|
Direnişin
Tarihi Yeniden Yazılıyor |
Dicle serhat
11 nisan 2006 tarihinde Besta`da şehit düşen

Axin, Adar, Sorxwin rakadaşların anısana
Axin arkadaş Afrinde doğup büyümüş bir arkadaştır. 15 Şubat komplosu
yani Kürt soykırım günü onun da üstünde çok fazla etki yaratarak PKK
özgürlük mücadelesine katılmasına neden oluyor. Tabi özgür dağların
gerilla saflarını tercih ediyor.
Dağa geldiğinde dünyaya yeni gelmiş çocuk kadar
şaşkın ve anne kucağının huzurunu bulan yavru gibi sevinçliydi. Saklamak
istemesine rağmen (ki genç bir arkadaştı) çocuksu yanlarının yaşama
yansımasını önlemeyi beceremiyordu. Yaşamda her zaman moralli ve
coşkuluydu, hiçbir şey onun moralini bozamıyordu. Yeni ve katılım sorunu
olanlara örnek oluyordu. Yeni savaşçı eğitimini büyük bir başarıyla
bitiren Axin yoldaş, Kürdistan dağlarında yürümeye ve yol almaya
başlayacaktı. Dağ, bayır, ova, demeden gerillacılığa soyunmuştu.
Düzenlemesi askeri tabur ve bölüklere olmuştu savaşkan yerinde duramayan
bir yapısı vardı.
Axin yoldaş ülkede ilk gerillacılığını heybetli
Kandil dağlarında yaptı. Kandil dağları kendisine büyük yaşam tecrübesi
kazandırdı. Artık Axin yoldaş tecrübeli bir gerilla, büyük sorumluluklar
alacak olan militan olmuştu. Kendisini büyük hedefler için hazırlama
çabası içerisindeydi. Tüm bunları yaşam katılımıyla, yaşının genç
olmasına rağmen olay ve olgulara kattığı anlam gücüyle gösteriyordu.
2003 yazı idi. Kadın hareketimiz kuzeye kadın arkadaşları düzenleme
kararı almıştı. Hedef tüm alanlara kadın arkadaşların takviye
edilmesiydi. 1999 yılında gerçekleştirilen geri çekilmeden sonra kadın
arkadaşların tekrardan kuzey dağlarına yayılmaları kararına büyük bir
coşku yaşayarak büyük heyecanla kendimizi önerdik. Oraya gitme
istememizin nedeni de Önderliğe daha yakın olmaktı. Bu umutla yola
çıktık. Bu umutla her zaman yaşıyorduk ve mücadele etmeye çalışıyorduk.
Axin arkadaşı öncesinde de tanıyordum. Ama kuzeyde
daha fazla birlikte kalma fırsatımız oldu. Hem de ülkemizin yüreği ve
beyni olan Botanda. O da Botanı seven nice yiğit arkadaşımız gibi
gerillacılık yapmak ve şehitlerimizin izinde yürümek, onların bıraktığı
bayrağı devir alıp taşımak için Botana geçti. Büyük bir gururla yüzünü
Botana çevirdi. Ve ulaştığında sevinç gözyaşlarını tutamayarak
salıverdi hasretini. Kato dağlarında yürüdüğünde kendini özgür
hissediyordu. Kato Jirkada ilk pratiğinin başarılı geçmesiyle birlikte
Botanın her yerinde kaygısızca pratik yapma güveni gelişecekti. İlk
pratiği başarılıydı. Kısa bir sürede Axin yoldaş başta araziyi tanıma
konusu, bununla birlikte yaşamdaki uyum, direngenlik ve diğer tüm
konularda kendini geliştirmişti.
