|
.
"Türk Halkı Hep Kardeşiz Diyor.
Ama hiçbir tavrında kardeşliğine sahip çıkmıyor"
Gazi Felat arkadaşda 20 yaşında
mücadeleye saflarına katılıyor ve 21 yaşında mayına basıp
ayağını
kaybediyor. Gazi Felat arkadaş; savaşın olumlu bir yani
olmadığını, ancak bu kadar barış istemimize rağmen hala
devletin operasyonlarla gelişine karşı kendilerinin
meşru savunma yaptığını bu sebeple de hala
savaştıklarını, bu anlamda Türk halkınında vicdanlı olup
bu operasyonlara karşı dur demelerini belirtiyor.
1-Bize kendinizi tanıtır
mısınız?
1984 Bitlis Adılcevaz
doğumluyum. İlkokulu
Bitlis'te okudum. 9 kardeşli bir ailenin en büyük
çocuğuyum.uzun yıllar metropollerde işçi olarak çalıştım.
babam çiftçilikle uğraşıyor.Ailem ben katılana kadar da
yurtsever özellikleri yoktu ama şimdi değişmiş
olabilirler. Aileden katılım benim, ama akraba
çevresinde de
katılım var.
2-Mücadeleye ne zaman ve
nasıl katıldınız?
14 Temmuz 2004'te mücadeleye
saflarına katıldım. Grup olarak
katılmıştık. Bizim köyde bir gençlik örgütlemesi vardı.
Bu örgütlemeyi yapan Şervan arkadaştı. Daha sonra
kendisi 2004'te gerillada şehit düştü. Gençlik
örgütlemesinden bizler çok etkilenmiştik. 17 yaşında
mücadeleyi bu arkadaşların sayesinde tanıdım ve
İstanbul'a gittim. Oradaki eylemlerden de etkilendim.
Önderliğin yakalanmasından sonra mücadeleye katılım
kararını bir arkadaşla verdım. 2004'te biz aktif
mücadeleye grup olarak katıldık.
3-Hangi tarihte ve
nerenizden yaralandınız?
6 Ağustos 2005'te Şehidan Kırketeyran bölgesinde
mayına bastım. Sol ayağım dizkapağımı 1,5 karış altından
itibaren kaybettim.
4-Mücadeleye katılmadan
önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Pek fazla aklıma gelmiyordu ama katılım yapmadan
önce her şeyi arkadaşlarla düşünmüştük. Gerçi böyle bir
durumu hiç düşünmemiştik ama şehit olmayı hep aklımızda
tutuyorduk. Tabi ki mücadelede her şey insanın basına
gelebilirdi ve sonunda da ummadığım şey başıma geldi.
5-Yaralanma anını ve
sonrasını anlatır mısınız?
Bizler normal göreve gidiyorduk. Gümrükçüydük. Ama
alan tehlikeliydi. O günde yağmur yağmıştı. Ve toprakta
yumuşamıştı. 3 kişi göreve gitmiştik. En arkada ben
vardım. Biraz ilerledikten sonra mayına basıp iki taşın
arasına düştüm. Tank atışı zannetmiştim. Ama ayağıma
bastığımda bunun mayın olduğunu anladım. Biraz kan
kaybetmiştim ama müdahale de erken olmuştu. Gideceğimiz
noktaya mayınlı araziden geçerek çıktık ve tekrar
tedavimi arkadaşlar yapti. Daha sonra asıl tedavimin
yapılacağı noktaya getirildim.
6-O anki duygularınız nelerdi?
Yaralandığım an ilk aklıma gelen
örgüte fazla emek vermedim. Diye düşündüm. Kuzeye de
gidemayacağım diyordum. Bu psikolojik olarak çok
yıprattı beni. Fakat kendimi sonra toparlayıp
sakınleştırdim. Ayağım kesılırken çok acı çekıyordum. Bu
tabi insanı çocukluğundan bugüne kadar yaşamının da
gözlerinin önünden geçmesine sebep de oluyordu.
7-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma
psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
Tabi başka şeylerde var. Düşündüğüm bir noktada
askeri anlamda kendimi güçlü kılmaktı. Erken
yaralanmayla gerillayı da fazla yaşayamadım. Bu beni
üzüyor tabi. Ama irademı güçlü tutarak bunları aşacağıma
inaniyorum.
8-Yaşamda fiziki olarak
zorlandığınız noktalar nelerdir?
