GAZİ HİVA ROJHILAT ARKADAŞ

 
 

.

Türk halkının özgürlüğü ancak Kürt halkının özgürlüğüyle gerçekleşirHiwa

Dini sebeplerden kaynaklı okul okuyamayan Hiva arkadaş ayağının gittiğini anladığı an birçok Apocu militan gibi düşmanın eline canlı girmemek için bombasını kendinde patlatmak ister. Yeni katılımlı genç bir bayan arkadaşın onu sırtlaması ve yüksek moralle arkadaşlara yetiştirme arzusu onu bu isteminden uzaklaştırır. Şimdi de Hiva Rojhılat arkadaşın röportajını sizlere sunuyoruz.

1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Hiva Rojhılat. 1980 yılında Doğu Kürdistan’ın Urmiye kentinde dünyaya geldim. Yurtsever bir aile yapısından geliyorum. Ailemin geçim kaynağı çiftçiliktir. Dini sebeplerden kaynaklı okul okuyamadım.

2-Mücadeleye ne zaman ve nereden katıldınız?

2004 yılında Kelareş alanından mücadele saflarına katıldım.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?

2008 yılında Zağros alanındaki sınır hattında patlayan mayın sonucu sol ayağım koptu.

4-Mücadeleye katılmadan önce hiç yaralanacağınız aklınıza gelir miydi?

   Katıldığım mücadelenin bir savaş gerçekliği var. Bu savaşta yaralanmak, şehit olmak, aç ve susuz kalmak bunun gibi daha birçok zorlukla karşılaşacağımı düşünmüş ve o şekilde de katılmıştım. Ancak bu şekilde mayınlı bir yaralanmayı ve ayağımın gidebileceğini hiç düşünmemiştim.

 5-Yaralanma anını ve sonrası duygularınızı alabilir miyiz?

    Mayın patlar patlamaz ayağımın gittiğini anladım, o an ilk aklımdan geçen düşmanın eline canlı bir şekilde geçmemek için kendi bombamı kendimde patlatmaktı. Ayağımı boynumdaki kefyeyle bağladıktan sonra sürünerek arkadaşlara doğru gittim. Henüz yeni katılmış bir bayan arkadaşın beni sırtına alıp ve bana moral veren konuşmaları bana bir süre kopan ayağımı unutturdu. Ve o bayan arkadaş ilk defa böylesi bir yaralanma görmesine rağmen beni arkadaşlara ulaştırdı. Bu durum benim ilk kararımı etkiledi ve arkadaşların yanına varmıştım. Ayağımın gitmesi beni olumuz etkiledi ancak bu durumdaki başka arkadaşları görünce belli düzeyde bu psikolojiyi üzerimden attım ve bundan sonra neler yapabilirim üzerinde yoğunlaşmalarım oldu.

6-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?

    Bu mücadele içinde herkesin hayalleri olduğu gibi benimde en çok Botan’a gitme ve orada savaşma hayalim vardım. Gazi olma noktasında en çok etkilendiğim bu durumdan etkilendim. Ancak bu hayalimin yerini doldurmak için mücadelenin verdiği imkanlar ve benimde çabalarımla Önderliğe ve Önderliğin çok değer verdiği gazilik olgusuna layık olmam gerekir.

7-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?

    Şuan protez ayak takmışım ve yürüyebiliyorum. Belki eskisi gibi olamaz ama yaşamda beni zorlayan fazla bir şey yok. Gücümün yettiğince kendimi yaşama katıyor ve çalışıyorum.

8-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?

  Toplumsal yapımıza baktığımızda halkın sakat insanlara hele hele gazi olan arkadaşlara yaklaşımı daha çok duygusal boyutta olmaktadır. Ancak bunu belirtmek istiyorum ki hiçbir fiziksel engel bizim mücadelesini yürüttüğümüz davada rol almamızı engelleyemez. Ve ne şekilde olursak olalım Önderlik çizgisinde mücadele edeceğiz. Halkımızın ve insanların bunu iyi anlamaları ve o şekilde yaklaşmalarını umuyorum

 9-Yaşadığınız ortamda ihtiyacını duyup ta yerine getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?

  Apocu bir militan nerede olursa olsun manevi gücünü en yüksekte tutarak, isteyerek ve bilerek kendi ihtiyaçlarını gidermek için kendisi imkanlar yaratabilmesi gerekir. Bunun yanında özel ihtiyaçlardan çok geneli ilgilendiren ihtiyaçlar olmasından kaynaklı bu konuda hareketimizde gerekli imkanları sunmaktadır.

 10-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?

    Önderlik felsefesini ve ideolojisini en iyi şekilde anlayıp Kuzey Kürdistan’da Botan alanına geçmek isterdim.

11-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz? (Barış ve gazilikle ilişkisini değerlendiriniz)

   Savaş amaca ulaşmada kullanılan bir araçtır. Bu aracın doğru temelde kullanılması gerekir. Bizim verdiğimiz bu savaş tamamiyle meşru savunmaya dayalı bir savaştır. Bu savaşın açısını en çok yaşayan gazilerde barış için en fazla çaba göstermesi gerekenlerdir.

12-Gaziler için söyleyeceğiniz bir şeyler var mı?

Bu mücadelede bir parçalarını veren gaziler kendilerine verilen misyonun farkında olması gerekir ve ona göre çalışmalarına daha sıkı bağlanmaları gerekir. Önderliğin dediği gibi ‘bir eliniz gittiyse iki eliniz varmış gibi ve daha istekli çalışmanız gerekir’…

13-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız var mı?

    Bu savaşta en fazla acı çeken ve bedel ödeyen Kürt halkıdır. Bundan kaynaklı Önderliğe, gerillaya ve bu mücadeleye en fazla sahip çıkması gerekenlerde onlardır. Ancak güçlü bir birliktelikle özgürlüklerine ulaşabilirler. Tabi bununla bağlantılı olarak Türk halkının özgürleşmesi de Kürt halkının özgürlüyle gerçekleşir. Aynı zamanda bu savaşta ölen yoksul halkın çocuklarlı oluyor. Bunun için Türk halkı da Kürt halkının bu onurlu mücadelesine katılması gerekir.

 14-Şimdiki uğraşılarınız nelerdir?

 Okuma yazmamı geliştirmek için Kürtçe dil kursuna gidiyorum. Ve belli düzeyde başardığımı söyleyebilirim. Hatta kısa bir süredir bilgisayar kursuna da başlamışım.

 

 

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com