GAZİ ABDULLAH KARA ARKADAŞ

 
 

.

        "Gaziler Barış içinde Çok Çalışmalılar ve Ellerinden Ne Geliyorsa Yapmalılar"Abdulah Kara

      
1993 yılında ailesiyle birlikte Güney Kürdistan'a geliyor Gazi Abdullah. iki abisi gerillada şehit düşüyor. Acısı daha bununla bitmeden 1992'de köydeki evleri TC askerleri tarafindan taraninca ellerinden yaralanıyor Gazi Abdullah. Her iki tarafında artık birlikte hareket etmesini , birlikte kardeşçe yaşamaları gerektigi, savaşsız bir dünyada ölümlerinde ortadan kalkacagını, böylece diğer şehitlerin oldugu gibi iki abisini de yitirmeyecegini belirtiyor Gazi Abdullah.


       1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
       İsmim Abdullah Kara. 1984 Hakkari Uludere doğumluyum. Ortaokul mezunuyum. Toplam altı kardeşiz. İki büyük kardeşim de gerillada şehit düştüler. Bir abim 1993'te, bir abim ise 1994'te şehit düştü. Ailem 1993'te TC'nin baskıları ve köyümüzü yakmasından dolayı Güney Kürdistan'a göç etmek zorunda kaldı. Ailemde babam, ben ve bir kardeşim işçi olarak kamp dışında çalışıyoruz.


       2- Mücadeleyle ne zaman ve nasıl tanıştınız?
      Ailede belirli bir yurtseverlik vardı. Zaten iki abimde  mücadeleye katılıp şehit düşmüşlerdi. Ben o zamanlar daha küçüktüm. Iki abimin şehadeti beni çok etkilemişti. Ailemin özgün konumundan dalayı ekonomik geçimlerinde zorlanıyorlardı, babamdan başka kimse olmadığı için ben    mücadeleye aktif olarak katılım sağlıyamadım. Mücadeleye yurtsever düzeyde katılım sundum ve hep mücadeleye bağlı olarak kaldım. 


        3- Ne zaman ve nasıl yaralandınız?
       1992'de sağ elimden bir MP5 silahından çıkan kurşunlarla yaralandım. Bileğimde, karnımda ve alt çenemde belirgin izler hala var. Bilekteki daha belirgindir. Fakat ona ragmen elimi rahat kullanabiliyorum. Yaralanmam ise; bir akşam arkadaşlar köyümüzdeki karakolu imha ettiler. Ve ertesi akşam askerler gelerek köyümüzdeki insanlar için "PKK'li teröristler" dediler. Köyümüzü tanklar ve panzerlerle bombaladılar. Köyün her yerini taradılar. Evimizin kapısına kadar gelerek evimizin içini taradılar. Ben o sıra evde uyuyordum. Uykudayken ne olduğunu anlayamadan askerlerin silahından çıkan mermilerden üç kurşun bana isabet etti. Bir mermi bileğime, bir tanesi karnıma, bir tanesi de çene kemiğime gelerek yaralanmama sebep oldu. Ucuz kurtulmuştum. Askerler daha sonra gittiler. Ben ise kanlar içerisindeydim ve kimse benim kurtulacağıma ihtimal dahi vermiyordu. Amcam beni alıp yola getirdi. Ve koruculara seslenerek "bu çocuğu hastaneye götürelim" dedi. fakat korucular beni hastaneye götürmediler. Geri döndük. Akşama kadar evde kaldım ve amcam da yaralarımı temizledi pansumanımı yaptı. Öğlenden sonra Şırnak'taki hastaneye gittim. Buradaki doktorlar bana 1 saat  ömür biçtiler . Fakat o sıra karakol imhasında yaralı olan askerleri Diyarbakir hastanesine götürecek olan  helikopter gelip yaralı askerleri alıp götürdü. Daha sonra bir araca  bindirilerek Diyarbakır hastanesine götürüldüm. İki ay burada tedavi gördüm. Tedavim ise 1.5 yıl gibi uzun bir zaman da devam etti.


      4-Yaralanma anındaki duygularınız nelerdi?
      Yaralanma anında zaten uykudaydım. Herkes sadece benim elimden yara aldığımı zannediyordu. Oysa üç yerimden yara almıştım. Yaralanmada hiç korkmamıştım. Sadece acıdan dolayı ağlamıştım biraz. Zaten o sıralar çok küçüktüm.


