|
.
"Kürt
Sorununa Basit Yaklaşmasinlar, Kürtler
40 Milyondur, Bunu Bilmeleri Gerekir"
Gazi Halil
Salih'de 1994'ten beri zorunlu olarak
ailesiyle ve tüm köyüyle mülteci olmuş
bir gazimiz. 1993'de TC'nin köylerine
attığı havanlarla bir gözünü kaybediyor.
Vücudunun bir çok yerinde de parçalar
var. Gazi Halil; Barış, özgürlük ve
demokrasi istediklerini ama buna rağmen
hiç olumlu cevap alamadıklarını,
Kürtlerin 40 milyon olduğunu
unutmamalarını ve barış ve özgürlük için
her şeye de hazır olduklarını belirtiyor.Yaptığımız
röportajımızı sizlere sunuyoruz.
1-Bize kendinizi
tanıtırmısınız?
1977 Şırnak'ın Hillali köyünde
doğdum. 20 kışı bir ailede yaşıyorduk
köyümüzde. Ama kardeş olarak 7 kardeştik.
Tarım ve çiftçilikle geçimimizi
sağlıyorduk. Ilkokul mezunuyum. Kürtçe
okumuştum okulumu. Ailem tamamen
yurtseverdir.
2- Mücadeleyle ne zaman ve
nasıl tanıştınız?
1989'da tamamıyla düşünce olarak
mücadeleye tanıdım. O zamanlar
arkadaşlarla ilişkiye geçmiştim. Ondan
öncesi sadece adlarını duyup sempati
duyuyorduk. Ben o zaman yaylalara
gidiyordum. Orada bazı arkadaşlarla
tanıştım. Onlarla sohbet edişim
katılımda bir sebep olmuştu.
3-Hangi seneden bu yana
mülteci olarak yaşıyorsunuz?
1994'ten beri mülteciyim. O
zamanlar hepimiz köyümüzde yaşıyorduk.
Ve devlet bizlere baskı yapıyordu.
Bizleri kovmak, köyümüzü boşaltmak istiyordu. Bizde ya korucu olacaktık, ya
da KDP'ye teslim olacaktik. Bu sebeple
ailece ve tüm köyümüzle 1 haftada
köyümüzü boşaltarak güneye geçip Bihere
Kampına geldik.
4-Ne zaman ve nasıl
yaralandınız?
1993 Kasımında köyümüzde TC
ordusunun attığı havan toplarından
dolayı yaralandım. O havan atışlarından
sadece ben ve annem yaralandık.
Annem başına aldığı bir parçayla
yaralandı. Bende gözüme, bacağıma ve
ayağıma aldığım parçalarla yaralandım.
Sağ gözüm artık görmüyor. Parçalarda
hala vücudumda var. Daha sonra hem ben,
hemde annem tedavi için Ankara'ya
gittik. 1 yıl sonra da köyümüzü tamamen
terk etmek zorunda bırakıldık..
5-Yaralanma anındaki
duygularınız nelerdir?
Tabi
insan her şeyi hissediyor. O
anı anlatmak benim için çok zor. Ama
insan o an ölümü de düşünüyor. İnsanın
kanının bir bomba parçaşı yüzünden
akması insana her şeyi düşündürüyor. Ama
yine de tercihimiz yaşamak isteminden
yana olacaktı.
6-Halktan bir gazi olarak
insanların size yaklaşımını nasıl
buluyorsunuz?
İnsanlardan yeterince
olumlu bir ilgi ve yaklaşım göremedim. Yaklaşımlar
sadece hizmet şeklinde olmamalıydı.
Örneğın ihtiyaçlarimi pek gideremedim.
Bu sebeple olumludur demem doğru olmaz.
7 -Günlük olarak yaşamınızda
yaralanma durumunuz size psikolojik
olarak nasıl bir etkide bulunmaktadır?
Hayır olumsuz bir psikolojik
durum yaratmadı. Bu durumumu kimin
yarattığımı iyi biliyordum. TC devleti
bizi bu hale getirmişti. Onlar bizi
bombalamıştı. Yine neden
bombalandığımızı da iyi biliyoruz.
Sadece onlara bir kızgınlığım var. Fakat
yaralanmayı da bu mücadelede bir onur
olarak görüyorum.
