|
.
Türk
Kürt Birliğinin Mutlak Olması Gerektiği İnancını
Taşıyorum

Gazi Azad
arkadaşında iki ayaklarının parmakları yok. Çok genç
yaşlarında gazi olmuş Azad arkadaş da;
Türklerin ortadoğu da yer bulmasında en önemli payın
kürtler olduğunu, Türk ve Kürt birlikteliğiyle tüm
sorunların çözüleceğine inandığını belirtiyor.
1-Bize kendinizi
tanıtır mısınız?
İsmim Azad Silopi.
1986 Silopi doğumluyum. İlkokulu Silopide okudum. Ailede 7 kardeşiz. Yine feodal ve
yurtsever özellikleri taşıyan bir ailedir. Geçimlerini
tarım ve hayvancılıkla sağlıyorlardı.
2-Mücadeleye ne
zaman ve nasıl katıldınız?
1995te Çelik operasyonu vardı. Bizlerde ailece Etruş
kampındaydık.1 sene bu kampta kaldıktan sonra 1996
Nisanında mücadeleye katıldım. Tabi gerillanın savaş ve
yaşam tarzı, yine Önderliğin çağrıları ve konuşmaları
beni çok etkiliyordu. Bende Kürdistan kurulmadan
mücadeleye katılalım düşüncesi ağır basıyordu. Ve
nihayet 5 kişilik bir grupla kırsal alana mücadeleye
katıldık.
3-Hangi tarihte
ve nerenizden yaralandınız?
1998 kışında yaralandım. Sağ ayakta 2 parmak, sol
ayağımda 5 parmağım yok. Yine dizimde parçalar var.
Tedavim şu anda devam ediyor.
4-Mücadeleye
katılmadan önce yaralanacağınız hiç aklınıza gelirmiydi?
Hiç aklıma gelmiyordu. Zaten 11 yaşımda katılmıştım. Çok
heyecanlı ve sevinçliydim mücadeleye katılırken. Şehit
olma ve yaralanma hiç aklımın ucundan geçmiyordu. Henüz
çok küçüktüm çünkü. Ancak yaralandıktan sonra bende bir
bilinç gelişti.
5-Yaralanma anını ve sonrasını anlatır mısınız.
1998 kışıydı. Kar yağışı vardı. Garede büyük bir
operasyon çıkmıştı. 20 bin TC askeri ve peşmergeleriyle
düşman bizi Gareden kesin çıkarmak ve tasfiye
etmek istiyordu. Bunu 3 saatte başarmak istiyordu. Çok fırtına ve soğuk
vardı. Yiyecek ve erzak yoktu. karşımızda KDP ve TC
ordusu vardı. O zaman bizde bir bölüktük Garede.
Sayımız 51 idi.hepsi de 18-19 yaşlarındaydı. En yaşlımız
28 yaşlardı 3 arkadaşımızdı. Bu büyük operasyon 16 gün
sürdü. 9. güne kadar kimseye bir şey olmadı. Ve her şey
9. günden sonra başladı. Biz manevra yaparken düşman
bizi pusuya düşürdü. Uçak ve kobralarla bizi
bombaladılar. 51 arkadaş etrafa
dağıldık. 51 kişilik bölük bir anda 15 grup olup araziye
dağıldık. Ben de gruptan kopmuştum. Ayakkabımda
kaybolmuştu. 1 hafta tek başıma karlar, soğuklar içerisinde tek
ve ayakkabısız kaybolmuştum. O fırtına da arkadaşlara ulaşacağım düşüncesinde yoğunlaşmam
hep oldu. Bazı arkadaşlar şehit düşmüştü
çatışmada, bazı arkadaşlar da donarak şehit düşmüşlerdi.
Ben bu başımızdan geçen olayları noktaya ulaştığımda
arkadaşlara iletmiştim. Operasyon sonucunda 51 kişilik
bölükten 25 arkadaş şehit düşmüş, geriye kalanların ise
ayakları donmuş ve kesilmişti. Benimde ayağım donmuştu.
Hatta ayakkabımın olmadığını, suya basarken anlamıştım.
Sonra ayak parmaklarımı kestiler. Çok acı çekmiştim.
Burada ilk tedavim yapıldı ve 5 ay burada saklandık.
Bahar geldiğinde Qandile gelip, Süleymaniyeye geçerek
burada tedavimi tamamladım.
6-O anki
duygularınız nelerdi?
Yaralandığımda artık yaralanan bir arkadaşın neler
çektiğini daha iyi anlıyordum ve o sıra bunları
düşünmüştüm. Her şey sözle olmuyordu. Yaşamak
gerekiyordu. Vücudundan bir parça kaybetmek kolay
değildi. Artık bir yaşam bana ait değildi. Yaralanmak
kolay değildi aynı devrim gibi. Bunu insanın kendi
ailesine bile anlatması çok zordu.
7-Savaş dışı
kalıp savaş gazisi olma psikolojisini nasıl
yaşıyorsunuz?
O sıra müthiş ağlamıştım. Çünkü
güçlü bir savaşçı olmak istiyordum. Fakat savaştan erken kopmuştum. Neye
yarayacağım psikolijisi bende eziklik yarattı. Eskisi
gibi yapamıyordum. Tekrar pratiğe çıkmıştım ama
yapamıyordum. Başka sağlam arkadaşları görünce kendime
yediremiyordum. Fakat gazilere verilen değer beni çok
moralli kılıyordu. Ve çok güç alıyordum.
