|
Kutsal kişilikler
hiçbir zaman unutulmazlar ve halkların gönlünde onlar hep
kahramandırlar. Bu yüzden de onlar kurtarıcıdırlar. Tarihte
eşine ender rastlanan kahramanlıklarla dolu bu hikâyenin
başlangıç tohumları 14 Temmuz direnişiyle başladı. Belki de 14
Temmuz direnişi olmasaydı bizler bu günlere gelemezdik. Şimdi
sizlere 14 Temmuz direnişçilerinden Kemal Pir arkadaşla anılarla
baş başa bırakıyoruz
.
Şehit Ahmet KURT
arkadaş yanıma gelerek, bir gün önceden bana haber verip bir
yere gideceğimizi söyledi. Bunu çok içten gelen bir duygu ile
bana aktardı. Şehit Ahmet arkadaş, Mardin Bölge yönetiminde yer
alan bir arkadaştı. Bir yurtseverin evinini belirterek orada
kalacaksın, oradan alınacaksın şeklinde ifade etti. Belirtilen
saatte yola koyulduk. Bir arkadaş daha vardı ama ben o arkadaşı
tanımıyordum. Her ne kadar onu tanımamış olmama rağmen benimle
gelenin de bir arkadaş olduğu anlaşılıyordu. O an anlamak
istemişsem de eldeki verilerle arkadaşı tam teşhis etmem için
yeterli değildi. Anlaşılan günler ve saatler gerektiriyordu.
Tabi O da sabır işiydi. Ve ben bunun için de hazırdım. Adı
söylenmeyen ve nereye gidileceği de bir sır gibi saklı tutulan
bir yolculuktu. Urfa ya doğru yol alındı. Gidilen yer Digor
beldesiydi. Gidilen ev toprak kerpiçten yapılmıştı, kapalı bir
havlusu olan, iki oda bir salondan ibaret olan bir yerdi.
Gidilecek günün sabahı Güney batı Kürdistan a gidileceğine dair
bilgi verildi. Kendim de örgütsel bir çalışma olduğunu ve
oldukça özen gösterildiğini anlayabiliyordum. Daha önce Önderlik
yurt dışına çıkmıştı. Dolayısıyla, içte bir olgu haline
getirilen Kürt halkının özgürlük mücadelesinin Ortadoğuya ve
Dünya ya açılmanın altın kapısı da açılmıştı. Ve biz üç
kişiydik. Her birimiz ayrı bir yerde konumlandırılmıştık.
Gidileceği andan kısa bir süre önce bir araya getirildik.
Suriyeye oradan Filistin e gidileceği çok sakin bir o kadar da
heyecan esiyordu. Sınırın geçiş biçimi izah edildi. Bir arabayla
tren garına ve tam da tren kalkmak üzereyken ulaştırıldı. Kısa
bir zaman diliminden sonra bizimle yolculuk yapan arkadaş ile
askerin işaretleşmeleri göze çarpıyordu. Kavis biçimindeki
dönemeçte suratının ağırlaşmasıyla birlikte peş peşe trenden
sarkma ve aşağıya kendilerini bırakma oldu. Herkes olduğu yerde
yere oturarak, trenin uzaklaşması ile beraber uygun bir biçimde
alandan uzaklaşıldı. Yapılanlar bir sır ve sınırlı sayıdaki bir
bileşimle gerçekleştirilmesi, başarıyı kesinleştiren temel
hususlardandı. Kalınan aileler de arkadaşların varlığını mümkün
oldukça, sınırlı aile fertleri dışında yansıtmama anlaşılır bir
durumdu. Çok saygın bir aile olduğunu önemle belirtmek
gerekiyor. Tembih edilmiş olacak ki sınırlı konuşma-tartışmalara
giriliyordu. Anlaşıldığı için buna dikkat ediliyordu. Ancak
meraklar bazen soruya veya kendi açısından ulaşılan sonucu dışa
yansıtmalarda eksik olmazdı. Beklenti giderek sona eriyor
güzergâhın ikinci konumlanma yeri olan Şam in (kat
hatırlamıyorum) dar odaları olan Irak soluna ait bir grubun
konumlandığı yere geliniyor. Bir kaç gün arayla Kemal PİR
arkadaşlar gelir bir gün arayla ayrılırlar. Büyük bir gizlilikle
kısa bir yayan yolculuktan sonra Lübnan a geçilir. Lübnanda
dağlık alana kurulmuş bir konumlanma alanına gidilir. Orada
bulunan arkadaş sayısı birkaç düzine düzeyindeydi.
İzahatta da görüldüğü
gibi, tamamıyla özgüç ve yaratılan sınırlı olanaklar ve bir o
kadar da güvenilir emin ilişkiler temelinde hareket edildiğidir.
Başlangıçta her bir ilişkinin ne denli değer verildiği ve her
bir ilişkinin mücadele açısından ne denli değerlerin
yaratılmasına vesile kılındığıdır. Bizim açımızdan en öğretici
olan bu gerçeklik olduğudur. Mücadelenin gelişmesi ve artan
bilinç, kültür ve yaşamın değerleri öğretici olmaktadır. Bunun
sonucu, her anın ve ilişkinin değerini anlamak kadar nelerin
yaratılabileceğine ve katkılarının büyüklüğü o an tamamıyla fark
edilmeyebilir. Daha sonraki süreçlerde sarf edilen emeklerin
değeri kadar anlamının değeri ve içeriği de anlaşılır hale
gelir. Her şeyi zamanında anlama ve bunun gereklerini daha
sonraki süreçlere bırakmadan hakkını verme mahareti kolay
gerçekleşmiyor. Eğer çok sonraları, geçmişte olanlara anlam
verme gücüne ulaşılabiliyorsa, sorgulanması gereken bir
gerçekliği ifade eder. Nedenleri kadar ihmal edilen ve hiçte
hakkı olmadığı kadar olumsuzlukların eksik ve yetersizliklerin
nelere yol açtığının da izahatı gerektirir. Dolayısıyla daha
sonraki mücadele sürecini etkileyen bir duruşu da tanımlar.
Bütün bunlar zamanında yetersiz de olsa anlam verilmiş ve kısmen
de olsa devrimci mücadele açısından değerlendirilmiş ve pratik
uygulamaları da gerçekleştirilmiştir.
Birkaç gün arayla
sayısı tamamlanan grubun yerleşimi için verilen çadır ve yaşam
için gerekli hazırlıklar tamamlanır. Askeri eğitim için günlük
program oluşturulur. Orası Filistin demokratik cephe örgütüne
aitti. Yakın yere yerleştirilen başka örgütler de bulunuyordu.
