REŞO ARKADAŞI ANMAK

Nusaybin, coğrafik konumu itbariyle mezopotamya’nın kuzeyinde en eski yerleşim alanlarındandır. Tarihsel olarak her dönemde gelişen uygarlıklar ile tanışan ve gelişmesine tanık olmuş bir mekan olmaktadır. Ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal ve askeri alan kadar idari yapılanma da etkin alan olarak ele alınan bir karekteristik özellikleri ile de anılmaktadır. Kürdistan’ın parçalanması ile birlikte toplumsal yaşamın her alanına etkisi gelişen ve neredeyse potansiyelinin yarı yarıya düşürüldüğünü bir diğer gerçekliğini ifade etmektedir. Tarihi olarak uygarlıkların geçit alanı olarak ifade edilen ipek yolu güzergahının da en canlı yaşayanı olması bir başka gerçekliğinin kendisi olmakta. Kürtler, Asuri ve Arap’ların bir arada yaşam alanı durumunda. Buna dini anlamda Zerdüşt, Hıristiyan ve müslümanlık diğer bir gerçeği durumundadır. Zamanında her birinin kendisini örgütlemesi için yarattığı değerlerin de zenginliğini sözkonusu. En son güç olarak Türk sömürgeciliğin de kendisi için hakimiyetinin egemen kılınması ile birlikte kendi sistemine tekabül eden bir yapılanmayı geliştirmesi talihsiz olan diğer bir öge durumunda. İzlenen politikalar, temelinde kendi gücü ile beraber yerel işbirlikçi yapılanma tamamlayıcı biçimde seyretmiştir. Güney batı Kürdistan ile sınır olan ve bir güzergah biçimindeki coğrafik konumu nedeniyle sınırlı da olsa Kürtlük gerçeği ile de tanışma olanağı gelişir. Bu daha çok eski tarihlere dayansa da alanda birey düzeyinde kendisini ifade etme durumlarına da dayanır. Ancak, çok belirgin değildi. Belirtilen biçimde daha çok kuzey-güney arasında bir köprü gibi değerlendirmelerin de bir sonucu olmaktaydı. Temel olarak 70’lerin ortalarından itibaren sol ve küçük burjuva milliyetçiliğinde yansımalarının giderek geliştiği bir alan durumundaydı.

Özgürlük hareketinin ilk ilişkileri Kürdistan’deki çalışmaların geliştirilmesine dayanır. İdeolojik grup dönemindeki çalışmalar, sınırlı bazı ilişkiler ile sürdürülmekteydi. Hareket, bu ilişkileri temel alarak kısa zaman da geniş bir halk kesimine ulaşması gerçekleştirir. APOCU hareket tarafından Mardin bölgesinde, gelişmeye açık bir belde olarak değerlendirilmekteydi. Hareket kendi kitlesi içinde dayanak olabilecek bir niteliğe epey özen gösterilirken, Mardin bölgesindeki kadrolar ile güçlendirilmesi etkisinin daha iyi gelişmesine neden olmaktaydı. Aynı  yıllarda alanda  Rêber APO, Hareketteki adıyla Sömürge(Hamit Avcı) arkadaşında katıldığı bir toplantı geliştirilmişti. Dönem itibariyle alanda hareketin gelişmesine temel oluşturan bir toplantı olduğu daha sonraki yansımaları ve katılanların kendi ifadelerinin yansımalarında bu açık bir şekilde gelişmiştir. Daha sonra katılanlardan öğrendiğimiz, o ana kadar yapılan değerlendirmelerin önemli oranda rotaya ulaşmasını sağladığı gibi içlerinde kimileri açısından yanlışa karşı duruşa da vesile olmaktaydı. Katılanlara sorulduğunda, sizler geliştirilen değerlendirmeler için ne düşünüyorsunuz diye sorulduğunda; “Değerlendirmeler, gerçeğe en uygun olan düşüncelerdir. Ancak, onun gerçekleştirilmesi oldukça zordur”biçiminde ele almaktaydılar. Demek ki daha başlangıçta, anlayanlar için APOCU hareketin ciddiyeti kadar büyük bir cesaret mesleği olduğunun da bir ifadesi olduğunu dilendiriyorlardı. Birey dışında katılanların önemli bir kesimi daha sonra çalışmalara katılımın gelişmesine de yol açmıştır. Önemlisi, daha başta ifade edilmezse de daha sonraki zaman diliminde bunun yansımalarının kitle içinde dahi dillendirmeleri güvene neden olmaktaydılar. O ana kadar diğer gruplar tarafından yapılan yersiz yakıştırmaların ne denli anlamsız olduğunun da belirgin bir biçimde aşılmasına yol açmasıdır. Düşünsel alanda belirginlik-netlik, insanlarda ilginin daha da gelişmesi temelinde ilişkilerin kalıcılaşmasına kadar gelişmekteydi.  

