|
Her Canlının Kendini
Savunma Hakkı Vardır

Şu anda yürütülen savaş Kürt Halkının Daimi barışı
yaratma savaşımıdır; söyleyen Rêzan Arkadaş, yaralandığı
zaman nasıl ve hangi şekilde geliştiğinin farkına
varmadan hastanede gözlerini açan Rêzan arkadaşın
röportajını sizlere sunmaktayız
1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
Adım Rêzan Cudi,1980
yılında batı Kürdisatannın Dêrika Hemko alanın
Reyhanikê köyü doğumluyum. Beravê bölgesi deniliyor.
Yurtsever bir aileden geliyorum ve geçimlerini
çitçilikkten sağlıyorlar.
2-Mücadeleye
ne zaman ve nereden katıldınız?
Kısa bir dönem halk
çalışmalarında bulunduktan sonra Önderliğin
yakalanmasının ardından ülkenin askeri alanı Qendil
alanına geçtim. 1998 yıllının 9. ayında batı Kürdistanın
Qamişlo kentinden katıldım.
3-Hangi
tarihte ve nerenizden yaralandınız?
28 şubat 2008 de
yaralandım. Göreve giderken faşist TC ordusunun hava
saldırısı esnasında başımdan yaralandım.
4-Mücadeleye
katılmadan önce hiç yaralanacağınız aklınıza gelir
miydi?
Şüphesiz
mücadeleye katılmadan önce şahadet ve yaralanmayı
kabullenmiştik, yalnız bu şekilde yaralanma aklımdan
geçmiyordu.
5-Yaralanma
anını ve sonrası duygularınızı alabilir miyiz?
Yaralandığımı fark
etmedim.Çünkü bayılmıştım ve hastane de uyandığımda
şoktaydım,neden buradayım dedim. Doğrusu başımın
ağrısından anladımki yaralıyım. Yalnız yaralandığımı
fark ettiğimde de nerde nasıl yaralandığım aklıma
gelmiyordu. Ama şu anda tedevim bitti ve iyi olduğumdan
dolayı mücadele içinde daha birçok şey yapabileceğime
inanıyorum. Buda insanın kendine olan güveninden geçer
ve bende kendime güveniyorum.
6-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini
nasıl yaşıyorsunuz?
Kendime güvenim olduğundan ve bu güveni Önder APOdan
aldığımdan, gücüm oranında yapabileceğime inanıyorum
bundan dolayıda savaş gazisi yada bununla ilgili her
hangi bir piskoloji yaşamıyorum. Eskisi gibi olmasada bu
mücadeleyi sürdürebileceğime inancım sonsuzdur.
7-Yaşamda fiziki
olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Şüphesiz aşırı sıcakta
ve aşırı soğukta zorlanıyorum ve birde aşırı
yorgunluktan ama ben bunlardan kendimi koruyorum.
8-Bir gazi
olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Ben kendime
güvendiğimden ve böyle bir piskolojiye sahip
olmadığımdan dolayı farklı bir yaklaşımı kabul
etmiyorum. Benim gerçekliğim neyse ona göre yaklaşsınlar
ne fazla abartılsın nede acıma duygularıyla yaklaşılsın.
9-Geriye
dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?
Önceden tek isteğim kuzeye gitmek ve Cudi dağının başına
çıkmaktı ve şu andada kaldığıım yerden devam etmek
istiyorum neden çünkü orada eksik kalan ve tamamlamam
gereken yarım kalan işlerim görevlerim var. Bunu bir
daha yapacağıma olan inancım sonsuzdur. Bunun iddia ve
ısarıyla yaşamaya devam ediyorum.
10-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz? (Barış ve
gazilikle ilişkisini değerlendiriniz)?
Bilindiği gibi Önder APO
savunmasında belirtiyor. Bizim savaşımımız meşru savunma
savaşıdır. Bu da her canlının doğasında var. Karşıdan
gelen saldırılara karşı meşru savunmasını pıratiğe
geçiriyor. Kısacası biz savaş taraftarı değiliz ama
bizim üstümüze halkımıza karşı saldırılar
gerçekleştiğinde meşru olarak halkımızı ve kendimizi
savunuyoruz. Barışı herkesten daha çok isteyen Kürt
halkıdır. Ve bu halkın savaşımı gerçek bir barışı
yaratma savaşıdır.
11-Gaziler için söyleyeceğiniz bir şeyler var mı?
Bilindiği
gibi gazi kurumu değerli bir kurumdur. Önder APOnun da
dediği gibi gaziler yaşayan şehitlerdir. Biz de bu söze
layik olabilmemiz için bütün zorluklara göğüs gererek
Önderlik ve onurlu halkımızla sonuna kadar direnerek
mücadeleyi zafere götürme de öncü rolü oynamak bizim
için görevden çok; namus borcudur. Bunları uygularsak
bir gazi olabiliriz yok ayağım gitti, kolum gitti, gözüm
gitti yeter artık dersek bu verdiğimiz emeğe, halka,
şehitlere Önder APO ya ihanet olur. İhanette bilindiği
gibi affedilmez.
12-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız var mı?
Şu bir gerçektir
Kürt halkı nasıl bu savaştan dolayı acı çekip
zorlanıyorsa; Türk halkı da bu kadar zorlanıyor. Şunu
söylüyorum; nasılki Kürt halkı barış için çaba harcayıp
bedel veriyorsa emekçi ve demokrat Türk halkı ve
anneleri de bu çabayı gösterebilmelidir. Böyle olursa
gerçek bir barış sağlanabilir.
13-Şimdiki uğraşılarınız nelerdir?
Ben
şu anda askeri çalışmalarda yer alıyorum.
|