|
.
"Yaşam
Benim İçin Anlamlı ve Sevinç Dolu Olmalı"
Yine bir diğer gazi arkadaş da Rojin Mardin isimli bir
bayan. O da 17 yaşında katılmiş mücadeleye ve bir
ayağını bu savaşta vermiş. Rojin arkadaş savaşta
ciddiye alınmak için böyle bir mücadeleye katıldığını,
bunu gerekli gördügünü ama her şeye rağmen iki halkın
iki gücün birlikte ortak bir yaşamının olması
gerektigini söylüyor. Kendisiyle yaptığımız röportajı
sizlere sunuyoruz.
1-Bize kendinizi
tanıtırmısınız?
1976 Mardin Derik doğumluyum.
Feodal
dine bağlı ve kapalı özellikleri olan bir aile ortamında okula
başladım. Ailenin ekonumik durumu el vermediğinden
dolayı iki sene okuduktan sonra, okulu bırakmak zorunda
kaldım.
2-Mücadeleye ne zaman ve
nasıl katıldınız?
1993'ün başlarında mücadeleye katıldım. Düşmanın
biz Kürtlere karşı sergilemiş oldukları zorba tahakümcü
ve inkara dayalı politikalarına inat, Özgürlük
mücadelesine katıldım. Bunun yanı sıra mücadelenin Kürt
kadınına vermiş olduğu değeri, tuplumun özgürlüğü
kadının özgürleşmesinden gectiği tezi
karşısında, kılasık toplumun
kadına biçmiş olduğu misyon çelişkisi sonucu mücadele saflarına
katıldım. İnsanları birleştiren bir yönünü de
gördüm Ve bu sebeplerden dolayı katılımım gerçekleşti. 3-Hangi
tarihte ve nerenizden yaralandınız?
"2000 yılında Gare Piris alanında
yaralandım. O zaman KDP güçleriyle olan çatışmalar
yoğundu. TC.nin yönlendirdiği KDP'li güçlerle şiddetli
savaşlarımız oldu. Bu süreçte KDP'nin koyduğu mayına
bastım. Diz kapağımın altından dört parmak aşağıdan
itibaren ayağımı kaybettim.
4-Mücedeleye katılırken
yaralanıp gazi olacagınız hiç aklınızdan geçtimi?
Mücadele gerçekliği
itibariyle şahadet ve yaralanma kaçınılmaz bir
gerçekliktir.Yanlız böyle bir yaralanma aklımın ucunda
bile geçmiyordu. Bir ayağım dizden bir karış aşağıdan
gitti biride kırılıp sakat kaldı.
5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatırmısınız?
İnanın şimdi bile o anı
düşündüğümde tüylerim diken gibi oluyor ve
düşünmek istemiyorum. Dört bir yanımız KDP güçleri
tarafından totulmuş çembere alınmıştık.
Kortulma ihtimali
hemen hemen hiç yoktu, sağ ele geçmek hiçmi hiç
istemiyordum. Yaşam ile ölüm arasında gidip
geliyordum. Kendimden geçmiştim. Gözlerimi açtığımda
çemberden kortulmuş ayağıma ilk müdahale yapılmıştı. Bir
yandan arkadaşlarla birlikte olmamın sevinci bir
yandanda yaralanmanın vermiş olduğu acılarla başbaşa
kalmış hiç bir şey düşünemiyordum. 6-O anki duygularınız
nelerdi?
Yaşam benim için anlamlı ve sevinç dolu olmalı.
Ayağım koptuğunda aklıma ilk gelen
şey, gidenle gidilmez,
gelecekte mücadeleye nasıl katkı sonarım fikri doğmuştu
ve yüzlerce insanın
yanımda birikmiş olduğuydu. Herkes bana bir yandan
yardım ediyor, bir yandan benle sohbet edip acımı
unutturmaya çalışıyordu.bu moralle kendime güc vermeye
çalışıyordum. 7-Savaş
dışı kalıp savaş
gazisi olma psikolojisini nasıl yaşiyorsunuz?
