GAZİ HÊZİL HAFTANİN ARKADAŞ

 
 

.

"Türk Halkı Biraz İnsaflı Olmalı ve Kürt Halkını Barış Sürecinde Yalnız Bırakmamalıdır."hezil haftanin

Gazi Hêzil arkadaş bir gözünü yitirmiş, evlerinin önüne döşenen mayını çıkarırken patlıyor ve bir parça sağ gözüne değerek gözünü kaybediyor. Gazi Hêzil arkadaş; artık kan dökülmesini istemediğini, Türk halkının duyarlı olması gerektiğini, geçmişte Türk halkının duyarsızlığının faturasının Kürt halkına kesildiğini, bundan sonra Türk halkının da Kürt halkını yalnız bırakmaması gerektiğini belirtiyor.

      1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
      İsmim Hezil Haftanin'dir. 1974 Mardin doğumluyum. Aslen Botan'lıyım. Ailem geçimlerini ben mücadeleye katılana kadar babamın çalışmalarıyla sağlıyordu. Ailem yurtsever bir ailedir. Bir kardeşimde 1990 Nusaybin serhıldanın da şehit düştü. İlkokul mezunuyum. Biz toplam ailede 7 kardeştik.

      2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
     Mücadeleyi aileden dolayı tanıyordum. Katılım aktif olarak 1989'du. Tercih sadece bana aitti. Kardeşim şehit düştükten sonra ben kırsala aktif katılım sağladım.  Arkadaşlar da bunu istiyordu ve o zamanlar mücadele çok gelişiyor, çığ gibi büyüyordu. Bizimde bütün bunlardan etkilenmememiz mümkün değildi. 100'e yakın geniş bir arkadaş grubuyla kırsal alana katıldık. Arkadaşlarla kararırımız ortaktı. Ya şehirde, ya da kırsalda beraber çalışacaktık. Bizde toplu olarak  özgürlük mücadelesine katıldık.

      3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
     1991'de iki defa yaralanmıştım. Vücudumun çeşitli yerlerinden bomba ve mermi alarak yaralandım. Yine de savaşa devam ettim. Onun öncesinde de 1987'de Nusaybin serhıldanlarından önce evimizin önüne döşenen bir mayını çıkarırken patlamıştı ve kopan bir parça gözümü kaybetmeme neden olmuştu.  Şimdi sağ gözüm görmüyor. Ama o halimle bile 1989'da kırsala gerillaya katıldım. 1990'da da Botan alanına geçtim.

    4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
    Tabi ki her şeyi düşünmüştük. Şehadette buna dahildi. Ama zaten ilk ciddi yaralanmami daha önce anlattığım gibi gözümü kaybederek yaşamıştım. Mücadele sonrası da 1991'de de iki kere yaralandığımı belirtmiştim. Bunlari hep bekliyordum. Savaşmaya gelmiştik. Ve her şey olabilirdi.

    5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır mısınız.
    Mayın kaldırırken altta bir boşluk vardı. Mayının altındaki fünye taşın üstüne düşünce mayın patlamıştı. Ben olaya anlam vermemiştim. Önce annemden yardım ıstedım. Babam çıkmıştı dışarıya.   Annem vardı evde, ikı kurye arkadaş yanıma gelip beni hastaneye kaldırdılar. Önce Mardin hastanesine  götürdüler daha sonra Diyarbakir hastanesine götürüldüm. İki ay hastanede kalıp tedavimi bitirdim.

     6-O anki duygularınız nelerdi?
    Bir yandan gençlik hevesinden dolayı bir umursamazlık vardı. Yani fazla ciddi yaklaşmıyordum. Hayallerim vardı. Ve bu hayallerimi gerçekleştirmeyi bir mayın kazası engel olmamalıydı. O an yine de her şeye hazırlıklıydım. Beni umutsuzluğa düşüren bir yaralanma değildi.

    7-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
    Bu yaralanmalarımdan dolayı işlevsiz kalacağımdan dolayı ciddi bir psikolojim olmadı. Fakat aktif savaştan çekılmem beni zorladı, fakat yine de kendimi atıl olarak görmüyorum. Hiç boş kalmadım. Yaralı haldeyken bile yıllarca dağlarda kaldım.

