DEMOKRATİK
KONFEDERAL SİSTEMDE KOOPERATİFÇİLİK
Deniz
Karer
Demokratik
Konfederalizm, Kürt halkı ve emekçilerinin devlet olmayan ahlaki ve
politik toplumsal yaşam sistemidir. Bu, Kürt halkı ve emekçilerin yaşam
projesidir.
Birkaç
yıldır insanlık yeni bir yüzyıla tanıklık ediyor.
Mahsum
Arkadaş
Kapitalist modernite artık deşifre
olmuştur. Kendisini eskisi gibi kamufle edemeyecek durumu dünyadaki olup
bitenlere bakılırsa rahatlıkla anlaşılır. Fakat uzaklara gitmeden yakın
çevremize, Ortadoğu bölgesine bakılırsa yeterlidir...
TERAZİ
İCAT OLDU, İNSAN BOZULDU
Adalet, Teraziye Kalmışsa Eğer, Aslında Pek De Kalmamış Demektir.
Dilzar Dîlok
İnsanların
yüreğinde, beyninde ve bir bütün ahlak anlayışında olmayan adalet
olgusunu, terazinin kefesinde aramak...
KATİLLERİN
İMPARTORLUĞU İRAN DEVLETİ
Mazlum
Maku
İkinci dünya savaşsında öncesinde orta doğuda batılı ülkeler özelde de
İngilizler orta doğuda hakimlerin sağlamak için diplomasi kullanarak
baskı kurarken yanı zamanında da devletlerin içindeki etnik, dinin ve
mezhepsel farlılıkları kollanarak bir çok orta doğu ülkesinin kendi
egemenliğine almıştır...
EMEK VE ZİHNİYET
Deniz Karer
Bir toplumu yönetebilmenin en kolay yolu;onu değer yargılarından
(ahlak-kültür) uzaklaştırıp toplumsal zihniyetten mahrum
bırakmaktır...
TARİHİ
BİN YILLAR BOYU YOK SAYILAN KÜRT HALKININ DOĞUŞUDUR DÖRT NİSAN
BARAN ARARAT
Yüz yıllar mı, dersin bin yıllar mı, bilinmez yalnız şu bir gerçektir ki
Kürt halkının yok sayılması ve toplumsal...
YÜREĞİMİZİN
ATEŞGÂHI SÖNMESİN
DILZAR DIROK
Beğenmemek…
Hatta iğrenmek…
Her şey böyle başlıyordu. Yenilik ve yaratımın embriyonu, mevcut olanı
beğenmemek, zamanla bu beğenmezliğin iğrenme derecesinde bir redde
dönüşmesiydi. Sosyalizmi, Kürdistan Özgürlük Hareketini ilk tanıdığım
yıllarda genç yaşıma rağmen dünyanın gidişatını beğenmiyordum ve Önder
Apo’nun Kürdistan’da Kadın ve Aile Sorunu adlı kitabını
...
ATAERKİL
ZİHNİYETİN KRİTİĞİ VE YİĞİTLİK KAVRAMININ APOCU ÇİZGİDE
GÜNCELLEŞMESİ
Mertliğin Bozulduğu Çağ
Toplumsal
gerçeklik içerisinde, reddettiğimiz geri geleneksel yanlar kadar
insanlığın özünü yansıtan ve ana kök hücreyi bugüne taşıyan
değerler de vardır. Ana kök hücreden bir bütün olarak
uzaklaşamayan...
BU
ÇAĞIN KADINI VE ERKEĞİ OLMAMAYA ÇAĞRI...
Şerda Mazlum
Neredeyse tüm dünyanın yokoluşuna yol açabilecek, anlamsızlık,
yalan ve toplumsal kırım üzerine kurulu bir sistemle mücadele
etmek için öncelikle bu sistemi doğru tanımlayabilmek oldukça
önemlidir...
ZEYNEP
KINACI ZAMANIN
RUHUNU YAKALAMAKTIR
“Zilan tarzı, yaşam anlayışıyla,
sevgi anlayışıyla, savaş kişiliğiyle, cesaretiyle bizim için bir
komutadır. O bizim için gerçek bir önderdir. Bu, kadında
gerçekleştiğine göre değerlidir. Herkese düşen görev bu değere
layık olmaktır. Bunun gibi yüzlerce gencecik kızlarımızın ve
erkeklerimizin şahadetlerine gösterilecek en büyük
bağlılıklardan birisi de böylesine bir savaş ya da yaşam gücünü
gösterebilmektir.”
