| |
GAZİ
FERHAT DERİK ARKADAŞ
|
|
Bir savaş ne
kadar uzun sürerse sürsün sonuçta barış olacaktır.
Gazi Ferhat arkadaşta 17 yaşında
mücadeleye katılıyor. O da; Hangi savaşın gazisi olursa olsun
savaşa karşı aynı duyguyu yaşadığını, hep barış yanlısı
olduğunu, bu sebeple tüm gazilerin savaşın değil barışın
temsilcisi olması gerektiğini söylüyor.Gazi Ferhatın
röportajını sunuyoruz.

1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
İsmim Ferhat. 1980 yılında Suriye Kürdistanın da Derikte
doğdum. Ailem çiftçilikle geçimini sağlıyordu. Toplam 6
kardeşiz. Lise 2. sınıfa kadar okudum.
2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl
katıldınız?
1993 sonlarında parti saflarına katıldım. Katılmamın nedeni aile
çevresindeki şehitlerden etkilenerek olmuştu. Katılmadan önce
öğrenci çalışmalarında yer alıyordum. Bir süre sonra bu
çalışmanın yeterli olmadığının kanaatine vardım ve en doğrusu
mücadeleye katılım kararını verdim. Bu temelde mücadeleye
katıldım. Mücadeleye katıldığım süreçte benim bulunduğum bölgede
parti çalışmaları çok yoğundu ve çevre halkının üzerinde olumlu
bir etki yapıyordu. Yani o dönemde Botanda yaşanan savaş ve
halk serhıldanlarının sıcaklığı benim bulunduğum Derik
bölgesinin üzerinde çok etki yapmıştı. Bu da halkın her konuda
mücadeleyle hareket etme ve bu temelde ayağa kalkmasına neden
oluyordu. Bende o dönem mücedeleye katılmayı daha doğru buldum.
3-Hangi tarihte ve nerenizden
yaralandınız
1997 yılının 27 Kasım ayında, parti kuruluşunun yıl dönümünde
sol ayağımdan mayına basma sonucunda yaralandım ve Gare
bölgesinde eyleme esnasında mayına basıp sol ayağımı bileğimin
üstünden kaybettim.
4-Mücadeleye katılmadan önce
yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Mücadeleye katılmadan önce her ne kadar savaşın acı boyutuyla
iligili bilgi sahibi olsamda daha çok şehit düşeceğim aklımdan
geçiyordu. Ama ayağımı kaybedip gazi olacağımı hiç
düşünmemiştim.
5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır
mısınız.
İlk yaralandığımda daha yaram sıcaktı, yaralandığımın farkında
değildim. Tek düşüncem eylemimizin başarılı olmasıydı. Bunun
için çaba gösteriyordum. Mayına basıp yaralandığımda yere
düşmüştüm ama halende yaralandığımın farkına varamamıştım.
Bisiving güllesi yanımda patladığı için onun basıncından dolayı
yerden kalkamıyordum. Yaralandığımı öğrenince eylemimizin
başarılı olması için arkadaşların benimle uğraşıp eylemin sabote
olmasını istemiyordum. O eylemde benle Kawa adında bir arkadaşla
ayaklarımızı kaybetmiştik. Eylemimiz başarılı sonuçlanmıştı ama
bu arada çok kan kaybettiğim için ölümle yaşam arasında gidip
geliyordum. Aynı eylemde amcamın oğlu da vardı. Garip gelecek
ama amcamın oğluna son vasiyetlerimi bile söylemiştim.
Önderliğe ve aileme selamlarımı iletin şeklinde vasiyet
ettiğimi hatırlıyorum. İlginç olan ayağım bileğimin üstünden
kopmuştu ve ayağım dize kadar yanmıştı ama soluna hiçbir şey
olmamıştı.
6- -Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma
psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
İlk savaş dışı kalıp gazi olmam bana zor geliyordu. Özellikle
tedavi sürecinde bir türlü kabullenemiyordum başıma gelenleri.
Gerilla saflarına ilk geldiğimde Önderlik bana demişti ucuz
ölmeyesin. diye. Önderliğin bu sözü bana çok güç veriyordu.