      5-Halktan bir gazi olarak insanların size yaklaşımlarını nasıl buluyorsunuz?
      Tabi insanlarımız her ne kadar acıma duygusuyla yaklaşıyorlarsa da durumumdan dolayı saygı duyuyorlar. Yaklaşımlarında şimdiye kadar olumsuz bir şey görmedim.


      6-Ekonomik olarak geçim kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna katkıda bulunuyormusunuz?
      Tabi daha önce dediğim gibi babam, ben ve kardeşim serbest olarak çalışıyoruz. Kampın dışında bu şekilde  aile geçimimizi sağlıyoruz. Benim fiziki durumum   iyi olduğu  için bende  çalışıyorum.


      7-Günlük olarak yaşamınızda yaralanma durumunuz size psikolojik olarak nasıl bir etkide bulunmaktadır?
     Fazla bir etkisi yok. Bileğimde belirgin bir yara izi ve sakatlık var. Ona rağmen elimi iyi kullanıyorum . çene ve karnımda da sadece iz var. Ama hiçbir şeyi yapmamı engellemediği için psikolojime de olumsuz bir etkise bulunmuyor.


      8-Hem bir mülteci, hem bir gazi olarak savaş ve barış hakkında ne düşünüyorsunuz?
      Savaş iyi bir şey değildir. Kürtlerde Türklerde kardeş gibi yaşasın iki tarafta barışı yaşamalı ve iki tarafta bunu anlamalılar. Savaş bu anlamda hem yıkıcı hem ağlatıcıdır. Oysa barış; kardeşliğe, mutluluğa giden yoldur. Ben savaşsız bir dünya isterdim. Öyle ki ne gaziler olurdu, ne de şehitler olurdu. Ne iki abimi kaybederdim ne de psikolojimi. O sebeple barış en iyisidir diyorum.


     9-Gaziler barış ortamının gelişmesi için nasıl bir katkıda bulunabilir?
     Gaziler barış için de çok çalışmalılar ve ellerinden ne geliyorsa yapmalılar. Zaten artık savaşamazlar ama barış için çok şey yapabilirler. Bunun için çok çaba vermelidir. Örneğın bir kişi bu konuda çaba göstermezse örgüte de karşı görevini tam yerine getiremez. Örgüte göre hareket etmeli, örgütlü olmalı ve bu temelde barışa katkılarını sunmalıdırlar.


     10-Bir gazi olarak Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
     Her iki halkta kardeş gibi birlikte yaşamlıdır. Bu hepimizi mutlu ve moralli yapacaktır. Kürtler ve Türkleri de ayrı ayrı ele almamalıyız. Bir bütün olarak bakmalıyız. Bence barış mücadelesini birlikte yapıp sonuca da kolayca ulaşabiliriz. Türk halkı tek taraflı bakmamalı, bu soruna. Bu sorun hepimizindir. Birbirimizi suçlayarak bir sonuca ulaşamayız. Birlik olup sonuca ulaşabiliriz.


      11-Bir mülteci gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir.
      Bir gazi olarak insanlardan beklentilerim.; kendi durumumuzdan çok ülkemizin durumunu, Önderliğimizin durumunu, özgürlük ve barış mücadelesini ve çabasını göstermeliyiz. Bu konuda çok çalışabilirsek ve üzerimize düşeni yapabilirsek, ama gücümüzün yettiği kadar da olsa çok çalışabilirsek o zaman  hepimizin beklentilerine cevap verilir diye düşünüyorum. Yoksa insanlardan  başka beklentim ne olabilir ki?


      12-Günlük yaşamda uğraşılarınız şu an var mı? Varsa nelerdir? (kültürel, sportif, siyasal anlamda)
      Serbest bir işte, kamp dışında çalışıyorum. Siyasal alanda zaten her türlü faaliyete burada katılıyorum. Örneğin açlık grevlerine, mitinglere katılıyorum. Eskiden spora  ilgim vardı ama şimdi çalışmalardan dolayı fazla  zaman ayıramıyorum.

 

 

 

 

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com