Savaştan asla kopmak istemiyordum. Hep ayakta kalıp
bir şeyler yapmak istiyordum.Gazilerin yanına geldikten
sonra kendimi geliştirme, yetenek sahibi olarak iş
yapmayı hedefledim. İlk zamanlarda oldukça
zorlandım. Belli bir eziklik hissettim. Bu psikoloji
bende vardi. Ama zamanla aşıldı amacımız olan şerefimiz,
kendimizi özgür kılma anlamli olduğundan özgürlüğe
olşmak için elimden gelen çabayla çalışmayı önüme
hedef
koydum. 8-Yaşamda fiziki
olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Fiziki olarak zorlanmalarım var. Ağrılarım oluyor,
yaşamda pratik çalışmalara fazla katılımım
olmuyor. Fiziki olarak kendi ihtiyaçlarımızı gidermede
zorlanmalar oluyor.
Bu konuda bana destek ve moral veren yoldaşlarımın, halkımın
yaklaşımları fiziki ağrılarımızı gidermektedir.
Tabi eskisi gibi olamıyacağımz gerçeğiyle
yüzleştşğimde şimdiki gerçekliğim kabullenmek
o temelde çalışmalara katılmak
zorundayım.
9-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz
nelerdir?
Öncelikle insanlardan beklentim,
özgürlük mücadelesi etrafında kenetlenmeleridir.
Birbirini önemseyen, destekleyen birlik ve beraberlik
için mücadele veren insanlar görmek en büyük arzumdur.
Her zaman insani yanların ön planda olduğu totum ve
davranışlar göstermelerini isterim. İnsanlarla diyalok
kormak, dost edinmek gibi yaklaşımlar bana moral veriyor
ve yaşamda daha cok aktif hale getiriyor.
10-Yaşadiginiz ortamda ihtiyacını duyupta yerine
getirilmesini istediğiniz şeyler nelerdir?
Kültür çalışmalarına girmeyi çok istiyorum, fakat
fiziki ve sağlık durumum buna müsait olmadığından bu çalışmaya
katılamıyorum.
11-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip
olmak isterdiniz?
Okuyup meslek sahibi olmak,
bilinçli aydın bir karekterle mücadele saflarına
katılmayı
isterdim. Bu karekterle örgüte ve halkımıza daha yararlı
olacağımı düşünüyorum. Yaratıcı üretken savaş sanatında
derinleşen bir savaşçı olmak hayallerimden biriydi. 12-Savaş
hakkında ne düşünüyorsunuz? Bariş ve gazilikle
ilişkisini degerlendirirmisiniz?
Savaşın yok
edici özelliği var.Bizat acılarını gördüm ve
yaşadım. Yanlız meşru müdafa temelinde verilen savaşı
benimsiyorum. Eğer herşeyiniz elinizden alınmışsa, tüm
yollar size kapatılmışsa, inkar ve imha politikasıyla
yüz yüze kalmışsanız, 21.yy da, hala size kölelik
dayatılıyorsa bunun haklı savaşını veremiyorsan, tarih
ve insanlık karşısında ihanet içinde olduğun kesindir.
Bilindiği gibi her zaman barıştan yanayız, düşmanımızın
huyundanmıdır soyundanmıdır, barış elimiz hep karşılıksız
havada kalıyor. Barış ve demokratik birliktelik içinde
bir çatı altında yaşamak hepimizin ihtiyacı, işte bu
anlamda bizim savaşımız barış içindir.
13-Kürt ve Türk halkına mesajınız var mı?
Kürt ve Türk halkını ortak paydalarda
mücadele etrafında birleşmelerini bekliyorum. bu savaşın
Kürt ve Türk halkına zarardan başka vereceği hiç bir şey
yoktur. Bunun için özelikle Türk halkına sesleniyorum,
bu savaşı durdurmak sadece sizlerin elinde bu anlamda
hükümet politikalarını desteklemediğiniz, devlet gücüne
baskı oyguladığınız taktirde bu savaşın önünü
alabilirsiniz. Güçlü bir Türkiye için KÜRT VE TÜRK
kareşliğinin demokratik bir çatı altında birleşmesi için
gelin el ele verelim.
14-Şimdiki uğraşlarınız nelerdir?
Tedavim 6 yıldan bu yana hala
devam ediyor. Tedavi sorunlarıyla uğraşıyorum. Yoğun olarak
kitap okumaya ve kendimi düşünsel anlamda geliştirmeye
çalışıyorum.
15-Hangi takımı tutuyorsunuz?
Takım tutmuyorum. Bayan voleybol
maçları
izliyorum Zaten hastalığımdan dolayı spor yapamiyorum.
|