.

GAZİ KARKER MARDİN ARKADAŞ

 

“Arkadaşlar Daha Çok Yapacak Şeylerim Olduğunu Söylüyorlardı”.Karker mardin

 

Gazi Karker arkadaşta 17 yaşında mücadeleye katılıyor bir sene sonra da yaralanarak gazi oluyor. Gazi Karker arkadaş çok çalışılması gerektiğini, gazilik olayına fiziki olmaktan ziyade bir mücadele yeri olarak bakmak gerektiğini, emekten kopuk bir gazinin yozlaşabileceğını, bu sebeple gazilerin emek konusunda oldukça aktifleşmesinin gerektiğini söylüyor. Röportajımızı sizlere sunuyoruz.

 1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
İsmim Karker Mardin’dir. İlkokul mezunuyum. 1975 Mardin Kızıltepe de doğdum. Ailede 6 kardeşiz. Ailem geçim kaynağını çiftçilik ve ziraatla uğraşarak sağlıyordu. Ortahalli, emekçi bir ailedir. Yurtsever özelliklere sahiptir. Sosyal boyutu ise oldukça zayıftır. Din etkisi yoğundur. Ama yurtsever özellikler hala yoğundur. 1980’lerden beri örgütle tanışmışlığımız var.

 2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
Mücadeleye 1992’de Diyarbakırdan katıldım. GAP bölgesinde iki arkadaşla katılmıştık. Daha önce ailece partiyi tanıyorduk. Okuldayken ben Kürt mücadelesini bir ırkçı öğretmen yüzünden tanıdım.Öğretmenimiz bize Kürtçeyi de yasaklamıştı. Bu da beni çok tepkilendiriyordu. Yine 1992’deki Amed serhıldanı ve gerillayı görmem beni mücadeleye daha da yakınlaştırdı. Yoksa ideolojik bir deneyim yoktu. ama gerillayı ve silahı çok seviyordum. Bunlar mücadeleye katılmamda önemli  etkenler oldu. Şehirlere zaten hiç alışmamıştım. Şehir toplumuna da tepkim vardı.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
Mardin Kerboran alanında 1993-94 kış mevsiminde karda yürürken yaralandım. Sağ ve sol ayağımın bilek altından itibaren ikisini de kaybettim.

 4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağım hiç aklıma gelmiyordu. Zaten mücadele hakkında da fazla bilgim yoktu. yaralanma durumu zaten erken olmuştu. Ama aklımdan hiç geçmemişti. Sadece gerilla olmayı düşünüyordum. Önderlik yaralanma psikolojisini üstümden atan tek insandı.

 5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır mısınız?
Kış mevsimiydi. Ocak ayıydı. Kerboran köyündeydik. Düşman operasyona çıkmıştı, bir istihbarat almıştı. Bizim köyde olduğumuzu biliyordu. Bizde o sıra köyün yukarısındaydık. Bu bizim tedbirimizdi. Ama düşman bizi takip ediyordu. Ve bulunduğumuz yerden düşman bize pusu atmıştı. Düşman gücü 1000 kişiye yakındı. Bölgeye Şehit Kadir arkadaş bakıyordu. Düşman bize pusu atmıştı ve akşama kadar çatışmak zorunda kalmıştık. Üstümüzde helikopterlerle saldırtmıştı düşman. İki milis ve iki arkadaş şehit düşmüştü. Üç kişiyle birlikte bende pusudan çıkarak kurtulmuştuk. Yaralı bir arkdaşı da taşıyorduk. 6-7 saat sonra bir mağaraya ulaştık. Biz henem  içeri girip yattık. Çoraplarımı çıkarmayınca ayağım soğuk suları çekip kanımı kurutmuştu. Uyku sonrası uyandığımda ayağım tahta gibi olmuştu. Ayaklarım şişmiş ve morarmıştı. Ayağımdaki su eriyip cildi patlattı. Artık yürüyemiyordum. Arkadaşlar beni Cudi’de bir ay tuttular. Ayağıma ilk müdahale burada yapıldı. Daha sonra 2-3 ay sonra Küçük Güneyde ayaklarım ameliyatla kesildi. 2 sefer ameliyat olup 9 ay yatakta kaldım.

 6- Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
Savaş dışı kalmak çok zor oldu benim için. Gerilla ve silah bizim için herşeydi. Önderliği, partiyi, gerillayı tanıma çok önemliydi benim için. Gazi olduktan sonrası artık bunlardan mahrum kalmıştım. Psikolojim buna hazır değildi. Zaten yaralanmada erken olmuştu. Yani herşeyden kopmuştum adeta. Sanki aktif olmaktan çıkma, hiçbir işe yaramayan bir duruma gelmiştim. Herkes bana moral veriyor. Daha çok yapacak şeylerim olduğunu söylüyorlardı. Bu söylemler benim ilgimi hiç çekmiyor, bir kırılmayı da yaşıyordum. Bana yaptıkları yardımı hiçbir zaman unutmadım. Psikolojimi diri tutmak için parti yayınlarını okuyordum. Hemde Önderliğin yanına giderek büyük bir moral almıştım. Önderlik bizlere “üzülmeyin, düşünce ve yüreğiniz olduğu sürece kaba işten daha fazla yapılacak  işler var” diyordu. Çok kapsamlı eğitime alındık. Bu bizler için  büyük moral olmuştu. Kendimi Önderlik sahasında toparlamıştım. Artık psikolojim düzelmişti.

