsanlar öldü, çevre tahrip oldu. Bir çok şeyimizi de hala savaşlarda yitiriyoruz. Bundan dolayı yoğun bir etkilenmemiz oldu, o da bizde sorun yarattı. Barışın bir an önce gerçekleşip Önderliğin yaşamının garanti altına alınmasını, kendimizin de köylerimize geri dönmesini istiyoruz. Artık mağdur olmak istemiyoruz. Çoluk çocuk perişan olduk. bu nasıl bir gerçek ki  kendi ülkemizde mülteci oluyoruz. Bu dünyanın neresinde var? Bu adalet mi? Bu 8.kamp son olmalı. Artık ötekiler olmak istemiyoruz. Biz kürdüz bununla gurur duyuyoruz. Türk halkı da bunu iyi bilmeli ve bizleri anlamalı.
      9-Gaziler barış ortamının gelişmesi için nasıl bir katkıda bulunabilir?
      Gaziler mücadeleye yoğun destek olmalılar ve siyasi olarakta bir çok anlamda katkı sunabilirler. Yeter ki çalışmaya istekli ve gönüllü bir katılımları olsun. Gaziler her çalışmada olduğu gibi bu hassas süreçlerinde öncüsü olmalıdır. Yaşayan şehitler sözünü hiç unutmamalıdır.
      10-Bir gazi olarak Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
       Kaç seneden bu yana yoğun savaş var. Bu savaş bitmeli. 7 seneden bu yana Önderliğe tecrit var. Önderliğe tecrit sona erip bir an önce barış olmalı. Köyümüze geri dönmek istiyoruz. Operasyonlar yoğun yapılıyor ve bunların durmasını istiyoruz. Türk halkı da bu operasyonların durdurulması için çok çaba göstermelidir. Biz kuzeyden biliyoruz, askerlerin her operasyonu bir katliam, insan kaçırma, köy yakmadır.  Kendileri zaten gerillaya  ulaşamiyorlar ve halka   yöneliyorlar. Operasyonlar bir an önce  durdurulmalı, Önderliğimize özgürlüğü sağlanmalı, barış koşularının yaratılmasını istiyoruz.  Bunların gerçekleşmesi için Türk halkının daha duyarlı ve yanımızda olması gerekir. 
      11-Günlük yaşamda uğraşılarınız şu an varmı? Varsa nelerdir? (kültürel, sportif, siyasal anlamda)
      Öyle sosyal-kültürel çalışma yok. Daha çok ev işleriyle uğraşıyorum. Ve benzeri işler yaparak zamanımı geçiriyorum.
 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com