8-Ekonomik olarak geçim
kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna
katkıda bulunuyormusunuz?
Eğer bir
iş varsa kampta
çalışıyorum. Geçimimizi böyle sağlıyoruz.
Yani ekonomik açıdan geleceğimiz pek
garantili değıl.
9-Hem bir mülteci, hem bir
gazi olarak savaş ve barış hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Barış, özgürlük ve demokrasi
istiyoruz. Ama maalesef ateşkeslerimize
cevap bile verilmiyor. Tek taraflı barış
istemi olmaz. Onlarda cevap vermeli.
Önderlik o kadar çaba gösteriyor barış için ama Türk devleti buna hiç
yaklaşmıyor. Ne istiyorlar? Savaş mı?
Biz ona da hazırız. Ama biz inanın bunu
da istemiyoruz. Bu savaşın en büyük
acısını bu kamptaki insanlar çekti hemde
çoluk çocuklarıyla, aşiretleriyle,
köyüyle, kasabasıyla... artik yeter
diyoruz. Bu savaş bitmeli, bu kan artık
dökülmemeli, barış türküleri söylenmeli.
10-Gaziler barış ortamının
gelişmesi için nasıl bir katkıda
bulunabilir?
Siyasi mücadeleyle, demokratik
taleplerle barışa katkıda bulunabilinir.
Demokrasi ve barış istemi güçlü olmalı.
Yaşamda da biz bunu göstermeliyiz.
Tabiki yapacaklarımız her ne kadar
sınırlı olsa da aslında bizleri de
bekleyen çok iş var diyebilirim. Barış
hepimizin ortak isteği. Eminim karşı
tarafın halkı da barış konusunda
duyarlıdırlar. Ama pratikte biz bunu
göremedik. Kendilerini
aktiflestirmeliler.
11-Bir gazi olarak Kürt ve
Türk halkına bir mesajınız var mı?
Türk ve Kürt halkı demokrasi, barış
umudunu güçlendirmelidir. Bunu yaşamda
başlatmalılar. Kürt
sorununa basit yaklaşmasınlar. Kürtler
40 milyondur. Bunu bilmeleri gerekir.
Yine Türk halkı bize kardeş diyorsa
kardeş gibi baksın bizlere, düşman gibi
değil. Bin yıldır Türk halkıyla birlikte
yaşıyoruz. Ama bir türlü birbirimizi
anlayamadık. Neden bizleri kimliğimizle
kabul etmiyorlar anlamadık. Oysa biz
onlari kimliğiyle kabul ettik, hatta
yerimize misafir verdik. Fakat onlar
yerimize de sahip çıktılar. Biz yine bir
şey demedik.
Bizde sizlerle eşit koşullarda burada
yaşayalım dedik. Ama devleti üzerimize
tankla topla geldi. Katliamlar yaptı.
Bir söz vardı. Alma mazlumun ahını çıkar
aheste aheste. Bu sözleri unutmasınlar.
Kürtlersiz bir yaşam Ortadoğu'da olamaz.
Tarih bunun nice örnekleriyle doludur.
12-Bir mülteci gazi olarak
insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Bin
çeşit insan var. Tabi burada
herkes önderliğe ve örgüte bağlıdır.
Bende çok bağlıyım. Bu bağlılığı zaten
mülteciliğimizle gösteriyoruz. Zaten
yaşanılan ambargolarla çok rezalet yaşadık. 12
sene hep baskı ve ambargo gördük.
İskenceden baska bir şey yaşamadık. Aç,
susuz kaldık. Mahmur Kampına kadar
böyleydi. Kısmi de olsa hala böyle. Tabi
bunların tamamen bitmesi çok iyi
olacaktır. insanlardan beklentimden
ziyade insanların bu rezaletten
kurtulmalarıdır. Ben bunu istiyorum.
13-Günlük yaşamda uğraşılarınız şu an
varmı? Varsa nelerdir? (kültürel,
sportif, siyasal anlamda)
Şu
an işim yok. Sadece iş çıktığında
çalışıyorum. Bu ticari anlamda böyledir.
Diğer yandan siyasal çalışmalar ve
tüm eylemliliklere katılıyorum. Spora da
oldukça yabancıyız. Sadece
TV'ler de sporu izlemekle yetiniyoruz.
|