![]() |
|||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||
Abdullah Öcalan : Bir Halkı Savunmak
|
Bu yol anlamlı aşkın ve hissin bütünleştiği doğru yoldu. Önderlik yaşadığı çelişkiler sonucu yedi yaşında anlam arayışına başlar. Bu anlam arayışı özgürlük tutkusu ve yeni yaşam tercihiyle birleşerek daha güçlü bir anlama kavuşur. Kendini aradığı yolda, bilgeliğin tüm hakikatlerine erişen önderlik gerçeği; insanı duygu, düşünce ve ruhsal bütünlükle yeniden iradeye kavuşturur. Bu temelde ancak tercihini yaptığımız yaşamın insanı olmakla yaşamı yaratma şansımız olabilir. Sömürü ve işgale dayanan güçler ülkemizdeki ölüler yatağına bilge-yüce insanımızı görmemezdi. Önderlik, Kürdistan gerçekliğinde 1920 ile 1940 süreçleri ölüler yatağı diye adlandırmaktadır. Bu tarihe kadar ki tüm isyanlar bastırılmış ve ülkemiz adeta bir mezar sessizliğine gömülmüştür. Bu açıdan Önderliksel çıkış, duygu gücüne yüklenerek mezara gömülen insanlarımızı yaşam tutkusu ve mücadele felsefisini geliştirerek yeniden hayata kavuşturdu. Bundandır önderlik kendine ve yaşama ihanet etmeyen kürdü, özgür insan kimliği ile ifadelendirdi. Önderlik gerçeği ihanete uğrayan yaşamı ve tarihi gerçekliği reddederek mücadele gerekçesini yarattı. Önderlik gerçeğinde temel mücadele anlama-anlama kavuşturma kavgasıdır. Bu derinliğe ulaşma mücadelesini verirken, tarihte gizli kalmış ve hak ettiği anlama kavuşmayan tüm insanlık değerlerini yeniden canlandırarak insanlıkla buluşturdu. Önderlik gerçeğinde felsefenin temelini oluşturan ahlaki etik değerlerdir, bu çağın insanı olmamasının sırrı yaşam felsefesinde saklıdır. Ahlak anlayışı, yeni toplumsallaşma ve yeniden var olma gerçeğine ulaşma anlayışıdır. Öndelik gerçeği özgürlüğü, siyaseti ve politikayı ahlak anlayışıyla yeni bir anlama kavuştırdı. İnsanda ahlak anlayışını diri tutan insanın iç dünyası ve maneviyatı olmaktadır. Bu anlamda önderlik yarattığı değerlerle binlerce şehit yoldaşın ve halkımızın yaşam gücü haline dönüştü. Mücadele tarihimize dönüp baktığımızda insanın anlama sınırları aşan kahramanlıklar yaşandı. Tarihte her biri direniş sembolüne dönüştü. Önderliğin şehitleri yaşatma gücü PKK’ de yaşam karakterini oluşturdu. Mücadelemiz başından beri önderlik taziyile binlerce Kürt gencini özgür mekânlara ( dağlara ) kendi özgürlük kavgalarını başlatmaya yöneltti. Gençlerimiz ölüme meydan okurcasına özlem duydukları yeni yaşamın nüvelerini ekmeye yol aldılar. Spinoza’nin ‘özgür bir insan ölümden başka her şeyi düşünür. Bilgisi ölüm üzerine değil, hayat üzerinedir.’ Bu sözü önderlik gerçeği ve yaşam felsefesi ile yetişip kavgada yer alan öğrencileriyle yaşam bulur. Ölüm bile doğru mücadele ve yaşam felsefesiyle anlamlıdır. Bundandır şehitlerimiz ölümden korkmadan yeni yaşamı yaratma tutkusuyla bedenlerini ateşe verdiler. Önderlik gerçeği tarihin, toplumun ve insanlığın hakikatlerini yeni felsefesiyle açığa çıkardı. İdeolojiler, siyaset ve politika ahlak anlayışıyla çözümlendi, gerçek anlama kavuşturuldu. Tarih boyunca ikinci planda bırakılmış, insan olmanın ötesinde muameleyle karşı karşıya kalmış ve bunu sonucunda yaşama şansları bile olmayan kadınlarımızı, önderlik