 Özellikle toplumun yoksul kesimlerine dayanan ve sosyal olarak kadını da kapsayan bir faaliyetlilik etkiyi giderek daha iyi pekiştirdiği bir seyir izler. Bunun giderek köyleri ve emekçi kesimin sorunlarına kadar eğilen bir yaklaşımın yankıları giderek çevrede de yansıması, ilişkilerin boyutlanmasına vesile oluyordu. Toplumsal sorunlara eğilme ve bireye kadar ulaşan bir çalışma sonuç vermekteydi. Özellikle çalışmaları yürüten arkadaşların oldukça etkili duruşları insanlarda birlikte çalışma aşkının daha gelişmesine bir nedendi. Şehirle iç içe olan kırsal kesime yansıma, çalışma tarzı kadar sosyal olarak günlük ilişkiler nedeniyle haberdar olması ve olumlu etkilenmeye neden olmaktaydı. Hareketin ve onun birer çalışanı durumundaki arkadaşların yarattığı güven, ahlaki-politik yapılanma, özlü yaklaşım, ortak düşünce yapılanması, olay-olgulara karşı etkili tutum, toplum değerlerine karşı duyarlılık, geleceği belirleyen ideolojik yapılanma kadar düşmana ve işbirlikçilerine karşı çok net bir yaklaşım içinde bulunulması insanlar tarafından benimsenmemesi mümküm mü ? Halkın o dönemde arkadaşlar için belirtikleri ve okuma biçimi “ê ji me çêtir”, ve “cennetîno” demeleri bile ulaştıkları sonucu ifade etmekteydi.

