| |
|
ŞEHİT RONAHİ BATMAN
ARKADAŞIN ANISINA |
Önder Aponun
önderliğinde Kürt halkının özgürlük mücadelesini veren PKK hareketinde
şahadet mertebesine ulaşan Şehit Ronahi arkadaşın örgüt içindeki
yaşamına ve yoldaşlığına tanık olmak ben de dâhil olmak üzere birçok
arkadaş için büyük bir şans olmuştur.
Kendisiyle ilk
karşılaştığım andan itibaren birçok özelliğiyle bana örnek olan Ronahi
arkadaş ile geçirdiğim anlar belki de örgüt içindeki yürüyüşümü
belirleyen anlarımdır.
Şehit Ronahi arkadaşın
yaşamdaki izlenimleri o kadar derin ve güçlüydü ki hangi arkadaşın
yaşamda neyi yaşıyor, sıkıntı ve zorlanmaları nedir, görebiliyordu.
Arkadaşların yaşadığı zorlanmaların kaynağını güçlü tahlil ederek,
sebeplerini tespit ederek; kısacası arkadaşların tüm hassasiyetlerini
iyice değerlendirerek onlara yardımcı olmak için harekete geçerdi. Belki
de bu onun karakterinde işlemiş güçlü bir yetenekti. Sanki insanlara
yardımcı olmak için dünyaya gelmiş gibi bir izlenim yaratırdı. Ama tabii
arkadaşlara yardımcı olurken asla onlara yardım ettiğini hissettirmezdi.
Onun bir eksikliği yaşadığını o hissetmeden kavratır ve değişimi için
destek sunardı. Oldukça doğal ve sade bir yoldaşlıkla var olan
sıkıntıları, uyuşmazlıkları mütevazıca hoşgörüyle aşıyordu. Ben ve benim
gibi birçok arkadaşa yaklaşımlarında böylesi bir ilgilenme yaklaşımı
gizliydi.
Doğu Kürdistanlı bir
arkadaş olarak katıldığım örgütte yeni savaşçı eğitimlerinden sonra
gittiğim ve ilk ciddi gerilla yaşam tecrübelerini yaşadığım taburda
kendimi ifade etmede oldukça zorlanıyordum. Yetiştiğim feodal kültürden
dolayı özellikle kadın yoldaşların bulunduğu ortamlarda adeta dilim
kilitleniyordu. Tek kelime etmekte zorlanıyordum. Belki de Ronahi
arkadaş olmasaydı bugüne kadar da aynı şekilde yaşayacaktım.
Benim kadın yoldaşların
olduğu ortamlarda utanıp çekindiğimi bildiğinden kendisi bizzat
mangamıza gelerek bizimle ilişki kurardı. Her gelişinde ayrı bir konu
bularak onun üzerinde bizimle sohbet eder, tartışırdı. Bu çabalarının
sonucunda artık eğitimlerimiz başta olmak üzere hiçbiri konuda
çekinmeden kendimizi ifade etmeye başlamıştık. Yaşam bizim için
kendimizi yabancı hissetmeden içinde bulunduğumuz ortam, öz yuvamız ve
yoldaşlar topluluğumuz olmuştu. Şehit Ronahi arkadaşın özlü yoldaşlığı
bize de yoldaşlığın anlam ve önemini kavratmıştı.
Kadına karşı feodal
zihniyetin en üst düzeyde savunulduğu Doğu Kürdistanlı gençler olarak
sistemden etkilenme düzeyimiz vardı. Şehit Ronahi arkadaşın özlü,
mütevazı, dürüst ve samimi yoldaşlığı bizdeki önyargılara kırdığı gibi
gerici zihniyet yapılanmalarına karşı da bir kazanım elde etmişti.
Sadece yoldaşlığı ve örgüt yaşamını çekici kılmakla kalmayıp insanlarda
değişim ve dönüşümü sağlıyordu. Sistemin üzerimizde yaratmış olduğu
gerici özelliklerden ve kirli yanlarımızdan kurtulmamız için gereken
cesaret ve özgüveni aşılayan işte Şehit Ronahi arkadaşın bu yaklaşımları
olmuştur.