Hayli olanaklar sunulmuştu. Demokratik cephe mensubu olanlar ile
tanışmaları daha çok günlük yaşamla gerçekleşiyordu. Dil sorunu
bulunuyordu. O nedenle tercüman sorunundan ötürü birkaç gün
arayla hem tanışma ve sorunlara ilişkin tartışmalar gelişmeye
başlar. Günlük yaşam Roj Baş ile başlar. Kahvaltı ardından
günlük askeri, teorik-pratik eğitim yapılırdı. Ayrıntılar kadar
A dan Z ye belli bir disiplin içinde gerçekleştirilirdi. Hafif
silahlardan ağır silahlara kadar öğretilmesine özen gösterildiği
gibi, arkadaşların da her hususta pür dikkat kesilerek
bağlandıklarını belirtmek gerekir. Bazen Eğitmenin uykudan geç
kalktığı da oluyordu. Kemal arkadaş yerinde duramaz oluyor,
uykudan kaldırmak için arayışlara giriyordu. Tarihi bir fırsat
olarak ele aldığı gibi, duyduğu büyük sorumluluktan da
kaynaklanıyordu. Eğitmen göründüğünde bir şen oluyor, haydi
arkadaşlar hemen toplanalım der en önde hareket ederdi. Her bir
ders teorik olduğu kadar pratikte de sık, sık tekrarlanır, her
arkadaşın kendi başına denemesi gerçekleştirilirdi. Silahların
her parçası, görevi gibi tüm özelliklerini ifade eden tanımı ve
deneyim kazandırılmaya özen gösterilirdi. Bu nedenle gerekli
formasyonu kazandırmak esastı. Başlangıçta neredeyse günlük tüm
yaşamı kapsayan bir düzeyde yoğunlaşma düzeyi ve bu temelde
kendini sonuna kadar eğitime adama, görülen temel olguydu.
Neredeyse bu yoğunlaşmanın tamamında Kemal arkadaş da kendini
formüle edebiliyordu. Öylesine bir atmosfer yaratıyordu ki ve
istisnasız her arkadaşın katılımını sağlama hırsı bir başkaydı.
İlgilerin gelişim durumuna göre arkadaşın üzerindeki etkilerini
o anları hatırladıkça tanımlamakta güçlük çekiyorum.
O süreçte eğitim
kaynakları yoktu. Akşamları etüt biçiminde programlandı. Günü
değerlendirme ve gelişmelerin tartışılması biçiminde olmaktaydı.
Eğitim belli bir yorgunlaşma yarattığından belli bir saatten
sonra yarına hazırlanma esas alınmaktaydı. Günlük spor,
kahvaltı, eğitim derken aralarda hakeza buna adanırdı. Çevrede
olan Filistinliler ile ilişkiler daha çok günlük çalışmalar ile
ilgili olsa da karşılıklı tanışma ve anlama ile mücadeleyi
anlatma biçiminde giderek süreklilik kazandı. Eğitim ve günlük
ilişkiler ilk birkaç gün dışında bir tercüman aracılığıyla
olmaktaydı. Tercüman Hasan, Türk asıllıydı. Arapçaya hâkim
değildi. Pratik olarak her şeyi zamanında çevirmek durumunda
kalmasının yarattığı zorluklar her halinden yansıyordu.
Özellikle arkadaş yapısının bir bütün olarak düzenli bir
yaklaşım içinde olmaları kendisinin yaşadığı başka bir husus
olmaktaydı. Giderek alıştığından da söz edilebilir.
Filistin örgütlerinde
aylık veriliyordu. Aybaşına birkaç gün kala Ebu Hakem adındaki
bir sorumluları geldi. Demokratik cephenin orada bulunan
arkadaşlar ile ilişki için görevlendirilendi. Konuşulacak
arkadaşı sordu. Tercüman Kemal arkadaşa anlattı. Akşamdı,
Çadırda bir araya gelindi. Tüm arkadaşlar oturmuş dinliyorlardı.
Ebu Hakem aybaşı geliyor, her birinize aylık verilecektir
dedi. Tercüman aktardı. Kemal arkadaş bağdaş kurmuş büyük bir
ciddiyetle dinliyordu. Her arkadaşta pür dikkat kesilmişti.
Kemal arkadaş, biz
buraya eğitim amacıyla gelmişiz. Eğitimimizi de günlük olarak
alıyoruz. Günlük ihtiyaçlar da karşılanmaktadır. Asıl olan
Filistin kurtuluş mücadelesiyle Kürdistan ulusal kurtuluşu
arasındaki bağ-ilişkisidir, Dayanışmadır, Ruhtur. Gerisi fazla
önemli değil, bizim için bağlayıcı olan da budur. Para gibi
hususları esas alan bir özelliğimiz de yoktur. İnsanı ve buna
dayanarak yürüttüğümüz devrimci mücadele değerlidir dedi.
Ödenmek istenen parayı da Filistin devrimine veriyoruz demesiyle
beraber, Ebu Hakem bir tuhaf oldu. Bir ara tercümanın arkadaşın
değerlendirmelerini ifade edememesinin yarattığı sıkıntı olsa
da, konuşmalardan çıkarılan sonuçla, bir arkadaşın izahatı
anlaşılmayı daha da kolaylaştırdı. Belki de ilk kez öyle bir
durumla karşılaşmaları kendilerinde bir tuhaflık yaratmış
olmakla birlikte, olup biteni anlamaya çalıştıkları da
gözlemlenmekteydi. Kemal arkadaşın bu yaklaşımı daha sonraki
günlerde yakın çevrede herkesin ilgisini çektiğini söylemek
mümkündür. Bir bütün olarak ilişkiler geliştikçe ve karşılıklı
tanışma-tartışmalar artıkça, saygınlığın daha çok gelişmesi
artar. Bu hususta Kemal arkadaş muazzam bir çaba, özeni eksik
etmezdi. Diğer bir ifadeyle Filistin devrimi ve gelişimi kadar
gelişim seyrini anlamaya çalışıyordu. Önderliğin yarattığı
olanağı kılı kırk yararcasına değerlendirmek istediği rahatlıkla
gözlemlenebiliyordu. Bu arada gelen arkadaşlar da olmaktaydı.
