GAZİ FERZENDE MUNZUR ARKADAŞ
 

 
 

.

 

“Barış olmasa her iki halkta kaldıramayacağı bedeller ödemek zorunda kalır.”

Ferzende Munzur

Diyor Gazi Ferzende arkadaş ve ekliyor. Kürtler binlerce yıl Türk halkına ve Türk devletine hizmet etmiş bir halktır. Bunun için Türkiye halkı Kürt halkının tüm doğal haklarından mahrum kaldığını görmeli ve bu temelde elele kardeşlik için birlikte mücadele etmeli ve  çalışmalıdır. Gazi Ferzendeyle yaptığımız röportajı sizlere sunuyoruz.


       1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
Adım Ferzende Munzur. 1970 Qamışlo doğumluyum. Ailede 9 kardeşiz. Ailem çiftçilik, esnaflık ile geçimini sağlıyordu. Ayrıca kardeşlerimin bazıları da okuyordu. Kendimde ilk orta liseyi Qamışlo’da bitirdim.

      2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
1987-1988 yılında mücadeleye katıldım. Katılımımın nedeni Kürt halkının maruz kaldığı zulüm ve sömürgeci devletlerin Kürt halkına karşı uyguladıgı katliam politikasidir. Ayrıca ailemden bazı aydınların olması, yurtsever ve PKK mücadelesiyle ilişkili olması da mücadeleye katılmam üzerinde etkili olmuştu. Ben katılmadan önce öğrenci olduğum için Kürtlerin yaşadığı durumu anladım, bunun için özgür ve bağımsız bir Kürdistanın hayaliyle mücadeleye katıldım.

      3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
1992-93 yılında Dersimde üslenme yerimizin üzerine çığ düşmüştü. Bizde yerimizi değiştirmek zorunda kaldık. kar’da yürürken her iki el ve ayaklarımın parmakları yandı. Tüm parmaklarım kesilmek zorunda kaldı..

      4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Mücadeleye katılmadan önce savaşla ilgili kitaplar okumuştum. Bu yönlü bazı bilgilerim vardı. Ama kar’da çığ altında kalacağımı ve kar yürüyüşü sırasında el ve ayaklarımın yanması sonucunda gazi olabileceğimi hiç düşünmemiştim ve böyle bir durumu hesaplamamıştım. Çünkü benim büyüdüğüm bölgede fazla kar yağmıyordu ve dağ koşullarıyla ilgili hiçbir bilgimde yoktu. Savaş sırasında şehit düşebileceğmi ya da yaralanıp sakat kalabileceğimi hesaplamıştım ama doğal afet sonucu sakat kalabileceğimi hiç düşünmemiştim.

      5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır mısınız?
Ilk yaralandığımda Önderlikten aldığım düşünceler bana güç veriyordu. Halkım ve dünyadaki diğer mazlum halklar için kendime hedef koyduğum sorumlulukları yerine getiremediğim için çok üzgündüm ve kendimi çok ezik hissediyorum. Yaralandığım anda ölmeyi istedim. Hatta artık ben işlevsiz olmuş, hiçbir şeyi yapamayacak duruma düşmüştüm hissene kapıldım. “Arkadaşlarımın üzerinde yük oldum ölsem daha iyidir” şeklinde karışık bir psikolojiyi yaşadım. Zaman zaman intihar etmeyi bile düşündüm. Fakat zamanla mücadele arkadaşlarımın ve halkımın verdiği değerlerden çok güç alarak bilimsel bir mantıkla yaşama bakışımı değiştirmeye çalıştım.

      6- -Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?           

Yaralandıktan bir yıl sonra tekrar Önderlik sahasına gittim. Orada Önderlik bana çok yardımcı oldu, güç verdi. Gittikçe mücadelenin sadece silah ve fiziksel bir emek olmadığını, en büyük mücadelenin düşünce savaşı olduğunu öğrendim. Önderlik bana; “ben hiç silah kullanmadan ideolojik düşünce mücadelesi veriyorum, böyle mücadele verebilecek arkadaşlara ihtiyacim var” diyerek bana doğru olan yolu gösteriyordu.

