|
11.Nisan.2006da
Botan-Bestada şehit düşen Şehit Rozerin Andok (Songül Salman)
arkadaşa
|
Dilzar
Dîlok
güneşi
dağbaşlarına bağışlamış uçurumların soluğundan geçiyorum
her
soluğunda sevgiyi saklayanların kalplerinden

sen
nerelerdesin
karşımda dağ dağ güne durmuş bir dünya
adım
adım yükseliyorum
ardımda
bırakıyorum eskiyen kendimi
dağlardan öğreniyorum her şeyi
ve
sevdiğim ne varsa dağlara ekliyorum
çünkü
her dağ bir göğe uzanıştır
bu
bahar
yaprağın
yeşerişidir dağlarda hüzün
yağmur
buğusu bir mevsimde
çiçeklenişidir toprağın
sen gibi
özlediğimin
sen
kadar kucaklamaya gün batımları saydığımın
damarlarında dolaşan ılıklığı paylaştığı toprağın
bu
baharda gelincikler açışıdır
nerelerdesin
tut
şimdi gözyaşlarımın ellerinden
düşmesin
sensizliğin uçurumlarından
kendi
uçurumunun tanıdık kıyılarında gezdir
tut hadi
sensizlik doğmasın sabahlarıma
nasıl ki
güneş
geceyi
yırtarak doğuyorsa
bebek
parçalıyorsa ana rahmini çıkmak için
onun
gibi işte
seni
anlatan sözcükler de
darmadağın ediyor içinden koptuğu yüreği
büyütüyorum kalbimdeki rüzgarı ve dağı
senin
için
aşkın
okyanus dalgalarında
yüreğimi
bağışladığım sularda arıyorum seni
meğer
hüzünler adasıymış bu baharın konağı
nerelerdesin
sensizliğin kış gibi
boran
gibi yağdığı bu baharın ortasında
sensiz
üşüyorum
Rozerine
İçimin
derinliklerinde özlemlerin bu kadar saklandığı ve apansız yollarıma
çıktığı bir geceyi soluyorum. Özlemler yetmez diyorum. Bu özlem değil
diyorum. Birlikteliğin yetmediği, zamanın bir çelmesine takılıp
düştüğüm
Sensizliğe
Bu gece
öyle ağır, koyu bir gurbet doğdu ki yüreğime. Roja me şarkısının ezgisi
çalarken başladı ve her satırla bir damlayı aldı yüreğimin özlemlerden
yanan çorak toprağı. Unutulmasa da anı anına hatırlanan anlar öyle
dokunuyor, ağır bir yük koyup gidiyor yine uzaklara. Senin ah çekişini,
uykuda sayıkladığın Sorani mısrayı dinlerken sendin gördüğüm. Ve elinde
B-7 silahından yapılmış ritmiyle Axin, bal gözlü can parçası geldi,
durdu gözlerime. Sonra Gülistan Perwer misali sesiyle Eseri dinler gibi
oldum. Ve beceriksiz ezgileri mırıldanıp şarkıyı bozma eğilimi gösteren
Ömeri düşündüm Garısada, yüksek bir basıncın orta yerinde. Ardından
bir Rênasın dolu, ağlamaklı gözlerini, dünyaya kendini kapatan duyuşunu
ve parmağından kopan parçaları bırakmıştı. Duyar ve görür oldu
şimdilerde ama hep yüksek bir basınç oldu yüreğinin ortasında Garısa.