Sayı giderek artıyordu. Başlangıçtaki sıkıntılar aşılmış, ilişki
ve yaklaşımlardaki ciddiyet ve buna uygun yaklaşım havası hâkim
olmuştu. O ana kadar her arkadaşa verilen bireysel silahlarla
birlikte onar mermi verilmişti. Bu kaygı kalktığı gibi bulunulan
alanda kendilerine ait olan ne varsa teslim edilmesi düzeyine
kadar ulaşır. Arkadaşların bütün yaşam, davranış, ilişki ve
hareket tarzını gözetleme sonucu bir yaşlı Filistin li şunu
belirtiyordu. Buraya gelişinizde sizleri tanımıyorduk. Sizleri
tanıdıkça geçmiş mücadele yıllarımızın canlılığının bir kez daha
yaşamamıza vesile olduğunuzu belirtelim. Eski militanlarımızın
ruhunu sizde görüyorum derdi. Bir iç çekerdi. Her halinden
yansıyan önceki mücadele günlerine uzanarak bir ferahlık
yaşadığıdır. Her arkadaşın yaşam içerisinde öğrendikleri ile
hareket ve davranışlara anlam verme gücünün gelişmesi
ilişkilerde bir kolaylığa yol açıyordu. Herkese göre bir çalışma
ortamının geliştirilmesi diğer bir özellikleri olmaktaydı. İmkân
olanakları hayli fazlaydı. Desteğin her türlüsünün olduğunu
belirtmek mümkündür. Sorun o değil, önemlisi bunun nasıl
değerlendirildiği idi. Kemal arkadaşın dikkatini çeken bir husus
olmakla beraber attıkları ile bir devrim olur
değerlendirmesi ile de kendi ayakları üzerinde duran örgüt
yaratma azmi ve kararlılığını hep ön plana çıkarırdı.
Arkadaşların askeri
eğitimlerde gerekli olan bütün hususlar tamamlandıktan sonra
sonuç olarak bir askeri tatbikatla tamamlanması planlanır.
Hazırlıklar yapılır. Planlamasına Kemal arkadaş da katılmıştı.
Tatbikat alanı, kaldıkları alana yakındı. Erkenden tatbikat
alanına gidilir. O ana kadar eğitimde görülen silah ve teknik
malzemeler tek tek verilmekteydi. Bütün silahlar, (bomba,
bisfing (B-7), ağır otomatik silahlar v.b) tümü kullanılmak
üzere getirilmişti. Arkadaş sayısı 35-36 civarındaydı. Kemal
arkadaşın coşkusu kadar heyecanı da her davranışına yansıyordu.
Esas olanı Tatbikatı izlemek için gelecek olanlardan daha önce
haberdar olan Kemal arkadaşın karşılamayı nasıl geliştireceğine
dair sorumluluk duygusuna kilitlenmesi de bir başka husus
olmaktaydı. Her şey hazırlanmış, izlemeye gelecek olan Rêber APO
ve Filistin demokratik cephesinin askeri sorumlusu Memduh
beklenmekteydi. Tekmil verilecek. Arkadaşlardan bazılarını buna
ikna etmeye çalışıyordu. Şehit Bedran arkadaşa bir ara
sordu.(Kimilerini anmak istemiyorum) Kemal arkadaş durdukça
hiçbir arkadaşın tekmili vermeye yanaşmamasından kaynaklı, Kemal
arkadaş iş başa düştü dercesine kilitlenmeye başladı.
Nasıl verilebileceğini de sormayı eksik etmezdi. Heyet görünmeye
başladığında arkadaşlar tek sıra halinde dizilir. Kemal arkadaş
en baştadır. Yaklaşıldıkça Kemal arkadaş da koşar adımla
ilerler. Heyetin önünde durarak, sağ ayağını sola sert vurarak
tatbikatı yapmaya hazır 35 arkadaş, emir ve görüşlerinize
hazırdır KOMUTANIM der, gelenler ile hoşgeldinizi ifade
eden tokalaşmayı gerçekleştirdikten sonra geriye çekilir.
Önderlik önde heyetin tümü sıralanışın ortasına ilerleyerek
durur. Merhaba arkadaşlar der. Arkadaşlar hep birlikte
SAĞOL u birlikte haykırırlar. Heyet uygun yerde konumlanır.
Arkadaşlar planlandığı gibi yerlerini aldıktan sonra o ana kadar
askeri eğitimi veren Ebu Cafer başlatma emrini verir. Dağlık bir
alandı. Bütün silahlar bir anda çalışır. Hedefler dövülür. Her
silahın rolüne göre konumlandığı gibi etkili kılınmasına özen
gösterilir. Kısa bir zamana sığdırılan bir tatbikat belirtilen
sürede bitirilir. Tekrar güç bir araya gelir. Sonuç
değerlendirilir. Rêber APO ve beraberindeki heyet alandan
ayrılır. Arkadaşlar birlikte kaldığı alana geri giderler.
Silahın kullanımı, mesafesi, kullanılan malzeme, her birinin
rolüne göre kullanımı, kısacası tümünün birlikte kullanımı gibi
hususlar gözetilenler arasında olmaktaydı. İlk kez bu kadar
malzeme hem veriliyor hem de kullanılıyordu. Bununla aynı
zamanda temel silah eğitiminin bittiğinin de bir ifadesi
olmaktaydı. Nedenini bilememekle beraber mücadelenin temel
sorunlarından kaynaklanan ve Önderliğin arkadaş yapısını sürece
daha kapsamlı bir hazırlıkla geliştirmek istediği daha sonraki
çalışmalarında gözlemlemek mümkündür. Diğer bir değişle salt
teknik alanda değil ideolojik, örgütsel ve savaş gerçeğinin
teorik ve çizgi bazında gereklerinin yapılmasındaki
yoğunluğundan daha iyi anlaşılıyordu.
Diğer konaklama yeri
Sayda-Sur kent alanları olur. Burada demokratik cephenin fedai
(intihar eylemleri için hazırlanan) gücü ve eğitiminin bulunduğu
yerlerden biriydi. Şehir dışında ve hareket sahası geniş bir
araziydi. Eğitim için ideal bir yerdi. Çevresi oldukça geniş bir
araziyi kapsayan bağ bahçeler ile örülü olması doğal korunaklı
bir yapıya sahipti. O ana kadar gruptan ayrılan arkadaşlar da
olmuştu. Sayı azalmıştı. Eğitimin daha da nitelikli kılınmasına
dikkat ediliyordu. Eğitmenler değişmişti. Hatırlandığı kadarı
ile içlerinde Ebu Yusuf vardı. Tunusluydu. Katkıları ve bir şey
öğretmek için gösterdiği çabası ile bir saygınlık yaratıyordu.