    8-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Tabi ki yaralanma yerlerinin ciddi zorlanmaları olsa da bunun çalışmalarımı engellemesine izin vermiyorum. Örneğin sağ gözüm yok. Ama sol gözümün de iyi görmemesine rağmen bunu asla sorun yapmıyorum. Tabi benimde çok projelerim vardı. Ama bu fiziksel durumumdan dolayı gerçekleştiremiyorum. Bu da beni üzüyor.

    9-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
    Beklentiden ziyade özgücüme güvenmek daha iyi oluyor, benim için. Bu beni duygusallığa sürüklemiyor, tamamen kendi özgücümle yaptığım için bir beklentim de yoktur.

     10-Yaşadığınız ortamda ihtiyacını duyup ta gereğinin yerine getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?
     Yaşamda en çok sağlıklı bir iş için sağlıklı bir beden gerekiyor. Bu yaptığım çalışmalar beni doyurmuyor. Ama yine de tüm   gücümü kullanıyorum. Tabi ki sağlıklı bir beden en güzeli olacakti ve iyi bir çalışmada yapabilecektim. Yine de çabalarımı yoğunlaştırdım.

    11-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?
    Benim arayışım özgürlük mücadelesiydi. Özgürlüğü çok istiyorum. Bu hedeflerime ulaşmak için büyük bir mücadele veriyorum kendi açımdan. Bu benim tek isteğimdir. Büyük bir yeteneğe sahip olmak ve özgürlük arayışında bu mücadeleye katılmak en büyük hedefimdi. Bu kadar zorluklar yaşmama rağmen hiç birinin bu güzel ütopyalarımın bitmesine müsaade etmeyeceğim.

     12-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
    Savaşın anlamı olmalı. Tabi birde bunun barışı da olmalı. Savaşta kazanmak kdar barış da önemli. Önderlik her zaman barış taraftarı oldu.   Ama örgütüme de güveniyorum. Karşı taraf savaşı ve barışı ciddiye almiyor. Karşı taraftan da tek taraflı bir yaklaşim istemiyoruz ve ciddi olmaları geriyor. Kan dökülmesini bizde istemiyoruz. Barış sürecini geliştirmede onlarında mücadelelerini görmek istiyoruz.

    13-Gaziler için söyleyeceğınız bir şeyler varmi?
    Türk halkı barış sürecini ciddiye alıp değerlendirmelidir. Tek taraflı olmamalıdırlar.  Kürtler çok zorluklar yaşadı. Yine de mücadelelerini geliştirmelidirler. Şimdiki süreç çok çalışma isteyen bir süreçtir. Türk halkının duyarsızlığının faturası Kürt halkına kesiliyor. Burada Türk halkı biraz insaflı olmalı ve Kürt halkına barış sürecinde onu yalnız bırakmamalıdır. Yine  gazilere  bu süreçte  büyük rol düştüğü için kendinleri daha aktifleştirmeleri gerekiyor.

    14-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
    Bir bayan gazi olarak sağlam olan kişilerden daha fazla mücadeleye sahip çıkmak gerekir. Boynumuzda gazilik ünvanı asili ve bizde bunun gereğini yerine getirmemiz gerekir. özellikle gazi bayan arkadaşlarda çok yoğun çalışmalıdırlar. Erkek egemenlikli bir toplumun ürünü olan savaş kadının özü olan doğal toplum yaşamının terbiyesi içinde barışa dönüşecektir. Bu anlamda da kadın gazi çalışmaları barış mücadelesinin gerçek anahtari olacaktır.

    15- Şimdiki uğraşılarınız nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
    Şimdiki uğraşılarım kadın vakfında yer aliyorum. Bunun siyasal çalışmalarına katılıp mali anlamda da ticari isletmelerinde gelir aktarimini sağlıyoruz. Spora ilgim çoktur. Daha çok acıyı ve sevinci ayni anda yaşadığım için saz çalarak bunu renklendirmeye çalısıyorum. Bu ayni zamanda spor gibi bedeni rahatlatacak bir faaliyet olarak görüyorum.

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com