Ana Sayfa

 

www.ygk-info.com

 
 
  ERKENEKON İLE GENELKURMAYLIĞIN BAĞI  

KASIM ENGİN

 

Tarihte olayların tekerrür etmediği söylenir. Bu doğru bir tespittir. Ancak tarihte olup bitenler bugünün içerisinde şöyle ya da böyle saklıdır.

Ergenekon olayı çok tartışılıyor. Ve daha çokta tartışılacaktır. Tartışılmalıdır.

Bir kesim hem de keli felli isimleri de içeren Ergenekoncular yakalandı. Kimisi tutuklandı. Bunların içerisinde emekli orgeneraller de var. Kara kuvvet komutanlarından Jandarma komutanlarına. Bir dönem devletçe itiraf edilmeyen JİTEM kurucularından basının provakatif elemanlarından oldum olası kuşkulu siyasetçilere kadar uzanan bir liste.

Görünümün yanıltıcı olma ihtimali her zaman vardır. Öyle bir dünya ki hilesi, yalanı, dolanı, ikiyüzlülüğü sahtekârlığı bol.

Biz Kürdistan gerillaları olarak her şeyin görünmediği gibi olduğunu yaşadıklarımızla öğrendik. Sana dost olanlar sana çıkarları gereği düşman olabiliyorlar. Seninle olanlar sana karşı savaşa biliyorlar. Seninle hiçbir alakası olmayanlar bir de bakmışsın sana arkadan hançeri saplayı vermişler.

Biz önderliğimizin vahşiyane korsanca salyalı terörist devlete teslim edilmesinde bunların hepsini yaşadık. Önderliğimiz buna sahte dostlar ile yetersiz yoldaşlık olarak isimlendirmişti. Dost olan sattı, seninle ilişkisi olmayan hatta tanımayan yamyam memleketliler birde yamyam kesili verdiler ve sözde insan hakları savunucuları olanlar kapılarını kapatarak Kürt halkının başına gelebilecek en acımasız senaryoya böylelikle eşlik ettiler.

Dediğim gibi biz yaşayarak öğreniyoruz. Tarihi salt okuyarak değil tecrübe ederek anlamaya çalışıyoruz.

Şimdiye kadar açığa çıkan verileri ile Ergenekon örgütü devletin dışında olmayan bir oluşum. Kuruluş tarihi 1950’lere kadar takip edilebilir. NATO bünyesinde adeta her ülke koşullarına göre ince ayrım farklılıkları içerse de Komünizm tehlikesine karşı oluşturulmuş vurucu bir güç. Amerika da biz bunları Mc. Cartney olaylarında aforoz edilen, şikane edilen binlerce aydın, siyasetçi, sanatçı, düşünür adamı derken adeta sisteme tehlikeli olabilecek herkes hedeflendi.

İşte NATO bu politikasını resmi hale getirdi. Bunun Türkiye ayağına Özel Harp dairesi denildi. Ve bu daire giderek kendi şartlarını gözeterek kendisini örgütledi. Zaman ilerledikçe yer yer isim değiştirse de asıl ismini korudu. Ancak dönemin ihtiyaçlarını karşılayacak örgütleri de her zaman kurmayı ihmal etmedi.

Dediğimiz gibi kendisi öyle örgütleyecek ki sisteme tehlike olabilecek her gücü anında müdahale edebilsin. Elbette her zaman kılıfına denk hareket etmesi olamazdı. İşte bunun için de rutin dışına çıkabilmek için herkesin bileceği bir örgüt olamazdı. Gizli olmalıydı. Ve o kadar gizli olmalıydı ki sözde devletin idaresine gelenler dahi bilmemeliydi. Bilenler oldu mu da hemen gitmeliydiler. Ya da susmasını bilmeliydiler. Susmasını bilmeyenler Ruhül Kudüs olmalıydılar. Ve nitekim ne kadarı böyle yapıldı.

