GAZİ HÜSEYİN GABAR ARKADAŞ

 
 

. 

“Bedel Ödemedin mi Ülkeye ve Özgürlüğe Borçlu Kalırsın”

 huseyin gabar

Hüseyin arkadaş mücadeleye katıldıktan kısa bir süre sonra mayına basıp ayağını kaybediyor. Katılımının sebeplerini şöyle özetliyor. “Dilimiz kültürümüz yasaktı. Bizlere ötekiler diyorlardı. Köle gibi yaşayın diyorlardı. Yine bizle alay ediyorlardı. Onlar için biz onlardan değil ötekilerdendik. Böyle bir yaşamı kabullenemezdik. Bu mücadele bizim kendimizi savunma mücadelesiydi” diyor . röportajını sunuyoruz.

 

1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
1980 Nusaybin doğumluyum. Aslen Botan’lıyım. 14 çocuklu bir aileden geliyorum. Erkeklerin en büyüğüyüm. Ve bir ablam şehittir mücadelede de. İlkokul mezunuyum. Yarı feodal yarı küçük burjuva bir aileden geliyorum. Geçimimizi metropollerde çalışarak sağlıyorduk. Ayrıca ailem tarım işleriyle de uğraşıyor.

2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
Mücadeleye 2003 yılında katıldım. Daha çok ablamın 96’da şehadetinden dolayı aktif katıldım. Ama daha önce 92’deki serhıldanların etkisi vardı bende. Yine arkadaşların şehadetleri beni çok etkilemişti. Ablam mücadeleye katıldığında ben 8 yaşındaydım. Ben henüz çok küçük olduğum için o sıralar mücadeleye katılamamıştım. Ailem zaten yurtseverdi. Bunun r etkisi vardı. 2003’te bir grup arkadaşla bir ilişki vasıtasıyla mücadeleye katıldım. Nusaybin’de daha sonra şüphe üzerine göz altına alınacaktım. 3 ay Mardin cezaevinde kaldım. Bırakıldıktan 2 hafta sonra saflara aktif katıldım.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
8 Mayıs 2005’te sabah sıralarında Zap alanının Çiyaye Reş bölgesinde mayına bastım. Bu Çiyaye Reş’le Cehennem arasında bir yerdi. Yaralanan sağ bacağımı diz kapağımın bir karış altından itibaren kaybettim.

 4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Tabi belli şeylerin göze alarak geliyorsun. Bedeller olmalıydı. Bedel ödemedin mi ülkeye ve özgürlüğe borçlu kalırsın. Bunu göze alırsın. Ben hep ablamın silahını kaldırmak istiyordum. Onun özlemi vardı. Onun şehadeti anlamlıydı. O dönemlerde mücadele daha zordu. Şehadetler yaralanmalar bir gerilla için her zaman hesapta vardır. Çünkü mücadele gerçeği budur. Savaşma istemi kuzeyde aktif mücadele bizi daha çok geliştirecekti. Botan’da istediğim bir yerdi. Agit arkadaşın sahası olması bakımından da bu benim için daha çok önemliydi.

 5-Yaralanma anını sonrasını anlatırmısınız?
Bir operasyon haberi vardı. Bizim gruptan keşfede çıkanlar oldu. Bizim grup hareketli bir gruptu. Bizde keşfe çıktık ve 10 kişiydik. Ben altıncısıydım. Mesafeli bir yürüyüş vardı. Tempomuzu arttırdık. Düşmanın görüş mesafesine girmiştik. Epey hızlandık. Fazla dikkatli gitmiyorduk. O an mayın patlamasını hiç duymadım. Bir anda kendimi yerde buldum. 1-2 dakika geçmeden mayının patladığını fark ettim. Ama arkadaşlar far etmedi. Arkadaşlar kendilerini yere attılar. Sonrasında beni tepeden aşağıya indirdiler. İlk tedavim orada oldu. 10 dakika geçmeden damarlarım bağlanmıştı. Pratik sedyeyle 1 saat yürüdük. Ve alan hastanesine götürüldüm.

 6-O anki duygularınız nelerdi?
İlk duygularım Botan alanına artık gidemeyeceğim olmuştu. Bu yaralanma çok erken olmuştu. Yeni katılmıştım. Ve çabuk yaralanacağım hiç aklımdan geçmemişti. Bir 6-7 yıl sonra olması belki daha normal olabilirdi. Zaten hastaneye kadar kendimdeydim. Ancak onlardan kopuşta çok üzüyordu beni. Artık her şey eskisi gibi olmayacaktı. Fakat buna rağmen beni üzen tek etkili bir şey vardı. Hiçbir zaman Botan’a gidememek olacaktı.

