|
Zağraslar asidir,
sarptır, geçit vermez, yüksektir. Büyük tarihler yaratmıştır o
hep insanlık yürüyüşünde. İnsanlığa beşiklik etmiş, kucağında
büyütmüştür insanlığı. Bir damla su olmuştur büyük okyanuslara.
Tarihin en kuytu köşelerinden gelen sesin sahibidir o. Ne zaman
insanlık bir yerlere sığınmak istemişse o açmıştır kucağını ona.
Ve mazlumların mekânı, dervişlerin dergâhı olmuştur. Hiçbir güç
onu yıldıramamış, dağlarının doruklarında yanan ateşi
söndürememiştir. Ateşgahları oluşturmuştur insanlığa sunmak
için. Tanrılardan o almıştır ateşi ve premeteus ona hediye
etmiştir bu kutsallığı. İnsanlık onun bu armağanıyla
kutsanmıştır binyıllar boyunca. Hiç sönmemiştir bundan dolayı
Ateşgahları. O her zaman için korumuştur insanlığı tüm
kötülüklerden. Geçit vermemiştir kötüye. O her zaman asi, geçit
vermez olmuş ve bu insanlık için en büyük değeri yaratarak
tarihe yazmıştır adını. Mezopotamya onun bu tarihini böyle
yazmıştır yüreğine. Kürtlerin en direniş mekânı olmuştur
Zağraslar.
Kürtler de bir
Halk olarak tarihin en zorlu serüvenlerinden geçerek büyük
zorlukları yaşamıştır. Ama hiçbir zaman yılmamış bu soylu
yürüyüşüne devam etmeyi bilmiştir. Çünkü o tarihi yaratan
halklar içerisinde olmuş ve bu soylu kahramanlığı yaratma
fedakârlığında olmayı başarmıştır. Bu binyıllarca süren bir
serüveni ifade eder. İşte tüm Kürtler bunu bilerek dağlara
yaklaşır ve en temel güvencesi sayar. Dağlar bir anlamda onun
güvenliğidir. İşte Zağroslar da bunun en somut ifadesi
olmaktadır. Bu görkemi tarihin sayfalarından kaçırmadan okumak
bizim için en için en büyük zevk olsa gerek.
İnsanlığın en
çok ilgi odağı olan ve yine en merak edilen yerdir Zağroslar,
çünkü bu büyük destanın tek canlı tanığıdır o hatta yaratanıdır
bu tarihin. İşte bundan dolayı hep merak edilendir Zağroslar.
Mücadelemizin de en şiddetli savaşlarını yaşadığı alanlardır
Zağroslar. Düşmanın en korktuğu alan olan zağroslar yine
tarihe yaraşır olmayı bilmiş ve mücadelemizde bir mihenk taşı
olmayı başarmıştır. Binlerce kahramanı ağırlamış onu korumuş ve
onu konuk etmeyi bilmiştir. Her yönüyle adeta bir zenginlik
abidesi olan zağroslarda o kadar çok sevdiğim yan oldu ki o
adeta tarihin tüm izini günümüze taşırmakta tek olandı.
Ve yine
bağrına bastığı, koruduğu, sonuna kadar yalnız bırakmayarak hep
bir biçimde birlikte olduğu gerillaları da direnişte onun
takipçisi olmuştur. Kimini kendisine çekerek, toprağına katarak
ebedileştirmiş, kimini de hala amansızca savaştırmaktadır
zirvelerinde. İşte toprağa karışanlardan, zağrosların bağrında
yatan gerillalardan biri de Nucan arkadaştır.
O bir
sanatçıydı, o bir gerillaydı ve o bir özgürlük türküsüydü hiçbir
zaman bitmeyecek olan. O gerçek bir Kürt kızıydı dağlarda gezen.
En büyük hayali özgür bir ülkede özgür bir gelecek yaratmaktı
tüm özgürlük isteyen insanlığa. O henüz çok küçük olmasına
rağmen büyük acıları yaşamış düşmanın acımasızlığını görmüştü.
