|
.
İNSAN NE İÇİN MÜCADELE ETTİĞİNİ İYİ BİLMELİDİR
Gazi Cuma Andok arkadaş mücadeleye katıldıktan kısa bir
süre sonra sağ elinden yaralanıyor. Okul yıllarında
hareketi tanıma imkanı oluyor ,
Türk
devletiınin Kürt toplumun üzerindeki yok etme ve
ezdirme politikasını ve PKK hareketinin üzerindeki imha
ve saldırıları görerek kabul etmeyerek mücadeleye
katılma kararını verir, yurtsever bir aile çocuğu olduğu
içinde katılma kararı vermede ailede daha çok etkilici
olur. 1996 da PKK mücadelesine katılır, 1997 de Türk
develtinin sınır operasyonunda bir saldırıda yaralanır.
Tedavisini görüp bitirdikten sonra tekrar HPG
çalışmalarında tekrar yerini alarak çalışmaya başlar
Çalışmalarda ilk başta zorlansa da, yaşama bağlığı ve
yaşamda idealığı büyük olduğu için zorlukların üzerine
giderek başarır..
- Mücadeleye
ne zaman katıldınız katılımınızda temel faktörler
nelerdir?
Lise yıllarında PKKyi tanıdım.
hareketi tanıdıgım yıllarda hareket ve halk uzerınde
yogun baskılar vardı,bir kürt genci olarak bu baskılara
karşı 1996 yılında harekete katılma kararı aldım . Türk
devleti kürt özgürlük mücadelesine ve halkına yönelik
yoğun bir zülüm ve baskı uygulamaktaydı. Ailemin
yurtsever olmasının da yoğun etkisi vardı. Her zaman
yurtseverlik duyguları ile büyüdük. Serhildanlar
dönemiydi ve okul okuyordum. Gençlik örgütlemesinde
yerimi alıyordum. Her zaman katılma arzum vardı ama
imkânlar yoktu. Katılımda çok ısrarlıydım. PKK ye
katılırsam gerçeği bulacağımı düşünüyordum. Bu da
katılımımdan sonra gerçekleşti. Kürt halkı üzerinde
hakaret ve zulmün yürütüldüğünü görüyordum, kabul
edemiyordum ve imkan bulduğum anda PKK ye katıldım.
- Ne zaman,
nerede, nasıl yaralandınız?
1997 yılında güney Kürdistanın
Sîdeka bölgesinde Türk ordusunun Güney Kürdistana
yaptığı bir saldırıda yaralandım.
-
Yaralandığınız andaki duygularınız neydi?
İlk önce arkadaşlar kolumun iyi
olmadığını ve kolumu keseceklerini söylediler. Bu beni
epey etkiledi çünkü savaştan kopmak istemiyordum.
Bulunduğumuz alanda tedavi imkânları fazla yoktu. Ama
ben buna karşı çıktım. Bir kaç ameliyattan sonra kolum
düzeldi.9 ameliyat geçirdim ama tam olarak eskisi gibi
olmadı bu biraz etkiledi. Beni çok fazla olmasa da
fiziksel olarak zorluyor. Bu da beni biraz etkiliyor.
Mesela eskisi gibi çalışmalara katılmak istediğimde
elimde olmadan zorlandığımı söyleye bilirim. Buda
yaşamda zorlacı olduğun dile getirebilirim. Mesela daha
katılımcı bir çalışma da kalmak istiyorsun ama
bakıyorsun ki zorlanma oluyor. Bunun psikolojik ve
fiziksel etkileri oluyor. Daha fazla çalışmak istiyorsun
ama bu fiziksel engel biraz zorluyor. Ama zamanla adapte
olmayı öğreniyorsun ve her çalışmada yerini alıyorsun
daha çok mücadeleni gerçeğini yaşamaya başlıyorsun.
-
Yaralandıktan sonra savaş psikolojisini nasıl ele
alıyorsunuz?
Savaş bence genel anlamıyla
insanlığa aykırı bir şeydir. Bunu yaralandım diye
düşünüyorum değil, genel anlamda savaş yıkıcı bir
olgudur. Yaralanmadan önce kahramanca savaşarak şehit
düşen arkadaşları gördüm. Savaş psikolojisinden uzak
değilim hala savaşın yoğun olduğu bir atmosfer
içerisinde yer alıyorum.. Bizim halk gerçekliğimizden
dolayı, düşmanın baskılarına karşı savaşın dışında
farklı bir imkan bırakılmadığından dolayı savaşıyoruz
Hareketimizin de savaşsız bir biçimde halkların
kardeşliğini esas aldığını herkes bilmektedir. Savaş
bizim için kendini savunmak için mecburi bir araçtır.