Bunu gören herkes büyük bir hayranlıkla
gelişmelerini takip eder ve onunla aynı alan da aynı pratikte olmak
isterlerdi. Kato Jirkadaki ilk pratiğinden sonra kendisiyle Masiro,
Kato, Xelila ve Çatak alanlarında kaldık. Heval Axin büyük iddialarıyla
pratiğe katılıyordu. Aynı zamanda başarılı olmak içinde olağanüstü çaba
içersindeydi. Bestanın bütün alanlarında kaldı ve hiç alandan çıkmak
istemese de ayağının tedavisi için Güney Kürdistan'a gönderildi. Fakat
tedavisini bitirmeden ısrarıyla tekrardan alana döndü. Bu davranışıyla
herkesi şaşırtmıştı. Hepimiz kendisini takdir etmiştik, çünkü Botanın
sıcak savaş alanına ısrarla gelmek istemesi Onun yoldaşlığa ve partiye
dürüst yaklaşımının göstergesiydi. Varlığıyla o kadar bulunduğu yeri
dolduruyordu ki gittiği zaman yokluğu hemen fark ediliyor ve kocaman bir
boşluk bırakıyordu ardından. Yaşamın her alanında katılımı esas
alıyordu. Her işe katılmak ve her konuda yoldaşlara yardımcı olmak
istiyordu. Botan gibi sıcak savaş alanında bir ara terzihanede bile
kaldı. İşini severek dolayısıyla titiz ve özenerek yapıyordu. Çok emek
veren ve emeğiyle büyüyen bir yoldaştı. Kendini sorumlu gördüğü kadar
büyük çaba da verirdi.
Bir ara eğitim tartışması yürütüyorduk. Axin yoldaş
özgün eğitimimizde ailesiyle Önderliğin yanına gittiği süreci anlatırken
ağlamaya başladı ve sonunu getiremedi. Niye ağladığını sorduğumuzda
kendisinin küçük olduğunu ve hatırlayamadığından dolayı çok üzüldüğünü
anladık. Önderliğe çok bağlıydı. Yaşama sahip çıkmak istediği kadar
gördüğü eksikliklere karşı kaygısız, radikal mücadele de ediyordu.
Duygusal olması Onu bazen zorluyordu. Çok saf, temiz ve dürüst yanları
vardı. Herkese de böyle yaklaşıyordu. Genç yaşına rağmen verilen bütün
sorumlulukların üstesinden gelmeye çalışır, özenle ve örgütsel bilinçle
neyi nasıl yapması, nasıl tavır koyması gerektiğini iyi bilirdi.
Mücadele tarzı çok radikaldi ve hiçbir zaman pes etmezdi. Yanlış
anlayışları asla kabul etmezdi sonuna kadar savaşırdı ve tavır sahibi
olurdu.
2006 yılında Axin arkadaş güneye eğitime gitmek
için Sorxwin arkadaşın yanında kaldı. İlkbaharda yollar hala açılmamıştı
kimseler gelip gitmemişti. Hava koşulu düzelmeyene kadar yola
çıkılmayacaktı. Botan saha karargâhında bekliyorlardı. O süreçte
düşmanın yönelimleri çok yoğundu. Birçok yerde operasyonlar vardı.
Amedde çıkan operasyonda çatışma yaşanmış ve arkadaşlarımız da şehit
düşmüşlerdi. Duygusal bir atmosfer yaşanıyordu. Bizim kaldığımız yer
operasyon için hiç uygun değildi. Biz takımca Ayvan köyünde kalıyorduk.
Karargâh gücü iki buçuk saat ilerimizdeydi. Geliş gidişleri çok
oluyordu. Tabi bu açık hareket ettiğimizi gösteriyordu. Yine gündüz
nokta değişimi yapıyorlarmış. Gerilla kurallarını esnetmişler. Görüntü
alan düşman özel bir timini görevlendirmiş ve arkadaşları takibe almış.