 7-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
Tabi çok kötü yaşıyorum. Fazla bir şey verememiştim.bu yaralanmada çok erken olmuştu. Daha uzun süre savaşabilirdim. Gerilla yaşamını daha fazla tadamamıştım. Fakat böyle bir mücadelede gazi olmak benim için bir şereftir, onurdur. Böyle mücadeleden kopmak insanı oldukça zorluyor. fakat şu an psikolojik olarak durumum iyidir. İlk dönemlerde zorlanıyordum ama şimdi değil. Mücadeleme devam ediyorum.

 8-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Anlam veremediğim şeyler bazı yanlış anlayışların çıkmasıdır. Fiziki zorlanmam yoktur. Kopuşlar ve ayrılıklara pek fazla anlam vermiyordum. Beni en çok zorlaya da ayağımdan çok bu örgütsel kaygılardır. Çükü katılım özlemi çocukluktan beri var ve bana psikolojik olarak hazırlanıyordum.daha TC’nin askerliğini 1 sene yapmıştım. Fazla orada da zorlanmamıştım.

 9-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
İnsanlardan beklentilerimden ziyade şikayetlerimdi. İnsanlardan acıma duygusu istemiyoruz. Tamam gazi olarak yaralandık. Bu beni zorlamaz. Çabayla bunları aşabiliriz. Fakat acıma yaklaşımı yeni yaralıdır diye acınası yaklaşımlar beni düşünsel psikolojik olarak zorluyor. Ben kendimi onlardan farklı görmüyorum. Onlarında farklı görmemesi gerekir.  

10-Yaşadığınız ortamda ihtiyacını duyupta yerine getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?
Benim ihtiyaç duyduğum tek şey insanların dürüst yaklaşmasıdır. Hep buna ihtiyaç duyacağım. Konuşabilecek, tartışabilecek insanların varlığı benim için çok önemlidir. İnsanca yaşayabilecek bir yerde olmak istiyorum. Bu da ödenecek bedellerle ilgilidir. 

11-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?
En çok istediğim şey mücadele içinde genel bir pratiğe sahip olmak isterdim. Gözüm yükseklerde değil amacımın büyüklüğümün istemindeyim.

 12-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz? Barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirirmisiniz?
Dünyada hiç kimse savaşı istemez. Ama bazıları var ki kendi bireysel çıkarları için bazıları da var ki özgürlüğü ve toprağı için savunma amacıyla savaşa girerler. Bazı haklar ancak böyle elde edilir. Bizimde devrimimiz budur. Yaşadığımız yerler de aslında yaşam yoktu. bizlere öteki denilip kendilerinden ayırıyorlardı. Dilimiz kültürümüz yasaktı. Her şeyimiz yasaktı.bir tek köle gibi yaşamak serbestti. Biz artık bunu kabul etmedik. Kendimize savunmaya çektik. Böyle bir yaşama katlanamazdık. Bu bizim bir savunma savaşımızdır.

 13-Türk ve Kürt halkına bir mesajınız varmı?
Her şey farklı olabilirdi. Yani savaş yıkım zulüm olmadan başka şeyler olabilirdi. Kendimizi savunmak zorundaydık. Mecbur kalmadıkça böyle bir şeye girmezdik. Bunları anlamaları gerekir. Barış için güçlü bir yaklaşım karşı taraftan göremedik. Bu konuda hep biz çaba gösterirsek çözüm olmaz. Devlet barışı istemiyor, bizi istemediğimiz şeylere zorluyor. Türk halkı da bu konuda duyarlılığını her alanda göstermelidir.

 14-Gaziler için söyleyeceğiniz bir şeyler varmı?
Benim örgütten bir şey isteme hakkım olmaz. Hak talep etmemeliyiz. Yaralanmadan önce yaşama katılım isteği vardı. Fakat sonrasında da yaşama katılım isteğim daha da arttı. Gazilerde olaya böyle bakmalı ve kendilerini yaşama çalışmalara ve değerlere bağlamalıdırlar.

 15-Şimdiki uğraşılarınız nelerdir?
Kültür çalışmalarına ilgim var. Uğraşım odur. Zaten yaram yeni t olduğu için fazla aktivitelere ilgi gösteremiyorum.

 

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com