 78 yılının başlangıç aylarında, hareketin ideolojik grup aşamasını politik, örgütsel alandaki çalışmalar ile pekiştirmeye çalıştığı bir süreç olmaktaydı. Bunun Alan ve bağlı bulunan tüm yerellerde fiili olarak örgütlenmenin daha da önemsendiği bir süreç olmaktaydı. Böylesi bir süreçte alandaki çalışmaları diğer bazı arkadaşların yanısıra Kemal(Mehmet Kurt) arkadaşın fiili olarak alandaki çalışmaların sonuç alıcı bir şekilde geliştirilmesini esas almaktaydı. Toplumda etkisi olan ve diğer eğilimlere sempati duyan bireylere ulaşma ve onları kazanma çabası gerçekten etkindi. Ve bu oldukça sonuç aldığı gibi sosyal olarak diğer eğilimlerin boşluğa düşmelerine kadar yol açması gibi çalışmaların bu vesileyle bir kez daha anmak, saygınlık mertebesinde değer yaratıcılığı hayranlık uyandırmaktaydı. Daha da etkin olunmasına yol açan daha değerli ilişkilerden biri olan Ferman Hoca(Ramazan Artıran,Şaklava da 1995 yılında şehit düşen arkadaş)arkadaş gibi kimi değerlerin kazanımcısı durumunda olunması, halkta güvene neden olan çalışmalarının olmasıydı. Esas olan yaratılan ilişkilerin giderek çalışmalara daha değişik biçimler de katılımını gerçekleştirilmesiydi. Dolayısıyla alanda, çalışma komitelerini geliştirme, bunun mahallelere kadar taşırılmasının yanısıra bileşim itibariyle tüm sosyal kesimleri kapsayacak biçiminde geliştirilmesine özen gösterilmekteydi. Kadın, işçi, gençlik örgütlenmesini önemsiyor, gerçek anlamda bir halk hareketi biçiminde geliştirilmesini temel alınmaktaydı.  Süre itibariyle şehirde olduğu gibi köylerde de çalışmalar geliştiriliyordu. Alanda, çalışmalar giderek kitleleri etkisine alarak bir gelişme seyri izlerken, diğer eğilimlerinde kendilerine göre etkili olmak istedikleri bir zaman kesiti olmaktaydı. Nusaybin şehir olarak da çevre de bir ilişki merkezi olması önemini daha da artırmaktaydı. Etkili olmanın yolu çalışmaya bağlı olduğu kadar doğru düşüncelerin iyi bir şekilde anlaşılır tutulmasını da sağlamaya bağlıydı. Bunun bir yaşam düzeyinde geliştirilmesi için cesaret gerektiriyordu. Hareketin diğer eğilimlerden farkını da ortaya koyan ve giderek sosyal alanda daha geniş çevreleri de kazanacak tartışmaların geliştirilmesi de önem kazanmaktaydı. Bu süreçte, değişik çevrelere hitap eden tartışmaları bizzat Mazlum Doğan arkadaşında katıldığı tartışma, değerlendirmeler etkinin daha da kalıcılaştırıcılaştırıyordu. Diğer eğilimlere sempati  duyan çevrenin de giderek kazanılması gerçekleşir. Aynı döneme tekabül eden, diğer gruplardan birinin Kürdistan tarihi ve çözüme ilişkin tartışma istemi üzerine ova kesiminde bulunan telmınar köyünde tüm halkın katıldığı bir tartışma geliştirildi. Hareket içinde Kürtçesi ile tanınan Ferhat Kurtay arkadaş olduğu daha sonraki süreçte tanımlanmıştı. Şehit Ahmet Kurt arkadaş ta(Şkestunda şehit düşen KEMAL arkadaş) o dönemde, Kürdistan tarihini Kürtçe yedi saati aşan bir süreyle anlatma ve tartışmaları geliştirmesi toplumda etkisi oldukça dillendirilmekteydi. Sorunun kendisi ve çözüme ilişkin geliştirilen değerlendirmelerin yanısıra arkadaşın tartışmalardaki hakimiyeti ve anlaşılır bir uslüple değerlendirmeleri sonuç yaratığını belirtmek gerekir. Çevre köylerden de katılan olduğu gibi Reşo arkadaşın köylülerininde bulunması ilk kez hareket ile ilişkilerin başlangıcı sayılır. Daha sonraki süreçte çalışmalar içinde bir zemin oluşturduğu gibi bir bütün olarak ova köylerinde APOCU hareketin gelişmesi ile birlikte burada da etkili olmaya başlar. Buralardaki köyler ekonomik, sosyal ve kültürel olarak iç içe olmaları ilişkiyi kolaylaştıran bir etken olmaktaydı. Alanda mücadelenin geliştiği ve faaliyetlerin giderek yayıldığı kırsal kesimler olması ile de ilişkilerin sürekliliğinde bir etken olmaktaydı.