Arkadaşın diğer
belirgin bir özelliği de yaşamdaki coşku ve moral düzeyiydi. Aynı
zamanda yetki devrimciliğine karşı olduğundan komutan olmasına rağmen
kendisini yeni bir arkadaş coşku ve merakıyla yaşama katar, bunu
çevresine yayardı. İki ay boyunca arkadaşla beraber pratik geçirdikten
sonra arkadaşın tim komutanı olduğunu öğrendim. Öylesine doğal ve
mütevazı bir duruşu olmasına rağmen planlı ve disiplinli çalışma
özelliğinden dolayı tüm çalışmalar kendiliğinden yürürdü. Çalışmalarda
asla karmaşa, düzensizlik gibi kavramlara yer vermeden işin özünü esas
alarak üzerine gider ve mutlak başarıyı kendisi için esas alırdı.
Kısacası Ronahi arkadaş
Zilanların, Beritanların, Agitlerin ruhlarını kendi ruhunda yaşatan
bir militandı. Arkadaşın bu militan kişilik özellikleri ve duruşu bende
örgüte yeniden katılma kararını geliştiren yegâne unsurdur.
Tüm bu örnek
özellikleriyle bizlere örnek olup yaşamda coşku ve moral kaynağımızdı
Ronahi arkadaş. Şahadet eylemine giderken dahi bu özelliklerini, yeni
insanın nasıl olması gerektiğini bir kez daha haykırdı Ronahi arkadaş.
Belki erken diyoruz gidişi için ama onun özellikleri bir mirastı ve
bunun yarınlara taşırılması görevi şu an biz yoldaşlarının
Dışarıdan gelenlerin, bir taburluk gücün içinde ilk fark ettikleri kişi
Ronahi olurdu. Çünkü adı gibi güler yüzlü ve aydınlık saçardı. Bu yüzden
onu fark etmemek, etkilenmemek mümkün değildi. Sadece güler yüzlü,
sempatik davranışları arkadaşların ilgisini çekmiyordu; bunlardan da öte
olgun düşünceleri, tertemiz duyguları, saygılı ve mütevazı tavırları ile
herkesin ilgisini çekerdi. Herkese doğal ve eşitlikçi yaklaşırdı. Ne
parçalar arasına, ne de cinsler arasına ayırım koymazdı. Doğu
Kürdistandan katılmış olan arkadaşların yaşama feodal yaklaşmaları
yüzünden eğitimlerde suskun, sosyal etkinliklerde bir kenarda kalmaları,
kendilerini ifade edememe ya da kaba retçi yaklaşımları onları da,
çevrelerini de bazen zorluyordu. Ronahi arkadaş tabura gelir-gelmez en
çok uğraştığı bu konulardı. Arkadaşları sürekli sohbete çeker, onlardaki
önyargıları kırar ve yaşama rahat katılmalarını sağlardı. Arkadaşlarla
iyi empati kurar, ilgilenir ve ikna etme yeteneğine sahipti.
Ronahi arkadaş 2006 Sonbaharında Dola Koke taburuna ilk geldiğinde,
herkesin dikkatini çekmişti. Taburda yeni olmasına rağmen çok doğal,
rahat ve sanki yıllardır o taburda kalmış biri gibi yaklaşıyordu.
Mütevazı yaklaşımları ile arkadaşlara güven veriyordu. Ondaki çocuksu
sevince ve heyecana bakıldığında, sanki yeni katılmış biri gibi her şeyi
merak ile izler, ilgilenir ve sorunlara çare olmaya çalışırdı. Doğal
yaklaşımları ile hiç kimseye ne eski biri, ne de komutan olduğunu
yansıtmazdı. Zaten birçok arkadaş onun komutan olduğunu çok sonradan
öğrendi. Ronahi arkadaş Kuzeyli bir arkadaş olmasına rağmen, en çok
istediği, İran devletine karşı savaşmaktı. İran devleti, sürekli halktan
insanları idam eder, göçe zorlar ve Kandil dağlarına top atışları
yaparken, o ise tüm bunları görüyor ve bunlardan etkileniyordu.
Arkadaşlarla yaptığı sohbetlerde en çok bunları dile getiriyordu. Ah
bir Doğu Kürdistana geçebilsem diye iç geçiriyordu. Kış eğitimlerine
iyi katılıyor, çevresini de teşvik ediyordu. Kış aylarında Dola Kokeye
çok kar düşer ve geç kalkardı. Ders aralarında, dışarıda bazen çay
içilip sohbetler yapılırken, Ronahi arkadaş gözlerini yine karlı sınır
tepelerine diker ve bir ah çekerdi. Ey karlı sınır dağları, ne zaman
o beyaz örtüyü üzerinizden atacaksınız? Bak, biz sizi bekliyoruz.
