GAZİ KAWA DİLOVAN ARKADAŞ

 
 

.

 

 "Savaş Farklı Bir Şeydi, Savaşın Rengi Önderliğin Son Savunmalarıyla Değişti."kawa dilovan

1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?

Adım Kawa Dilowan 1977 Güney Kürdistanın Amudi ilinde dünyaya geldim. Ailemiz 7 çocukludur. Feodal özellikleri olan, tutucu bir aileden geliyorum.  İlkokulu 9.sınıfa kadar  şehirde okudum. Okulu bitirmeden mücadeleye katıldım. Ailemin yurtseverdi ve örgütle 1983 den beri ilişkilerimiz vardır. 

2-Mücadeleye ne zaman katıldınız?
1992 deki gençlik çalışmalarına aktif  katıldım. Zaten ailemin 1983 ten beri mücadeleyle ilişkisi vardı.Bu konuda hiç zorluk çekmedim. Aile ve arkadaşlar aracılığıyla mücadeleye katıldım.1987 ve 1990 da iki büyük kardeşim mücadelede şehit düşmüştü. Ben onlardan etkilendim.Duygusal bir katılımım olmuştu.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
1997 de Gare de bir eylem sırasında mayına basarak  yaralandım. Mayın anti personeldi. Sol ayağım bileğimden itibaren koptu. Operasyon esnasında sabırsız yaklaşarak bir eylemde bulunmuştuk. Parti  yıldönümü nedeniyle eylem yapmıştık. Eylem esnasında mayına bastık.On arkadaş yaralanmıştı.Üç arkadaş daha mayına basarak ayağını kaybetti. Diğer bir bayan arkadaşta gözlerini kaybetmişti.

 4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
 Şehit olacağım  aklıma gelirdi  ama yaralanıp  ayağımı  mayına basıp kaybedeceğim hiç  aklıma gelmezdi .Daha önce 3 kez yaralanmıştım.1996 da, bir kez  de 1997 başımda iki kez yaralanmıştım. Bu son yaralanmada ise 1997 sonlarında ayağımı kaybettim.Önce ki yaralanmalarım  kurşun yarasıydı.

 5-O anki duygularınız nelerdir?
Yaralanma anında eylemdeydim.Her çeşit silah vardı.Mayın değil bisiving sanıyordum.Ayağa kalktım ve düştüm. Yere düşünce  yaralandığımı  anladım. Vücudumun her yanını kontrol ettim, ayağımı elimle kontrol ettikten sonra anladım ki ayağım yokmuş. Hemen şutüğümü çıkarttım ve kanayan ayağıma bağladım. Kan kaybını önlemiştim. Ben o sırada yalnız başımaydım.Çok sakindim. Arkadaşlara da yaralanmıştı. Cihaz yanımdaydı ve cihazla bağlantı kurdum. Kendi çabamla tepeden aşağıya inip yarı yola kadar geldim bayan arkadaşa cihazı ve silahı verdim ve “gitmesini” söyledim ama o beni bırakmadı. “Kendimi imha edeceğim” dedim.Bayan arkadaş gittikten on dakika sonra tekrar geldi sebebi ise talimatta bizleri orada bırakmamamız söylenmiş.”O da bunu dinlemiş ve yanıma gelmişti.”Daha sonra bayan arkadaşla vadiye kadar indik ve diğer arkadaşlara ulaştık.Yaralanmadan 3- 4 saat sonra da doktor geldi ve ilk yardımı yaptı. Daha sonra Gare’deki hastaneye götürüldüm. 4 gün sonra tedavim tam yapılmıştı. İmkan kısıtlıydı, yoktu. Diğer yaralı arkadaşlarda vardı. Daha sonra ki ameliyatla ayağım bileğimden kesilecekti.

 6-O anki duygularınız nelerdi?
Şehit olacağıma inanıyordum. Çok kanım kaybetmiştim. Ertesi gün zaten bütün tabur yanımdaydı. Kışın başlangıcıydı. Yaralanma anında ağladım. Tahmin etmiyordum yaralanacağımı ama şehit olacağıma düşünüyordum, ama şehit de düşmedim. Taburda ki  beni   çok seviyorlardı. Ayağımı kaybedince artık bende bir farklılaşma, yetersizlik olduğunu fark ettim.  Hiç hesapta yoktu bu yaralanma. Sadece o an göz yaşlarım vardı.

 7-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
Herkes gibi bende artık iş yapamıyorum. Az iş yapmak çok zoruma gidiyor ve buna oldukça üzülüyorum. Böyle bir irade dışı refleks de gelişiyor. Bende diğer arkadaşların  yaptığı kadar yapmak istiyordum. Kendi zorlanmam dışından bir işle uğraşmak kolay olmuyor. Bunu istiyorum ama bunu karşılamada güçsüz kaldığımı da üzülerek belirtiyorum. Artık bir geri cephe oldu benim için. Yani bir kurumlaşma çalışmalarında yer alıyorum. Çalışmalarımız farklı olabilir ama amacımız, mücadelemiz aynıdır. Fiziksel imkanı yeterli olmayabilir ama fiziğimizi bazı faaliyetlerde kullandırabiliriz. Yani artık “ben zayıfım, artık yapamam, küçük işler bana göre değil.” diye bir küçümseyici yaklaşım olmamalıdır. Her iş benim için önemli ve kutsaldır. Bizlerde bir çocuk gibi aileden ilgi bekleme durumuna geldiğimizi bazen davranışlarımızla gösteriyorduk. Oysa bu yanlıştı. Şimdi büyük oranda bunları aştığımıza inanıyorum.

