Ş.NUCAN YOLDAŞIN ANISINA.

 

Zağras’lar asidir, sarptır, geçit vermez, yüksektir. Büyük tarihler yaratmıştır o hep insanlık yürüyüşünde. İnsanlığa beşiklik etmiş, kucağında büyütmüştür insanlığı. Bir damla su olmuştur büyük okyanuslara. Tarihin en kuytu köşelerinden gelen sesin sahibidir o. Ne zaman insanlık bir yerlere sığınmak istemişse o açmıştır kucağını ona. Ve mazlumların mekânı, dervişlerin dergâhı olmuştur. Hiçbir güç onu yıldıramamış, dağlarının doruklarında yanan ateşi söndürememiştir. Ateşgah’ları oluşturmuştur insanlığa sunmak için. Tanrılardan o almıştır ateşi ve premeteus ona hediye etmiştir bu kutsallığı. İnsanlık onun bu armağanıyla kutsanmıştır binyıllar boyunca. Hiç sönmemiştir bundan dolayı Ateşgah’ları. O her zaman için korumuştur insanlığı tüm kötülüklerden. Geçit vermemiştir kötüye. O her zaman asi, geçit vermez olmuş ve bu insanlık için en büyük değeri yaratarak tarihe yazmıştır adını. Mezopotamya onun bu tarihini böyle yazmıştır yüreğine. Kürtlerin en direniş mekânı olmuştur Zağras’lar.

     Kürtler de bir Halk olarak tarihin en zorlu serüvenlerinden geçerek büyük zorlukları yaşamıştır. Ama hiçbir zaman yılmamış bu soylu yürüyüşüne devam etmeyi bilmiştir. Çünkü o tarihi yaratan halklar içerisinde olmuş ve bu soylu kahramanlığı yaratma fedakârlığında olmayı başarmıştır. Bu binyıllarca süren bir serüveni ifade eder. İşte tüm Kürtler bunu bilerek dağlara yaklaşır ve en temel güvencesi sayar. Dağlar bir anlamda onun güvenliğidir. İşte Zağros’lar da bunun en somut ifadesi olmaktadır. Bu görkemi tarihin sayfalarından kaçırmadan okumak bizim için en için en büyük zevk olsa gerek.

      İnsanlığın en çok ilgi odağı olan ve yine en merak edilen yerdir Zağros’lar, çünkü bu büyük destanın tek canlı tanığıdır o hatta yaratanıdır bu tarihin. İşte bundan dolayı hep merak edilendir Zağros’lar. Mücadelemizin de en şiddetli savaşlarını yaşadığı alanlardır Zağros’lar. Düşmanın en korktuğu alan olan zağros’lar yine tarihe yaraşır olmayı bilmiş ve mücadelemizde bir mihenk taşı olmayı başarmıştır. Binlerce kahramanı ağırlamış onu korumuş ve onu konuk etmeyi bilmiştir. Her yönüyle adeta bir zenginlik abidesi olan zağros’larda o kadar çok sevdiğim yan oldu ki o adeta tarihin tüm izini günümüze taşırmakta tek olandı.

       Ve yine bağrına bastığı, koruduğu, sonuna kadar yalnız bırakmayarak hep bir biçimde birlikte olduğu gerillaları da direnişte onun takipçisi olmuştur. Kimini kendisine çekerek, toprağına katarak ebedileştirmiş, kimini de hala amansızca savaştırmaktadır zirvelerinde. İşte toprağa karışanlardan, zağros’ların bağrında yatan gerillalardan biri de Nucan arkadaştır.

     O bir sanatçıydı, o bir gerillaydı ve o bir özgürlük türküsüydü hiçbir zaman bitmeyecek olan. O gerçek bir Kürt kızıydı dağlarda gezen. En büyük hayali özgür bir ülkede özgür bir gelecek yaratmaktı tüm özgürlük isteyen insanlığa. O henüz çok küçük olmasına rağmen büyük acıları yaşamış düşmanın acımasızlığını görmüştü. Büyük bir intikam sözünü vermişti kendisine. Kürtlüğün, geleneğin, göreneği, törenin en derinden yaşanan bir toplumsallıktan çıkıp gelmiş ve özgürlüğe o denli susamıştı ki onun bu yönü her zaman insanı kendisine hayran bırakmaya yetiyordu.

     O Şırnak’ın asi ve duygu yüklü bir kızıydı. Yeni gelmişti belki bu dağlara ama onun zaten tüm yaşamı dağlarda geçmişti ki o tüm dağları o kadar iyi tanıyor ve onlarla öyle bir konuşuyordu ki sanki o dağlara ait dağlarda ona aitti. Dağların böyle bir yanı vardı Kürtlerde. Her zaman Kürtlere arka çıkmış ve onları korumuştu bu dağlar. Bundan dolayı tüm Kürt kızları bunu biliyordu. Ş. Nucan yoldaş da işte böylesine dağları yüreğine almış onu kendi yüreğine sığdırmıştı. Küçük yaşıtaydı ama kocaman bir yürekti onun taşıdığı. Davaya olan bağlılığı, halkına olan bağlılığı ve önderliğe olan bağlılığı da tıpkı dağlara olan bağlılığı gibi her zaman çok güçlü ve sarsılmazdı. Bu onun en büyük güzelliği ve hakikat yanını teşkil ediyordu.

     Bir gerilla kimliğinin yanında sanatçı kimliği de vardı bu küçük ama duyguları, hayalleri büyük yoldaşımızın. Sanatın adeta bir ustasıydı. Bunu severek yapıyordu öylesine duygu yüklü yanları vardı ki onun adeta insanı kendisine hayran bırakıyordu. İşte onu bu dağlara hayran bırakan en temel neden onun özgürlüğe olan bağlılığı idi. Doğa ile olan kopmaz bağlılığı onu her zaman bir abide yapmıştı.

