|
Zelal
Edessa
Uluslar arası komplo her geçen gün
gerçek yüzünü farklı biçimlerde açığa çıkarmaktadır.
Biliyoruz ki son bir yıldır tüm imkânlarını ve sinsi
planlarını devreye koyarak özgürlük mücadelemizi
bitirmek istemektedirler. İnsan haklarının savunucusu
olduğunu iddia eden AB ve dünyanın seyrini kendine göre
değiştirmeye çalışan ABD başta olmak üzere, orta
doğudaki Statükocu devletler kimi zaman açık, kimi zaman
gizli planlarla uluslarası komplonun konseptleri,
mücadelemize karşı saldırılarını gerçekleştirmektedir.
İlk başta önderliğimizi zehirlemeye başladılar, daha
sonra mücadelemizin temel yapı taşı olan gerillaya
yönelik topyekün imha saldırılarına geçtiler. Her zaman
Kürt halkı üzerine geliştirilen şiddetin dozajında da
rekor kırdılar. Dünyanın gözü önünde çocukların kolları
kırıldı. Panzerler insanlar üzerine sürüldü. Kadınlara
en onur kırıcı tarzda saldırıldı vb. İçinde insanlık
duygusu olanlar bu vahşet karelerine bakma gücünü fazla
gösteremediler. Tüm bu zulme rağmen halkımız onurluca
direniş göstererek; baskıların, haksızlıkların onları
yıldıramayacağını büyük bir öfke ile göstermiştir.
Şiddet yöntemleri ile halkımızın özgürlük mücadelesinin
direnişini kıramayan komplocu devletler;
Bu sefer farklı yöntemlere başvurmaya başladılar.
Önderliğimiz üzerinde, İnsanlık onuruna sığmayan,
insanın tahammül gücünü zorlayan tecrit ve işkence
yöntemleri ile her gün bizi beynimizden ve yüreğimizden
vurmak istiyorlar. Ve bizi buna alıştırmak istiyorlar.
Esas planlarının bir parçası da Kürt halkını;
önderliğimiz üzerinde geliştirilen baskılara alıştırarak
her geçen gün aktifleşen demokratik mücadelemizi
liberalize ederek, çürütmek istemeleridir. Apocu
felsefenin Kürt halkında yarattığı bilinç ve
örgütlülüğünden dolayı, Kürtler bunu kabul etmediler ve
etmeyeceklerini her zaman ifade ettiler. Biliyoruz ki;
bugün Kürt realitesinin tanınması öyle kolay olmamıştır.
Önder APO, yok oluşa giden bir halktan, bir var oluşu
yaratmıştır. Kahraman şehitlerimiz, onurlu halk
savaşçıları ve onurlu halkımızın yıllardır birlik ve
bütünlük içerisinde verdiği ortak mücadele sonucunda
özgür yaşamın kutsal değerlerini yaratmıştır. Akılları
durduracak direnişler ve büyük fedakârlıklar sonucunda
yaratılan tarihi değerler söz konusudur. Başta
Diyarbakır zindan direnişi ile başlatılan, günümüzde
önder APOnun 10 yıllık İmralı direnişi ile halkımızın
sürekliliğini koruyan demokratik siyasal eylemleri ile
yaratılan kutsal değerlere sahip çıkılmaktadır. Her
türlü onur kırıcı şiddet saldırısına karşı koymak en
büyük onurdur. Kürt halkı bunun bilincindedir, çünkü
kendi emeği ile yaratmıştır. Kürt halkının varlık
gerekçisi olan Önderliğimizin zehirlenmesinden bu güne
kadar geliştirdikleri demokratik eylemlerle, ihaneti
asla kabul etmeyeceğini dünyaya göstermişlerdir.
Birinci Edi bese hamlesinde bu çok açık ortaya
çıkmıştır. İkinci Edi bese hamlesini başlatan, başta
kuzey halkımız ve diğer alanlardaki halkımız her gün
geliştirdikleri farklı demokratik eylemlerle mücadele
kararlılığını göstermektedir.
Özellikle önder APO üzerinde
geliştirilen onur kırıcı, psikolojik saldırılara karşı
kendisine kürdüm, insanım, demokratım, diyen herkesi
kürt halkının demokratik direnişine katılmaya
çağırıyoruz. Başta kültürel kimliğini ve değerlerini
koruma noktasında çekimser, ürkek davranan Kürtleri,
daha sonra da demokratlara çağrı yapıyoruz. Yaşamın
insani değerlerinin korunması hepimiz için gereklidir. O
nedenle bu değerlerin korunmasını da ortak yapalım ki;
gelişecek barış ve demokrasi hepimizin emeği ile olsun.
Birlikte ortak mücadele, daha fazla kan ve gözyaşı
dökülmeden hepimiz için onurlu bir barışı getirecektir.
Birlikte paylaştığımız coğrafyayı yangınlara ve
harabelere bırakmak yerine, güzelliklerin ortak
yaratıcısı olalım. Her gün dökülen kan ve gözyaşını
kader olmaktan kurtaralım. Halkların ortak barışını
birlikte yaratalım. Onurlu yaşam tüm halklar için
gereklidir. Gelin onurumuza sahip çıkalım.
|