GAZİ AHMET BENEK

 
 

.    

"Bir Kız Kardeşim ve Bir Erkek Kardeşim Bu Savaşta Şehit Düştü"

 

Ahmet benek

      Gazi halktan Ahmet Benek de bir mayın kurbanı. Oysa köyünün etrafinda hayvanlarını otlatırken yola döşenmiş bir mayına basıp ayağını kaybediyor. Ahmet Benek'in de diğerleri gibi istemleri hep barış yönünde. Kendisi; savaşın durmasını ve barışın gelmesini istiyor. Bizde onun bu dileklerine katılıyoruz. Ve röportajini sizlere  sunuyoruz.

        1-Bize kendinizi tanıtırmısınız?

İsmim Ahmet Benek. 1980'de Hilal köyünde doğdum.  Ailede 9 kardeşiz. Ben ilkokul okudum. Bizim şartlarımızda okul okumak oldukça zordu. Aile olarak biz köyde yaşıyorduk.

        2- Mücadeleyle ne zaman ve nasıl tanıştınız?
Gerillanın mıntıkaya gelmesiyle birlikte biz aile olarak partiyi tanıdık. İlk önce yanımıza arkadaşlar geldi. Onları tanıdık ve onlarla ilişkilenerek partiyi de tanıdık. O zaman  Otomatik Mervan, Şerif Hilali ve daha bir çok arkadaş grup olarak geldiler  ve biz onları böyle tanıdık. Bize yönelik propaganda yapıldı öylece onları tanıma durumumuz olmuştur.

        3- Ne zaman ve nasıl yaralandınız?

1994'ün başında yaralandım. Düşman köyümüzü boşalttıktan sonra köyün etrafını mayınla çevirdi. İşte o sırada ben çobanlık yapıyordum. O esnada mayına bastım. Kendi köyümüzde yaralandım. Ondan sonra ben Diyarbakir'daki tıp fakültesine getirilerek  orada 3 ay kaldım ve tedavi oldum.

         4-Yaralanma anındaki duygularınız nelerdi?
 Ben yaralanma anında herkes gibi "acaba Şehit düşermiyim, kurtulabilirmiyim" diye düşünüyordum. Kendimi her şeye yine de hazırlıyordum. Şehadete bile hazırdım. O an her şey aklımdan geçmişti. fakat yine de yaşama istemi daha fazla ağır basıyordu.

         5-Halktan bir gazi olarak insanların size yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?
Halkın bana olan yaklaşımının olumlu olduğunu belirtebilirim. Bu anlamda  bir sorun benim adıma yaşanmamıştır.

        6-Ekonomik olarak geçim kaynaklarınız nelerdir? Sizde buna katkıda bulunuyormusunuz?
Benim bir kardeşim var, okulunu bittirdikten sonra çalışmaya başladı. Benim öyle iş olarak yapacağım olmadığından dolayı  işsiz olduğumu söyleyebilirim.

        7-Günlük olarak yaşamınızda yaralanma durumunuz size psikolojik olarak nasıl bir etkide bulunmaktadır?
İster istemez benim fiziki durumumdan dolayı bende yoğun rahatsızlık yapmakta ve  zorlamaktadır. Ama bu gerçeğe de alışmak zorundayım. Bunu biliyorum ama elden ne gelir, artık alıştık diyebilirim. Bu durumum savaş isteyenlere ibret olmalıdır.

        8-Hem bir mülteci, hem bir gazi olarak savaş ve barış hakkında ne düşünüyorsunuz?
Savaşın durmasını ve barışın gelişmesini istiyorum. Durumu iyi olan insanlar bu savaştan etkilenmeseler de yoksul olan Türk ve Kürt halkı bu savaştan yoğun olarak etkilenmektedir. Bir kız kardeşim ve bir erkek kardeşim bu savaşta Şehit düşmüş. Şimdi bunların hakkını vermek gerekir. Kimsenin benim yaşadığım bu acıyı yaşamasını istemem. İnandıkları dava uğruna Şehit düştüler. Bende bu uğurda ayağımı kaybettim. Şimdi tabiki bu savaştan en çok zarar gören ailelerden birisiyiz. Tabi ki bu savaşa en çok karşı çıkmamız gereken bizler olacağız. Özellikle gaziler bu konuda öncü olmalıdırlar.

       9-Gaziler barış ortamının gelişmesi için nasıl bir katkıda bulunabilir?
Bilgi ve iletişimle gazi arkadaşların çağrıları yanıt bulabilir ve sonra çözüm olabilir. Gaziler bu noktada kendilerini çok geliştirmeliler. Yetenekli ve birikimli gaziler ordusu yaratmalıyız. Doğmatik kalıplarla hareket etmeyen; düşünen, aydın, günün ihtiyaçlarına cevap verebilen çözüm gücü olan gaziler ordusuna ihtiyaç vardır. Ayrıca gaziler hem aile hem de birey olarak yoğun etkilendiklerinden dolayı sorunlar yaşamaktadır. Ondan dolayı gazilere destek olunabilinir.

       10-Bir gazi olarak Kürt ve Türk halkına bir mesajınız varmı?
Savaşın durup bir an önce barışın gelişmesi için her iki halk çalışmalarını yapabilir. Bu anlamda ciddi bir sorun olmayacaktır. Kürt halkı bu savaşta çok acı  çekti. Türk halkı bu kadar acı görmedi  fakat yardımı da  güdük kaldı. Biz istiyorduk ki Türk halkı da bizim gibi barış mücadelesini versin. Sadece bizim çocuklar değil, onların çocukları da ölüyor. Neden barışa sahip çıkmıyorlar anlaşılır  bir şey değil. Türk halkı kendisini kemiren savaş rantçılarına karşı mücadele edebilirler. Artık tabut görmek istemiyorlarsa hemen Kürt halkınını yanında yer almalılar. Askerden çocukları sağ dönse de toplumda bir ruh hastası olarak yaşayacaklar, her an suç işleyecek insanlar olacaklar. Yani kısacası Türk halkının derin düşünüp bu savaşa karşı Kürt halkının yanında barış için çaba göstermesi gerekiyor.

      11-Günlük yaşamda uğraşılarınız şu an varmı? Varsa nelerdir? (kültürel, sportif, siyasal anlamda)
Şu an artık elimden geldiği kadar aileme yardımcı oluyorum. Onlar gibi aktif çalışamıyorum. Zaten zor geçiniyoruz. Siyasal çalışmalara zaten katılıyorum. Bunun ağır sorumluluğunu üstümde taşıyorum.
 

 

 

 


 

 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com