GAZİ DİLOVAN GABAR ARKADAŞ
 

 
 

.

 

“Aynı Futbol Kulübünden Bir Türk Arkadaşım Benden Önce Mücadeleye Katılıp Şehit Düştü. Bunu Unutmam Mümkün Değil”

 dilovan.jpg

Gazi Dilovan arkadaşta mücadeleye 16 yaşında katılıyor ve 20 yaşında ayağını kaybediyor. Gazi Dilovan arkadaş; en sevdiği arkadaşının bir Türk olduğunu ve bu mücadelede şehit düştüğünü, bu nedenle Türk halkınında Kürt halkıyla bir olup bu kirli savaşa son vermeleri gerektiğini, artık insanların ölmemesini istediğini belirtiyor. Bu röportajımızı da sizlere sunuyoruz.

 

1-Bize kendinizi tanıtır mısınız?
1975 Siirt Eruh doğumluyum. İsmim Dılovan Gabar’dır. 9 kardeşli, yurtsever özellikleri olan bir aileden geliyorum. Orta 2. sınıf terkim. Ortaokulu Mersin’de okumuştum. Yine burada doğdum, büyüdüm.

  2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
1991 yılında Mersin’den mücadeleye katıldım. Mücadeleyi de 1989’da tanımıştım. !979’dan beri de ailem tanıyordu. Amcamın cezaevine girişi, çıkışı arkadaşların evimize gidiş gelişi bende etki bırakıyordu. Genel serhıldanlar, gençliğin yoğun sempatisi ve en yakın arkadaşım olan Türk asıllı bir arkadaşımın benden önce mücadeleye katılıp şehit düşmesi benim katılımımda en belirleyici etken oldu. O sıralar 40 kişilik büyük bir grupla kırsal alandaki mücadeleye katıldım.

 3-Hangi tarihte ve nerenizden yaralandınız?
1995 yılında Botan Gabar’da yaralandım. mayına basma suretiyle ayak bileğimin üzerinden sol ayağımı kaybettim. Yine hala başımda parçalar var.
 

4-Mücadeleye katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Tabi her şeyi göze alarak mücadeleye katıldım. Ölümü sakatlanmayı göze alarak gelmiştim. Aklımdan bu tür şeylerde geçmişti ve her şeye hazırlıklıydım.

 5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır mısınız?
Biz 5 kişilik bir grupla karakol keşfini yapıyorduk. O sıralarda da 5. kongre de bitmişti. Bizde Mave tarafına geçmiştik araziyi tanıyanda benle bir arkadaştı. 3 günlü bir keşif yapmıştık. Bu işle doğrudan ben ilgileniyordum. Sabah saatin 5’ydi. Tarih 15 hazirandı. Karakolla aramız 200 metreydi. Bende tepeye doğru gittim. İşte o gidişte yolda  birden kendimi havada  uçmuş sandım. Ve topuğumda mayının patladığını anladım. Ve cihazla diğer arkadaşlara haber verdim. Askerler uyanıp bizlere havan attılar rastgele. O sıra ben hemen yaramı bağladım. Ve yanımdaki 4 arkadaşta bana yardım ettiler. Ben onların yardımıyla 40 dakika yürümek zorunda kaldım. ve noktaya ulaşmıştık. Aşırı kan kaybıyla ben bayıldım. 6 ay o yaralı halde Gabar’da kaldım. Burada tedavimi oldum. Ama 6-7 gün geçmişti. 19 Kasımda Gabar’dan çıkıp Haftanin’e geldik. 24 Aralık’ta da Önderlik sahasına geçtim.

 6-O anki duygularınız nelerdi?
Yaralanma anında ilk önce hayallerim yani ütopyalarım aklıma geldi. Artık her şeyden kopmuş hissediyordum kendimi. Benim için savaştan kopmak yaşamdan kopmaktı. O zamanlar öyle düşünüyordum. Keşke ölseydim de sakat kalmasaydım mantığı ilk önce vardı. Ama tabi ki bu mantık yanlıştı. Ve şimdi bu halimle daha fazla işler yapabiliyorum.
 

7-Savaş dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl yaşıyorsunuz?
İlk başta her şeyden koptum diye düşünüyordum. Ama Önderlik sahasında 5 devre kalıp hem tedavi hem de eğitim aldım. önderliğin yoğun çabaları ve gaziler üzerinde çözümlemeleri bana çok büyük güç verdi. İnsan fikren sağlıklı oldu mu vücudunda parça da kaybetse de her şeyi yine de yapabilir. Ben bunun üzerinde çok yoğunlaştım. Yaralanmam 10 yıl oluyor. Sağlam bir insanın yaptığı her şeyi bu halimle yaptım. Artık ben yapmam mantığı hiç yok. Dağdaki çalışmalara bile katıldım. O sebeple gazilik psikolojisi beni ilk yaralanmam dışında hiç olumsuz etkilemedi. Gaziliğimi bile ilk gaziler konferansına kadar da kabul etmiyordum. Ama Önderlikten aldığım güçle kendime geldim. Yoksa birey olarak asla ayakta olamazdım. Gazi psikolojisini yaşamak zordur. Başkasının yaptığını yapamamak insanı boşluğa düşürür. Ancak bir gazi gazinin psikolojisini anlayabilir.

 8-Yaşamda fiziki olarak  zorlandığınız noktalar nelerdir?
Fiziki olarak fazla bir zorlanmam yoktur. Daha öncede 7-8 kez yaralanmıştım. Ara sıra bundan kaynaklı rahatsızlıklarımda vardı. Şimdi ayağımın olmayışı tabi protezden dolayı bazı yara ve iltihaplar çıkartıyor ama işlerime fazla engel görmüyorum.