Ve senin
şahsında düşünüyorum birçok şeyi. Aslında yol arkadaşlarımızı daha derin
tanıyabilmeli, daha derin paylaşımlar yapabilmeyiyiz. Sadece sonsuz
vedaların bir vicdan serinlemesi olsun diye değil. Yaşamlarımıza
hükmeden o sizsizliği silebilmek için, o duyguyu hiç yaşamamak için. Sen
olsun bir Dilzar, bir Newrozda gülümsesin artık Axin. Ve ben, seni
duyumsayabilmenin, senin yoldaşlığına layık olabilmenin onurunu yaşıyor,
ona layık olmanın çabasını veriyorum. Her günüme seni ekleyerek, sizleri
zamana işleyerek bunu yapmaya çalışıyorum. Hep söylediğim o lanet olası
cümle, keşke burada olsaydın, son bir kere konuşabilseydim seninle. Ve
yüreğimden kopup gelenleri sana akıtabilseydim
Seninle düzenleme
sonrası karşılaşmalarımız gibi ansızın, bir daha karşılaşsak
bir
operasyonun ortasında selamlaşsak
Razıyım.
Şahadetinin 1.Yıldönümünde
Tarih
atacak olduğumda seninle olan zamanlar tutuyor elimi. Parmaklarımın
arasından 2004ü yazmaya zorluyor beni. Ama biliyorum ki zamanın
karşısında akıp gidiyor ömürlerimiz, şimdi sizlersiz ve uzak
Yine
2004 yazacaktım. Sen aramızdan ayrılalı tam bir yıl oldu bugün. Ve senin
günlüğün olan defteri, o sana Bestada yaptığım küçük defteri buldum.
Sorup duruyordum ve kaybolmasından korkuyordum. Şahadetinin ardından
arkadaşlar güneye göndermişler, bense birkaç gün önce ona ulaştım.
Diyorum ki benim defterim şehit oldu bense şehitlerin yanına, o onursal
yücelişe ulaşamadım. Sense defterini yaşattın ve kendini feda ettin. Hep
onurlu ölmekten söz ederdin. Bir gerillanın mevzide, savaşırken, düşmana
karşı direnerek ülkesine karışmasının gurur verici olduğunu söylerdin.
Ve sen düşmana karşı savaşarak, çağımızın tüm maneviyatsızlaştırmalarına
karşı en güçlü maneviyatı yaşatarak kendini feda ettin. Arkandan göz
pınarlarıma çok ırmaklar hücum etti. Çok kez irkilerek uyandım
uykularımdan ama biliyordum ve kabullenemiyordum gidişini. Seni Axini,
Adarı ve Sorxwini. Senin Dersim toprağına karışan kızkardeşin
Serkeftin için hissettiklerini tam anladığımı söyleyemem. Ama şuna
inanıyorum ki senin yokluğunun bende ve benim gibi seni mütevazılığınla,
hoşgörü ve sakinliğinle tanıyabilen yoldaşlarda bıraktığı izlere
benziyorlar.
Seni bir
gerillada buluşmayı istediğim kızkardeş özleminden öte, seni yol
arkadaşlığının sıcaklığıyla seviyor ve özlüyorum.
Defterini ve yazdıklarını, şehitlere ve ülkene bağlılığını senin
dilinden aktaracağım. En azından o çok sevdiğin annen için
Yurtseverlik
ruhunu sana öğreten, sana onurlu bir evlat olma yolunda bir anlayış
kazandıran, o acılı, çileli ve fedakâr gerilla annesi için, Serkeftinin
ve Rozerinin, onurlarıyla şehit düşen iki Kürt kızının, iki kadın
gerillanın, iki kızkardeşin elleri öpülesi annesi için
Sen
rahat ol. Yüreğimiz seni taşıyabilirse ne mutlu bizlere, yeter ki sen
rahat uyu.
Yakardığım zamana, evrene rağmen gelip kalbimin üstünde konakladı o
soğuk haber. Sana hep yaşarken yazdım hep özlemlerin dilini bulmaya
çalıştım sana yazarken, her seferinde biraz daha güneye yol alırken
mesafeleri yüreğimle kapatmaya ve yüreklerimizde birlikteliklerin
ardından oluşan boşluğu özlemlerini yücelterek doldurmaya çabaladım.