Biz kendimizi Savunma savaşı veriyoruz bundan dolayı
yaralanma ve şehide mertebesi bizim için onurdur.
5.
Kürdistan da yürütülen savaşı nasıl ele alıyorsunuz?
Sömürgeci devletler Kürt halkı
üzerinde ahlaka ve hukuka sığmayan kirli bir savaş
yürütüyorlar. Bunu pratik olarak gördüm. Kapitalist
modernite kendi çıkarları için adeta her şeyi mûbah
görmektedir. Bunu özellikle savaşta gösteriyorlar.
Kürdistanda adaletsiz ve hukuk dışı bir savaş
yürütülmektedir. Buna karşı biz bir adalet ve onurun
meşru savunma savaşını veriyoruz.
-
Kürdistan daki savaşlardan en fazla zarar görenler,
gazilerdir bu anlamda gaziler için belirtmek
istediğiniz bir şey var mı?
Ben sadece Kürdistan gazileri için
değil özellikle Türk gazileri içinde bir şeyler
belirtmek istiyorum. İnsan niçin mücadele ettiğini iyi
bilmelidir. Bazı sistemler de zorla savaşlara götürülen
insanlar var. Bu insanlar zorunlu olarak bağlı bulunduğu
ülkeye hizmet için zorla savaşlara gönderiliyor.
Yaralandıktan sonra da epey acı çekiyorlar. Bütün
yaşamları böyle geçiyor. Bence Türk gazileri bizden
değil onları zorla savaşa sürükleyen kendi
sistemlerinden nefret etmeliler. Devlet kendi çıkarları
için onları kullanıyor Türk gaziler örgütlenip bunun
hesabını sormalıdır. Kürdistan gazileri içinde şunları
belirtebilirim. Kendim içinde belirttim zor gelen
yönleri var ama zamanla aşıyorsun. Zorlanmalar olabilir
ama insan daha fazla çalışma istemi olmalı. Ayakları
giden arkadaşlarımız var dağların bütün zorluğuna rağmen
onu aşıyorlar. Bu dağlar da böylesi bir fizikle savaşmak
o kadar da kolay değil ama arkadaşlarımız ona rağmen
asla yılmıyorlar. Bu da bizim hepimize büyük moral
kaynağı oluyor. İnsan neredeyse orada büyük ürünler
ortaya çıkarmalıdır. Bu katılım olur bu örgütleme olur.
Her yerde örgütleme gerçekleşebilir. Örneğin gazi
arkadaşlar şehirlerde de dernekleşmeyi müthiş
örgütleyebilirler. Bu şekilde Önderliğimizin
ideolojisini toplumsallaştırır ve yeni toplumu inşa
etmiş oluruz. Gazi arkadaşlar her çalışma da daha da
aktif olmak zorundadır. Bu savaşın kazanılması en çok da
gazi arkadaşların sorumluluğudur. İnsan bu bilinçle
hareket ederse çok şey kazanılır.
- Bir
gazi olarak halklar için belirtmek istediğiniz bir
husus varmı?
Şüphesiz insanlık bu topraklar da
yeşerdi. Bütün halklar kardeşçe bu topraklar da doğdu.
Bir dönemden sonra büyük savaş ve katliamlar yaşanmış
olabilir fakat sonuçta halkların hepsi kardeştir.
İnsanlık bütün halkların ortak eseridir. Bunun Arap,
Fars ve ya Türk olması o kadar da önemli değil. Kürtler
insanlığın beşiğinde doğmuş ve insanlığa yol göstermiş
barışı istemiş bir halkıdır. Bütün halklar birlikte
yaşamayı esas almalı ve gerçeğe sahip çıkmalıdır.
Milliyetçilikle kimse bir sonuca ulaşamaz. Bu topraklar
buna layık değil bu topraklar kardeşliğe ve birliğe
layık. Ovalar ve dağlar dilleri olsaydi acaba ne derdi
bence artık yeter derlerdi. Bağdat da ve Kürdistan da
yaşananlar insanlığa aykırıdır olan şeylerdir.
- Şuan
içinde bulunduğunuz çalışma nedir?
Şuan askeri çalışmalarda komutanlık
yapıyorum. Yaralanmadan sonra her ne kadar zorlanma olsa
da HPG de kalmak benim için bir onurdur. Elimden
geldiğince de bunu sürdüreceğim.
|