       Nucan yoldaş çok genç yaşta özgürlük saflarına katılmış bu dağlarda büyük devrim sorumluluğunu üstlenmişti. O gerçekten davasına sonuna kadar bağlı yiğit bir Kürt kızıydı. Çok uzun olmayan gerilla yaşamına o kadar çok güzellikleri sığdırdı ki tüm yoldaşlarının yüreğinde taht kurmayı başardı. Cesaretli güçlü ve pratikçi bir yoldaş olan Nucan yoldaş bizlerde büyük bir acıyı da yaratarak çıktı şehitler tahtına. Onu yazmak ve anmak ta biz yoldaşlara kaldı. O gerçekten hak etmediği kadar çabuk ayrıldı aramızdan. Sesiyle, türküleriyle bizlerle pek çok şeyi paylaşan Nucan yoldaşı uğurlamak o kadar zor geldi ki bizlere, bunu asla yazmak kolay olamaz. Çarçellayı çok severdi. Ama en önemlisi de zağrosl’ara olan tutkusuydu.

     Yaptığı türkülerin hepsini şehit yoldaşları üzerine yapmış, bunları öylesine yoğun duygularıyla yazmıştı ki dinlemek adeta huzur veriyordu tüm yoldaşlarına. Daha önce Cilo da şehit düşen Beritan yoldaştan da çok etkilenmiş onun adına bir parça yapmıştı o süreçte bunu klip olarak çıkardı. Kısa bir süre geçmişti o klipin ardından. Özgün bölük olarak mervanısta kalıyorduk, günlerce keşif uçakları kampımızın üzerinde dolaştı. Nucan yoldaş aslında kampta değildi. O K. Gareye göreve gitmişti. O görevden döndükten bir gün sonraydı, keşifin yoğun dolaşması üzerine noktayı değiştirmeye karar vermiştik ancak önce yakın bir yerde kalıp kimi kamp ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra tümden noktayı değiştirmeyi düşünüyorduk, fakat düşman tabi ki bizi beklemeyecekti ertesi gün yoğun bir hava saldırısı yaptı. Bir saat süren yoğun hava saldırıları Nucan yoldaşı da bizden almıştı. O sesiyle yoldaşlık sevgisiyle bize elveda demişti ama onun bu güzel yoldaşlığını asla unutamayacaktık.

     Böylesi bir yoldaşı kaybetmek bizim için çok ağır geliyordu. Onu asla unutmayacaktık, çünkü o bizim için kahramanlığın unutulmaz bir abidesi olmuştu. Kısa geçen gerilla hayatı onda çok büyük bir kişilik yaratmış ve kahramanlığıyla tüm yoldaşlarının yüreğinde unutulmaz bir yer edinmişti. Zağros’a ilk gittiğimde tanıştığım ilk yoldaş Nucan yoldaş olmuştu ve tüm özgün bölük sürecim boyunca da onunla kalmıştım. Onda gördüğüm en temel yanlardan biri yoldaşlık sevgisi,  fedakârlığı, amansız mücadele azmi, coşkulu, hesapsız katılımı olmuştu. O alçak gönüllü, mütevazı sevgi dolu bir yoldaştı. Bu güzel yoldaşı asla unutmayacak ve onunla yaşadığımız sıcak mücadele sürecini hep anlamlı bir süreç olarak anacağız.

    Kucağında taşıdığı PAJK bayrağı onun kanıyla bir kez daha kan kızıla boyanmıştı. Onda var olan bağlılık sonuna kadar büyük kahramanlığı sergilemesine götürmüştü. İşte buydu onu unutulmaz kılan. O bir gerilla o bir sanatçı o bir yoldaşlık abidesi oldu tüm yoldaşlarının yüreğinde. Onun bu mücadeleye kattığı o kadar çok güzellik oldu ki binlerce yoldaşının geride bıraktığı pek çok anıyı onda yeniden bulduk ve onda yeniden yaşadık. Onu da şehitler kervanına uğurlarken yüreğimiz buruk kalbimiz acı doluydu. Ama onun geride bıraktığı umutları daha da büyütmek ve her birine yenisini de ekleyerek yürümek bizim için en büyük görevdir. Bu yoldaşı işte bundan dolayı tüm yürekli Kürt kızları okumalı ve bu uğurda canını veren binlerce kahramanı unutmamalıdır. Özgürlük her şeyini ortaya koyarak adanmayı gerektirir. Eğer bir ülkeyi özgür kılmak istiyorsak yâda bir halkın özgürlüğü için mücadele ediyorsak o zaman büyük bir fedakârlığı göze almamız gereklidir.  Çünkü özgürlük ancak büyük bedellerle ortaya çıkar ve öylede gelişir. Yani emek verilmeden hiçbir haklı mücadele kazanamaz, başarı sağlayamaz. Kendisini özgürleştiremeyenlerde asla başkalarının özgürlük mücadelesini başarıyla veremez.

İşte Nucan yoldaş ta böylesine özgürlüğü ruhunda yaratmış sonuna kadar bu uğurda mücadele vermeyi bilmişti. Özgürlük ruhta başlıyordu o bunu biliyor ve ona göre yaklaşıyordu. Hakikatin yolunu buldu Nucan yoldaş özgürlüğü yarattı ve bir özgürlük abidesi oldu. Ona olan borcumuzu bizlerde ancak bu mücadelede büyük bir yürüyüş sahibi olarak ödeyebiliriz. Seni her zaman anacağız. Şehitler asla ölmez onlar yaşamı kendi ruhunda yaratanlardır.
                                                                                                                                                Irmak adalı.

 
    ygk_unur@hotmail.com