Sana ulaşmak, seni ve oradaki yoldaşları solumak, o sıcaklığı duymak,
içine çekmek istercesine kabına sığmadı kalbim. Şimdi hangi harfler
gelir de yan yana, yokluğunu, sana olan özlemleri, hiç bitmeyecek,
hiçbir zaman kalbimi serinletmeyecek olan özlemleri anlatacak sözcükleri
oluşturabilir ki, hangi rüzgâr dindirebilir bu yürek yangınını
Kim söz
verebilir ellerimizin birleşeceğine, yeniden sımsıkı sarılıp saatlerce,
bitimsiz zamanlarca birbirimizi dinleyeceğimizi. Gözlerini o adanmış,
hesapsız sımsıcak yoldaşlığını hangi yaşam alır götürür gözlerimin
önünden. Seni özlüyorum Rozerin, hem de çok. Geçmişteki özlemlerimin
çocukluğuna öfkelenir gibi özlüyorum seni. Gittiğine inanmak seni
tanıyan, yüreğindeki o akışı az da olsa hissedenler için zor, çok zor.
Kız kardeşin Serkeftin ile gerillada buluşup paylaşamamanın acısını
duyduğunu, bunu hiç dile getirmesen de biliyorum. Ki günlüklerin,
yüreğinin sesini verdiğin yazılarında bunları gizlememişsin. Ki sen her
yoldaşında o sıcaklığı, o özü yaratmaya çalışıyor, o ulaşamadığın
paylaşımları yoldaşlarında yaşamak istiyordun.
Ölüm
hayal edilmez ki, henüz geldiğim yeni birliğimde bir gece kalmışken
sadece, hayal edemezdim ölümün bu defa senin kapını çalacağını. Hiçbir
yüreğin kaldıramayacağı, dünyalar da gelse ölümün doğallığına insanların
inanamayacağı sözler, isimler ve karanlık bir zaman başlangıcı
Ne
olursa olsun seni tekrar görmek, saçlarını taramak, sen banyo yaparken
üzerine soğuk su atmak, közlerin yanı başında uzun uzadıya anlattığında
anılarını ya da küçük Mazlumun konuşmalarını taklit edişini ya da bir
türkünün notalarında senin yoldaşlığını duyumsamak istiyordum. Roja me
şarkısı çalıyor şimdilerde sen geliyorsun aklıma. Halepçeyi
seslendiriyor Şivan, bense senin sesinden dinliyorum halkımızın o içli
ezgisine eşlik eden sözleri. Gönderdiğin resimler ve yazma ulaştı elime.
Kullanmaya kıyamamıştım uzun bir süre ve yazın gelmesini beklemiştim.
Ama artık zamanın kıydığı can parçalarımızın yanında ona kıymamak olmaz
diyorum.
Her şeye
rağmen senin kendi iradeni her şeyiyle açığa çıkaran, yaşama dair her
şeye direnen ve düşmana karşı halkın için Önderliğimiz için savaşırken
şahadete ulaşman bizler için onurdur. Sana layık olmak yaşamımızın derin
ve anlamlı olma çabasına yerleşiyor şimdi. Her şeyin şehitlerimizi
hatırlattığı bu yaşamımızı her şeyiyle ifadelendirmek, ancak seni ve
şehit yoldaşlarımızı anlatabilmekle mümkündür. Dersim özlemiyle yanıp
tutuşan ve Botan gerillacılığını bırakamayan Sorxwin arkadaşın yüreğini
bil ki yoldaşları serinletecek. Axinin, Adarın, senin ve Sorxwinin
birlikte şahadetinize anlam vermek, Kürt kızlarının yüreğinde yanan
özgürlük ateşini yükseltmektir. Dağlarda o ateşi söndürmemektir.
Kadın
yaşamını aydınlatan ve yaşama bağlılığını eylemiyle ifade eden Zilan
çizgisi bizim için her zaman esas olacaktır. Cesaretinizle PKK içinde
kadına yüce değer düzeyinde yer vermeniz yine perspektiflerinizden kadın
olarak aldığımız güç ve moral
diye bitiyor Rozerinin güncesi.