Marînê köyü de belirtilen köylerden biri olmakla birlikte daha sonraki süreçte mücadele açısından en temel yerleşim alanlarından biri haline gelişi gerçekleşir. Marînê, tarihi en eski yerleşim alanlarından biridir. Temel özelliği dış saldırılara karşı, savunma amaçlı kurulan bir yapılanmaya sahip olmasıdır. Bagok dağının eteğinde yer almaktadır. Dağdan ovaya açılan kapı gibidir. Ovadan, diğer bir tabirle güneyden kuzeye açılırken doğal bir dinlenme alanı. Çok yüksek olmasa da giderek tırmanmada ve nefes alış verişlerin arttığı ve ilk derin nefes almanın ve dinlenmenin mekânı. Arkasını dağa dayamış doğu ile batısı aynı yükseklikte dağ ile örtülü U harfini andırmaktadır. Köyün biraz üst kesiminde ovaya doğru bakıldığında tek gözlü dürbünlerin bakışını andıran bir manzarayı andırmaktadır. Köye gelen tek yolu var. Patikalar kılcal damarlar gibidir. Neolitik yerleşim alanı olması ve değişik toplulukların kendini korumanın adeta bir mevzisi gibi kendisini ikiye katlayan bir alt yapısı bulunmaktadır. Sömürgeci Türk ordusunun bir gün köye kamyonlara bindirilmiş askerler ile baskın yaptıklarında (Kimse fark etmesin diye sonbahar aylarında karpuzların toplandığı ve kamyonlara doldurulmasının görüntüsünü ile araba içindeki askerler oturmuş, sadece miğferleri göründüğünden köylüler karpuz sanmışlardı.)bir şey bulamayıp geri dönmek üzereyken bir arada bulunan askerlerin kendi aralarında yaptıkları konuşmada;”ya bu köy çok örgütlüdür ya da hiç kimse yoktur” demişlerdi. Aynı günde arkadaşlar köyde idi. Askerler yanılmıyorlardı. Örgütlüydü. Ancak bilemedikleri, köyün oldukça korunaklı bir alt yapısının varlığıydı. Belki de köylülerin bile bilemedikleri sırlar ile doluydu. Ekonomik olarak ovaya açılan kısmıyla tarım, bostancılık, aile ihtiyaçlarını karşılayacak kadar bağcılık ve daha çok hayvancılık temel geçim kaynakları olmaktadır. Sosyal alanda kendi kendine yeten bir yapılanmanın yanı sıra kan bağı en çok bağlayıcı öğe durumundaydı.

Köy topluluğun tüm fertlerini tamamı mücadelenin etkisine girdi. Özgürlük mücadelesiyle ilişki ve ilginin artması köylülerin mücadeleye olan destek ve katkılarının sürekliliğine yol açtığını belirtmek gerekir. Halkın yaşamında var olan sade toplumsal özelliklerin Kurtuluş mücadelesi bilinci ve yaşamı ile bütünleştiği oranda bambaşka bir gerçekliği ortaya çıkarıyordu. Ete kemiğe bürünme gibi bir gerçeklikten söz edilebilir. Sade ve hileden uzak bir tutum esastı. Anlamadaki yaklaşım, çaba özlü olana ulaşmaydı. Arkadaşlara karşı müazam bir açıklık söz konusuydu. Kendi içinde bir aile gibiydiler. Kendilerini koruma aracı olarak esas aldıkları tek şey dışarıya karşı korunaklı ve sır vermeyen bir yapılanmaya sahip olmalarıydı. Oldukça sınırlı olan maddi olanaklarına rağmen, var olan imkânlarını ve sahip oldukları lokmalarını arkadaşlarla paylaşmayı büyük bir sevinçle gerçekleştiriyorlardı. Faaliyetlerin geliştirilmesindeki katkıları ve elden geldiğince yürütme istemlerine tanık olan arkadaşlar bile kendileri için büyüleyici bulmaktaydılar. Her tür hizmeti kendileri için korkunç bir onur kaynağı olarak görmeleri başka bir özellikleriydi. Şu anı bilemem ama zamanında Özgürlük aşkına selama duruşun bir örneği olarak değerlendirilmesi  gerçeğinin bir ifadesi olunmaktaydı.

