|
Sağlık kurumuna bağlı bir çalışmadır.
2001 yılının sonunda başladı bu çalışma. 4-5 kişiden
oluşan çalışanları vardı. Bu çalışma BM’ye bağlı bir
çalışmaydı. Özel bir hastanede teknik yardımları
yapıyor. Önceleri haftada 2 gün 2 doktor gönderiliyordu.
2004 yılına kadar da bu böyle devam etti. Hastalar
genellikle felçli, diskli, spazmlı, damar sertliği
sorunları olan hastalardı. Bu türden hastaların tedavisi
yapılıyordu. Mali ve teknik yardım yapılıyordu. Tedavisi
mümkün olmayanları Hewler’deki hastanelere
gönderiliyordu. Ameliyatlar, protezler bu hastalara
bedava yapılıyordu. 2006 yılına kadar hasta sayısıda
önemli ölçüde fazlaydı. Günde 20’ye yakın hasta
geliyordu. Günde 7 saat çalışmamız vardı. 2004 yılının
sonunda teknik mali yardım kesildi. BM artık bu işlerini
yerel hükümete devretti. Ancak tüm girişimlerimize
rağmen yerel hükümet bize yardım etmedi. Ayakları
olmayan, spazm geçiren mülteci halka yardımcı olunmadı.
Handy Cup, Qandil, Emergncy’de bizlere yardım etmedi.
BM’den sonra sağlık işleri özelleşince biz hiç yardım
alamadık. Bu yüzden hasta sayımızda da azalmalar oldu.
Tenkik araçlarımız şu an bozuktur. Elimizdeki imkanlarla
hastaları tedavi ediyoruz. Buna rağmende kurumumuzu
kapatmadık. Ancak ameliyat gibi işleri yapacak ne teknik
kadro ne de aletlerimiz var. 2004 yılının sonundan
itibaren işlerimiz oldukça zorlaştı. Eskisi gibi tedavi
işlerimiz resmi başvurumuza rağmen cevap bulamadı.
Halka
hizmet etmek istiyoruz. Sağlık sorunlarımız çoktur.
Halkın maddi imkanları zaten yoktur. Önümüzdeki süreçte
dışardan yardım olursa sevineceğiz. Halkta böylece
sağlık sorunlarını halledebilecek. Bu halk mülteci bir
halktır. İmkanları zaten yoktur. 100’den fazla da sakat
çocukları vardır. Bundan dolayı biz bu sağlık kurumunu
açmıştık. İmkan olursa kemik erimesi, doğuştan
sakatlıkları gibi bir çok hastalıkları kendi
imkanlarımızla iyileştirebildik. Eklem bozuklukları, kan
dolaşımı, disk çıkmaları ve felçli insanlarımız 15 günde
iyileşebildiler. Bu da bizi çok sevindirmişti. Oysa
imkanlarımız hiç yoktu diyebiliriz. Teknik imkanlar
eskisi gibi olsa bir çok sorunumuz halledilebilir.
Amacımız bunlara sahip olmaktır. Süleymaniye’de biz 3 ay
eğitimde gördük, ancak şimdi bu eğitimler verilmiyor.
Biz 2004 yılında buraya geldik ve Hewler’de eğitimimizi
görmüştük. Hewler’de Komela Kemendam kurumuna başvurduk
bu kurum güneydeki sağlık çalışmalarını yapıyorlardı.
Ancak mülteci kampımızda bunu yapmayı kabul etmediler.
Çok aktif bir kurum. Mahmur kampı mağdurları bundan hiç
yardım alamadı. “Bize dahil olun yardım edelim”
diyorlardı.
Projelerimiz vardı. Ancak
geliştiremedik. Şişmanlıktan rahatsız olanlar için bir
spor eğitim yeri açmak istedik. Ancak teknik araçlarımız
yoktu. Kadınlar bu çalışma için çok istekliydiler. Hatta
şişman kadınların sayısı sakat insanlarımızdan daha
fazlaydı. Fazla hareket etmeyen kadınları bu tesislerde
hareket ettirebilirdik. 400’den fazla sakat insanlarımız
var. Bunların maddi imkanlarıda yok. Burada sağlık
çalışmalarımız teknik araçlarıyla hizmet verseydi. Bu
400’den fazla insanımızın tedavisi mümkün olabilirdi.
Son süreçte Qandil’e mektup yazıldı, teknik araçların
getirilmesi için. Bu kurum BM’ye bağlı bir kurumdur. Bu
kurum bir çok teknik malzeme getirdi. Zayıflama
aletleri, özürlü insanlar için yürüyüş bandı gibi. Yine
Avrupa’ya da başvurduk. Avrupa zaten bu fizik tedavilere
çok önem gösteriyordu. Avrupa’nın her yerinde de buna
benzer kurumları açıyorlar. Tabi önce resmileşmek,
kurumlaşmak gerekiyor. Şu anda da malzemelerimiz hala
Avrupa’da bekletiliyor.
|