Beni zorlayan ayağımdır. Yoksa vücut
sağlığım
oldukça yerindedir. Bundan bir şikayetim yok ama eskisi
gibi tam olmamakta elbette ki beni de, benim
durumda olan arkadaşlarıda çok zorlayacaktır.
9-Bir gazi olarak
insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Tek beklentim bir şeyler almaktır. Fakat bunu
yeterince alamıyoruz. Acınacak bir durumda olmak istemem.
Beklentim bilinçli bir destektir. İnsanlarda
bildiklerini bizlere öğretmelidir. Ama sadece kuru
acımayla yaklaşmak zoruma gidiyor. Kendimi yeni bir
geleceğe hazırlamak istiyoruz. Acıma değıl bilinçli
yaklaşım yani dostluk, yoldaşlık yaklaşımlarıyla bilgi
aktarımı verilsin istiyoruz.
10-Yaşadığınız ortamda
ihtiyacını duyup ta gereğinin yerine getirilmesini
istedığınız şeyler nelerdir?
İhtiyacım olduğunda arkadaşlar zaten destek
veriyor. Moral yönünden destek gerekiyor bizlere. Önemli
olan kişinin kendisine verdiği destektir, bana göre.
11-Geriye dönüp baktığınızda
en çok neye sahip olmak isterdiniz?
Mücadele öncesinde tarihe zaten ilgim vardı., çok
seviyordum. Onun için sürekli bir arkeolog olmak
isterdim. Mücadele içinde de iyi bir şerwan olmak
isterdim. Sorunsuz ve başarılı her şeyi yapabilen bir
şervan olmak isterdim.
12-Savaş hakkında ne
düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle iliskisini
değerlendirilmesi)
Savaş hiçbir yönüyle olumlu değildir. Fakat
gerektiğinde bir amaç için savaşta yapılabilir. Bazı
koşullar var ki adeta savaşa insanı çekiyor. Meşru
savunma da olduğumuz halde TC bizlere çok yükleniyor,
operasyonlar yapıyor. bu kadar imha operasyonuna karşı
ancak kendimiz koruyup savaşmamız gerekiyor. Her
savaşın ardından mutlaka barış gelir. Güçlü bir savaş güçlü
bir barışı ortaya çıkarma zaminini yaratır.
13-Gaziler için söyleyeceğiniz bir şeyler varmı?
Gaziler bence siyasi anlamda her
çalışmaya katılım sağlaya bilirler ve yapabilirler.
barışın gelişimi için öncü gücü olabilirler. Gaziler
savaşamaz deniliyor, ben buna katılmıyorum. Gaziler
savaş dahil her şeyi yapabilir. Savaşın psikolojik yönü
de var. Gaziler bunu da yapabilir. Siyasal mücadelede
aktif katılım sağlayabilirler. Barışa TV'de çeşitli
programlar düzenleyerek propagandalarla katkılarını
sunabilirler. Gaziler savaştan en çok etkilenenler
olarak, savaşın gerçek yüzünü de teşhir ederek
kamuoyunu bilgilendirip savaşın insan üzerindeki tahribatlarini da
göstererek katkılarını gerçekleştirebilirler. Bir gazi
belgesel programı yapılabilinir.
Barışın öncüleri gaziler olmalıdır. Ben bunları
diyebilirim.
14-Kürt ve Türk halkına bir
mesajınız varmı?
Bu iki halk iç içe
yaşıyor. Türk halkı bunu çok
iyi bilmelidir. Kürtler bu kadar geri bırakılmış.
Neden? Türk halkı vicdanlı olsun nasıl Kürtleri bu
konuma getirdiler. Hep kardeşiz diyor. Ama hiç kardeşine
sahip çıkmıyor. Onu çok cahil , geri, dilsiz, kültürsüz
bırakıyor ve onu hep öldürüp imha ediyor. Ayrımcılık
istemiyorsa o zaman kendi ördüğü duvarları aramızdan
kaldırsın. Yoksa birliktelik nasıl olacak. Bunları
diyebilirim.
15-
Şimdiki uğraşılarınız
nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
Hala tedavimi oluyorum. Ve bir ameliyatim var.
Sonra da siyasal ve örgütsel
çalışmalara katılacağım.
16-Spora ilginiz varmı?
Sporu çok seviyorum. Tabi
yaralanmadan önce ben
daha çok seviyordum, sporu. Koşuyu, Kareteyi çok
seviyorum. Tedavimden sonra da sporu asla
bırakmayacagım.
|