     Nezir arkadaş, Hareketteki adıyla REŞO arkadaşın mücadele ve partiyle tanışması bu yıllara dayanır. İlişkisi bir sempati düzeyindedir. Köyle sınırlıdır. Her köy genci gibi bir hareket düzeyindedir. Özgürlük Hareketinin Yurt dışına ilk çıkan gruplarının tekrardan ülkeye dönüşüne ilk konaklık yapan köylerden ikincisi de Reşo arkadaşın köyüdür. Kuzeye açılmanın kapısı olarak da değerlendirilebilir. Buraya 79 da ülkeye giriş yapan grupların ulaşması ilişki ve ilginin köyde daha başka bir havanın estiğini görmek mümkündür. Agit(Mahsum KORKMAZ), Hamit AVCI, Delil DOĞAN, Seyfettin ZOHURLU ve dahası yüzlerce arkadaşın duruş ve yaşamına tanık olmuş bir yerdir. Her bir arkadaşın ilişki, değerlendirme ve anısını birlikte paylaşmış bir köydür. Sadece köylülerin Kürtçe bilmeleri, dil bilen arkadaşlar açısından birbirini anlamayı kolaylaştırırken, değişik lehçeler veya hiç Kürtçe bilmeyen arkadaşlar ile anlaşma ve diyalog kurma zaman almasına yol açıyordu. Dolayısıyla arkadaşlar şahsında bir bütün olarak Kürdistan’ı dolaşmaları ve halkın varlığı kadar hareketin de güçlülüğünü kavramayı da kolaylaştırıyordu.(Köydeki Kürtlük gerçeği ile ilgisi olan ve eski dönemlere dayanan ilkel milliyetçi etki çok gizli ve sadece aile bireyleri ile sınırlı olduğunu da eklemekte yarar vardır.)

