|
.
"Türk
Halkı Şunu İyi Bilmelidir ki Biz Artık
Savaş İstemiyoruz, Barış İstiyoruz"

Gazi
Akif arkadaşda 1993 yılında mayına
basarak ayağını kaybediyor. Ve 1994'te
ailece mülteci olarak Güney Kürdistan'a
geliyorlar. Gazi Akif arkadaş; bizlerin
savaş yanlısı olmadığını, insanca yaşam
istediklerini, Önderlik özgür olmazsa
bizimde özgür olamayacağımızı, aksi
taktirde halkımızın bütün bunları
affetmeyeceğini belirtiyor. Bizde Gazi
Akif arkadaşın düşüncelerine katılıyor,
birlikte yaptığımızz röportaji sizlere
sunuyoruz.
1-Bize
kendinizi tanıtırmısınız?
1954 yılında Silopi'nin
Bılıka köyünde doğdum. Köylü bir aileden
geliyorum. Tarım ve hayvancılık geçim
kaynağımızdır. Bir mesleğimizde zaten
yoktu. Hepimiz aile olarak yurtseverdik.
Bir yeğenim de 1992'de Şırnak
serhıldanın da şehit düşmüştü. Bir üvey
kardeşimde gerillada 1992'de şehit düştü.
Bende evliyim ve yedi çocuğum var.
2- Mücadeleyle ne
zaman ve nasıl tanıştınız?
1983 ve1984'te arkadaşlar
bölgeye gelmişti. Bizden üç sağlam
kişiyi milis olarak istediler. Bende
onlardan etkilenerek ( davranış ve
kişiliklerinden etkilenerek )milis oldum.
Yurtseverliğimde o zaman başlamıştı.
3-Hangi seneden bu yana
mülteci olarak yaşıyorsunuz?
1994'ten beri mülteci
olarak yaşıyoruz. Ben
yaralandıktan sonra ailemde mülteci
oldular.
4-Ne zaman ve nasıl
yaralandınız?
1993'te 19 Mart'ta Haftanin'e
bağlı Dola Şehidan mintikasında mayına
basarak yaralandım. Dizkapağımın bir
karış altından itibaren ayağımı
kaybettim.Ben mayın kaldırmakla
görevliydim. Ama bu sefer mayın beni
vurmuştu. O zamana kadar mayın
kaldıran arkadaşlardan üçü şehit düşmüş,
8 arkadaşta yaralanmıştı. Daha sonra
mayınları ben kaldırmaya başladım. Tam
146 mayın çıkardım topraktan. Bu ilk
seferde çıkardığım toplam mayın
sayısıydı. İkinci seferde ise mayını
daha çıkarmadan bir başka mayına basarak
yaralandım.
5-Yaralanma anındaki
duygularınız nelerdir?
Bizler 5 arkadaştık. 3
arkadaş ise nöbetçiydi. 2 arkadaşla biz
mayın çıkarmaya gitmiştik.
Patlama anında
da mayın patlaması olduğu aklıma
gelmemişti. Başka yerden bu patlamanın
geldiğini zannettik. Amca oğlum bana
mayına bastığımı söyledi. Beni kaldırdı.
Ve köye haber verdi. Arkadaşlar yanımıza
geldiler. İlk başta ayak parmaklarım
gitmişti. Mevsim kıştı. Köyden doktor
çağırdık ama kar yüzünden gelmedi. Beni
Duhok'a getirdiler. 16 gün burada kaldım.
Çok sıkıntıdaydık. Yine PKK ile KDP, YNK
arasında gerginlikte vardı. Ben
hastanede kalmak istemedim. Daha sonra
tedavim için Küçük Güneye geçtim.
Tedavimi Şam'da bitirdim.
6-Halktan bir gazi olarak
insanların size yaklaşımını nasıl
buluyorsunuz?
Burada herkesin yaklaşımları normaldir.
Özellikle
Ortadoğu'da herşey normal ve doğal olarak
karşılandığı için farklı bir yaklaşım
görmedik.Yaklaşımlar genel
anlamda normaldir.
7-Günlük olarak yaşamınızda yaralanma
durumunuz size psikolojik olarak nasıl
bir etkide bulunmaktadır?
Eskiden moralim çok iyiydi. Ama
şimdi biraz hissedebiliyorum. Tabi yaş
ilerledikçe ayağımdaki durumumdan dolayı
ileriki zamanlarda mağduriyet yaşamaktan
çekiniyorum. Bu beni ileride
zorlayabilir. Bunu düşündükçe moralimde
doğal olarak bozuluyordu.