 7-Yaşamda fiziki olarak  zorlandığınız noktalar nelerdir?
Fizik olarak hiçbir zaman zorlanmadım. Bir çok olumsuz anlayışı aştım. Fiziksel engellerde de fazla zorlanmıyorum. Sadece duygusal yaklaşımlar bizleri zorlayabiliyor. Acınacak durmumu zaten kabul etmiyorum. Bu temelde de yaklaşım istemiyorum. Hep dağda kalmak istiyorum. Dağda sadece 3 saatlik bir yürüyüş sonrası zorlanabiliyorum. Acınacak durumumu zaten kabul etmiyorum. Bu temelde yaklaşım istemiyorum.

 8-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Genelde beklentim yoktur. İstediğim yaklaşım beklentilerim; her işin gücüne göre çalıştırılmamızdır. İşin gücüne ve bizim de o işe yatkınlığımız ölçüsünde çalıştırılmamız oluyor. Sadece duygusal yaklaşımların uçlaştırılmasından yani hiçbir iş yaptırılmaması bizlere doğru olmuyor. Temel beklentim genel yaşamın işlerine alınmamdır. Gücüme göre çalıştırılmam daha iyi bir tarz olacaktır. arkadaşlarda yaklaşımlarında oldukça olumludur. Askeri boşluğumu paratik işlerde doldurmaya çalışıyorum.

 9-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
Önderliğin felsefesinde savaşı barış için yapıyoruz. Savaşın bir amaç olarak hedef tutulması, stratejik bir hedef olması sözkonusu değildir. Gerektiği durumda savaş yapılmalıdır. Savaş Önderliğin deyimiyle “bir halkı ayağa kaldıran bir deneyimdir.” Kürtler hep başkalarına asker olmuş, kendisine ise PKK sayesinde olmuştur. Savaş bir süreci bir ihtiyaç temelinde ortaya çıkmıştır. Bizde savaş tarzı bugünlere gelmemize sebep oldu. Tarihe yakışır bir konumnda olduk. Yanlış çıkışlar olsa da bunlar örgüte ait olmayan çıkışlardı. Önderlik buna hep karşı çıkmıştır. Meşru savunma temelinde savaş ve gerilla her an hazır haldedir. Özgürleşme ve demokratikleşme için savaş bizde ilk basamak oldu. Barış ise toplumun özgürleşmesinde sonuç olacaktır. Önderlik bu süreci Demeokratik Ekolojik Toplum Paradigması olarak adlandırdı. Yeni mücadele tarzımız bu eksende olacaktır. Bu 21. yy. manifestosudur. Önderlik sürecin uzun olabileceğini, fakat barış sürecinin toplumun huzur ve istikrarı için önemli bir sonuç olacağını söylüyor. 

 10-Gaziler için söyleyeceğiniz bir mesajınız varmı?
Gazilik tanımını aslında doğru yapmak gerekiyor. Mücadelemiz sadece savaştan ibaret değildir. Aynı zamanda devrim sürecidir de. Gaziler sadece savaşta değil, savaş dışı kaldıktan sonrada rol oynamalıdır. Devrim mücadelesinde Önderlik esastır. Önderliksiz bir yaşam ve özgürlük olmaz bizim için. Gazi arkadaşlar Önderlik çizgisinde daha militan olmalı Gazilik olayına fiziki olmaktan ziyade bir mücadele yeri olarak bakmak gerekir. Emekten kopuk bir gazi yozlaşır. Emek konusunda oldukça aktifleşmelidir gaziler. Bizdeki gazilik ölçüsü dar alanda hapsolmamalıdır. Rahat bir yer istemek, örgüt ölçülerinden kopuk yaşamak, Önderlik çizgisinden kopmak anlamına gelir. 

 11-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
Kürt ve Türk bence aynı kaderi paylaşan halklardır. Mücadelemizin ilk katılımları Türk arkadaşlardır. Onlarda Türk ve Kürt halkını temsilen gelmişlerdi. Yine başka etnik kökenli enternasyonalist arkadaşlar var içimizde. Sadece Kürtlerin özgürlüğü değil, diğer halklarında özgürlüğü içinde mücadele iddiam var. Halkların kardeşliği ve birlikteliği için zafere ulaşacağımıza inanıyoruz. Şu tabiki önemlidir. Önderliği tanıma önemlidir. Önderlik yakalandıktan sonra belli ilgiler gelişmişse de bu fazla yeterli değildir. Türk halkı da bizim mücadeleye ve Türk devrimci hareketlerindeki şehit Türk arkadaşlara mutlaka sahip çıkmalı ve Kürtlerle ortak mücadelede tavır gösterme yürekliliğini göstermek zorundadır. Türkiye’deki öğrenci ve kadın hareketi ve örgütlenmeleri hareketlenmelidir. Türk halkı örgütsüz ve Öndersiz bir halktır. Türk halkı kaderini askere değil, Kürt halkıyla birlikte ortak iradeye katmalıdır. ST֒lerde bu gelişim olmalıdır. Hakiler, Kemallere yakışır bir mücadele tarzını benimsenmelidir.

 12- Şimdiki uğraşılarınız nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
Şu an siyasi ve hukuk işleriyle uğraşıyorum. Hukuk araştırmalarında yoğunlaşmalarımız, çalışmalarımız vardır. Yine yeni paradigmanın anlaşılması için yardımcı kitaplardan yararlanma durumumda var.

 

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com