felsefesiyle sınırsız mücadele zemin ve mekânlarını yarattılar. Özgürlük temelinde kendisini yeniden var edebileceği yeni yaşam fırsatlarını oluşturdular. Önderlik gerçeğini diğer tüm önderlerden farklı kılan ve sistem ile daha acımasızca yüzleştiren, kendisinde tümüyle cinsiyetçi tarih anlayışını aşan zihniyetidir. Önderlikte yaşam bulan sosyalist karakteri sadece halklara çekici gelmekle kalmayıp bilinçli bir halk gerçekliğini yani kendi varlığına sahiplenen halkı iradeye kavuşturdu. Kürt kadınının yüreğini kazanıp analarımızın dilinde yaşam tutkusu oldu. Genç kızlarımızı metalaştıran zihniyete karşı özgür yaşam kararlılığıyla mücadele gerekçelerini yarattı. Rêber APO hakikatlere erişen gerçeğiyle yer yüzüne yeni bir felsefe armağan etti. Kürt kadınları Rêber APO’nun yaşam felsefesiyle kendilerini yeniden yaratma kavgasında başarıyla örgütlendiler. Kadının örgütlü gücü ise erkeğin binlerce yıldır saklı hakikatlerini açığa çıkardı. Kadınlarımız beynini, yüreğini ve ruhunu tutsak eden kalıpları parçalayarak, tarihi kadın eliyle yazmanın gücüne eriştiler. Şimdi ise insanlık tarihini kadın bakış açısı ve yüreğiyle yeniden yazmanın cesaretindeler. Yeni yaşama artık kadınca bakmanın, kadınca yaşamanın hakikatiyle tarihi sorumluğunu yerine getirmektedir. Kadının ulaştığı bu düzey, Rêber APO’nun ‘özgür kadın ordum olmazsa ben yaşayamam’ tutkusuna verilen en doğru cevaptır. Rêber APO’nun ideolojisiyle örgütlenen özgür kadın ordusu Bêrîtanların uçurumlarda saklı gülüşlerini, özgür yaşam özlemlerini ve tutkularını direniş karakterine dönüştürdü. Zîlan’ın bilinciyle aidiyeti – iradeyi, kadın kurtuluş ideolojisinin çizgisini şekillendirdi. Binlerce şehit yoldaşın fedai ruhuyla dünyada eşi görülmemiş özgürlük anlayışını kadınla buluşturdu. Rêber APO, öze dönüşü sağlayan kadının yaratımıyla tüm dünya kadınlarının umut kapısı olmuş durumda. Rêber APO, kadının yüreği, zihniyeti ve ruhuyla, kadın eksenli bir dünya yaratma ilkesine imza attı. Tarihten günümüze kadar halk öncülüğünde gelişen Önderliksel çıkışları reddedemeyiz. Ancak, sistemin denetiminden kurtulamamış ve uzun vadeli bir mücadele seyri izleyememişlerdir. Bir filozof inançları doğrultusunda geliştirdiği felsefesini benimsettiği toplumda sınırlı bırakmayıp, tüm halklar topluluğu ve tarihe mal eder. Bir tarihçi zihniyet yapılanmasıyla doğruyu temsil ediyorsa, tarihi ve toplumsal sorumluluğunu yerine getirmiş demektir. Gerçek bir önder ise temsil ettiği ideolojiyi, esas aldığı mücadele felsefesiyle halkların acılarını paylaşır ve toplumun çıkarlarını esas alır. Önder, kendi mücadele anlayışını toplumsallaştıran ve mücadeleci halk gerçekliğini açığa çıkarandır. Rêber APO, canı pahasına onun felsefesini yaşamsallaştıran militanlar yarattıysa, tarihte silinmeyecek bir iz bırakmış demektir. İşte Rêber APO mücadele felsefesi sonucu elde ettiği başarılarıyla eşsiz bir önderlik gerçeğine sahiptir. Önderlik tarihi günümüze taşırarak halkların geleceğini aydınlattı. Tüm zamanların bilgeliğinin öngörüsü ile halkların geleceğine ışık tuttu.
D. Selam ve saygılar. Batufa ÇEKDAR
|
||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||