(Daha sonra örnekleyerek kendisini de anlatmaya çalışacağım).
Belki o süreçte pratik
olarak neden buraya üstlenildiğine anlam veriliyordu, fakat daha
sonra anlaşıldı ki temel iki amaç için bu üstlenme alanı
kullanılmak üzere orada konumlandırma esas alınmıştır.
Birincisi; Önderliğin çalışmalarıdır. İkincisi; Askeri alanda
öğrenilmesi gereken bazı ayrıntılardı. İlki; Önderlik, aradan
kısa bir süre sonra geldi. Kemal arkadaş da o alanda yaşadığı
yoğunlukla beraber bihaberdi. Önderlik Sabah saatinde toplantı
başlattı. İlk oturum süreci ve ele alınacak hususlara ilişkin
çözümleme yaptı. Eğitimin durumunu sordu. Kemal arkadaş kısa bir
özetleme-değerlendirmede bulundu. Bir aradan sonra Önderlik,
Kürdistanda zorun rolü Kürdistan Ulusal Kurtuluş Siyaseti ve
Ulusal Kurtuluş Savaşı üzerine çözümlemeye başladı. İki buçuk
gün devam etti. Sabah 8den, gece 12 ye kadar günlük olarak
devam ediyordu. Filistin liler bu denli sıkı ele alınması ve
eğitimin, günlük olarak bu kadar saat sürmesine şaşırıyordu.
Kimileri ise anlam veriyor seviniyorlardı. Anlama sorununa
gelince her bir arkadaş da bir farklılıktan söz edilebilir.
Ancak bütün yönleriyle anlamada bir parçalılığın olduğu daha
sonraki yaşam ve pratikte kendisini gösterdi. Tarih bilinci ve
kültürel yapı buna belli düzeyde el veriyordu. Hareketin daha
sonraki çalışmaları ve buna kendini tabi kıldığın oranda önemin
ve anlamın daha da anlaşılmasını kolaylaştırdığını belirtmek
mümkündür. Ancak Kemal arkadaş için belli bir toparlanmaya yol
açtığı gözlemlenebiliyordu. Önceden de tanındığından daha farklı
bir gerileme denilmezse de ciddi bir arayış ve çaba içinde
olduğu barizdi. Anlaşılan sürecin emrettiği bir yoğunlaşma ve
yetkinlikle cevap olma istemini günlük yaşamında görmek
mümkündü. Komple bir hazırlık içindeydi. Zamanı iyi
değerlendiriyordu. Paylaşmayı eksik etmezdi. Önderliğin, Kemal
arkadaşla bazen özel konuşmaları da oluyordu. İkincisi; Özel
eğitimi verenler aynı zamanda arkadaşların eğitimini de
geliştirirlerdi. Suikast silahı, dürbün, patlayıcı hazırlama ve
kullanma ile bir eğitmen için gerekli olan bilgilerin bütünüyle
öğretilmesiydi. Diğer bir husus; Askeri taktik, gizlilik,
kamuflaj, hareket tarzı ve yürüyüşler gibi teorik-pratik eğitimi
kapsamaktaydı. Günlük bir program dahilinde geliştiriyordu. Bir
keresinde sabah 8de hatırladığım kadarıyla Cihat adında bir
arkadaş hem fedailiğe hazırlanan ve hem de aynı zamanda bazen
arkadaşların pratik eğitimini geliştirmekteydi. Bunun için düz,
taşlı, dikenli ve 150-200 metre uzunluğunda bir arazide eğitimi
başlatır. Arkadaşlar dizili halde sürüklenme, yat- kalk
biçiminde daha çok sürüklenme biçiminde bir eğitim yaptırır.
Arkadaşlar geliştirilene katılır. Bir yarış gibi var olan güçle
belirtilen yere ulaşılmaya çalışılırdı. İstisnalar hariç,
kişideki bitecek enerji, sonuna kadar harcanarak o eğitim anına
yansıtılıyordu. Doğal olarak bir zorlanma olmaktaydı. Ancak biri
buna katlanmayarak tepki gösterir. Eğitim yerinden ayrılır.
Eğitmenci devam ettirmeye özen göstererek aynı uygulamaları
sürdürürdü. Bu kez, komut verme ve atışlarını daha da sistemli
kılmaya dikkat eder. Eğitim esnasında kuralların yanı sıra
uyguladıklarından zevk aldığı göze çarpan bir husus olduğu
anlaşılıyordu. Zamanı gelince eğitim bittirildi. Arkadaşlar taş,
diken, toz derken kan-ter içinde dinlenmeden tüm gücüyle eğitime
katılmaktaydılar. Kemal arkadaş da bazen espri yaparak içinizde
en yaşlısı olan benim diyerek toleranslı davranılmasını ifade
de etse en çok katılanlardandı. Eğitim bitikten sonra Kemal
arkadaş, temizlik, dinlenme, yemek bir yana eğitim esnasında adı
geçen bireyin tutumu nedeniyle ilkin kendisi ile konuşmaya
çalışır. Söz konusu olan birey, ben buna katlanamam demesi
üzerine, Kemal arkadaş; Devrim için ilk kez yakaladığımız
bir ilişkidir. Yakalanan tarihi bir fırsattır. Bu ilişkiye başka
bir biçimde yaklaşma bir suçtur. Gerekçeniz de olabilir. Ama bu
bir neden olamaz. Neden olarak gösterilemez. Bize düşen
olanakları çok yerinde ve doğru kullanmadır. Buna
katlanabilmektir diyordu. Bu doğru yaklaşıma ilişkin
söylenenler kulağa küpe olacak bir yaklaşım ve sorumlulukla ele
alındığını belirtmeye gerek bile yoktur. Böyle bir örnekte de
görüldüğü gibi bazı anlar vardır ki doğru değerlendirilmek
durumundadır. Bir başka ifadeyle, öyleleri vardır ki ön yargılı
olunmasın ama, geleceği bir davranış ile de kestirmek zor
değildir. Buna rağmen Kemal arkadaş bir daha tekrarlanmayacak
kaydıyla olumsuzluklara karşı belirtilen tutumla sona erdirir,
onu giderir ve bir daha karşılaşılmazdı. Devamla belirtilen
çalışmalar bütün yönleriyle devam eder. Bazen gerilla
yürüyüşleri geliştirilir. Uzun bir zamanı almasına ve hareket
boyunca düzen, gizlilik, kamuflaj, hareket esnasında haberleşme,
dinlenmenin zamanlaması ve silahın taşınma biçimi gibi hususlara
dikkat ve uygulamalı bir biçimde gerçekleştirilirdi. Dört saat
boyunca bir dilim helva ile yetinmeye kadar alıştırma durumları
oluyordu. Kemal arkadaş, her arkadaş kadar hatta daha fazla özen
gösterenlerdendi. Kendisinin belli bir yorgunluğu olmasına
rağmen bunu hiç hissettirmediğini ya da onun gerekliliğine
duyulan önemden ötürü dinlenmeyi önemsemiyor ve işi esas
almasından kaynaklanıyor olabilir. Her anında bu ciddi bir
biçimde hissediliyordu. Birlikte kalınan ve her biri branşı
kapsamında kendilerinde var olan birikimi paylaşma isteği bir
başka gerçekliği ifade etmekteydi. Eğitmenlerden alınması
gereken veya kendilerindeki birikime ulaşmaya ısrar ederdi.
