GAİ PILING SURUÇ

 
 

.

          ZOR KOŞULLAR GÜÇLÜ İNSANLAR YARATTIR

  Gazi Pılıng Suruç arkadaş mücadeleye katıldıktan sonra birkaç sefer vücudunun faklı yerlerinden yaralanmam  oldu , ve en sonunda 1998’da kolundan yaralandım . Yaralandıktan sonra HPG çalışmasından kopmamak için kendisiyle çok büyük bir mücadele içinde oluyor ve en sonunda bunu başararak HPG çalışmasında aktif bir şeklinde çalışıyor.  Ve gaziliyi bir onur meselesi olduğun tanıtıyor. 1991 lı yıllarda özgürlük mücadelesi ile tanışıyor ve mücadeleye karşı sempatisi gelişiyor, Pılıng arkadaşın ailesi yurtsever olduğu için katımlında etkili bir katılım sağlamsında etkileyici oluyor ve ayrıca katılımında temel karar almasında etkili olan da iki arkadaşın şahadeti oluyor. İki arkadaş fazlaca arkadaşı etkilemiş. Parti Önderliğinin bulunduğu sahaya giderek, temel eğitimini alıyor. Temel ideolojik ve teorik eğitimini aldıktan sonra artık pratik sahaya yani özgür dağlara özlediği ve yıllarca özlemini çektiği dağlara doğru yola çıkıyor.                

  1)Mücadeleye ne zaman katıldınız katılımınızdaki en temel faktörler nelerdir? 

Mücadeleyi 90’lı yıllarda tanıdım. Aile çevresi PKK ve APOCULAR var diyordular. Benim de bu esas üzerine sempatim gelişti.1991 yılında arkadaşların bizim çevreye geliş-gidişleri oldu. Daha sonra Zamanî ve Mustafa Gez gör arkadaşların şahadeti benim katılımımda etkileyici oldu. Yaşım küçük olmasına rağmen annemin istemiyle de 1992 yılında katılım sağladım. Fazla tanımamama rağmen annem diyordu siz beşkardeşsiniz biriniz harekete katılmalıdır. Katılımdan hemen sonra Önderlik sahasına gidişim oldu. 

  2)Ne zaman, nerede, nasıl yaralandınız? 

En son 1998 yılında ağır bir yaralanma oldu. Öncesinden de hafif yaralanmalarım oldu. En fazla zorlayan yaralanma 98 yılında bir kolumdan yaralanma ile oldu.

 3)Yaralandığınız andaki duygularınız neydi?

Yaralanma esnasında ilk hissettiğin duygu acaba bu devrimin bir parçası olmaktan kopar mıyım? Ya da aktif savaştan kopar mıyım? Sorularıyla kendine yüklenmedir. Ama daha sonra anladım ki insan ne kadar fiziksel olarak yetmez olsa bile savaşın içinde yer alabilir. Geri çekilmemi değil aksine daha da katılımı esas aldım. 

 4)Yaralanmadan sonra savaş psikolojisini nasıl alıyorsunuz? 

Savaş psikolojisi ağır bir psikolojidir. Savaşta yaralanan biriyle savaşta yaralanmayan birinin psikolojisi çok farklıdır. Beni tümden yıkacak bir psikoloji yaratmadı. Yani çok fazla etkilendiğimi söylemem. 

 5)Kürdistan’da yürütülen savaşı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Bence Kürt halkının düşmanları halkımıza karşı kirli bir savaş yürütüyorlar. Bu haksız ve adaletsiz savaşa karşı biz bir adalet ve özgürlük savaşı veriyoruz. Kendi halkımızı ve halkları korumak adına bir mücadele yürütüyoruz. Bunu kendi açımızdan özgürlük için verilmesi bir savaş olarak görüyorum.

  6)Gaziler savaşlar da en fazla zarar görenlerdir, gaziler için belirtmek istediğiniz bir şey var mı?

 Gazilik bir onur meselesidir. Gaziliğin dili ve ırkı olmaz. Gazilik bir sorumluluk olayıdır. Bence gazi arkadaşlarımız örgütün savunulmasında ve mücadelenin yürütülmesinden birinci derece de sorumludur.

  7)Halklar için bir mesajınız var mı?

Bütün halklar birbirinin kardeşidir. Önderliğimizin bu konuda perspektifleri ortadadır. Halklar beraberce sömürü ve zulme karşı durmalıdır. Birbirlerinin dilini anlayarak kardeşçe yaşamasını bilmelidir. O zaman savaşlar anlamsızlaşacaktır.

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com