Ana Sayfa

 

www.ygk-info.com

 
 
  YENİ HEGEMONYA ANLAYİŞİ  

YENİ HEGEMONYA ANLAYİŞİ

07.06.2008

 

  RUBAR  AMED
 RUBAR AMED

 

T.C sopa politikasından sonuç  alamayayınca, bu defada zehirli havuç politikasını devreye soktu. Klasik sömürgecilik korku ve açlık iç güdüleri üzerinde baskı kurarak sömürü sistemini kurar. Dünyadaki bütün sömürü sisteminin mantığında ekonomik sömürü  yaklaşımı esas alınmaktadır, oysa barbar T.C yöneticilerinin yaklaşımı kendi tarihsel karekterlerine uygun olarak halklara ait ne varsa hepsini yok ederek sistemini geliştirdiler, onun için bu tür sömürgeciliğe; vahşi,aç ve barbar sömürgecilik demek  yanlış olmaz diye düşünüyorum. T.C’ nin kuruluşundan günümüze değin sömürünün her türlü barbar ve vahşi yöntemlerini halkımız üzerinde uygulayan bu rejim, halkımızın kahraman evlatlarının geliştirdiği, kahramanca direniş sayesinde politika değişikliğine gitmek zorunda kaldılar,eskiden zorla yapamadıklarını bu defa açlık iç güdüsünü  tatmin ederek yapmaya çalışıyorlar, ancak zihniyet değişmemiş, önce korkuyla asimile etmek istediler, başaramayınca şimdide doyurarak asimile etmek istiyorlar. Bu yaklaşım klasik şark kurnazlığıdır, siyasetin seyislikten türeme olduğunu göz önüne getirdiğimizde, bunlar halkımızı hala insan görmemekte, hayvan terbiye siyaseti halkımız üzerinde uygulanmaktadır. Önder APO’ nun aydınlatıcı felsefesiyle aydınlanan halkımızın, bu politakalarıda boşa çıkaracağına kuşku yoktur, tarih boyunca halkımızın iradesini dikkate almayan egemen  güçlerin bölge politikaları  hepsi boşa çıkmıştır. Bu İskender’den tutalımda Pers, Roma, Bizans, Arap ve Osmanlı sömürgeciliğide görülmektedir. T.C bu geçeği dikkate almadığı için kuruluşundan günümüze kadar korkuyla yatıp kalkmakta, birkaç  defa  askeri başarı sağlamasına rağmen nihai zaferi yakalayamamıştır.Bu politikada ısrar, türk sömürgeci devletini çözülüşe götürecektir, iç dinamikler ve uluslararası sistem buna açıktır, ya halkımızın özgür iradesine saygılı olursun yada bu topraklardan çekip gidersin.

       Yeni politakanın yürütücüsü  konumundaki erdoğan ise, ihanetçi bir kişiliğe dönüşmüş durumda, onun için bu kadar biçimsizleşmiş durumda, insanı insan yapan ilkeler, insanın inandığı gibi yapmasıdır. T.C devleti kurulduktan sonra heterojen olan Anadolu toplum yapısını homojenleştirme çabası içerisine girildi, toplumun doğasına müdahale edildi, bütün farklılıklar yok sayılarak, tek dil, tek din, tek millet ve tek bayrak şiarıyla tek tipleştirme, topluma dayatıldı. Korkunç bir şekilde zor metodu kullanıldı,cellad  kutsallaştrıldı. Bu baskı rejimene farklılıklar, kimi pasif, kimi aktif bir direnç içine girdi, Kürtler, İslamcılar, Aleviler, Lazlar v.b.

       Erdoğan, baskı altında olupta pasif muhalif olan İslami çevrenin temsilcisi olarak iktidara geldi. Halkta siyasal sorunların çözümü için erdoğana bu kadar destek verdi, çünkü aydınlanan Anadolu halkları demokrasiye ihtiyaç duymaktaydı. Erdoğan bütün bu istemleri dillendirerek iktidara geldi, ancak iktidara geldikten sonra önce inancından taviz verdi, İslam dini barış dinidir, Erdoğan göreceli kemalistlere yaranmak için Kürtlere karşı savaş politikasını benimsedi, bu ilkesel bir tavizdi, geçenlerde AKP tanışma partisinde çok biçimsizce içkiye tapan bir gösteri yapıldı, bu da ilkesel bir tavizdi bu şu anlama geliyor, iktidar için veremeyeceğim taviz, yapamayacağım ilkesizlik yoktur anlamına geliyor, bu düşürülmüş bir insanın veya topluluğundavranış biçimidir. Hainlerin piskolojisini, biz Kürtlerden daha  iyi bilen bir toplum yoktur, dünyada erdoğanı en iyi anlayan yine Kürtler olmakta. Kurt ile köpek aynı cinstendir, köpek evcil yani özüne ihanet etmiş, kurt ise yabani, yani özgürdür, onun için köpek kurda düşmandır, çünkü kurt evcilleşirse köpeğe ekmek kalmaz, yine kürt tarihinde enkidu ile hunva olayı bilinmekte. Enkidu gılgamiş tarafından evcilleştirilmiş kendi kabilesine karşı savaştırılmış, hunbaba kabile şefidir, enkidu’dan daha güçlüdür, hunbaba esir düşünce gılgamiş onu kazanmak istemekte ancak, enkidu kendisine rakip olur düşüncesiyle onu öldürtür. Onun için hainler ilkesizdir egemenine yaranmak için yapamayacakları çirkinlik yoktur. Erdoğan mağdur olarak başa geldi, yapması gereken bütün mağdurların sorunlarını çözme çabası içine girmesi idi. Ancak bunun yerine en mağduruna karşı, içerde bölgede ve uluslararası  alanda konsesüs sağlayarak, vahşice mazlum kürt halkına karşı bir saldırı içine girdi. Kürtlerin tasfiyesi üzerinde iktidarını sağlama alma çabası içerisine girdi, onun için Erdoğan tarihe düşürülmüş bir kişilik olarak geçecektir, Anadolu halklarının yaşamında gerici bir rol oynamakta, aşınması gereken bir fazlalık konumundadır.

 

        Tarih boyunca nasılki bütün sömürücü politikalar Kürdistanın geçit vermeyen dağlarına çarpıp kendi sahibini yok etmişse, erdoğanın oluşturduğu konsesüste kürdistanın dağlarına çarpıp kendi sahibini yok etme sürecine girmiştir. İçerdeki konsesüs dağıldı uluslararası konsesüs dağılmak üzere mücadele ilerledikçe bölge konsesüsüde dağılacak, bölge halkımızın istemlerinin yaşam bulduğu bir biçimde yeniden dizayn olacak.Yeni hegemonyanın  dört ayağından ikisi gerillanın  ve halkımızın kahramanca direnişi karşısında kırılmış durumda, diğer iki ayağıda kırılmak üzere. Uyanmış iradeleşmiş halkımızı hiçbir gücün artık sömüremeyeceğini anlamak zorundadır. Kürdistanda özgürlük artık ütopya değil gerçeğe dünüşmekte, halkımız yeni hegemonik zihniyete karşı duyarlı olmalı bütün alanlarda mücadele derinleştirilmeli, özgüce dayalı ayakta kalma esas alınmalıdır.

 

 

                                                                                                                

                                                                                                                 


 

 

 
 

    kurdistan.gaziler@googlemail.com