|
|
MUSA YOLDAŞ
ANISINA
Zeydin Aslan |
Şırnak Sipndarok köyünden olan Musa
arkadaş, çevrenin geçim kaynağı olan hayvancılık,
çiftçilik ve kömür işleriyle uğraştı. Ailede en büyük
çocok olması, ailenin geçimini sağlamasında yükü
omuzlayan 3ü kız, 7 kardeştiler. Okula gidememişti.
Okulun olmaması aslında köy ve çevresinde feodal
özelliklerin yoğun yaşanmasına neden oluyordu. Ailede bu
özelliklerden etkilenmişse de, Kürt olgusu bilinci
belleklerde daha ağır basıyordu. Düzen partilerinden ve
diğer siyasi partilerden de uzaktılar, Kürt kimliğini de
hiçbir zaman unutmamışlardı. Musa arkadaş evli, sekiz
çocok babasıydı. Ailede ekonomik katkıyı sağlayan Musa
arkadaşın emekleri idi. Köyde ve çevrede aileden
rahatsız kimse yoktu.
Pkknin
ilk Botana girişinde parti ile ilişkilenen ilk
ailelerden biridir. 1983te gerillanın Botan bölgesine
girişiyle aileyi herşeyi ile örgüt hizmetine açan Musa
arkadaşın kardeşi Mahmut arkadaş oldu. Bu yıllarda daha
12 Eylülün etkileri devam ediyordu. Örgüt ile
ilişkilenmede o kadar da koyal olmuyordu. Bir çok kesim
uzak dururken her türlü baskılara rağmen bu aile tüm
imkanlarını örgüte seferber etti.
Düşmanın propangandaları bunlar Müslüman değil-hain,
işbirlikçi, ağaların baskılarına rağmen, bu ailenin Kürt
olgusuna yaklaşımını değiştiremedi. Daha da sıcak
bağlandı.1984 15 Ağustas tan önce Mahmut arkadaş
saflara katıldı. Daha sonra Muhmut arkadaş 1996 da
Hewerde esir düşer, akıbeti hakkında halen bir haber
alınamamıştır.
15
Ağustas eylemiyle düşman bölgede daha da baskı,
tutuklama ve soruşturmalarını genişletti. Bununla
beraber aileye yönelim arttı. Musa arkadaş düşmanın ağır
baskılarına direndi. Mücadelesini gerilla saflarına
katılmakla sürdürdü. Musa arkadaşın katılımıyla düşmanın
aileye baskıları daha çok arttı. Yıl 1985 baharıyken
kardeşi Kalender gerillaya katılır, bu daha fazla aileyi
baskı, şiddete maruz bırakır. Ailenin 1985te düşman
tarafından evi yakılır. Ailenin geri kalan kadın ve
çocok üyleri şehre göç etmek zorunda kalırlar.
Saflardaki kardeşlerin gitip teslim olmaları için bu
baskılar şehirde de devam eder,ancak bu baskılar Musa
arkadaşta mücadele azmini ve kararlılığını arttırdı.
Çocoklarına yönelik baskı hala devam etmektedir. Musa
arkadaşın bir oğlu 36 yıl hüküm giyer ve halen
cezaevinde yatkamta ama bu hiçbir zaman ailede,
kararsızlığa, mücadeleye bağlılıklarında gevşeme
yaratmadı. Tam tersine mücadele içinde daha fazla yer
almasına neden oldu. Musa arkadaş bu tutuklamalara ve
baskılara karşı şöyle diyordu; Ailemiz sadece kadın ve
çocoklarımız değil, tüm Kürt halkı ailemizdir.
Özgürleşmeden gerek düşmanın gerekse de ağa ve
işbirlikçilerin baskılarından kurtulamayacağız.
diyordu. Musa arkadaş, her ne kadar ideolojik olarak dar
olsa da hiçbir zaman mücadelede yürümekte zorlanmadı,
gerektiği yerde çizgi mücadelesini vermekten geri
kalmadı. Bölgede ilk saflara katılım yapanlardan
olmasından dolayı aileside baskılara maruz kalmıştı ve
aile bunu hiçbir zaman kendi yurtsever değerlerini
istismar edecek bir çıkar aracı olarak bunu
kullanmamıştı. Her zaman örgüt çıkarları temelinde
hareket etti. Musa arkadaş, gerilla saflarında emeği ve
fedakar kişiliği ile tanınırdı. O dönemde örgüte destek
azdı, örgütün imkanları kısıtlıydı, buna rağmen bu
mücadeleyi verdi. Sözü ve partiği bir idi. Bunun içinde
her açıdan arkadaşlar içinde inanç ve güven kaynağıdı.