Bu tim Segirkê korucularından oluşuyormuş ve hiç kimsenin tahmin
etmediği yoldan Kela Memeden Hezil suyunun üzerinde olan bir tepeye
mevzilenerek arkadaşların kaldığı noktayı keşif ediyorlar. Aynı gecede
Besta alanına geniş çaplı operasyon düzenleniyor. Düşman karadan Dêryan
köyünün bütün tepelerini ve arkadaşların keşif tepelerini de tutuyor. Bu
durumdan arkadaşların haberi olmuyor. Fark etmiyorlar.
Sorxwin arkadaş karargâh yönetimindeydi.
Önderliğimizin sağlık durumu ve düşman yönelimlerinden dolayı O da iyi
değildi. Oluşturulacak olan Ölümsüzler Taburuna geçmek istiyordu. Bu
önerisi kabul edilmişti. Yönetim düzeyinde çalışmalara katılacaktı. Bu
yüzden kendisi de Güney Kürdistan yolcusuydu ve büyük sorumluluklar Onu
bekliyordu. Gece karadan her yeri tutan düşman 11.Nisan.2006 sabahı
Serikê Dêryanın büyük stratejik tepelerine indirme yaptı. Hedefi nokta
baskını yapmaktı. Keşifçi arkadaşlar sabah erkenden çatışmaya
girmişlerdi. Bunu fark eden noktadaki arkadaşlar manevra yapmak
istiyorlar, fakat bu gerçekleşemeyince makul bir yerde mevzileniyorlar.
Hezil suyunun üstünde kalıyorlar. Çünkü hiçbir yere hareket imkânları
olmuyor. Orada bir grup arkadaş şehit düşüyor. Axin, Sorxwin, Adar ve
Rozerin yoldaşlar büyük direnişler sergileyerek kahramanca şehit düşen
arkadaşlar arasında yerini alıyorlar.
Bu çatışmada düşman bütün imkânlarını seferber
ediyor. Havadan, karadan ve çok sayıda asker ile tekniğini de devreye
koyarak saldırıyor. Genelde arkadaşlar teknik yönelimler sonucu şehit
düşüyorlar. Arkadaşlarımızın cenazelerine bile tahammül etmeyen,
saldıran düşman bu defa sadece teknik malzemeleri ele geçirmişti. Düşman
hedefini tamamlayıp geri çekildi. Bizim takımdan durumu öğrenmek için
oraya giden bir grup arkadaş korkunç bir manzarayla karşılaşıyorlar.
Gruptan kurtulan arkadaşlar vardı fakat onları bulamayınca noktamıza
geri dönüyorlar ve olanları anlatıyorlar bildikleri kadar operasyon
bizim alanımızı da kapsamasına rağmen düşman keşif ettiğine odaklanmış.
Bu yoldaşların şahadetleri bizleri olduğu kadar hareketimizi de
zorlamıştı. Artık bu şekilde verilen şahadetler bizi çok zorluyordu.
Rozerini anlatmak zordur. Mücadelemizde büyük rol
oynayan, adına tarih yazılan Mardinde doğup büyümüştü. Kendi
yurtseverliğinin köklerini orada sağlamlaştırmış ve kendi tarihini
tanımak için büyük arayışlar içersine girmişti. Kendini 90lı yıllarda
partiyle tanımaya başlıyor. O süreçlerde Kürdistanın her yerinde
serhildanlar oluyor Rozerin yoldaş ta bu serhildanlardan etkileniyor ve
partiye katılma kararı veriyor. Duygusal bir temelde partiye katılıyor.
Katıldıktan sonra Amed eyaletine gidiyor uzun bir süre orada kalıyor.
93 süreçlerinde katılan arkadaşların birçoğu gelip
hemen savaşın içersine giriyor ve kısa bir sürede şehit düşüyorlardı.
