|
.
"Savaşsız
bir dünyada yaşamak istiyoruz"

Gazi Dılgeş'te 2006 yılında mayına basarak yaralanıp
sağ ayak parmaklarını kaybeden bir arkadaşımız.
Dünyadaki tüm gazileride kapsayacak bir röportaj
bölümünde yazdığımız sözleri sizlere sunuyoruz. Gazi
Dılgeş arkadaş; "Dünyadaki tüm ülkelerin gazilerinin
uluslararası gerici sermaye kurumlaşmalarına karşı
ezilen halklar çıkarına kendi öz, evrensel, uluslararası
kurumlaşmalarını, Barış Gazileri öncülüğünde bunu
gerçekleştirmesi gerektiğini, bu kötü niyetli
insanlardan dünyamızı savaşsız, eşitçi ve özgürlükçü bir
cennete dönüştürmesini ve dünyayı bir ekolojik
felaketten korumak için dünyanın tüm gazilerinin bir tek
çatı altında bu küresel emperyalizme karşı birleşmeye
bir çatı altında toplanması gerektiğini" belirtiyor
1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?
İsmim Dılgeş Zap 1977 Hakkari doğumluyum. 9 kardeşli bir
aileden geliyorum. Ailem yurtsever özelliklere sahip bir
ailedir. Öğrenim durumum lise terktir.
2-Mücadeleye ne zaman ve nasıl katıldınız?
1993 yılında Çiyaye Reş alanından mücadeleye
saflarına katıldım.
Dört arkadaşla mücadeleye katılmıştım. Ben daha çok
1990'lardaki serhıldanlar ve düşman baskılarına karşı
tepki duyarak mücadeleye katılmıştım.
3-Hangi
tarihte ve nerenizden yaralandınız?
Asıl bu yaralanma 9 Haziran 2006 yılında oldu. Mayına
basmıştım. Sağ ayağımın 5 parmağını da kaybettim.
4-Mücadeleye
katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza
geliyormuydu?
Aklıma tabiki gelmiyordu. Savaş gerçekliğinden uzaktık.
Sadece duygusal bir katılım vardı. Yani şahadet
vardı ama yaralanma olmayacaktı. Her şeyi burada
yaşayarak anlamaya başlamıştım. Yani insanın şahadeti farklı, bir parçasının giderek yaşamını eksik bir
vücutla devam ettirmesi farklı bir şeydir. Şimdi biz o
farkı yaşıyoruz. Her türlü yaralanma gelirdi ama bu tür
bir yaralanma hiç aklıma gelmemişti. Herhalde toplumun
bir bakış açısımı, yoksa bizim kabul edemeyeceğimiz bir
realitedenmi kaynaklı bunu bilemiyorum.
5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatımısınız?
Yaralanmadan önce düşman bizi kobralarla vurmuştu.
Hayvanalarımız kaçıp gitmişti. Ertesi sabah bir arkadaşla gelmeyen arkadaşlarımızı karşılamaya
gidecektir. Biraz bir noktada durduk. Ben yanımda yeni
olan arkadaşı
orada bırakıp kendim biraz yürüyünce dikkat etmeden
mayına basmıştım. Ayağımda ne ayakkabı, ne de çorap
kalmıştı. Yanımdaki arkadaşa bağırdım ama beni duymadı.
Bu sebeple kendi tedavimi kendim yapıp daha sonra
arkadaşlarla bağlantı kurdum. Sonrasında arkadaşlar
derhal bana yardıma geldiler. Öbür arkadaş mayın
patladığında bunu havan zannedip
kendisini güvenli bir yere, sağlama almıştı. Daha sonra
arkadaşlar beni sedyeyle alıp Kinyaniş'e tedaviye
götürdüler. İlk müdahale orada oldu. Kan akışı sürekli
olduğu içn ayağımı kesmediler. Daha sonra beni Duhok'a
ve sonrasında Çemço'ya götürdüler. Sonrasında da
Hewler'e gelip burada ayağım kesildi ve tedavimde
tamamlandı. 25 gün burada kaldım.
6-Savaş
dışı kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl
yaşıyorsunuz?
Ciddi, olumsuz bir psikoloji bende yaşanmadı. Zaten
fazla bir kaybımda olmadı. Ben tekrar o yüzden
dağlara dönmek istiyorum ama önce iyileşmem gerekiyor.
Diğer yandan tabi eskisi gibi olamayacağım ama burada
artık üzülmüyorum. Yapabileceğim çok şeyin olduğuna
inanıyorum. Yaralandığım yerin fazla ağır olmaması
biraz benimde şansımdı. O nedenle mücadelede
halen aktif olabilirim. Normal bir insan fiziği olmasa da ona
yakın bir duruşla çok şeyler yapabilmenin düşüncesi bile
beni rahatlatıyor. Çok daha kötü yaralanan arkadaşlar
var yanımda, tabi onların psikolojileri daha derin
oluyor ama bizdeki mücadele anlayışı ve ortaya çıkardığı
zemin düşünüldüğünde öyle bunalımlı
arkadaşlara asla rastlayamazsınız. Bu durumumuz hem
bizler hemde bize inanan halkımız için onur verici bir
şeydir. Bu da olumsuz psikolojilere girmemizi
engelliyor. Halkında bize karşı ilgisi ve saygısı
oldukça buda bizi sevindiren başka ama en değerli bir olgu oluyor.
7-Yaşamda fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Ayağımın dışında fiziki olarak zorlandığım bi nokta
yok. Ayak tabiki beni zorluyor. Ama çok da ciddi bir
zorlanmayı bende yaşatmıyor. En azından ayağımın topuğu
hala sağlamdır.