Bunun beraberindeki arkadaşlara mal edilmesi için ortamı
oluşturur, kendileriyle konuşarak dersler halinde işlenmesine
ikna ederdi. Tabiri caizse kendilerinde ilgili bütün hususlarda
var olanının bir devir teslimi biçiminde ele alırdı.
Kendilerinin değişik ülke deneyimlerini bizzat görerek
edinmelerine rağmen bazen benzerlik bazen de ülkemizin koşulları
ve devrimimizin karakterini de ihtiva eden sorular ile besler,
benzer örneklerden çıkarılacak sonuçlara ulaşmayı eksik etmezdi.
Azami derecede sonuç çıkarma bir amaç düzeyinde tutuluyordu.
Daha sonra orada bulunan ekip Ebu Yusuf komutasında eyleme
gidiyorlar. Ebu Yusuf daha girişte yaralanır. Arkadaşları
kendisini kurtarmak için alıp geri dönme kararına ulaşırlar.
Ancak, kendisi buna müsaade etmez. Beni bırakıyorsunuz.
Gerçekleştirmek için geldiğimiz eyleme kilitlenerek
gerçekleştireceksiniz. Ben EMREDİYORUM der. Bunun
üzerine grup yoluna devam eder ve amaca ulaşarak eylemi
gerçekleştirirler. Ebu Yusuf aldığı yaraya rağmen çatışarak
Şehit düşer. Buradan bir kez daha ruhunuz ŞAD olsun diyoruz.
Anıyoruz ve anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Bir tek konuyu
öğretip kavratmak için harcadığınız çabanın en iyi karşılığını
Kemal PİR arkadaş, özleminizin-özlemimizin de bir toplamı
olmasını bilmiştir. Kemal PİR ruhu sizi de ifade
eder. Bir cevaptır.
Kimi zamanlarda
yoğunlaşma ihtiyacı hissettiğinde ya dolaşarak veya oturarak
geliştirdiği bazı davranışlarını bir gözlemci onu hemen fark
ederdi. Bu arada eksik etmediği sol veya sağ başparmağı ile geri
kalan parmaklarına tek tek dokunarak bir tespih çekme usulü ile
uzun süre devam ederdi. Oldukça da düzenli ve birini dahi
atlatmaması, uzun bir sürecin sonucu olduğu anlaşılıyordu. Öte
yandan bir anda birden çok sorunla ilgilenebilmesini de ifade
eder. Olguları anında kavrama yetisi gelişkindi. Önderlik 1977
de Amedte geliştirdiği toplantı ardından bir şey söylemek
isteyen varsa belirtebilir dedikten sonra, bir sesizlik oldu.
Yan yana oturan Mazlum ve Kemal arkadaş kendi aralarında çok
kısa ve sesiz bir şekilde konuştular. O esnada kimin
konuşacağını da anında, çok ince davranışlarıyla
kararlaştırdılar. Mazlum arkadaş söz hakkı ister. Söz hakkı
verilince Mazlum arkadaş dakikalarla ifade edilebilecek bir
değerlendirmede bulunur. Ne denilmek istendiğini dair Önderlik
hemen bir değerlendirmede bulunur. Denilmek isteneni anında
anlama durumu geliştiği anlaşılıyordu. Burada anlatılmak istenen
anlama düzeyi ve neredeyse bir-iki dakika ile düşünceleri
ortaklaştırma özelliğinin gelişkinlik düzeyini ve tek bir
ifadeyle yakalanan arkadaşlık düzeyidir. Birbirini anlama, algı
gücü ve kendini ifade edebilme yeteneği ile tamamlayıcı olabilme
özelliklerinin gelişkinliği olmaktaydı. İhtiyaç duyulan bir
gerçekliğin yaşayanları olmalarıdır.
Arkadaşların bir bütün
olarak her birinin öğrenme alışkanlığının, beceri kazanmanın
giderek geliştiği gözlemlemek mümkündü. Teknik imkânlar kadar ve
değişik düzeylerde edinilen deneyimlerin arttığı da bir
gerçekti. Kendine güven giderek pekişiyordu. Önderliğin siyaset
ve savaş gerçeğini bir gerçeklik halinde sunmasına rağmen her
arkadaş açısından belirtilmezse de daha sonraki dönemde Kemal
arkadaşta bunun daha çok somutlaştığı bir gerçekti. Edinilen her
şeye anlam verme ve bunun ülke koşullarında uygulama arayışları
ayrı bir özgünlüğü ifade etmekteydi. Büyük bir yoğunluğu
yaşadığı anlaşılıyordu. Belli bir aradan sonra güçlerimiz
değişik alanlarda konumlandırıldı. Lübnan alanına gelen arkadaş
sayısı giderek artıyordu. Diğer örgütler ile de ilişkiler
kurulmuş ve arkadaşlar konumlandırılmıştı. Ayrıntıları
bilmemekle beraber Filistinliler ile günlük yaşam diyalogu
içinde edinilen bilgiler biçiminde olmaktaydı. Anlatıyorlardı.
Arkadaşlar olarak aylarla ifade edilebilecek düzeyde arazide
konumlandırılarak belli bir pratik deney kazandırma
amaçlanmaktaydı. Küçük gruplar halinde ve bireysel silahların
yanı sıra grup olarak kullanılacak silahlar ile donatılarak bir
süreliğine arazide konumlandırma oldu. Bu ara Filistinliler ile
birlikte hareket ediliyordu. Özgün olarak arkadaşların
geliştirdiği eğitim ve toplantılar da beraberinde
yürütülmekteydi.