Önderliğe yazdığı son yazısını tamamlayamadan, en sevdiği, Onu
mücadeleye ideolojik olarak bağlayan Önderine son sözlerini
söyleyemeden, kendinde gördüğü ve aşmaya çalıştığı geri özelliklerle
mücadelesinde yaşadığı zorlukları tam olarak dile getiremeden bitiyor.
Son istemini dile getiremeden, kalbinin duyumsayışını son kez mısralara
dökemeden ve kendisine bir ifade biçimi olarak seçtiği şarkı söylemeyi
son bir kez gerçekleştiremeden, son kez özgürlük özlemleriyle dolu Kürt
ezgilerini haykıramadan bitiyor. Her ölümün erken olduğuna artık daha da
inanıyorum. Hiçbir ölümün zamanı gelmemiştir yüreğimizdeki takvimde. Ve
Rozerin de bu zamansız gidişlerin en acılı, en yarım, en hüzünlü ve
yarım hasretli örneğidir. Şehit kızkardeşi Serkeftinin gerillacılık
yaptığı Dersimi görememek, Şehit olduğu bilinen ama son aylarda esir
olarak düşmanın eline geçtiğini öğrendiği erkek kardeşi Brusk ile
yeniden karşılaşamamak Onun yüreğinde kabuk bağlayan bir yara olmuştu.
Onlarla kardeş olmanın, aynı odada yaşamanın ve günlük yaşamın kavgalı
gülmeli paylaşımların ötesinde bir de gerillacılık yapan bir Kürt kızı
olarak paylaşmak Onun en büyük isteğiydi. Paylaşımlarını hasretlerle
yoğurarak yüreğine işleyen Rozerin arkadaş özgürlük mücadelesinde
verdiği çaba, karşılaştığı fiziki ya da ruhsal zorlanmalar, mücadelenin
zorlukları karşısında Önderliği anlama çabası ve anladığı kadarıyla bu
öğretiyi kendine güç ve moral kaynağı yapması ve sabırla yürüyüşüne
devam etmesiyle bir mücadele, sabır ve özgürlük arayışının en mütevazı
örneğidir. en mütevazı örneğidir çünkü O hiçbir zaman özünün uzağında
bir duruşu tercih etmedi. Hiçbir zaman kendini yetkiyle büyüterek,
abartarak ve şekilsel yönelimlerle ifade etme arayışına girmedi.
Rozerinin her zaman için tercih ettiği ifade biçimi köklü bir
yurtseverlik, halk sevgisi, gizlilik düzeyinde yüreğinde yaşattığı
şehitlere bağlılık, Önderlik sevgisi ve Önderlik öğretisini en yalın
biçimiyle anlama çabası, yoldaşlık esaslarını yaşamın her anına
işleyerek yaşamın her anını anlamlandırmada gösterdiği süreklileşen
emektir. Yoldaşlık ilişkilerindeki hoşgörülü, sabırlı ve dönüştürmeye
çalışan yaklaşımı ve savaşın kızgınlaştığı anda da eski bir gerilla
olarak rolünü oynamak için gösterdiği doğal komutan yaklaşımı Onun
kişiliğinde doğallaşan özelliklerdi. Sıcakkanlı sayılabilecek her birey
için şaşılacak düzeyde bir sabra sahiptir O. Yaşarken aceleyle yaşayıp
bitirmez yaşadığı anı. Her şeyi zamanın içinde yoğurarak, sakin, yavaş,
sindire sindire yaşar her anını.
Benim
yüreğime de öyle girdi Rozerin. Yavaş yavaş, sindire sindire ve hiç
dikkat çekmeden. Onu katıldığım süreçte tanımıştım. Ama o dönemin
etkilerinden de kaynaklı fazla iyimser bir gözle bakmıyordum Ona.
