2012 Yılına Girerken Özgür Kürdün Akıl Gücü ŞEHİD’İ ANLAMAK
Cemal Cizîrî

Şehit; hakkın, adaletin adı olarak tanımlanır. Eğer yaşadığımız topraklar Kürdistan ise bunu katlayarak düşünmek, tanımlamak bile belki eksik kalır. Tarih boyunca yarattığı bütün değerlerinin elinden alınan bir toplum ve ona ait bir bireyi isen;  Savaştığın güç, belki dışardan gelmiş bir harami. Belki birlikte çoğu kez kader paylaşılan ve iyi niyeti kendisini egemen bir sistem biçiminde kurumlaştıran bir bebeht biri. Belki de güçsüzlüğün bir sonucu olarak hırçınlaşan bir yaratık. Belki de tarih boyunca haram büyümüş ve emeği ile yaşayan kardeşinin sırtında varlık bulan alçağın teki ise, ciddiyeti, bir o kadar da benzeri görülmeyen dehalar zinciri olarak hazır-nazır bir gerçek olmak durumundasın. Adı tanımlandığında kendisini şahadette zirveleştiren bir azmani iyilikler bileşimi olmak durumundasın. Tarih boyunca elinden alınanı, insanlık adına yeniden kazanmaya karar kılmışsan, o zaman kendini tarih ve günceli birleştiren ve ben çağ’ım dedirten bir bileşimle yürümek durumundasın. Şehit; tarih boyunca elinde bulunan bütün fırsatları değerlendirmeyen, güç halinde örgütlemeyen ve bunun gerektirdiği temel halka olan donanımlı insan gücünü açığa çıkarmayıp giderek neredeyse tarihe gömülme ile karşı karşıya kalan bir olgu-varlık haline geliniyorsa, cevabın o denli çok köklü olmak durumundadır. Ey tarih, sana olan minnet borcumu ödemeye, tarih ve günümüzü birleştiren birey ve bileşim olmaya geldim demenin adı olunmaktadır. Bunu bir zihniyet ve yaşam tarzı olarak karşılamaya geldim demektir. Kötülükler cemiyetinden edinilen tüm düşünce ve yaşam tarzından kurtularak beyin-bedenin sağlamlığı ve sorunlara güç getiren bir değerler bileşimi olmakta karar kılmak demektir. Diğer bir ifade ile Şehit; sistematik düşüncelerin bütünlüğü olan ideolojik donanım ve mücadele ile önce kendisini yenileyen ve ardında kendisini pratikleştiren bir gerçek olarak tanımlanır. Şehit; anlamayı an be an gerçekleşmesine vesile olan, muazzam bir uyanışı gerçekleştiren, bütün iyiliklerin en yoğunlaşmış bir ifadesidir. Adına hareket ettiği öz davasının sürekliliğini sağlayan, kesintisiz bir gerçekliktir. Parçalı olmayı kabul etmemenin tanımıdır. Gelişmeyi oluruna bırakmayan, süreklileştiren bir bileşimidir. İçinde büyüdüğü, birlikte yaşadığı bireye, sorumluluklarını gör ve yürü demenin tanımıdır. Geriliği bir yana gelişmelere süreklilik kazandırandır. Geriliklere başkaldırıdır. Şehit; içinden geçilen tarihi sürecin doğru okunması, anlaşılması ve yaşanmasının gereklerine bir çağrıdır.

Tarih bir kez daha göstermiştir ki, şehit kadar amaca kilitlenmenin ne denli başarılar sağladığını göstermiştir. Hem de tarihe analık yapan ülke Kürdistan’(tarihin tanımı ile Mezopotamya) dan insanlığa selama duruşun heybeti ile bu gerçekleşmektedir. Onun sistemleşmiş ve kendisini şehitlerin tarihin bir bileşimi biçiminde kendisini kurumlaştırmış bir Önderlik gerçeği ile ifade edişi, tarih kendi hükmünü vermiştir demektir. Ve eğer gencecik beyinlerin kendisini, ateşten ruhların bileşimine köprü yapıyorsa, insanlık ve Kürdistan halkı ile bağını koparamazsınız biçiminde bir ulaşımı gerçekleştiriyorsa saygın, bir o kadar da özgürlüğün bir kez daha tanımının gerçekleşmesidir. Halk tabiri ile “akıl yaşta değil baştadır” değimin de bir gerçeği durumundadır. Beyin gücüne yüklenmenin ve doğru değerlendirilmesi durumunda nelere kadir olduğunun da bir başka gerçekliğinin ifadesi durumundadır. Bundan hareketle özgürlük mücadelesinin bu topraklara tarihin derinlikleri kadar kök salmış bulunan yaşam tohumlarının can bulmasının da adı olunmaktadır. Ve eğer o gencecik, taze, bir o kadar da sade, güzel yaşamları ile Rêber APO’ya bir uçuş varsa, “ seni yalnızlaştırır, çürütürüz” diyenlere indirilen ÖZGÜR KÜRDÜN, insanlık adına vuruşun tanımı olmaktadır. Rêber APO ve Kürt halkından özür dileyerek de yapılıyorsa, çok ayrı ve oldukça anlamlı bir yaklaşımın da ifadesi olmaktadır. Yine, bu ruhun yarattığı etki ile Kürdistan halkının yürüyüşünün

YA ÖZGÜR YAŞAM, YA ÖZGÜR YAŞAM şiarı ile selama duruyorsa 2012 yılının da başarmanın habercisidir.

Selam olsun sizi bilinç, karar, irade, örgüt ve eylem gücü yapan duruşa ! Selam olsun sizleri tarihin derinlikleri ile birleşen ve onu güncelleşen anlama gücünüze ! Selam olsun akıl gücü ile çağa selama duran temponuza ! Selam olsun tarih yaratan ŞEHİTLERİMİZE !

 

Eylem biçiminin onay bulunmamasına rağmen bu yazımı kendisini ateş topu yapan Fırat İZGİN’ e adıyorum


 

 
    ygk_unur@hotmail.com