Rozerin yoldaş da bu tür olayların tanığıydı. O süreçte Amed sahasında
çok yoğun düşman yönelimleri vardı. Düşman gerillayı önünde büyük bir
engel olarak görüyordu. Önderliğimizin ya kazanacağız, ya
kazanacağız sloganına karşı ya bitireceğiz ya bitireceğiz
diyorlardı. İşte Rozerin arkadaş böyle bir zamanda partiye katılıyor ve
düşman gerçekliğiyle karşılaşıyor. Uzun bir süre Amedde kalıyor çok
aktif bir şekilde savaşta, eylemlerde yer alıyor. Bu aktif katılımıyla
bütün yoldaşları tarafından sevilip saygı görmesini sağlıyor. Daha sonra
Güney sahasına geçiyor. YAJK özgün eğitimine katılıyor. O eğitimde
kendini tanımaya bazı şeylere anlam vermeye başlıyor. O süreçlerde
Önderlik kadın hareketi için çok önemli tespitlerde bulunmuştu. Bu
tespitler bizim için çok önemliydi.
Ben Rozerin arkadaşı 99da Kandil alanında tanıdım.
İlk gördüğümde bana bazı özellikleri çok çekici gelmişti. Sonradan aynı
bölükte, yönetim düzeyinde birlikte kaldık. Çok hoş ve sevilen bir
yoldaştı. Nerede, ne yapağını çok iyi biliyor ve hesabını yapıyordu. Her
şeye örgütsel yaklaşıyordu bu konularda hiç taviz vermezdi. Yaşamda
sevilen ve saygı duyulan bir insandı. Yaratıcı her şeyi bilen ve
yapabilendi Rozerin arkadaş. Sesi çok güzeldi ve her moralde şarkı
söyler, insanları o güzel sesiyle coştururdu. Ahmet Kaya ve Ciwan
Hacoyu çok severdi. Bu süreçte Önderlik yakalanmıştı ve durum çok
kötüydü. Biz çok zorlanıyorduk özellikle de Rozerin arkadaş gibi eski
kadrolar daha fazla zorlanıyorlardı. Kendimizi bir yandan suçlu
hissediyorduk çünkü görevimizi yerine getirmede zayıf kalmıştık.
Önderlik bunun için yetersiz yoldaşları olarak bizleri eleştirdi.
Önderliği korumadığımız için çok zorlanıyorduk işte bu kadrolardan
birisi de Rozerin arkadaştı. O süreçte hatırlıyorum fedai eylem yapmak
için rapor yazmıştık ve Önderlik için ne gerekiyorsa hazırdık yapmaya.
Rozerin arkadaş kuzeyde kalan tecrübeli bir
kadroydu. Geri çekilmeden sonra uzun bir süre Güney Kürdistan da
gerillacılık yaptı ama bunu yeterli görmüyordu. Kuzeye gitmek için çok
çaba veriyordu. 2003te Botan, Besta alanına düzenlemesi olmuştu. Ben
Onu Kato Jirkada gördüğümde hiç şaşırmadım çünkü hayal ettiği yere
geleceğini biliyordum. Gelişine çok sevinmiştik, ayrıca yıllardan sonra
kuzey topraklarında düşmana karşı savaşmak, mücadele etmek bizim için
çok önemliydi. Bunun için çok sevinçliydik. Diğer gün birlikte görüşme
notunu okuduk, tartışma yapıldı. Botana gittiğimizden beri ilk defa iki
bölük güçle eğitim görüyorduk. Bütün arkadaşlar çok moral almıştı. Sonra
Rozerin arkadaşın olduğu bölük Herekol alanına gitti ve bir süre orada
kaldı. Rozerin arkadaş Botanın bütün alanlarında
kaldı en sonunda Botanda şehit düştü. Karargâhta tim komutanı olarak
kalıyordu. Karargâhta kalan arkadaşların hepsi geçici olarak orda
kalıyorlardı. Özellikle kadın arkadaşlar güneye geçmek için yolun
açılmasını bekliyorlardı. Yeni paradigmayı daha iyi anlamak için eğitime
gelmek gerekiyordu. Özellikle Rozerin arkadaş da eski bir kadro olarak
süreci anlamak ve yeni paradigmaya göre mücadele etmek için büyük bir
heyecanla kapsamlı bir eğitim heyecanı yaşıyordu. Diğer arkadaşlar da
aynı duyguyu yaşıyorlardı.