  8-Yaşamda fiziki olarak  zorlandığınız noktalar nelerdir?
Artık bir yarım insanız. İrade de bu noktada zorlanıyor, farklılık var. Buna fazla psikolojik olarak hazır değiliz. Çok iş var mücadelede. İşler farklı da olabilir. Askeri işlerden fiziki işlerden yoksunluk bizi de üzüyor. Ama ideolojik düşünsel gelişim bunu tamamlayabilir. Zorda olsa bunu yapmak gerekiyor. Bunu yapmazsak o fiziki ve psikolojik durumdan asla kurtulamayız. Eğer bir işte çalışıyorsak ve bunu yapıyorsak psikolojik olarak daha rahat olacağız. Aksi takdirde bizlerde bunalım, kargaşalık, rahatsızlık, sorun olma ortaya çıkaracaktır. Bunlar pratikte de yaşamda da gerçekleşen üzücü olaylardır. Yoksa gazilik benim için bir onur, bir şereftir.

  9-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Üç noktada beklentim var. Birincisi toplum bize duygusal olarak bakıyor, göz, ayak gitmiş diye. Yani acıyorlar ve hizmet etmek istiyorlar, bakışları böyle. İkincisi “bunlar yaralıdır. Artık işimize yaramaz. Başka bir işe verelim bizde bu zahmet ve masraftan kurtulalım. Bir iş verelim sorun olmasın.” Anlayışı oluyor. Bu da bizde tepki oluşturuyor. Üçüncüsü “yaralısın, o zaman sen hangi işte çalışmak istiyorsan orada çalış, fiziğin ona uygun olsun” anlayışı bizce daha uygundur. En mantıklısı da budur. Diğer noktalardan daha olumludur bu bakış. Böylece bizlerde işlevsiz ve atıl kalmayız. Hak isteme veya verilmeden ziyade gazi bir arkadaşın bir işte kendini kanıtlaması bence çok önemlidir. Biz böyle bir yaklaşımı ve bakış açısını bekliyoruz. 

 10-Yasadığınız ortamda ihtiyacını duyup ta gereğinin yerine getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?
Fiziki anlamda  zorlama olmayan işler bizler için daha uygundur. Yani konumumuza uygun işlerin  bizlere verilmesi daha uygundur. Bu mücadelenin her alanında olmalıdır. Kaldırabileceğimiz ve zorlanmadığımız işlerin bizlere verilmesi daha doğrudur. Diğer arkadaşlarla ilişkilenmede önemlidir. Yine düşünce ve fiziki uyumluluk iş açısından da çok önemlidir. Her arkadaşa fiziki durumlarına göre  yaklaşmak daha doğru olacaktır.  Bu onları da katılımcı kılacaktır, moral verecektir. Özgür düşünce ve bakış özgürlüğe doğru bir yürüyüşe götürecektir.

 11-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?
Mücadeleye katılmadan önc arkadaşlarla çok  tartışırdım. En çokta askeri komutan olmak isterdim. Fakat bununda zorlukları, zahmetleri olduğunu da biliyordum. Katıldığımdan beri hala da bunu istiyorum.

 12-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
savaş çözüm değildir. Ama bunun dışında mücadele zemini Kurdistan da yoktu. Haklarımızı almak için bu gerekliydi. Küçükten katıldığım için siyaset ve politikayı bilmiyordum. Ama savaşmayı çok iyi biliyordum. Savaş farklı bir şeydi. Fakat savaşın rengi Önderliğin son savunmalarıyla değişti. Düşman şimdi barışı kabul etmiyor ve savaşa mecbur bırakılıyoruz. Yani barış için savaşıyoruz. Haklarımız için savaşıyoruz. Bence bu en kutsal meşru savunma hakkımızdır. Kimse savaş istemez. Ama saldırılar, imha ve inkar politikası, buna karşı kendimizi savunmada mecbur bırakılıyoruz.

 13-Gaziler için söyleyeceğiniz bir şey varmı?
Her gazi arkadaş savaşa karşı bir duruşu gerçekleştirirken ve savaştan zarar görmesini de göz önüne alarak insan hak ve hukuku açısından, insani güven açısından, insani çıkarları dışında yapılan her savaşa karşı duruşu da gerçekleştirmelidir. Her ulusun şehitleri ve gazileri vardır. Devrimci mücadelemizde de şehit ve gazilerimiz vardır. Önderlikle demokratik mücadelemizle önümüze konan görevleri de yerine getirmek zorundayız. Çalışma, daha fazla çalışma ve bunun çabası içinde olunmalıdır. Her Kürt yurtseveri konumumuza saygı duymakta ve sahiplenmektedir. Bizde şehitlere ve halka saygılı olmalı, onlar için mücadeleyi sürdürmeliyiz. Biz gazilerde buna layık olmaya çalışmalıyız. Kadın, erkek, çocuk; her gazi daha fazla çalışmalı, meslek edinmeli ve mücadelesini böyle büyütmelidir.

 14- Şimdiki uğraşılarınız nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
Şu anki çalışmalarım eğitim alma düzeyindedir. Grup olarak yoğunlaşmalarımız var. Bende onun için bu alanda bulunuyorum. Sonraki çalışmalarım belirlenecektir.

 15-Spora ilginiz varmı?
Takım tutmuyorum ama futbolu seviyorum. Uzun zaman da  amatör olarak  futbol oynadım. .

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com