Reşo arkadaş böyle bir gerçeklik içinde büyümüştür. Yaşamı ağırlıkta köyde geçmiştir. Doğup büyüdüğü ortamın şekillenmesinde belirleyici olsada Hareketle tanışması ile birlikte yaşamına damgasını vuran Özgürlük gerçeği olduğunu belirtmek yerindedir. Sosyal kültürel olarak daha çok köylü özellikleri olsa da giderek bunu aşan ve günlük yaşamında yansıtan bir yapılanma söz konusuydu. Alan çalışmalarına olduğu kadar yurt dışı çalışmalarına daha çok katıldığını belirtmek gerekir. Oluşturulan ekibin aktif bir üyesiydi. Güney batı Kürdistan’a aktarım kadar arkadaşların yurt dışına aktarılmasında fiili yer alan ve bu görevi yürütmedeki en canlı olan arkadaşlardandı. Dönem açısından en önemli faaliyetlerden biriydi. Her bir arkadaşın kendi alanlarına sağlıklı ulaşmaları mücadele açısından kaderi belirleyen bir gerçekliğinin olması, yürüttüğü çalışmanın kutsallığını da ifade etmektedir. Belki kimileri kadar mücadeleyi teorik ideolojik düzeyde ifade edebilecek düzeyde değildi ama oldukça pratikçiydi. Ancak, çalışmalara katılımı aslında bireyin sahip olduğu bağlılık ve inancın bir bileşkesi düzeyinde olduğunu ifade etmek bir gerçeğin teslim edilmesidir. İstisnalar hariç her arkadaşta var olan heyecan ve coşkunun Nezir arkadaşa yansıması, bir güç ve enerjiye dönüştürdüğünü görmek mümkündü. Kişilikte derin bir yurtseverliğin şekillenmesinin bir örneği durumundaydı. Tamamıyla kendisini mücadeleye adama durumu olmamasına rağmen adı konulmamış bir adamayı tamamen yaşadığını belirtmek yerindedir. Özellikle karşılaştığı arkadaşların niteliği ve günlük yaşamlarını birlikte paylaşması, duruşu ve çalışmalarında muazzam bir enerjiye dönüştürdüğünü gözlemlemek mümkündü. Bazen algılamanın yarattığı erken çıkışları ve darlıkları görülse de, çalışmanın gereklerine göre hareket etme ile bunu pratik alanda gidermeye özen gösterirdi. Oldukça girişkendi. Bireysel kaygıları olguları kavrama süresi kadardı. Gerisi hiç tehlikeleri umursamazdı. Yapılması gereken çalışmaya kilitlenirdi. Alanda arkadaşların barınma, üstlenme, lojistik ihtiyaçlarını karşılama ve gidecekleri alana ilişkin hazırlıkların yapılmasına katılmaktaydı. Kendisi için günlük yaşam biçimindeydi. Üretkenliği zorlukların aşılmasını kolaylaştırıyordu. Günlük olarak arkadaşların sayısında değişikliğin olması çalışmalarda bulunan arkadaşlar gibi Reşo arkadaşında yoğunluğunu oluşturmaktaydı. İhtiyaçlar konusunda doğanın tüm zenginliği ve çevre köylerin üretim verilerinin bütünü bir kaynak olarak değerlendirildiğini görmek mümkündü. Tanrı buluşturması gibi Reşo ve çevrede Dırêjo olarak tanınan arkadaşların pratik anlamda tamamlayıcı iki arkadaşın aktifliği o dönemde alanın çalışmalarını önde yürüten M.Emin ASLAN arkadaşın varlığı ve katılımı verimliliği artıran bir başka gerçekliği oluşturuyordu. İhtiyaca göre işbölümü ve güzergâhlarda kolaylık sağlayan yer ve yurtseverlerin hazırlanması konaklama kadar sağlıklı bir şekilde arkadaşların geçiş ve ulaşımı sağlama durumu gerçekleştiriliyordu. Ömeryan-Mardin, Midyat-Batman, İdil ve güney batı Kürdistan hattı biçiminde yürütülen, daha öte alanlar ise hareketin çalışmaları ekseninde tamamlanıyordu. Zaman itibariyle düşmanın yoğun baskılarının halkta korkunç bir sindirme, yılgınlık ve içe kapanmaya yol açtığı bir andı. Köy ortasında yaşlıların ayaklarıyla asıldığı, büyük, küçük gözetilmeden toplu halde sürüklenme v.b vahşet ortamında halkla ilişkilerin bile ne denli riskleri taşıdığı da bilinmek durumunda. Halkın çeşitli gerekçelerle baskılara maruz kalmasın diye bir çobanla irtibata bile büyük özeni gerektiren bir dönemdi. Ayrıca çevrede daha çok ajanlık, muhbirlik gibi etkenler kullanırken o dönemde örnekleri denenen gizli koruculukla operasyon ve bazen pusu kurularak düşmanın sonuç almak istendiği de başvurulan hususlardı. Tüm bunlar gözetildiğinde, boşa çıkaran bir yaklaşım içinde olmak ve amaca uygun bir düzeyde çalışmaların geliştirilmesinin değeri kadar bunu yürüten arkadaşların değerini de ifade etmektedir. Başlangıçta toplu olarak halkın, ardında birey bazında ilişkiler ile ve oldukça illegalite ve büyük özene dayandırılması yoğun çaba ve duyarlılığı da göstermekteydi.