Aradan yıllar geçmişti ve geri çekilmeden sonra kuzeye ilk kez kadın
gerillanın mevzilendirilmesi sürecinde, 2003 yılının ilk aylarında
onunla karşılaştık. Kuzey için toplanan grup eğitiminin sonuna
gelmiştik. Rozerin arkadaş ise HPG bünyesinde oluşturulan Şehit Gulan
özgün eğitim devresini bitirmiş ve bize katılmıştı. Bu kez uzaktan
değildi karşılaşmamız. İkimiz de Botanın Besta alanına gidecek
gruptaydık ve o benim tim komutanımdı. O zaman eski yargılarla
yaklaşmaktan kaynaklı Ona çok olumlu bakmamıştım ve paylaşımlarımda
bunun etkisi oluyordu. Sonra kendi kendime onunla birlikte kalmadan bu
kadar negatif yaklaşmamın önyargılı bir bakış açısından kaynaklandığını
itiraf ettim. Ve bu süreçten itibaren Onunla yaşayarak onu tanımaya
çalışacak ve paylaşımlarımı bu doğruya göre düzenleyecektim. Bu süreç o
kutsal yürüyüşün, o dağlara çıkma coşkusunun yıllar sonra yeniden
yaşandığı, o acının ve sevincin iç içe girdiği kutsal yürüyüşün
başladığı günlerdi. Eğitimimiz bitmiş ve bizler yolculuk
hazırlıklarımızı tamamlamış, çantalarımızı sırtımıza almış ve yola
çıkmıştık.
O
yolculuk her birimizin hayatında yeni bir sayfa açmıştı. Yeni sayfalara
yeni şekiller çizilmiş, yeni anlamlar yüklenmişti o yolculukla. Yaşanan
her anın mücadele zerrecikleriyle dolu olduğu müddetçe zaferin
kesinleşeceğini öğretmişti. Direnmeyi yani
gerillacılığın tadına o
yolculukta biraz daha varmıştık. Dağbaşlarında yaşamanın güzelliğini o
yolculukta soluduğumuz rüzgarla duyumsamıştık.
Yolculuğumuz Bestaya kadardı ve uzun bir yorgunluğun ardından dinlenmiş
ve Botan topraklarının güzelliğini, o yüreğimizden taşan anlamını
solumaya başlamıştık. Rozerin arkadaş kısa bir süre sonra yapılan
düzenlemede Herekole Heval Resulun takımına gönderildi. Newroz, Rojbîn
ve Zinarîn arkadaşların tim komutanıydı. O pratikte Herekolde kalan
Rozerin arkadaşla kış üstlenmesinde de birlikteydik. İki ay gibi kısa
bir süre olan üstlenme sürecinde Önderliğimizin Atina savunmaları
gelmişti ve eğitimimiz bu eksendeydi. Örgütsel anlamda karmaşık bir yıl
olmasına rağmen örgütsel gelişmeler bizlere gecikerek geldiğinden dolayı
eğitimimiz bitmişti ve imkânlarımıza oranla güçlü bir yoğunlaşma düzeyi
yaratmıştık. Ağırlıklı olarak birlikte kuzeye geldiğimiz arkadaşlar
vardı. Bir iki arkadaş sonradan gelmişti ama yine de hepimiz birbirimizi
tanıyorduk ve bu, eğitim ve yaşamın daha doğal ve eğitsel olmasın
sağlamıştı. Tabi bunda değerli komutanımız Resul arkadaşın büyük
çabaları, katılımı ve yoğunlaşması belirleyicidir. Çünkü Resul arkadaş
her şeye rağmen yaşam mücadelesini veren, aldığı her soluğa anlam
katmaya çalışan, Önderliğe bağlılığını yoldaşlarına hizmet anlayışıyla
somutlaştırmaya çalışan bir komutandır. Ve örgütsel anlamdaki yetkinliği
sayesinde kampımızda yaşanan sorunlar kördüğüm olmadan çözümlenmiş, bu
da daha tutarlı bir yoğunlaşma yaşanmasına yol açmıştı. Baharla birlikte
pratiğe çıktık ve Rozerin arkadaş Risor takımına geçti. Orada kısa bir
süre kaldıktan sonra Masiro alanına tim komutanı olarak gitti. O
dönemdeki yaklaşımı ona verilen görevi ne olursa olsun yerine getirmek,