Sorxwin, Adar, Axin yoldaşların hepsi Botanda,
Bestada her zaman belirgin yerleri olan yoldaşlardı. Çünkü bunlar
Bestanın çekirdek kadrolarıydılar ve Bestanın emekçileriydiler ki
bizde emeksiz insan kendini yaşatamaz. Bu yoldaşlar kendi emeğiyle
büyüyen insanlardı. Her şeye koşuyorlardı. Yine her şeyden önce birer
fedailik sembolüydüler. Çatışmada bütün yoldaşlar da fedaice savaştılar.
Ve direndiler. Akşama kadar düşman onların direnişleri karşısında ne
yapacağını bilememiş, o dar alanı asker doldurmuştu. Düşman gücü akşama
kadar kobralarla savaşmıştı. Zaten teknik olmasaydı savaşamazdı. Düşman
çok güçlü olduğu için bu kadar kayıp vermedik. Verdiğimiz kayıpların
hepsi teknik yüzünden yaşandı. Bu olayda toplam 10 arkadaş şehit düştü.
Bu grubun içinde Amede gidecek arkadaşlar da vardı. Grup sorumlusu
Dijwar arkadaş ta vardı. İlk çatışmada şehit düşüyor. En çok da bu grup
için üzülmüştüm. Çünkü her biri yıllardır kuzeye gitmeyi hayal etmiş,
ama ulaşmadan şehit düşmüşlerdi. Gerçekten çok acı bir durum hepsi de
yeni ve genç arkadaşlardı. Bu kayıplar alandaki bütün arkadaşları çok
etkilemişti. Diğer alandaki bu kayıplar bize çok ağır gelmişti. Çünkü
herkes Rozerin arkadaş ve diğer arkadaşları çok yakından tanıyorlardı.
Onlarla güzel ve zor günleri yaşamışlardı. O günler onlar için değerli
günlerdi.
Bu operasyon 2006 yılında 11 Nisan günü sabah
erkenden başlamıştı. Düşman bütün gücünü seferber etmişti. Ama bu
arkadaşların direnişi karşısında perişan olmuşlar ve operasyona
geldiklerine bin kere pişman olmuşlardı. Bu çatışmada Rozerin arkadaş ta
diğer yoldaşları gibi son mermisine kadar savaşmış ve direnmişti. Biz bu
yoldaşların anısına misilleme eylemi yapsak da yine de yetersiz
kalmıştık. Birçok arkadaşımız şehit düştü. Emanetlerini yarınlara
taşımak için kavgamızı onların bıraktığı yerden devam ettirmek bizim
temel görevimizdir. Bunun için biran önce kendi yetersizliklerimizi
aşmamız ve mücadele tarzımızı güçlü bir şekilde güçlendirmemiz
gerekiyor. Bu yoldaşlarımızın bıraktığı emaneti korumamız gerekiyor.
Onlar özgür bir yaşam için canlarını feda ettiler. Teslimiyete karşı
kendi gencecik bedenlerinde bomba patlattılar. Bu ruhla düşmanı hayal
kırıklığına uğrattılar. Bu yaklaşım bir fedai ruhtur. İşte PKKlilik
budur. Bunlar da bu ruhu kendi kişiliğinde yaratmış yoldaşlardır. Bu
fedai ruh bizim için semboldür. Ve kavgamızı onların bıraktığı yerden
devam ettiriyoruz. Çünkü kavgamız hala bitmedi. Bir gün özgürlüğüne
kavuşmuş halkımızla birlikte, şehitlerimizin emeklerinin boşa
gitmediğini dünyaya göstereceğiz. Yüreklerimizde onların anılarını
taşıyarak mücadelemize onlar için daha da bağlanıyoruz.
|