Bu çekirdek örgütleme demektir. Yani en güvenilir olanlar burada yer alabilirler. Başka da asla. Ve bunun için bunlar özenle seçilerek alınmışlardır. Ve eğer siz bir sistemin güvenliğini sağlamak istiyorsanız o zaman bu sistemin tüm damarlarına sızmalısınız. Daha doğrusu sistemin kendisini içerisinde örgütlediği topluma hâkim olmalısınız. Bunu nasıl yapacaksınız? Öncelikle en tırnak içinde gözü pek olanları yanınıza alacaksınız. Ve tüm nefes alıp verme kanallarını ele geçireceksiniz. Hem de en tepede ki temsilcileriyle bunu yapacaksınız.

Siz Ergenekon kimdir diye soracak olursanız size en tepede kendisini her kurum ve kuruluşta, resmi ya da gayri yapılarda gizli örgütlemiş yapı derim. Yani adeta her şeyi Büyük Kardeş gibi kontrol etmesini becerebilecek olan bir yapı.

Tabiatı gereği bu yapı gizlidir. Ve tabiatı gereği bu yapı gizli iş yapacak. Ve tabiatı gereği bu yapı bilinen yol yöntemlerin dışında gayri resmi eylemlerini ortaya koyacaktır. Tehlike mi var o zaman rutinin dışında oluşmuş bu yapı rutinin dışına çıkarak o tehlikeyi bertaraf edecektir.

Ve biz de biliriz ki onlarca suikast, faili meçhul, komplo, darbeler, tehditler, işkenceler hep bu yapı tarafından yapılır. Uygulanır. Derin devletin bir nevi emniyet sübabıdır. O olmazsa devlet ayakta duramaz.

Alın size Kürdistan da ki icraatlarını. Ne zaman ki Kürt Özgürlük Hareketi tehlike olmaya başladı, resmi ordunun dışında önce çeteler devreye konuldu, sonra Hizbul kontralar, sonra JİTEM diye tabir edilen çete ve itirafçılardan oluşmuş yapılar derken devlette görevi resmi olarak bitmiş ancak gayri resmi olarak görevleri devam eden sözde emekliler ordusuyla bu kirli işler yürütülmüştür.

Tüm bunlar yapılırken bilen yok mudur? Elbette de vardır. Bu işin koordinesini oluşturan ya da uyumu sağlayan yapılar bunda salt haberdar değil aynı zamanda örgütleyenlerdir de. Bunlar kimdir? Bunlar bu yapıları ta ilk günden bugüne kadar örgütleyen kurumların en önemli olanlardır. Somut ise bu kurum ordudur. Daha doğrusu genelkurmaylıktır. Tüm bu kirli işlerin koordinasyonunu sağlayan genelkurmaylıktır.

Türk ordusu paralı bir ordu. Biz son yıllarda tartışılan profesyonelleşecek paralı Lejyonerlerden bahsetmiyoruz. Ciddi ciddi Türk silahlı kuvvetleri olan TSK’ dan bahsediyoruz. NATO bünyesinde ne kadar para alıyorlar bir açıklasınlar bakayım.

Toparlarsak tüm bu kirli oyunları yapan ve planlayan genelkurmaylık. Ergenekon örgütünün merkezi genelkurmaylıktır. Ona bağlı direk çalışmaktadır. Dediğimiz gibi bu örgüt kendisini toplumun tüm sahalarına yayarak örgütlemiştir.

Rutinin dışına çıkmak çoğu zaman kendi örgütünde dışına çıkmak olduğunu biz yaşayarak biliyoruz. PKK içerisinde vuku bulan dörtlü çetelerle, Çürükkaya kardeşler derken en son ihanetçi işbirlikçi çeteci diye tabir ettiğimiz Botan ve Ferhat unsurları rutinin dışına çıktıkça örgütün de dışına çıkmışlardır.

Çünkü rutinin dışına çıkılan işlerin çoğu da bireysel menfaati oluşturmanın yolu her zaman mevcuttur. Birde sözde bu Ergenekoncular en zorlu olan bir mücadele yürütmüşlerdir. Ve çoğu kez onlarcası da öldürülmüştür. Yani özcesi ölümün imbiğinden geçmişlerdir. Ve işlerin pratiğini onlar yapmışlardır.