yetkiyi bir politik araca dönüştürmeden, hesapsızca katılmak ve
mütevazılığını bir daha sergilemek olmuştu. 2004 pratiğinde neredeyse
hiç karşılaşmadık. Ara sıra haberleşip birbirimize selam gönderiyorduk
ama görüşememiştik. Sonbaharda bir süre karargâhta kaldı. Çünkü o
dönemde öz savunma çalışmaları örgütlendirilmişti ve Rozerin arkadaş da
tecrübeli oluşu, halk gerçeğini tanıması ve halka karşı duyarlılığı
güçlü olması, halkın dilini anlaması ile bağlantılı olarak bu çalışmaya
geçmişti. Bundan bir süre sonra üstlenme çalışmalarına geçtik ve aynı
kampta kalmak üzere kamp yerimizi yapmaya başladık. O süreç benim için
onu tanıma, onun yoldaşlık anlayışının derinliğini yakalayabilme ve
yüreklerimizi birleştirme anlamında önemli bir dönemdi. Çünkü yaşarken
yoldaşlarımızın ruhunu anlayabilme, onların yaşama yaklaşımlarını
bizlerden sonsuz aralıklarla uzaklaşmadan önce kavrama bizler için
anlamlı yaşamanın bir gereğidir. Şahadetin bizleri yürüten, bizlere
mücadele kararlılığı veren ve verilen bedelleri her an hatırlayarak
onlara layık olma çabasını süreklileştirme gücü sağlayan anlamı bizlerin
manevi ordusudur. Bunu yaşarken arkadaşların şahadet düzeyine ulaşmaya
çabalayan, yaşamı her gün bir mücadeleye dönüştüren ve kendini yenme
savaşında düşmanı yenerek bunu kazanabilen yaşam doğrultularını dolu
dolu yaşamak ve anlamlandırmak, her gerilla için değer olgusunun
süreklileşmesidir. İşte bu dönem de benim Rozerin arkadaşı tanıma ve
anlama sürecimdir.
Kış
sürecinde onunla paylaşımlarımız daha da derinleşti. Bir Halkı Savunmak
kitabı elimize ulaşmıştı ve eğitimimizi bu çerçevede hazırlamıştık. Her
ne kadar kütüphanemiz, sayısız kitabımız, çağın ileri teknolojik bilgi
iletişim sistemleri elimizde olmasa da Önderliğimizin büyük araştırma ve
çabalarla anlamamızı gerektiren savunmasını anlamak için elimizde sadece
Önderliğimizin öğretisi ile yoğurduğumuz beynimiz ve bu yolda
arındırarak yüceltmeye çalıştığımız yüreğimiz vardı. Bir de
yoldaşlığımız
Bu
varlıklı durumumuz 2004-2005 kışında Şehit Resul kampında kalan her
arkadaş için unutulmayacak paylaşımları yarattı. O kış yürek ve beyin
paylaşımlarımız belleğimize kazınan zamanları işledi. Yeni paradigmanın
yeni açılımlarını anlama çabası, tartışmalarla demokrasiyi, ekolojiyi ve
toplumsal cinsiyetçiliğin aşılmasını tartışmamız, kuantum üzerine
yoğunlaşmalarımız ve bunlar yoluyla Önderliğimizi ve kendimizi anlamaya
çalıştığımız anlar bizler için yüreğimizin en temiz yerine kazınan
yaşantılardır. Yaşamımızın içinde kimi eksiklikler ya da yanılgılar
yaşansa da komutan arkadaşların mütevazı öncülükleri ile bu sorunları
aşmak zor olmamıştı. Ve her arkadaş birbirine verdiği emekten dolayı
onur duyuyordu. Kamp sürecinde Rozerin arkadaş tim komutanımdı ve yine o
sakin, duyarlı ve anlayışlı duruşuyla katılımıyla bana Kürt kızlarının
gerilla yaşamıyla bütünleşmelerini düşündürüyordu. Belli zorlanmaları
olsa da bunların katılımının üzerine etki yapmasına izin vermedi. Eğitim
tartışmalarına katılmak için hazırlanıyor ve birikimini güçlendiriyordu.