 9-Bir gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Şu ana kadar hiç kimseden ilgilenme beklemedim. Birey olarak hiç kimseden isteme hakkımda yok. Birey olarak hiç kimseden beklentim de yoktur. Bir insan kendisi için bir şey yapmaz ve kendine saygı moral vermezse etrafı da ona bir şey vermez. Önce onlara çalışacağım, sonra onlarda gerekeni göstereceklerdir. Ancak kendimden beklentim olabilir. Bir şey vermek istiyorum. Hep dışardan beklemek istemiyorum. Aksi halde kendimde biterim. Beklentim ve ilgi isteğim yoktu. ama genel için herkes fakrlı düşünebilir. Farklı şeyler bekleyebilir. Bu da normaldir.

 10-Yasadığınız ortamda ihtiyacını duyup ta gereğinin yerine getirilmesini istediginiz şeyler nelerdir?
Bir insanın bir parçası gittiğinde elbette ki her şey zorlaşır. Aslında ben ayağımın değil de başka bir parçamın gitmesini istiyordu. Çünkü kendimi tanıman bunun böyle olduğunu gösteriyor. Bir şey isteyemem. Bir şey istersem bitmişim gözüyle bakarım kendime. Devrime bir şey vermek gerekir. Bir şey istemek değil. Devrimci insan hep verir, ama almaz. Bu her yaş için geçerlidir.

 11-Geriye dönüp baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?
Mücadeleden önce ben futbolcuydum. Hemde resmi olarak Mersin İdman Yurdu futbol kulübü genç takımındaydım. İyi bir futbolcu olmak ilk hayalimdi. Mücadeleyle birlikte komutanlıktan önce iyi bir savaşçı iyi bir örgüt yürüteni, militanı olmak isterdim. Ve her zaman da şimdi de bunu esas alıyorum.

 12-Savaş hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle ilişkisini değerlendirilmesi)
Savaş insanın aklına ölümü getirir. Öl öldür mantığı vardır. Vahşet acımasızlık , ölüm, yıkım, kötülük vardır. Savaşta iyi de kötü de gidiyor. Bu sebeple savaş kötü bir şeydir. Mecbur olmasak savaşmazdık. Meşru savunma temelinde kimse sana saldırmazsa sende saldırmazsın. Ama saldırırsa sende kendini korumak hakkına sahip olursun. Özgürlüğe ulaşmak için bir araçtır. Savaş Kürt halkı için Kürtler özgürlüğü hiç tatmadılar, tadına varamadılar. Ama artık doya doya bunu yaşamak istiyorlar. Bugüne kadar biraz ayakta kaldılarsa savaştıkları ve Önderliğe inandıkları içindir. 20 yıllık bir mücadele onları ayakta tuttu. Her savaşın sonunda barış olur. Barış karşındaki gücün sahibine bağlıdır. Önderlik büyük savaşlar büyük barışları da yaratır diyordu. Bizim mücadele de son yüzyılın en büyük savaşıdır. Bunu sadece biz değil tüm dünya söylüyor. Bu demektir ki barışımızda çok büyük olacaktır. Bizler barışı istiyoruz. Savaşı değil. Mücadele enternasyonalist bir harekettir. Her halktan insanlar var. İçimizde şehitleri de olmuştur. İşte böyle bir mücadele başaracaktır. Bu mücadeleye hem aktif hem gönül verenlerde barış için ne gerekiyorsa yapmalıdır. Biz bunun ilk yürütücüleri olacağız.

 13-Gaziler için söyleyeceğiniz bir şeyler varmı?
Genel olarak gazilerin sakatlıkları kirli savaşın meyveleridir. Bu dünyadaki her gazi için geçerlidir. Gaziler ütopyaları ve halkı için parçasını verdi. Ve onlara da sahip çıkılması gerekir. Gaziler kendi dernek ve vakıflarını açmalıdır. Yoksa gazi psikolojisini yaşamak hoş değildir. Yeni doğan bir çocuk gibi beklemek yanlış olacaktır. ama gazilerde de acınası yaklaşmak ta çok kötüdür. İlgi duymak çok gereklidir. Özellikle Kürt halkı gazilerine daha iyi sahip çıkması gerekiyor. Gazilik gerçeğini ancak yaşayan bilir.
 

14-Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
Türk halkına mesajım şu olacaktır. yıllarca aynı topraklarda beraber yaşadık. Yüzlerce, binlerce Türk genci de hareketimizin içindedir. gelin onlar gibi sizde elimizden tutun ve bu kirli savaşa hep beraber son verelim. Kürtlerle bir olmalı. Artık acı çekilmesin, canlar yanmasın. Bugün Kürt halkı acı çekiyor, yarın Türk halkı da acı çekmesin. Başkaları sorunlarımız çözmesin. Gelin birlikte Türk ve Kürt halkı olarak çözelim bu sorunumuz. Başkaları ancak işleri karıştırabilir. Aynı futbol kulübünden bir Türk arkadaşım benden önce mücadeleye katılıp şehit düştü. Bunu unutmam mümkün değil.

 15- Şimdiki uğraşılarınız nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
tabi siyasal çalışmalar içindeyim ve 10 yıldır da çok çalışıyorum. Halkla ilişkiler, toplantılar, yürüyüşler, meclis çalışmaları gibi işlerde çalışıp mücadeleme de katkı sunuyorum. Kendimi boşta bırakmıyorum.

 16-Spora ilginiz varmı?
Sporla aram süperdir. Zaten eskiden futbolcuydum. Futbolu da en büyük hobimdir. Ve tuttuğum takım da Galatasaraydır.
                                                   

 

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com