      7-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Normal yaşamda fiziki ve pratik konularda zorlanıyorum. Kendi bireysel ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum ama diğer pratik çalışmalara hiç katılamiyorum. Arkadaşlarım çalışıp yorulurken bende onlara yardımcı olamadığım da kendimi ezik hissediyorum.

      8-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
     
Bir gazi olarak normal günlük yaşamda bulunduğum her ortam bana çok anlayışlı yaklaşılıyor, gereken yardım sunuluyor, bu yönlü herhangi zorlandığım bir durum yok. Yalnız mücadele konusunda Önderliğin ve halkımıza karşı herkesin üzerine düşen sorumlulukları doğru bir şekilde yerine getirme noktasında beklentilerim var.

      9-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
Savaşın iyi bir şey olmadığını herkes biliyor. Ama özgürlük ve demokrasi önünde tüm yollar kapatıldığında savaşı bir zorunluluk olarak görüyorum. Yalnız savaşırken savaş kanunlarının dışına çıkmamak gerekir. Örneğin sivil insanlara ve doğaya zarar vermemek kaydıyla savaşmak gerekiyor. Barış tabiki savaşan önce her insanın arzusudur. Çünkü hiç kimse ölmek istemez. Savaş ve barış birbirine bağlı olgulardır bence. Ki bildiğimiz her savaşın sonu mutlaka barış olmuştur. Bizim 18 yıllık savaş mücadelemizde artık bir barış kapısına gelmiş durumda. Bu savaşın sonucudan hem Kürt hem Türk halkı da büyük bedeller vermiştir. Halkımız barış çığlıklarıyla meydanlarda isyan ediyor. Artık daha fazla savaş tahribatlarına tahammülü kalmamış. Bu savaşın daha fazla tahribatlara yol açmamasi için, daha büyük bedellere kapılar açılmaması için mutlaka bir diyaloğun, bir barışın olması gerekiyor. Bu yönlü bir barış olmasa her iki halkta kaldıramayacağı bedeller ödemek zorunda kalır. Türk halkı ve devleti bu riski görüp halkımızın barış taleplerine cevap vermesini istiyorum.

      10-Gaziler için söyleyeceğiniz bir mesajınız varmı?
Bir gazi olarak savaşın en büyük mağduru gazi insanlar olduğunu düşünüyorum. Ben bu savaşta her iki el ve ayaklarımı kaybettiğim için savaşın bedelini vücudumun parçalarıyla ödemiş bir insanım. Bunun için savaşın olumsuz sonuçlarını yaşadığımı da çok iyi biliyorum. Savaştan en fazla zarar gören halk ve çocuklardır. Devleti yöneten insanların çocuklarına zarar gelmiyor. Bunun için tüm gazi insanlar savaşın mağdurları olarak savaşın bir an önce son bulması için barışın sağlanması için çalışmalı. Benim başıma gelenin, hiç kimsenin hatta düşmanımın başına bile gelmesini istemiyorum.

      11-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
Kürt ve Türk halkına mesajım barış ve özgürlük temelinde kardeşçe birlikte yaşamalarıdır. Hiçbir şey kardeşçe yaşamaktan güzel değildir. Kürtler binlerce yıl Türk halkına ve Türk devletine hizmet etmiş bir halktır. Bunun için Türkiye halkı Kürt halkının tüm doğal haklarından mahrum kaldığını görmeli ve bu temelde elele kardeşlik için birlikte çalışmalıdır.

      12- Şimdiki uğraşılarınız nelerdir? (kültür sanat sportif vb)
Şu an bende siyasal çalışmalar içindeyim. Onun dışında bir uğraşım yoktur.  

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com