Büyük bir intikam sözünü vermişti kendisine. Kürtlüğün,
geleneğin, göreneği, törenin en derinden yaşanan bir
toplumsallıktan çıkıp gelmiş ve özgürlüğe o denli susamıştı ki
onun bu yönü her zaman insanı kendisine hayran bırakmaya
yetiyordu.
O Şırnakın asi
ve duygu yüklü bir kızıydı. Yeni gelmişti belki bu dağlara ama
onun zaten tüm yaşamı dağlarda geçmişti ki o tüm dağları o kadar
iyi tanıyor ve onlarla öyle bir konuşuyordu ki sanki o dağlara
ait dağlarda ona aitti. Dağların böyle bir yanı vardı Kürtlerde.
Her zaman Kürtlere arka çıkmış ve onları korumuştu bu dağlar.
Bundan dolayı tüm Kürt kızları bunu biliyordu. Ş. Nucan yoldaş
da işte böylesine dağları yüreğine almış onu kendi yüreğine
sığdırmıştı. Küçük yaşıtaydı ama kocaman bir yürekti onun
taşıdığı. Davaya olan bağlılığı, halkına olan bağlılığı ve
önderliğe olan bağlılığı da tıpkı dağlara olan bağlılığı gibi
her zaman çok güçlü ve sarsılmazdı. Bu onun en büyük güzelliği
ve hakikat yanını teşkil ediyordu.
Bir gerilla
kimliğinin yanında sanatçı kimliği de vardı bu küçük ama
duyguları, hayalleri büyük yoldaşımızın. Sanatın adeta bir
ustasıydı. Bunu severek yapıyordu öylesine duygu yüklü yanları
vardı ki onun adeta insanı kendisine hayran bırakıyordu. İşte
onu bu dağlara hayran bırakan en temel neden onun özgürlüğe olan
bağlılığı idi. Doğa ile olan kopmaz bağlılığı onu her zaman bir
abide yapmıştı.
Nucan yoldaş
çok genç yaşta özgürlük saflarına katılmış bu dağlarda büyük
devrim sorumluluğunu üstlenmişti. O gerçekten davasına sonuna
kadar bağlı yiğit bir Kürt kızıydı. Çok uzun olmayan gerilla
yaşamına o kadar çok güzellikleri sığdırdı ki tüm yoldaşlarının
yüreğinde taht kurmayı başardı. Cesaretli güçlü ve pratikçi bir
yoldaş olan Nucan yoldaş bizlerde büyük bir acıyı da yaratarak
çıktı şehitler tahtına. Onu yazmak ve anmak ta biz yoldaşlara
kaldı. O gerçekten hak etmediği kadar çabuk ayrıldı aramızdan.
Sesiyle, türküleriyle bizlerle pek çok şeyi paylaşan Nucan
yoldaşı uğurlamak o kadar zor geldi ki bizlere, bunu asla yazmak
kolay olamaz. Çarçellayı çok severdi. Ama en önemlisi de
zağroslara olan tutkusuydu.
Yaptığı
türkülerin hepsini şehit yoldaşları üzerine yapmış, bunları
öylesine yoğun duygularıyla yazmıştı ki dinlemek adeta huzur
veriyordu tüm yoldaşlarına. Daha önce Cilo da şehit düşen
Beritan yoldaştan da çok etkilenmiş onun adına bir parça
yapmıştı o süreçte bunu klip olarak çıkardı. Kısa bir süre
geçmişti o klipin ardından. Özgün bölük olarak mervanısta
kalıyorduk, günlerce keşif uçakları kampımızın üzerinde dolaştı.
