|
Tom Mann
(1918)
Bu yazı Britanyalı
sendikalist Tom Mann tarafından Birinci Dünya Savaşı
sırasında yazılmıştır. Bu yazı yüzünden 6 ay hapis
yatmıştır.
Arkadaşlar!
Yoldaşlar! Kardeşler!
Siz artık
Ordu'dasınız.
Ve BİZ de. SİZ,
Yıkım Ordusunda. BİZ, Sanayi'de veya İnşaat ordusunda.
Biz madende,
değirmende, demirci atölyesinde veya limanda
çalışıyoruz; insanların yaşamalarını mümkün kılan tüm
malları, giysileri, maddeleri vb.'ini üretiyor ve
dağıtıyoruz.
SİZ EMEKÇİ
İNSANLARIN OĞULLARI.
SİZİN
BABALARINIZIN, ANNELERİNİZİN, ERKEK KARDEŞLERİNİZİN, KIZ
KARDEŞLERİNİZİN nasibi de olan KENDİ nasibimiz için BİZ
Mücadele ederken, SİZ subaylarınız tarafından BİZİ
ÖLDÜRMEK için çağırılıyorsunuz.
YAPMAYIN BUNU!
Hep süregelenin
nasıl olduğunu biliyorsunuz. Biz durabildiğimiz
kadarıyla karşı duruyoruz. Sonra bizim (ve sizin)
sorumsuz Erkek Kardeşlerimizden ya da Kız
Kardeşlerimizden birisi, sevdiklerinin sefaleti ve
açlığını görerek ve düşünerek kızıyor [ve] mülkiyet
üzerinde bir suç işliyor. Hemen akabinde SİZE Bizi
ÖLDÜRME emri veriliyor.
DELİKANLILAR, ...
YAPMAYIN BUNU!
[Kutsal] Kitap
"ÖLDÜRMEYECEKSİN" der.
BUNU UNUTMA!
[Kitap] size
"üstünüzde üniforma olmadıkça" [öldürmeyeceksin]
demiyor.
Hayır! İster
kızgınlık ateşi ile sevdiği bir kişiye karşı yapılmış
olsun, isterse bir asker tarafından tüfekle yapılmış
olsun; CİNAYET CİNAYETTİR!
DELİKANLILAR, ...
YAPMAYIN BUNU!
ARKADAŞLAR HAREKETE
GEÇİN! KARDEŞLER HAREKETE GEÇİN! İNSANOĞULLARI HAREKETE
GEÇİN!
Mülkiyet tekrar
yerine konabilir!. İnsan hayatı ise asla. Size sahip
olan ve emir veren Aylak Zengin Sınıf, bize de sahiptir
ve bize de emir veriyor. Onlar ve onların arkadaşları,
Yeryüzü topraklarına ve yaşam araçlarına sahipler.
SİZ DEĞİLSİNİZ. BİZ
DEĞİLİZ. BİZ tekmeyi attığımızda, SİZE bizi ÖLDÜRME emri
veriliyor. Siz tekmeyi attığınızda, askeri mahkemeye ve
hücrelere gidiyorsunuz. SİZİN kavganız BİZİM
kavgamızdır. Birbirimize KARŞI savaşacağımıza, BİZ
birbirimizle biraraya gelerek BERABER savaşmalıyız.
BİZİM rahmimizden,
BİZİM yaşamımızdan, BİZİM evlerimizden; Siz geldiniz.
EFENDİ SINIFIN
gönüllü aletleri olmaya devam ederek; EBEVEYNLERİNİZİN,
SINIFINIZIN yüzünü kızartmayın.
Siz, Bizim gibi,
KÖLE SINIF tansınız. BİZ yükseldiğimizde, SİZ
yükselirsiniz; BİZ düştüğümüzde, belki de sizin
kurşunlarınızla. Siz de düşersiniz.
Verimli vadileri ve
engebeli tepeleri ile, maden kaynakları ile, denizi ile;
Yeryüzü bize çağların bıraktığı bir miras.
SİZ hiç şüphesiz ki
yoksulluk yüzünden Ordu'ya katıldınız.
BİZ yoksulluğUMUZ
yüzünden, AĞIR işlerde ufak ücretlerle uzun saatler
boyunca çalışıyoruz. Ve hem SİZİN, hem de BİZİM
yoksulluğumuzun sebebi ise, tüm kaynaklarıyla
Yeryüzü'nün sadece birkaç kişiye ait olmasıdır.
Yeryüzü'ne sahip
olan Bu birkaç kişi, BİZİM işlerimizin de sahibidirler.
BİZİM işlerimize
sahip olarak, onlar bizzat YAŞAMLARIMIZA sahip
oluyorlar.
Yoldaşlar, BİZ boşu
boşuna mı çağrıldık? Enine boyuna düşünün ve artık KIZ
KARDEŞLERİNİZİ VE ERKEK KARDEŞLERİNİZİ ÖLDÜRMEYİ
reddedin. İŞÇİLER ve YOKSULLAR için, DÜNYA'yı geri
almamızda Bize yardım edin.
|