|
.
"Savaştan Çok Birbirimizi Anlamayla
Barışa Katkıda Bulunabiliriz"
Gazi
İsmail Hilali henüz 16 yaşında. 1992'de
TC uçakları köylerini bombaladıklarında
bir gözünü kaybediyor. Bir çok kişi de
yanında şehit düşüyor. Savaş ve onun en
büyük mağdurları olan çocuklar. Şimdi bu
yaranın psikolojik tedavisi fiziksel
tedavisinden daha zor olacak, bu
gerçeklik ismailin yaşam kesitinin her
anlarında kendini alabildiğine
hissettirecekti. Henüz o sıralar 6 yaşındadır
İsmail Hilali. Çocukluğu cam
misketleriyle oynayarak değil, alev ve
ölüm saçan demir bilyelerle geçmişti Gazi
İsmail Hilal'ın. Buna rağmen
gazi
İsmail; savaşın kötü bir şey olduğunu bu acıyı
kendisinde yaşadığını, savaş olmasaydı o
uçakların bizleri bombalamayacağını, bir
çok insanın da şehit düşmeyeceğini
belirtiyor. bu kısa röportafımızı
sizlere sunuyoruz.
1-Bize kendinizi
tanıtırmısınız?
1989 Uludere Hilali doğumluyum. 8
kardeşiz. Ilkokul 4.sınıfı okudum.
Ailemle burada kaliyorum. Ailem feodal
özelliklere sahiptir. Geçimimizi ablam
ve abim çalışarak sağlıyor.
2- Mücadeleyle ne zaman ve
nasıl tanıstınız?
Zaten ailem yurtseverdi. Onların
yurtsever oluşu doğal olarak bizleri de
etkilemişti. Fakat aktif mücadeleye
katılamamıştım.
3- Ne zaman ve nasıl
yaralandınız?
1992'de köyümün zozanlarında
evimiz vardı. O sıralarda TC savaş
uçakları gelip alanı bombaladı ve atılan
bombalardan bir parça gözümü kör etti.
Benim dışında şehit düşende yaralananda
olmuştu. Ben yaralandiktan sonra beni
Diyarbakır hastanesine kaldırdılar.
4-Yaralanma anındaki
duygularınız nelerdi?
Hiç bir şey
şimdi hatırlamiyorum
ama çok korkmuştum o zaman çok küçük
olmama rağmen hala unutamamışıım.
Etkisi hala bende var.
5-Halktan bir gazi olarak
insanların size yaklaşımını nasıl
buluyorsunuz?
Tabi yaralandıktan sonra
çevremdeki insanlar da çok üzülmüştü. Şu
anda da insanlar aslında acıya çok
çalıştıkları için sadece sıcak bir ilgi
gösteriyorlar.
6-Ekonomik olarak geçim
kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna
katkıda bulunuyormusunuz?
Günlük yevmiyeli olarak abim ve
ablam çalışıp evi öyle geçindiriyorlar.
Benim herhangi bir katkım yoktur.
7-Günlük olarak yaşamınızda
yaralanma durumunuz size psikolojik
olarak nasıl bir etkide bulunmaktadır?
Fazla etkilenmiyorum. Yani bir
moral bozukluğu ya da olumsuz bir
etkilenme şu an yoktur. Belki şu yaşımda
yaralansaydım etkisi olumsuz olabilirdi.
Ama ben yıllardır bu yarayı taşıdığım
için buna alıştım.
8-Hem bir mülteci, hem bir gazi
olarak savaş ve barış hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Savaş tabi ki kötü bir
şey. İşte benim gözümde gitti. Hem de bu
gencecik yaşımda. Savaş olmasaydı o uçaklarda
bizi bombalamayacaktı. Bırakın beni o
insanlarda ölmeyecek, şehit düşmeyecekti.
Bu sebeple barış daha iyidir. Bende
okumak, çocukluğumu yaşamak isterdim.
Ama gelin görün ki bu genç yaşamım
çocukluktan itibaren göç ve acılar
içinde geçti.
9-Gaziler barış ortamının
gelişmesi için nasıl bir katkıda
bulunabilir?
Gazi olarak katkım daha çok
çalışmak olacaktır. Savaştan çok
birbirimizi anlamayla barışa katkıda
bulunabiliriz. Başka türlü yöntemler
savaşı körükleyecektir. Bir de gazilerin
gerçekten çok fazla çalışıp
birbirleriyle dayanışma içerisinde
olması gerekiyor. Çalışmalardan ancak
böyle sonuç alınacaktır.
10-Bir gazi olarak Kürt ve Türk
halkına bir mesajınız varmı?
Her iki halk içinde barış için
mücadele etmelerini, çaba göstermelerini
istiyorum. Her şeyi barış için harekete
geçirmelidirler. Savaşta bende
yaralandım. şimdi gözümü kim getirecek?
Bundan sonra barış olmalı, kimse gözünü, canını
kaybetmesin. Bu sebeple barış çağrısını
Türk halkına bende yapıyorum.
11-Bir mülteci gazi olarak
insanlardan beklentileriniz nelerdir.
Şu an durumumdan dolayı herhangi
bir uğraşım ve işim yoktur. Sadece spor
faaliyetlerinden futbolu oynuyoruz.
12-Günlük yaşamda uğraşılarınız
şu an varmı? Varsa nelerdir? (kültürel,
sportif, siyasal anlamda)
Şu an hiçbir
işle uğraşmiyorum. Sadece yürüyüşler ya
da yapılan etkinliklere katılıyorum .
Aileye de h ekonomik anlamda
herhangi bir katkıda bulunmuyorum
|