Abdullah Öcalan...
GERÇEKTEN
SANATÇI MIYIZ?
Gorse Mereto
Geçenlerde Türk Tv kanalarını dolaşırken, bir program çarpı verdi
gözüme, Haber Türk kanalıydı, tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu konuk
olarak gündemi değerlendiriyordu. Sohpete başlamadan önce, geçen
programda Gülten Kaya ile yapılan söyleyişin, bir kısmı tekrar
hatırlatıldı, Gülten kaya, rahmetli Ahmet Kaya yı anlatıyordu, geçmişte
yapılan olayları anlatırken, ne denli acı...
ERKENEKON
İLE GENELKURMAYLIĞIN BAĞI KASIM ENGİN
Tarihte olayların
tekerrür etmediği söylenir. Bu doğru bir tespittir. Ancak tarihte olup
bitenler bugünün içerisinde şöyle ya da böyle saklıdır. Ergenekon olayı
çok tartışılıyor. Ve daha çokta tartışılacaktır. Tartışılmalıdır.
Bir kesim hem de keli felli isimleri de içeren...

ULUSLAR
ARASI SÖZLEŞMELER VE MİSKET BOMBALARI
22.07.2008
Çayan AMED
Uluslar arası sözleşmeler gereği yasak olan misket bombaları, Türkiye,İsrail ve
ABD gibi ülkeler tarafından uluslar arası hukuk dünya kamuoyunun gözü önünde
birkez daha çiğnenmektedir. Misket bombalarının yasaklanması sözleşmesi olarak
bilinen Oslo süreci; Bu sözleşmeyi destekleyen ülkeler 2008 yılında, sivillere
büyük zararlar veren misket bombalarını büyük ölçüde yasaklayan, ülkelerin
elinde bulunan misket stoklarının imha edilmesi koşulunu...
CİNAYET CİNAYETTİR!
Tüm Askerlere Açık Mektup
Tom
Mann
(1918)
Bu yazı Britanyalı
sendikalist Tom Mann tarafından Birinci Dünya Savaşı sırasında
yazılmıştır. Bu yazı yüzünden 6 ay hapis yatmıştır.
Arkadaşlar! Yoldaşlar! Kardeşler!
Siz artık Ordu'dasınız.
Ve BİZ de. SİZ, Yıkım Ordusunda. BİZ, Sanayi'de veya İnşaat ordusunda.
Biz madende, değirmende, demirci atölyesinde veya limanda çalışıyoruz;
insanların yaşamalarını mümkün kılan tüm malları, giysileri, maddeleri
vb.'ini üretiyor ve dağıtıyoruz....
......................................................
MUSA YOLDAŞ ANISINA
Zeydin Aslan
15.mayis.2008
Şırnak Sipndarok köyünden olan
Musa arkadaş, çevrenin geçim kaynağı olan hayvancılık, çiftçilik ve
kömür işleriyle uğraştı. Ailede en büyük çocok olması, ailenin geçimini
sağlamasında yükü omuzlayan 3’ü kız, 7 kardeştiler. Okula gidememişti.
Okulun olmaması aslında köy ve çevresinde feodal özelliklerin yoğun
yaşanmasına neden oluyordu. Ailede bu özelliklerden etkilenmişse de,
Kürt olgusu bilinci belleklerde daha ağır basıyordu..
.....................................................................
Sessiz bir
fedainin ardından
Kasım
Engin
Tam dokuz yıl önce, Halk
Önderliğimiz dünyanın en kirli korsan eylemliğiyle kaçırılıp terörist
Türkiye devletine teslim edildi.
Önderlik bizim için yaşam kaynağı, yaşam garantisi ve yaşam
gerekçesidir. Sorun bir partini, halkın önderliği salt değildir. Başkan
APO hepimize ruh vermiş, can vererek zindileştirmiş bir yapı olduğundan
direk bir parçamızdır.....