İşte böylesine yapılar her zaman tarihte görüldüğü gibi hızla farklı boyutlara kayma potansiyelini objektif yaşadıklarından dolayı kendi mayalarında taşırlar. Ve hızla ne oldum delisi olarak daha fazla isteyeceklerdir. Buraya akan paranın dışında, mafya, silah ticareti, fuhuş derken en çok nemalanacak bir saha olması da cabası! Düşüncede kopuk bir iş bir eylem genel olarak lümpenleştirir. Asalaklaştırır. Hele hele bu her bir eylem için milyonlar alınıyorsa bu lümpenleşme süreci daha da hızlanacaktır. Ve giderek raydan çıkacaklardır. Hatta çoğu kez görüleceği gibi onları yönetenleri dahi tehlikeli olabilirler. Ve yer yer kendi sorumlularını tasfiye ederek onların yerine geçmişlerdir. Ama bu kez çok sonra da görme aç köpekler gibi.

Sahibini ısıran köpek tehlike demektir. Birde yıllarca yapılan rutinin dışına çıkılarak yapılan işlerin bir de dökümü ve belgeleri yanlarında varsa tamda bir tehdit unsuru olurlar. Ve ara sıra daha fazla yetki, daha fazla maddi imkân, daha fazla yaşam güvencesi için basına sızdırılacak olan kimi veri ve belge tehlikenin boyutunu gösterecektir.

İşte rutin dışının varacağı yer; Lümpenlik!

Bu noktaya gelindikten sonra yapılacak olan iş bunları tümden tasfiye etmektir. Ancak bunlarda epey güç elde etmişlerdir. Bilmemeleri gereken birçok şeyi bilmektedirler. Savaş başlayacaktır. Kılıçlar bir çekilmeyi görsün yer yerinde oynayacaktır.

Hatırlayan vardır. Mehmet Ağar “konuşursam tuğla üzerine tuğla kalmaz” demişti değil mi? Mehmet Ağar fazladan büyük lokma olduğu için fazla o zaman üzerine gidilmedi. Birde bu rutin dışına çıkan ekip fazla güçlüydü. Doğan Güreş, Tansu Çiller ve Mehmet Ağar. Hepside kaymak tabaka…

Şimdilerde eski Erkenekon’cular fazla tehlikeli oldular ve temizlenmeye başlandılar. Hatta kimi tepe adamı da alındı. Ancak unutmayalım bu bir yeniden örgütlenmedir. Bu yeniden bir reorganizasyondur. Yeni ekip kendisinin o eski kirli işlerden arındıracak. Yani ellerini temizleyecek. Ancak temizlenmek için temizlenmeyecek. Sadece o eski deşifre olmuş, herkesin bildiği kirli çamaşırlardan arınacak ve bunları gerçekten bunları yapanların başına yığacaktır. Daha fazla kirlilik için önce biraz temiz olmalısınız ki bunu yapabilesiniz.

Ve işte yapılan şimdi budur. Çamaşırları aşırı kirlenen ve bunun dışında tehlike olabilecek, kendi başına buyruk olmuş tiplere karşı yürütülen bir operasyondur bu. Ve adım adım kendi Ergenekon örgütün ayıklayacaklardır. Ve belki de yeniden eleman alarak yetiştireceklerdir. Buna ABD’nin onayı ve sahte İslamcıların güçlenmelerinin payları da elbette unutulmamalıdır. Ama unutmayalım yine Genelkurmaylığın bünyesinde bunlar olacaktır.

En son 30 ağustos 2008 yılı zafer bayramında yapılan açıklamalar buna fazladan işarettir. Ergenekon yeniden kendi tepesini oluşturmuştur. İcratlarını hep birlikte göreceğiz.

 

 

 

 
 

    kurdistan.gaziler@googlemail.com