Ülkeye dönüşün
hazırlıkları başladı. Arkadaşlar çağrıldı. Şehre gidildi. O
sürece kadar alanda bulunan Kürtler ile ilişkiler kurulmuş ve
hareket olanaklarının daha da artmasına olanak sağlıyordu.
Çağrıldığımız eve gittiğimizde Önderlik ile orada karşılaşıldı.
Bütün arkadaşlar ile konuşuluyordu. Kemal arkadaşta bir
hareketlilik olmakla beraber bir ısrarının olduğu da rahatlıkla
hissediliyordu. Yapılan konuşmaları bilmemekle beraber var olan
intiba Önderliğin ilk etapta Kemal arkadaşın gitmesine onay
vermek istemediği, arkadaşın ise oldukça ısrarlı olduğuydu. Bir
anda Kemal arkadaşta görülen moral ve heyecanın Kürdistana
dönüş onayını aldığına ilişkindi, daha sonra sorulduğunda bunu
doğruluyordu. Önderliğin o anı daha sonraki pratik kaygılarını
doğruluğunu ispatlamakla beraber arkadaşın dönüşünün de değeri-
anlamı da anlaşılır bir sorumluluk ve ciddiyeti de ifade
etmektedir. ( Aslında o an ile ilgili gözlemleri ve bireysel
düzeyde ulaşılan sonuçları ifade etmek istiyorum, ama olası
yanlış değerlendirmelere girmemek için belirtilenler ile sınırlı
tutmaya dikkat ettim). Yine de bazı soru ve cevaplarını
belirtmenin de önemi vardır. Önderliği anlama düzeyi daha da
gelişmişti. Ülkede mücadelenin gelişme düzeyi ve buna her alanda
cevap olmanın öneminin sorumluluğuydu. Nerede ne yapılacağına
dair bir görev ve mücadeleye süreklilik kazandıracak
hazırlıkların geliştirilmesi hususları yapılması gerekenler
olmaktaydı. Öncülük düzeyinde ve bölgelerin örgütsel alanda
yeniden düzenlenmesi yapılması gerekenler içinde başat olanıydı.
Şahadetler ve yaygın gelişen tutuklanmalar vardı. Bunun temel
doğrultuya kanalize olması bile mücadele için hem temel bir
kazanım hem de gelecek açısından hayati bir gerçeklik olarak
değerlendiriliyordu. Tüm bunlara cevap olma isteminin yanı sıra
tarihi sorumluluğu görmek gerekiyor. Düşünsel alanda dünyada
görülen bazı örnekler ile karşılaştırma gibi durumlar hafızada
şekillenmiyor da değildi. Ama içten içe sorunlara cevap olma
gücünü kendisinde görmenin payı belirgindi. Çünkü büyük bir
güven mekanizmasıydı. Öylesine bir atmosfer gelişti ki çok kısa
bir ara sonra gelip arkadaşlar arasında oturması ile kendisi
açısından yaşadığı mutluluğu okumak mümkündü. Ve olanlar bir
gerçekti. Ne olduğunu ifade edemeyebilirim. Önderlik o anda ne
düşünüyordu bilemem ama arkadaşın ülkeye girişine karar vermede
bir zorlanmayı yaşadığını, o tarihi anı en azından öyle
okuduğumu da belirtmek istiyorum. Ertesi sabah yola çıkılıyor.
Yolculuk boyunca her fırsatta arkadaşlar ARTIK ÜLKEYE
GİDİYORUZ derken o telafüzu, heyecanı, büyüleyici
gerçekliği, derin bir nefes çekişi ve nereden başlanacağına dair
değerlendirmeleri de eksik etmezdi.
Lübnan ve Suriyeyi
aşarak, gelinen yer güney batı Kürdistandı. Cizre eyaletinin en
büyük yerleşim yeri olmasına rağmen kent (vilayet) olarak kabul
edilmediği Kamışlo kazasıydı. Kamışloda kiralanan tek odalı,
avlusu olmayan, kerpiçten yapılmış, tek penceresi olan bir
odaydı. Tek odalı bir evde denilebilir. 1980 baharıydı. Sıcaklık
başlamıştı. Kapı- pencere gün boyu kapalıydı. Bazen olası
dışarıdan insanlar merak edip pencereye iyi dikkat ederlerse
görünür diye perdenin de örtülmesi eksik olmazdı. Yemek içerde
yapılırdı. Gaz ocağı kullanılırdı. Havasızlık, sıcaklık ve gaz
ocağının etkisi sadece katlanılır gibi değildi, ama onunla
yetinildiğini belirtmek gerekiyor. Alanda Cuma (Cemil BAYIK)
arkadaş vardı. Kısa bir süre önce alana geldiği anlaşılıyordu.
Alandaki faaliyetler ve ilişki sisteminin düzenlililiği ile
çalışmaların geliştirilmesi ciddi bir örgütsel yaklaşımın bir
ifadesi olduğu anlaşılıyordu. İlişkiler henüz çok dar olmasına
rağmen her bir ilişkinin geleceğin örülüp kazanılmasında nasıl
bir ustalıkla değerlendirildiğine bir çalışma esnasında tanık
oldum. Bir keresinde sınır geçişi için Hasan adındaki biriyle
konuşmasında gösterilen hassasiyetin yanı sıra bir ilişkiye
atfedilen rol ve verilen değeri önemle belirtmenin gereği
vardır. Arkadaşın kendisine anlatmak istediğinin Kürtçesini
ifade edeyim derken bireysel düşüncemi de katma gibi bir duruma
girdiğimi de ifade etmem gerekir. Anlama ve anlaşılmayı
kolaylaştırma derken bunu aşmanın o anda farkına varmamla
beraber bende bir tuhaflık gelişti. Ancak bir kere olmuştu.
Kuzeyle irtibat halinde ve çok emin bir şekilde geliştirildiğini
alanı bildiğimden ötürü daha bir anlam veriyordum. Gerçeğini
söylemek gerekirse, daha sonraki çalışmalarda ilişkilerin önemi
kadar hassasiyetti benim için öğretici oldu. Bu çalışmaları
Kuzeydeki o hatta yürütmüştüm.