8 Mart kutlaması için moral çalışmaları yaptığımız günlerde Rozerin
arkadaş yine güçlü bir katılım gösterdi ve güzel sesiyle bir koro
hazırlanmasına öncülük etti. Koro çalışmasındaki çabası sonucunda
uyumsuz seslerimizde belli bir uyum yaratmıştı. Tiyatroda da yer almış
ve büyük bir yoğunlaşmayla rolünü oynamıştı. Newroz ve Şehit Axin
arkadaşın hazırladığı skeç her ne kadar koğuş yaşamımızda çıkan
eksikliklerin özeleştirisi olsa da arkadaşları gülmekten kırıp
geçirmişti.
O kış
yaşadığımız ve öğrendiğimiz şeyleri kısaca anlatmak zordur. Çünkü kısa
anlatımlara sığdırılacak paylaşımlar değildi yaşadıklarımız. Ama sonunda
bitti ve düzenlemelerimiz yapıldı. Rozerin arkadaşla tüm
paylaşımlarımıza rağmen onunla derinleştirmek istediğim konular vardı ve
bunu biraz daha zamana bırakmıştım. Ayrılığın havası esince içimde bir
burukluk oluştu. Büyüdü, çoğaldı ve benden taştı. Genel olarak
arkadaşlardan ayrılmanın hüznü yanında Rozerin arkadaşa anlatmak isteyip
de anlatamadıklarımın hüznü içimi kaplamıştı. Pratiğe hazırlanma
anlamında kendimizi düşünsel olarak yenilemiştik ve bu hüznümün bunu
aşmasını istemiyordum. Rozerin arkadaş yine öz savunma çalışmalarına
geçti. Onunla vedalaşarak alanımıza geçtik. Sonra gelen arkadaşlarla ona
bir not göndermiştim. Aslında kendi vicdanımda geçen zamanın telafisini
vermeye çalışıyordum. 2005 baharını Rozerin arkadaş bana yazdığı
mektupta anlatmış. Ondan daha özlü, sade ve anlamlı anlatmak sanırım
biraz zordur.
Operasyon sürecinde onunla yine bir araya geldik ve yedi arkadaşımızı
şehit verdiğimiz gün birlikteydik. Rozerin arkadaş çatışma başlamadan
önce hemen hazırlanmış, arkadaşların mevzilenmesinde rolünü oynamış ve
çatışmada düşman karşısında direnişe geçmişti. O gün farklı bir gündü.
Silahlar konuşmaya başladığında tüm hayvanlar birer birer çıkarak
gizlendikleri yerden kaçmışlardı. Terk ettikleri savaş alanında sadece
insanlar, kobralar ve silahlar kalmıştı. Günün ışıkları azaldıkça silah
sesleri de azalmıştı ve karanlık kendisiyle birlikte derin ve sinsi bir
sessizliği getirmişti dağlarımıza.
Sonrasını anlatmak belki de benim için biraz daha zor. Onu en son
yaralıların kaldığı yeri değiştirdikleri zaman geldiğimiz karargâhta
gördüm. Espriler yapıyor, yine anılarını, arkadaşların komikliklerini
anlatıyor ve bana moral veriyordu. O dönemde Rozerine biraz da naz
yapıyordum. Bir yandan güneye gelmemin tartışılması bir yandan yarım
bırakılanlar beni derin bir hüzne sürüklüyor, yüreğimin yarası durmadan
kanıyor, kanıyordu. Onunla en son ayrılırken yine tecrübelerinden yola
çıkarak bazı öğütler verdi. Sonra
Sonrası ayrılık. Bitmez tükenmez bir
mesafenin açıldığı anların başlangıcı ve veda
|