Sizleri aşıp İran ormanlarına dalmak istiyoruz derdi. Bu ara,
arkadaşlar da ona takılır, işi karamsarlığa dökerek, daha çok beklersin
Ronahi, o karlar zor erir derlerdi.
Ama Ronahi umudunu kırmaz ve sitem etmekten de geri durmazdı.
Ahlar-vahlar, çekile-çekile karlı tepelerdeki kayalıklar görünmeye
başladı. Gerilla taburu ise, son hazırlıklarını askeri eğitim ile
yapıyordu. Ronahi sevinçli idi. Bakın Bahar gelmiş Dola Kokeye
diyerek etrafına neşe saçıyordu. Ronahinin sabırsızlığını anlamak çok
zor değildi.
20062007 Kışında, İran ve Türk devletinin PJAK saflarına gönderdiği
çok sayıda ajan yaşamı bulandırıyordu. Ronahi arkadaşın kaldığı taburda
5 ajan tutuklanmıştı. Zamanının çoğu, bu ajanların yarattığı
tahribatları düzeltmekle geçmişti. Güvensiz, huzursuz ve şüpheci bir
ortam yaratmak istemişlerdi. Bu ajanların hepsi de Kürt gençleriydi.
Düşman bunları düşürüp, Kürt özgürlük hareketine karşı kullanmak için
göndermişti. Ronahi arkadaş, Kürt gençlerinin bu tarz kullanılmasına
büyük bir öfke duymuştu. Düşmanın bu politikasına karşı güçlü intikam
duyguları ile dolup-taşmıştı. Sabırsızlığı bundan kaynaklanıyordu. Onun
için, Baharın gelişi onu çok heyecanlandırmıştı. Bu heyecanını
arkadaşları ile paylaşıyor ve onları da teşvik ediyordu. Adeta sınırın
yüksek tepelerinde avını takip eden ve dalışa hazır bir Şahin
görünümündeydi. Bir an önce sınırın ötesine dalış yapmak istiyordu. Doğu
Kürdistana geçme zamanı gelmişti. İntikam ateşi ile yanıp tutuşan
Ronahi, birinci ve ikinci guruplarda isminin olmadığını duyunca çok
üzülmüştü. Arkadaşları onu teselli etmeye çalışıyordu. Bir buçuk Ay
sonra, Ronahi arkadaş üçüncü gurup ile Doğu Kürdistana geçti. Doğu
Kürdistan topraklarına ilk defa ayak basacağı için hem çok sevinçli, hem
çok heyecanlıydı. Ronahi arkadaşın içinde bulunduğu gurup ondan çok
memnundu. Dürüst, fedakâr, duyarlı ve esprili yaklaşımları ile guruba
moral veriyordu. O süreçte PJAK, İrana karşı ateşkes ilan etmişti. Bir
gün Ronahinin içinde bulunduğu gurup, İranın bir karakolunun
karşısında noktalanmıştı. 15 Ağustos sabahı, o karakola 18 araçla toplar
getirilip yerleştirilir. Öğleye doğru İran topçuları, Kandil dağlarını
vurmaya başlar. Bunu gözleri ile gören Ronahi, hemen gidip misilleme
hakkımızı kullanalım diye diretmişti. Örgüt talimatı olmadan İrana bir
tek mermi sıkılmamalıydı. Sadece, doğrudan temas olduğunda vur emri
vardı. Ronahi, bu konuda ısrar ediyordu. Düşman gözümüzün önünde
arkadaşlarımıza bomba yağdırırken, biz böyle durup bekleyemeyiz
diyordu. Arkadaşları onu zor ikna ettiler. Ancak örgüt talimat
verdiğinde, HRK güçlerince İrana karşı güçlü misilleme eylemleri
yapıldı.
omuzlarında yükseliyor. Bu vesileyle Şehit Ronahi
Batman arkadaşın şahsında tüm Kürdistan devrim şehitlerinin aydınlattığı
yolda yürümenin sözünü yenileyerek onların o yüce kişilikleri ve onurlu
mücadeleleri karşısında saygıyla eğiliyoruz
İbrahim Rojhilat
|
|