Yaklaşık orada bir ay
kalındı. Kemal ve Cuma arkadaş arasındaki ilişki ve birbirini
anlama sırrı başka bir gerçekliği ifade ediyordu. Aynı zamanda
saygınlık alanında da öyleydi. Uzun bir çalışma sürecine dayalı
bir o kadar da Mücadeledeki sorumluluklarının da payı tamamıyla
hissediliyordu. Kendileri o yaşadıkları anlarda ve birlikte
geçirdikleri süreçte neler hissettiklerini, neler yaşadıklarını
ve yine büyük bir sempati uyandıran yaklaşımlarına belki bazı
yönleriyle bizler anlam verebiliyorduk. O tarihi süreçleri
kendileri daha iyi bilir desem daha doğru olur diye
düşünüyordum. Kemal arkadaşın daha sonraki kısa süren
çalışmalarında gözlemlenen, mücadelenin gelinen düzeyden daha
örgütlü kılınarak kesintisiz devam ettirme çalışmalarının
heyecanı ve sorumluluğuydu. Bir ara geceydi. Çay hazırlanmıştı.
Oldukça da sıcaktı. Çevre de tenhalaşmıştı. Kemal arkadaş;
Lambayı söndürelim, dışarıda pencerenin önünde oturalım, orada
çayımızı içelim dedi. Öylede yapıldı. Aradan zaman geçince,
Arkadaş gelmeden önce içeri girelim dedi. İçeri girildikten kısa
bir süre sonra Cuma arkadaş geldiğinde dışarı çıkmışsınız
dedi. Kemal arkadaş doğruladı ama nasıl fark edildiği
anlaşılamamıştı. Günlük yaşamda arkadaşların değerlendirme
tartışmaları olmaktaydı. Günlük yaşamın bütünü birçok yönüyle
değerlendirme gerektiriyordur. Bunun anlamı daha sonraki süreçte
gelişen mücadele gerçeği içinde okumak mümkündür.
1980in baharında
ülkeye giriş yapıldı. Kemal arkadaş Bagok dağına ulaştığında
daha çok emniyette hissediyordu kendisini. Beraberinde Bedran
(Şehit Mehmet SEVGAT) arkadaş bulunuyordu. Kamışloda iken en
çok üzerinde tartışılan konulardan biri de Siverek-Hilvan
alanlarının durumuna ilişkin olmaktaydı. Alandaki gidişatı
denetim altına alma ve beraberinde getirdiği hata ve
yanlışlıkları önleme ile olanakların değerlendirilerek sürece
uygun bir değerlendirmeye tabi kılma amaçlananlar arasında
olmaktaydı. Bedran arkadaşın alanı iyi tanıması da fiili olarak
görevlendirilmesinde bir etkendi. Kemal ve Bedran arkadaşlar
Bagoka ulaştıklarında, alanda çalışmalarda görevli olarak
bulunan Sabri (M.Emin ASLAN ) ve Kıvırcık Hasan arkadaşlar
birlikte hareket ettiler. Hareketin kırsal ve şehir çalışmaları
aktif bir biçimde devam ediyordu. Nusaybindeki, eylem
hazırlıklarından alan yönetiminin haberi vardı. Bilinmeyen
zamanlamasıydı. Kemal arkadaşlarının alandaki varlıklarından
haberleri yoktu. Çünkü alan çalışmalarında bulunan bir özel
birimin bilgisi ile sınırlı tutuluyordu. Büyük bir özenle
hazırlanmış bir çalışma olduğu Kamışlodaki çalışmalardan
anlaşılıyordu. Kemal arkadaşların, Nusaybinin Ömeryan alanı
üzerinden batıya doğru, yürüyüşleri gelişir. Alanı, coğrafyası
ve toplumsal yapısıyla tanıyan arkadaşlar eşlik ediyorlardı.
Yola çıkıldığı günün gündüzünde, Nusaybinde belediye başkanına
karşı eylem yapıldı. Belediye başkanı Ömeryan alanındandı.
Kendisi o anda arabada değildi. Her seferinde arabada oturduğu
yere yakınları olan ve belediye de çalışan başkası oturmuştu.
Yerinde oturan öldü. Beraberindekiler de yaralandı. Aynı gün
akşamüzeri Kemal arkadaşlar Belediye başkanının köyüne
ulaşıyorlar. Belli bir aradan sonra Sabri arkadaş ve o köylerden
olan Hasan arkadaş durumu anlatırlar. Bu anı daha sonra Sabri
arkadaş anlatışında bile heyecan sarıyordu. Kemal arkadaşa
anlatılıyor. Arkadaş durumu ele alıyor, değerlendiriyor ve bir
sonuca bağlıyor. Buna rağmen tedbiri elden bırakmaksızın
erkenden ayrılmanın daha doğru olacağından hareketle alandan
ayrılmayı esas alıyorlar. Arkadaşları Sabri ve Hasan arkadaşta
tanımıyorlar. Buna rağmen sorumluluklarının da bilincindeydiler.
Sonuç itibariyle arkadaşlar belirtilen alana ulaşmaları
gerçekleştiriliyor. Birkaç günlük beraberlik ardından Sabri ve
Hasan arkadaşlar geri geldiklerinde ciddi bir etkilenmeyi
yaşadıkları değişik biçimlerdeki ifadelerinden ve
değerlendirmelerinden anlaşılıyordu. Sabri arkadaş Kemal arkadaş
olduğunu anlamıştı. Bunu anladığında daha büyük bir duyarlılık
içinde hareket ettiğini söylüyordu. Yurt dışından geldiklerini
belirtmeyi de ifade etti. Hareketin yurt dışı çalışmalarından da
haberdar oluyordu. Arkadaşın bu çalışmalara katılması için kendi
önerisi üzerine uygun görülmüştü.
Kemal arkadaşın
Nusaybine tekrar geri gelişi belli bir süreyi aldı.
Hatırladığım kadarıyla Temmuz ayı idi. Öğlen sıcağına denk
getirilerek bir araba ile gelmişti. Derik kırsalından hareket
ediliyor. İpek yoluna girdikten kısa bir süre sonra yol üzerinde
kurulmuş asker karakolunun önünde arabanın tekeri patlıyor.
Kemal arkadaşın yanında kalaşinkof silahı, el bombaları ve
silaha ait jarjörleri bulunmaktaydı. Kemal arkadaşın yanında
olan arkadaşlarda ise sadece bir tabanca bulunmaktadır.