Tedavim biter bitmez basın çalışmalarına düzenlemem oldu.
Çalıştıkça işlevsizlik psikoljisini atlatıyordum. Bir gazi
olduğum halde sağlam olduğum süreçteki gibi mücadelemizin
çizgisinde çalışma iddiamı koruyorum. Kısacası bir gazi
psiklojisiyle değil sağlam bir insan gibi her konuda çalışma
kararlığı ve pratiğindeyim.
7-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız
noktalar nelerdir?
Normal yaşamda her konuda zorlanmıyorum. Ama savaşa katılmada
zorlandığım için zoruma gidiyor. Günlük yaşamda bir banyodan
tutalım her çalışmanın zorlukları var. Adımımızı atarken bile
sakat olduğumu farkediyorum. Bunun karşısında mücadele inancım
ve bunu uğruna çalışma kararlılığım tüm zorlukların üstesinden
gelmemi sağlıyor.
8-Bir gazi olarak insanlardan
beklentileriniz nelerdir?
Bir gazi olarak insanlarda iki şekilde beklentim var. Birincisi
benim fiziki durumuma çevrenin acıma duygusuyla yaklaşmaması.
İkincisi yine düşünce ve yetenek anlamında fiziğimin gerekçe
yapılmamasıdır. Çünkü herşey fizikten ibaret değildir. Bir insan
gazi olduktan sonra düşünsel, siyasal ve mesleki çalışmalarda
yoğun bir şekilde katılım sağlayabilir.
9-Savaş hakkında ne
düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
Geçmişten beri savaşa hiçbir zaman sıcak bakmıyordum . Çünkü
savaş ölümü, yıkımı, yaşamı bozmayı kendisiyle beraberinde
getiriyor. Bunun için savaşa kutsal gözüyle bakmıyorum. Ama
bizim halkımız sömürüldüğü için halkımızın üzerinde devletin çok
yoğun baskıları olduğu için ve Kürt halkına karşı savaşsal bir
siyasal politikası olduğu için yani özgürlük ve barışa hiçbir
seçenek bırakmadığı için, savaşı;onurumuzu koruma halklara
barış ve özgürlük yaşatma sevdasından vazgeçmeme gibi tek savaş
seçeneğiyle karşı karşıya kalmış olduğumuz için bu savaşı
gerekli görüyorum.
10-Gaziler için söyleyeceğiniz bir
mesajınız varmı?
Savaş sonucunda en çok mağdur olan gazi insanlardır. Çünkü
canından bir parça veriyor. Gazi olmayan bir insan çok fazla
savaş tahribatlarının farkına varmayabilir ve her saat savaşın
kendisiyle birlikte getirdiği olumsuzlukları hissetmez. Hangi
savaşın gazisi olursa olsun savaşa karşı aynı duyguyu yaşar ve
hep barış yanlısı olur. Yani kısaca tüm gaziler savaşın değil
barışın temsilcisi olmalıdır. Mesajım budur.
11-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız
varmı?
Kürt halkı her ne kadar bu savaşı istemeyerek yapıyor ve bunun
ağır bedelini olarak verdiği şehitler olmasına rağmen demokrasi
ve barış mücadelesini de her şeye rağmen sürdürüyor. İntikam
duyguları yerine barış ve kardeşlik sloganlarıyla mücadelesini
sürdürüyor. Türk halkınında milliyetçi duygularla değil
kardeşlik temelinde Kürt halkıyla birlikte barış ve özgür içinde
yaşama mücadelesine aktif olarak katılmalıdır. Çünkü bu savaşın
acı tahribatlarını Kürt halkıyla beraber Türk halkı da
yaşamıştır. Bir savaş ne kadar uzun sürerse sürsün sonuçta barış
olacaktır.Bu savaş uzun sürdüğü takdirde de hem Kürt halkı hemde
Türk halkı çok büyük zararlar görecektir.
12-
Şimdiki uğraşılarınız nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
Şu an bende siyasal çalışmalarımı yürütüyorum. Fiziki durumumdan
dolayı benim için en uygun alanın bu olduğuna inanıyorum.
|