8-Ekonomik olarak geçim
kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna
katkıda bulunuyormusunuz?
Ben burada bir bakkal dükkanı
çalıştırarak geçimimi sağlıyorum.
Bir
çocuğumda Zaho'da çalışıyor onunda bize
katkısı oluyor. Bende dükkanı
çalıştırarak katkımı sunuyorum.
9-Hem bir mülteci, hem bir gazi olarak
savaş ve barış hakkında ne düşünüyorsunuz?
Biz savaş yanlısı değiliz.
Hedefimde savaş degildir. Bizde insanız.
Bu çağda insanlara değer verilmiyor ve
insanlar sevilmiyor. Ama biz insandan ve
insanlıktan anlıyoruz. Bizim tüm barış
çabalarımıza karşı Türk devleti
barışa gelmiyor. Dünya
bizlere, barış isteyenlere destek
olmalıdır. Avrupa devletlerine çağrım
eğer demokratlarsa bizim insan
olduğumuzu, haklarımızın olduğunu kabul
etsinler. Dilimiz, kültürümüz,
kimliğimiz
yasaklanmasın. İslamcılara çağrım ise
önce İslamın manasını öğrensinler.
Allah, peygamber ne diyor? İyi
öğrensinler. Onlara insanlara hakaret
edilmesin diyor ama bizlere ismimiz bile
dilimizle birlikte yasak ediliyor. Bu
İslamcılık değildir. Bizimde dinimiz
İslamdır. İnsanız. Haklarımız da her
insana verilen doğal haklar gibi
tanınmalı. Hak ve hukukumuzu
istiyoruz. Bu meşrudur. Bir sürü kan
döküldü. Artık kan dökülmesin. ABD'ye
çağrım ise ABD Ortadogu'ya müdahale etti.
Ama Kürt sorununa dokunmadı bile.
Türkiye ile ilişkileri yüzünden bizleri
kurban ediyor. Eğer ABD demokratsa
kendini göstersin. Haklarımızı görsünler.
Bizimde onlar gibi haklarımız olmalı ve
onlar gibi özgürlüğümüzü yaşamak
istiyoruz. Yine bir çağrım Önderligimizi
TC ye teslim ettiler. Biz Kürt halkı
olarak diyoruz ki Başkanımızdan ne
istiyorsunuz? Amacınız nedir? O bizim
Önderliğimizdir. Bizim öncümüz her
şeyimizdir. Hem ABD ve Avrupa
demokratlarına Önderliğimizin özgürlügü
için biz Kürt halkına destek verin
diyoruz. O özgür olmazsa bizde özgür
olamayız. Yoksa halk bu durumu hiç
affetmez. Başka söyleyeceklerim yoktur.
10-Gaziler barış ortamının
gelişmesi için nasıl bir katkıda
bulunabilir?
Gaziler barış için her
şeyi
yapmalılar. Düşünsel ve fiziki olarak
barışa hazırız. Ve destekleriz de.
Düşman savaş istiyor ama bizde gaziler
olarak barış mücadelesini güçlü
vermeliyiz. Bunun için tüm çalışma
yöntemlerini denemeliyiz.
11-Bir gazi olarak Kürt ve
Türk halkına bir mesajınız var mı?
Türk halkının ülkesi devleti hükümeti
var. 35 sendedir. PKK mücadele ediyor.
25 senedir de savaşıyor. Halkta mülteci
oluyor, göçüyor. Bu savaşta her iki
halkta bir çok şeyini kaybetti. Çok
acılar yaşandı, ağır bedeller ödendi.
Türk halkı şunu iyi bilmelidir ki biz
artık savaş istemiyoruz, barış
istiyoruz. Bizimde çağrımız budur.
12-Bir mülteci gazi olarak
insanlardan beklentileriniz nelerdir?
Beklentim yoktur. Sadece insanca
yaşamak Önderlik için mücadele etmek
istiyorum. Başka bir beklentim olamaz.
13-Günlük yaşamda
uğraşılarınız şu an varmı? Varsa
nelerdir? (kültürel, sportif, siyasal
anlamda)
Şu an bir bakkal dükkanı
işletiyorum. Onun dışında her kamp
insanı gibi bende siyasal çalışmalara
katıyorum. Başka bir
uğraşımda yoktur.
|