Çatışmaya hazır bir pozisyonda bulunur. Şoför, sıcaktan ötürü
asker içeri çekilmiş, burada ne duruyorsun demeden bir su
içmek için ve arabanın tekerinin patladığı için söylüyor. Sıcak
saate denk gelmesi ve olası meraklarının giderilmesi olası
durumların gelişmesini önlediğini belirtmek gerekir. Geri dönüp
hızla teker değiştirip son hızla alandan uzaklaşılıyor. O anki
korku ve heyecan şoförü etkilerken, diğer yandan tabir caizse
sonucunun selametle gelişmesinin sevinci ve coşkusu da başka
oluyordu. O anın kendisinde gelişen durumu bazen hatırlamak
istemediğini defalarca dillendirirdi. Kısa bir arayla ovalık
alandan üst kesimlere ulaştı. Köylerde kalmıyordu. Tekrardan
Bagok a gelmişti. Çalışmaları vardı. KUK ile çatışmalar
durgunluk derecesindeydi, ama bitmemişti. Görüşmeleri orada
geliştirmek istiyordu. Randevuları vermişti. Kurtuluş örgütünden
kimileri ile görüşerek çatışmaları sonlandırmıştı. Çok kesin
konuşuyordu. Ciddiyeti hissettiriyor ve bundan sonra aradaki
çatışmaların kesin kes bittirilmesi gerektiğini, kendi
aralarındaki tartışmalardan sonra olanları kısa kısa ifade
ediyor doğruluğunun önemine dikkat çekiyordu. Ve öyle de oldu.
Sonlandırıldı. Alanda bulunurken arkadaşlar ile süreci ve
çalışmalara ilişkin tartışmaları da geliştiriyordu. Her arkadaş
ile tartışmaları, tanıma ve geleceğe ilişkin olması gereken
duruşu paylaşıyor, perspektif sunuyordu. Zamanı iyi
değerlendiriyordu. Alanı, çalışmaların durumunu, bileşimi,
niteliği öğreniyor yapılacak olanlar üzerinde duruyordu.
Yapılması gerekenleri önem sırasına göre ele alarak
değerlendirmenin yanı sıra büyük bir titizlik ve gizliliğe vurgu
yapıyordu. Birincisi; Alanda çalışmalara katılacak olan
arkadaşların durumu ve o alandaki çalışmaların geliştirilmesine
ilişkin belirginlik kazandırmaktı. İkincisi; Alanda çalışmalar
için alt yapı örgütlendirmesidir. Malzeme. Sığınak, depo v.b
hazırlıkların yapılmasıdır. Üçüncüsü; alanın geçişler için daha
uygun bir hale getirilmesi ve buna ilişkin en uygun arkadaşların
görevlendirilmesine ilişkin olmaktaydı. Bunun bütün alanlarda,
alanların durumuna göre geliştirileceğine dair belirlemelerde
bulunmaktaydı. Alandaki düşmanın durumu ve konumlanmasının yanı
sıra, güç durumunun bütün ayrıntıları ile hazırlanarak
belgelenmesini de belirtiklerinin dördüncüsü olmaktaydı. Alanın
Hıristiyan, Ezidi ve Müslüman toplulukların varlığı ve bu
topluluklara ait tarihsel, kültürel özellikler ilgisini
çekmekteydi. Toplumsal gerçekliğin mücadele açısından doğru
değerlendirilmesinin önemini dikkat çekmekteydi. Buna rağmen
sınırlı düzeyde bir ilişki düzeyinde kalması arkadaşın
çalışmalarının özelliğinden kaynaklanıyordu. Karşılaştığı her
bireye bir şeyleri öğretmeye dikkat ederdi. Kısa bir zaman
dilimi de olsa bir keresinde karşılaştığı bir yaşlı yurtseverle
ilgilenmesi dikkat çekiciydi. Zamanlamadaki planlılığı oldukça
öğreticiydi. Tanışan her bireyde bir ilgi ve bir başka atmosfere
taşındığını hisseder etkilerdi. Akıcı ve etkileyici bir üslubu,
dinleme ve beraberinde kavratmayı da ihmal etmiyordu. Çok kısa
bir zaman dilimi de olsa tanışma olanağı bulan her arkadaş ve
sınırlı yurtseverlerdeki etki daha sonra daha iyi anlaşılıyordu
denilse yeridir. Yanında silahını her şeye rağmen hiç eksik
etmezdi. Üzerindeki paltosu da bazen yorgan, bazen döşek, kimi
zamanda yastık olarak kullanmaktaydı. Çalışmalar içinde yer alan
halktan insanlar, yurtseverler ile ilgilenmeye özen gösterirdi.
Birçok çalışmayı bir ana sığdırma temel özelliklerindendi.
Niteliğe dikkat ederdi. Arkadaş, alanda belirtilen hususlara
ilişkin çalışmalar ardından kuzeye doğru yola çıktı. Belirtilen
faaliyetin bütün alanlarda kısa bir zamana sığdırarak
geliştirildiğini, ülkenin her alanına ulaşan arkadaşlar ile
bunun gerçekleştirilmeye çalışıldığıdır. Aradan günler geçmeden
Arkadaşın yakalandığına ilişkin bir duyum aldık. Daha sonra
kuzey alanı ile olan ilişkilerden ötürü doğruluğu öğrenildi.
İnanmak istemesen de olan olmuştu ve tutuklanması bir
gerçeklikti. Arkadaşın yakalanmasının süreç üzerindeki etkisi
düşünülen temel bir olgu olmaktaydı. Çünkü devrimci mücadelenin
kesintisiz ve süreklilik arzeden bir gerçeklik olarak ele
alındığı bilinmekteydi. Etkisini tanımlamakta güçlük çekilse de
çalışmalardaki moral olgusu ve çalışma azmini geliştirmede
kamçılayıcı olduğunu belirtmek yerindedir. Düşünülemiyor hatta
hazmedilemiyordu. Dahası vardı. Yapılması gerekenlere cevap olma
çabası önemliydi. O süreçte temel alınan bu duygu ve düşünceler
olmuştu.
Kemal PİR arkadaşı
anlamayı ve anlatmayı, bu kısa anlatımda mümkün değil. Belki
daha çok ifade edilen biçimde yani anı şeklinde olduysa da
anlatılmak istenen bundan çok daha farklıdır. Her yönüyle örnek
alınması gereken bir kişiliktir. İyi bir komutan, iyi bir
eylemci ve yetenekli önder bir kadroydu. Kemal arkadaşın kişilik
özelliklerinden, pratik deneyimlerinden, yöneticilik
özelliklerinden ve zindan direnişinden sonuç çıkarmak büyük önem
taşımaktadır. Mücadelemizin tüm süreçlerinde her açıdan üst
düzeyde tutulmak istendiğini de belirtmek gerekiyor. Arkadaşta
bir gerçeklik olarak değerlendirilebilecek öğretici
özelliklerinin değerini bir yaşam düzeyinde ele alabilme
becerisini kendisine layık görebilenler açısından önem arz
etmektedir. SAYGILARIMLA
Cemal
|