      Burada görülmesi gereken yoğun bir emek ve ayrıntılarıyla bilincinde olunmazsa da Direniş devrimine yol açacak olan tarihi hamlenin köprüsü olmanın önemidir. Emektarlığı ve fedakârlığıdır. Başka bir tabirle Reşo arkadaşın şahsında yaşanan, Rêber APO’nun o tür kişiliklerin gösterdiği bağlılık ve doğru çalışmalara “ Doğal PKK’lı “ tanımına uygun bir tutumun kendisi olmaktadır. Nezir arkadaş, duruş ve yaklaşımı ile arkadaş yapısına karşı tutum ve saygınlığı ile güven, bir içtenlik kazandıran özellikteydi. Yola koyulduklarında, alanı ve gidecekleri yere ulaşmanın kuralları ne ise ona göre hareket etmenin önemine dikkat çekerek, yapılan bazı hatırlatmalara da özen gösterirdi. Çalışmaları boyunca ufak bir-iki sorun dışında her hangi bir aksilikle karşılaşmadan başarılı bir pratik sergilediğini önemle vurgulamak gerekiyor. Yakın arkadaş olarak belirlediği silahını ve onun gerektirdiği teçhizatı eksik etmeyen bir arkadaştı. Geçişler arasında yaşanan çatışmalardaki tutumu oldukça aktif ve kendisinin rehberliğindeki arkadaşların güvenliğine gösterdiği dikkat anlatılırdı. İlk birkaç saniyelik bir süre kendisinin belirleyeceği tavır için yeterli olabiliyordu. Bir keresinde tanık oldum. Tek kelimeyle şahaneydi. Sınırda geçiş esnasında iki mevzi arasından yürüyüşü gerçekleştirme ve uykunun etkili olabileceği zamanı esas almaktaydı. Sayının azlığı ve olacak olanlara kendisini hazırlıklı görmüş olacak ki giriş yaptığında, askerin kısa mesafeden seri ateşinin etkisi hissedildi. Ani yanıtı askeri susturarak sınırın geçişi olduktan sonra mayınların içinde dikilerek yanındaki arkadaşların uzaklaşması sağlanıncaya kadar etkisi altına almıştı. Çatışarak uzaklaşma ve giderek izi kaybettirme durumu gerçekleştirdi. Kısa bir zaman içinde aşağıdan bir grup(Geçiş grubunun güneyde örgütlenen yurtseverlerden oluşmaktaydı) çatışma alanına ulaşarak kendileri iki mevziyi de hedef alınarak bir süre devam ettirerek sona erdirirler. Karşıdaki kayıp ve yaralanma bir ara gelen sesler ardında çatışma sesi bastırıyor, giderek uzaklaşma durumu ardında Reşo arkadaş sima olarak esmerdi, toprakta eklendiğinde bambaşka olmuştu. Fakat sevinçliydi. Karşılayan grup da çatışma alanından geri gelip yetiştiğinde morali katlanmış oluyordu.

     Güney batı Kürdistan da halkla gelişen ilişkiler ve artarak gelişen büyüme kimi arkadaşların halk içinde kalmaları biçiminde yaklaşılıyordu. Nezir arkadaşın kendi akrabasında bir süre kalır. Köy ve çevresinde ilişkileri geliştirme çalışmalarında bulunur. Partimizin yurt dışı hazırlıklarının tamamlanması ile beraber arkadaşında hazırlanan gruplara dahil edilmesi temelinde yeniden ülkeye döner. Arkadaşların kendisi ile tartışması sonucu bu gerçekleşir. Dönem itibariyle başlangıçta oluşturulan silahlı propaganda gruplarıydı. İstisna düzeyinde geliştirilen yeni hamleye hazırlıklı olmadığını söyleyerek kendisini yere atan bireyler dışında,  aranan  ve  kendi yakınları yanında bulunan Vasfi arkadaşlar gibi yeniden katılımı gerçekleştirildiğini de belirtmek yerindedir.

      Başlangıçta bir ilişki, giderek yurtseverlik özelliklerin etkin olduğu oldukça aktif bir milisti. Bütün yaşamı çalışmaların geliştirilmesi ve başarısına kilitlenen bir gerçekliği olan bir arkadaştı. Onun bu duruşu Kaynağa Dönüş hamlesinin başlatıldığı 1983’ün ilk aylarında öncü gruplar ile beraber ve onun aktif bir elemanı olarak yer alması ile katılımını taçlandırmıştır. En değerli olan özelliklerinden biri de buydu.

                                                                                                     

                                                                                                             

                                                                                         Saygılarımla

                                                                                   Mücadele Arkadaşı

                                                                                        18 mayıs 2009