8-Bir
gazi olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Ben tabi insanlardan beklentim var. Kendi toplumsal ve
halk gerçekliğimize baktığımızda bu böyledir. İnsanlar
kendi öz varlıklarına, mücadeleye sahip çıkması
gerektiğne inanıyorum. Mücadele ve Önderliğe sahip
çıkmaları çok önemlidir. Uluslararası komplo var ve buna
karşı sağlam bir duruşta olmalı. Böyle bir beklentimiz
var. Bunun yanında halkımızda aslında çok duygusal bir
halk olduğu için bize çoğu zaman acıma duygusuyla
yaklaşıyorlar. Burada bizde zorlanıyoruz. Böyle
yapmamalıdırlar. Onlara zatan nasıl davranılması
gerektiğini anlatıyorum.
9-Savaş
ve barış hakkında ne düşünüyorsunuz?
Savaşsız bir dünyada yaşamak istiyoruz. İnsanlık
tarihinde savaş çok acılara, tahribatlar yol açmıştır.
Günümüz koşullarında ise hem ezilen halkların hemde
ezilen diğer toplumsal kesimlerin kendi kaderini tayin
hakkı savaşla oluyor. Savaş bize dayatılan bizimde hiç
arzulamadığımız bir yol oldu. Haklarımızı almanın yolu
olarak savaşmak bizler için kaçınılmaz bir gerçek
olmuştu. Mecburduk bu yola. Kendi haklarımız için bunu
yapmak gerekiyordu. Bu temelde savaş anlamlıdır. Yani
Önderliğimizin dediği savaş halkın vazgeçilmez talepleri
karşısında yapılırsa doğrudur. Bizler için bu sözler
esastır. Mücadelemizde bu yönlü haklı bir mücadeledir.
Yoksa diğer dünya savaşları gibi emperyalist çıkarlar
uğruna kurban edilen insanlar için o savaş bir
cinayettir. Tabi buna rağmen diğer yanıyla savaşa karşı
durulmalıdır. Savaşı kendi mücadele doğrultusunda haklı
görüyoruz. Ya teslimiyet ya da savaşla haklarımızı
alacaktık. Bizde öyle yaptık. Bu acılardan sonra barışın
gerçekleşmesi hem Türk, hem Kürt halkını
sevindirecektir. Savaşımız barış içindir. Barışı ancak
böyle temellendirebiliriz.
10-Ülkede
ve tüm dünyadaki gazilere mesajınız nedir?
Öncelikle ülkedeki gazi arkadaşlarım için Önderliğin
"gaziler yaşayan şehitlerimizdir" sözü var. İnsanlar bu
sözü dğru değerlendirdiklerinde mücadeleye daha çok
sahip çıkacaklardır. Halkımızı ve örgütümüzü doğru
temellerde sahiplenmek gerekir. Bu savaşta büyük
bedeller ödendi. Kendisinden bir parça veren gaziler bu
mücadeleyi en fazla sahiplenmesi gereken örgüt
kesimidir. Tüm dünyadaki gazilerde bunun bilinciyle
hareket eden bir savaş karşıtı hareketi
oluşturmalıdırlar. Barışı mutlaka bu kesimler
yaratacaktır. Dünyadaki tüm gazilerden bir barış ordusu
niye kurulmasın. Marksın işçi sınıfına meşhur bir
çağrısı vardı. "dünyanın bütün ülkelerinin proleterleri
birleşin" diyordu. Bizde bu sözü günümüze uyarlayarak
"dünyanın bütün ülkelerinin gazileri birleşin ve barış,
demokrasi, özgürlük için geniş bir çatı altında evrensel
kurumlaşalım" diyoruz. Emperyalizmin ve kapitalizmin
küreselleşen Dünya Bankası, IMF, OECD, G8 gibi
uluslararası kurumlaşmalarına karşı bizlerde sermaye
cephesinden değil ezilen halklar çıkarına kendi öz,
evrensel, uluslararası kurumlaşmalarımızı Barış Gazileri
öncülüğünde gerçekleştirelim ve bu kötü niyetli
insanlardan dünyamızı savaşsız, eşit ve özgürlükçü bir
cennete çevirelim diyoruz. Cenneti öte dünyalarda değil
ancak bu dünyada yaratabiliriz diyoruz. Her gün yeniden
yarattığımız dünyaların altında ezilmek yerine bir
ekolojik felaketin eşiğine getirilen dünyamızdaki bu
cenneti yaratacak kendi özgücümüzü görmek ve harekete
geçirmek daha doğru olacaktır.
11-Kürt
ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
Kürtler için söyleyeceğim şu. Herkes kendi öz iradesi ve
öz kimliğine sahip çıkmalı ve birlik beraberliği için
mücadele vermeliler. Türk halkıda her zaman her yerde
Kürt halkıyla eskisi olduğu gibi birlikteliğini
yakalamalıdırlar. Kürt halkı sayesinde Kürdistan ve
Anadolu'da kendilerinin ayakta kaldığını
unutmamalıdırlar. Bizler parçalanmaktan yana değiliz. Bu
temelde ideolojimizi geliştiriyoruz. Aksi durumda zoraki
ayrılık olacaktır. Kürtleri kabul etmek şarttır. Bunu
destekleyenlerinde olduğunu biliyoruz. Ve bu kesimleride
bizler destekleyeceğiz.
12-Şimdiki uğraşılarınız nelerdir?
Şu an ciddi bir çalışma yapmıyorum. Hala tedavim
sürüyor. Şu an kitap okuyup yoğunlaşıyorum. Kitapları
çok seviyorum. Tedavi sonrası yine geldiğim alana
gitmeyi düşünüyorum.
|