Güvenilirliği örgüt tarafından her çalışmaya verilmesine
vesile olmuştu, yoldaşları arasında ayrım yapamzdı,
savaşçı veya yönetici olsun aynı mesafede yaklaşır, her
yoldaşa sonsuz saygı çerçevesinde yaklaşırdı. Düşmanın
aşırı teknik güç ve fazla sayısına karşın başarı ve
zaferimizden tereddüt etmezdi. Her türlü imkansızlıklar
içinde bile iradenin her şeyin üzerinde olduğunu inanır,
güçlü bir iradeyle açlık, susuzluk,mevsim koşulları, en
şiddetli çatışmalar başarıyla karşılayabileceğine
inanırdı. Oldukça duyarlı bir nöbetçi olduğundan dolayı
her arkadaş nöbetinde rahat ederdi. Yetkili olsun
olmasın her konuda sorumluluk duygusuyla hareket ederdi.
1989da bir takımın siyasi komiseri idi. Şu çalışma
benim görev alanımın dışında demezdi. Her çalışmaya
katılırdı.
1990
kışında Önderlik sahasına geçer, Mahsum Korkmaz
Akademisinde bir devre eğitim görür, Önderliğin yanında
kalır. Örgüt ailesinden dolayı farklı alanlarda
değerlendirmek ister. Ancak kendisi Kürdistana dönmede
ısrar eder. Ülkeye bağlılığından dolayı Akademide
kullanılan gaz sobalarını arkadaşlara espiri konusu
yapar. Musa arkadaş Herekol eteklerinde olsaydım odun
ateşiyle ısınacaktınder.
Akademi
devresinden sonra Botan-Besta alanına geçer. Botan,
Zagros ve Büyük Güney alanlarında çalışmalar yürütür,
çalışmalara katılır. 1987 Eylül ayında Cudide bir
çatışmada yaralanır. Musa arkadaş yıllarca gerilla
saflarında en zor süreçlerde yer alır. Son yıllarda eski
hastalığı yavaş yavaş ortaya çıkar, aşırı sigara içmesi
de buna eklenince boğaz kanserine yakalanır. Uzun bir
süre tedavi görür, ameliyat yapılır, boğazından ses
telleri alınır, boğaz tarafından nefes yeri açık
bırakılır, sesi çıkmadığından işaretlerde anlaşmaya
çalışır. Yine morali düşmemişti Musa arkadaşın.
Çevresine moral veriyordu, çalışmalardan da geri
kalmamıştı.
1986da
kardeşi Kalender arkadaş Agit yoldaşın şehit düştüğü
çatışmada yaralanır. Bir mağarada düşman üzerine gider,
teslim almak ister, ancak Kalender arkadaş düşmanın
eline geçmemek için bombasıyla intihar eder, Kalender
arkadaşın şehadeti ailenin daha fazla örgüte
bağlanmasına neden olur. Ailesinde şehadetlere ve
dağılmışlığa rağman, özgürlük mücadelesi ve Önderliğine
bağlılığı güçlenmiş, örnek yurtsever ve militan bir
duruşun sahibi olmuşru. Bir kız, bir erkek iki çocuğu
gerilla saflarında şehit düşer, bir kızı halen gerilla
saflarında mücadelesini sürdürmektedir.
Musa
arkadaş, düşmana karşı hep öndeydi. Musa arkadaş pratiği
ile bir adsız kahramandı. Faraşin zozanlarında geçirdiği
sert kıştan sonra Bestada iki ateş yakar ve Bu ateş o
soğuk kış günü içindir der. Düşman operasyona çıkmış,
arkadaşlarmanevra yapalımder. Musa arkadaş, Biz
manevra yapamak için değil savaşmak için burdayızder.
Bu tür espirileri ile sert kışta moral kaynağı olurdu
arkadaşlar arasında.
Ameliyata rağman hastalığı ağırlaştı, tedaviler daha
fazla sonuç vermedi. Ve hastalığından 12-02-2008
tarihinde şehit düştü. Maxmur mülteci kampında sağlık
sorunları el vermediğinden ve tedavi görmek amacıyla
kalıyordu. Sağlık sorunlarına rağman hem ailesine destek
oluyor, hemde dağa olan hasretini gidermek için dağa
gidiyor, mücadeleye desteğini, çabasını sürdürüyordu.
Mücadele
Yoldaşı
Zeydin
Aslan
|