8-Yaşamda
fiziki olarak zorlandığınız noktalar nelerdir?
Ayağım kesik olduğu için tabi ki zorlanıyorum. Sinirler
zayıf olduğu için fazla yürüyemiyor ve ağırlık
kaldıramıyordum. Bu da beni zayıf düşürüyor ve sık sık
dinleniyordum. Aslında bu durum beni zorluyor. O acı hep
var. Ayakta uyuşukluk var ve iyi bir bakım istiyor.
9-Bir gazi
olarak insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Her insan her işi yapabilir yani fiziki olmazsa düşünce
olarak yapabilir. İnsanları anlamak sevmek gerekir.
eksiklikler karşılıklıdır. Hiçbir insan kötü değildir.
Her insan iyi olsa kötülük içinde kaybolup gider.
İnsanlar ciddi görevler almalı, eğitimle insana düşünce
kazanır. Ve insanlaşır, insanlar artık bir olmalıdır.
Birbirleriyle yardımlaşma, dayanışma insanlık ailesini
genişletecek ve geliştirecektir. Eşit insanda böyle
doğacaktır.
10-Yaşadığınız
ortamda ihtiyacını duyup ta gereğinin yerine
getirilmesini istediginiz şeyler nelerdir?
En çok önem verdiğim düşüncemi geliştirmek ve teknik
yönden eğitim almaktır. Yeni bilgisayar, saz
eğitimi gibi. Artık biz böyle işlerde kendimizi
geliştirebiliriz. Fiziki olarak fazla yapacağımız bir
şey yoktur.
11-Geriye dönüp
baktığınızda en çok neye sahip olmak isterdiniz?
Gerillada iyi bir savaşçı ve iyi bir komutan olmak
isterdim. Günümüzde ise ihtiyaca göre çalışmanın önemine
göre insanlara hizmet etmek ve mücadelesini vermek
istiyorum. Bu benim için en büyük erdemdir. İnsanlara
hizmet etmek benim için çok zevkli bir uğraştır. Başkan
APOyu özümsemek ve yaşamsallaştırmak benim için daha
önemlidir.
12-Savaş
hakkında ne düşünüyorsunuz?(barış ve gazilikle
ilişkisini değerlendirilmesi)
savaş hiçbir zaman iyi değildir. Fakat darlıklardan
dolayı meşru müdafaa hakkı hukuki olarak garanti altına
alınmıştır. İnsanları öldürmek, savaştan zevk almak iyi
bir şey değildir. Tarih bunun en iyi öğreticisidir.
İnsanların birbirlerine inanması ve güvenmesiyle savaşın
önü alınabilir. Bir gazi olarak savaşa bende karşıyım
ama bu teslimiyet biçimi olarak değil demokratik bir
ortamda eşit, özgür bir yaşamla insanlarla bir arada
olmak yaşamak isterim. Birlikle her şey gerçekleşebilir.
Teslimiyet olmamalıdır. Haklar ve özgürlükler
sağlanmalı. Herkes kendi dili ve kültürünü yaşamalıdır.
Bu da savaşın sonra ermesi barışın sağlanmasıyla mümkün
olacaktır.
13-Gaziler için
söyleyeceğiniz bir şeyler varmı?
Türk gazilerine ve savaşta gazi olanlara sesleniyorum.
Doğrular temelinde gerçek neyse savunulmalıdır.
İnsanların en güçlü noktası gerçeklerde ısrardır. Tek
yönlü düşünülmemelidir. Tek taraflı dil ve kültür olmaz.
Olursa bu parçalanma olur. Adaletsizlik gelişir. Bu
sebeple barış ve kardeşlik temelinde elele vermek
gerekir. yoksa savaşla bu sorunlar çözülmez. Demokratik
siyasal yöntemle barış ve kardeşlik içinde sorunlarımız
çözülebilinir. Buna inancımız var.
14-Kürt ve Türk
halkına bir mesajınız varmı?
Türk ve Kürt halkına mesajım ise. Türk ve Kürt
ilişkisini eskiye dayanarak bugünde çözebiliriz. Türk ve
Kürt birliği hep başarmıştır. Tarihte hep Türk ve Kürt
birliği hep işlenmiştir. Gerek Osmanlı, gerek Kemal
Atatürk döneminde böyledir. Türkler Kürtlersiz
Ortadoğuda kendine yer bile bulamazdı. Kürtlerle
Ortadoğuda kendine yer buldu ve yine Ortadoğuda da
güçlü bir sistem için yine Türk Kürt birliğinin mutlak
olması gerektiği inancını taşıyorum.
15- Şimdiki
uğraşılarınız nelerdir. (kültür sanat sportif vb)
Şu an tedavimle uğraşıyorum. Ama boş zamanlarımda
bilgisayar eğitimi ve teknik eğitim alıp kendimi
eğitiyorum. Yine siyasal faaliyetlere de katılıyorum.
16-Spora
ilginiz varmı?
Sporla aram çok iyidir. En çok voleybol ve pinponu
seviyorum. Futbolu da izliyorum. Tuttuğum takımda
Galatasaraydır.
|