Nucan yoldaş aslında kampta değildi. O K. Gareye göreve
gitmişti. O görevden döndükten bir gün sonraydı, keşifin yoğun
dolaşması üzerine noktayı değiştirmeye karar vermiştik ancak
önce yakın bir yerde kalıp kimi kamp ihtiyaçlarımızı
karşıladıktan sonra tümden noktayı değiştirmeyi düşünüyorduk,
fakat düşman tabi ki bizi beklemeyecekti ertesi gün yoğun bir
hava saldırısı yaptı. Bir saat süren yoğun hava saldırıları
Nucan yoldaşı da bizden almıştı. O sesiyle yoldaşlık sevgisiyle
bize elveda demişti ama onun bu güzel yoldaşlığını asla
unutamayacaktık.
Böylesi bir
yoldaşı kaybetmek bizim için çok ağır geliyordu. Onu asla
unutmayacaktık, çünkü o bizim için kahramanlığın unutulmaz bir
abidesi olmuştu. Kısa geçen gerilla hayatı onda çok büyük bir
kişilik yaratmış ve kahramanlığıyla tüm yoldaşlarının yüreğinde
unutulmaz bir yer edinmişti. Zağrosa ilk gittiğimde tanıştığım
ilk yoldaş Nucan yoldaş olmuştu ve tüm özgün bölük sürecim
boyunca da onunla kalmıştım. Onda gördüğüm en temel yanlardan
biri yoldaşlık sevgisi, fedakârlığı, amansız mücadele azmi,
coşkulu, hesapsız katılımı olmuştu. O alçak gönüllü, mütevazı
sevgi dolu bir yoldaştı. Bu güzel yoldaşı asla unutmayacak ve
onunla yaşadığımız sıcak mücadele sürecini hep anlamlı bir süreç
olarak anacağız.
Kucağında
taşıdığı PAJK bayrağı onun kanıyla bir kez daha kan kızıla
boyanmıştı. Onda var olan bağlılık sonuna kadar büyük
kahramanlığı sergilemesine götürmüştü. İşte buydu onu unutulmaz
kılan. O bir gerilla o bir sanatçı o bir yoldaşlık abidesi oldu
tüm yoldaşlarının yüreğinde. Onun bu mücadeleye kattığı o kadar
çok güzellik oldu ki binlerce yoldaşının geride bıraktığı pek
çok anıyı onda yeniden bulduk ve onda yeniden yaşadık. Onu da
şehitler kervanına uğurlarken yüreğimiz buruk kalbimiz acı
doluydu. Ama onun geride bıraktığı umutları daha da büyütmek ve
her birine yenisini de ekleyerek yürümek bizim için en büyük
görevdir. Bu yoldaşı işte bundan dolayı tüm yürekli Kürt kızları
okumalı ve bu uğurda canını veren binlerce kahramanı
unutmamalıdır. Özgürlük her şeyini ortaya koyarak adanmayı
gerektirir. Eğer bir ülkeyi özgür kılmak istiyorsak yâda bir
halkın özgürlüğü için mücadele ediyorsak o zaman büyük bir
fedakârlığı göze almamız gereklidir. Çünkü özgürlük ancak büyük
bedellerle ortaya çıkar ve öylede gelişir. Yani emek verilmeden
hiçbir haklı mücadele kazanamaz, başarı sağlayamaz. Kendisini
özgürleştiremeyenlerde asla başkalarının özgürlük mücadelesini
başarıyla veremez.
İşte Nucan yoldaş ta böylesine özgürlüğü ruhunda yaratmış sonuna
kadar bu uğurda mücadele vermeyi bilmişti. Özgürlük ruhta
başlıyordu o bunu biliyor ve ona göre yaklaşıyordu. Hakikatin
yolunu buldu Nucan yoldaş özgürlüğü yarattı ve bir özgürlük
abidesi oldu. Ona olan borcumuzu bizlerde ancak bu mücadelede
büyük bir yürüyüş sahibi olarak ödeyebiliriz. Seni her zaman
anacağız. Şehitler asla ölmez onlar yaşamı kendi ruhunda
yaratanlardır.
Irmak
adalı. |