.......................................................
OPERASYONUN ARKASINDAKİ GERÇEKLER
RUBAR AMED
06
mart 2008
Ülkemiz kürdistan yeni bir işgal harekitini yaşıyor. Bu işgal
gerçeğini anlamak her kürdün temel ödevi olmalı. Bu işgal üzerinde her
gücün kendi ekseninde bir çıkarı ve bakış açısı vardır. Öne çıkan
aktörlerin başında ABD, TC, IRAK, İRAN, AB, RUSYA ve ARAP ÜLKELRİ’dir.
PKK’ üncülüğünde gelişen kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesi bölge
statikosunu darma dağın etti. Bölge yeni bir dizayina ihtiyaç
duymaktadır. Bölgenin yeniden dizayini için1924’te oluşan statikoda
mağdur olan bölgenin iç dinamikleri
...
.
..............................................................
TÜM ULUSLAR TARAFINDAN
KOVULAN BARIŞIN YAKINMASI
DESİDERİUS
ERASMUS
Eğer faniler masumluğuma ve kendilerine
sunduğum avantajlara rağmen benden nefret ediyor, beni reddediyor ve
yerden yere çalıyorlarsa, bana karşı takındıkları aşağılayıcı tavrı ve
günahkarlıklarını esefle karşılamamam mümkün değil.
.......
................................................................
|
|
|
|
TÜM
BASINA VE KAMUOYUNA
KCK ŞEHİT AİLELERİ İLE DAYANIŞMA KOMİTESİ
Özgürlük
hareketi olarak her zamankinden daha fazla kritik ve olağanüstü bir süreçten
geçmekteyiz. Bu süreç savaş-barış, çözüm-çözümsüzlük ikileminin aşıldığı daha
keskin bir aşamaya doğru evrilmek...
“ZİLAN
SEVGİ KANUNUDUR, EN CİDDİ ANLAYAN VE YAŞAYAN DEĞERDİR”
GAZİLER KURUMU
İnsanlık
tarihi sınıf, sınır ve cins çelişkisi üzerine kurulan olan erkek egemenlikli
tarih, yüzyıllardır en çok sosyal ve sınıfsal olarak, kadın üzerinde tahkim
anlayışı tarih boyunca süre gelmiştir...
HAYDİ!
Dilzar Dîlok
Sözün
aslı, aslında haydi değil sadece. Bu sözün aslı “haydi heval”dir.
Haydi heval!
Bu söz, anlamı kendinden büyük olan, anlamı bedeninden taşan sözcüklerdendir.
Belki de her söz gibi, kendinden daha fazladır, hep fazladır. 
Sivil
Toplum Örgütlenmeleri Üzerine
Deniz KARER
Çarpık
tarih yazımı ya da toplumsuz tarih yazımı ile alabildiğine çarpıtılan bilinçler,
bugün korkunç bir saptırılmayı yaşıyor...
Yaşam
ve Emek Katliamına Karşı Duracağız
Deniz Karer
Türkiye’deki mevcut sistem, tamamen insan haklarını, yaşam hakkını gasp üzerine
kurulu bir sistem...
UZAKLIKLAR
DİLZAR DİLOK
Yılların
belleğinde birikmiş keskin zamanların duyumsamalarını, acılardan süzülüp gelen
ve yüzümüze yerleşen o yarım, kiminde biraz kırık, kiminde bir yüksek basıncı
anımsatan gülüşleri uzaklardan anımsamayı, özgürlüğe özlemle dolup taşan,
özgürlüğü özleyenlere özlemle dolup taşan tebessümlerin yüreğin orta yerine
ekilmesini ve heval sözcüğüne sığabilen tüm anlamları nasıl anlatabilir ki insan
beyaz sayfaların insafındayken...
PKK,
YAŞAM OLACAKSA ONU ÖZGÜRCE YAŞAMANIN BİR GEREĞİDİR
DELIL ÇİRAV
PKK’nin 32. yıldönümüne girerken, başta Kürdistan olmak üzere
Türkiye ve bölgemizde son yüzyılın en kayda değer hareketi
olarak çok ciddi toplumsal ve siyasal gelişmelere yola açan ve
yol açmakta olan PKK gibi bir özgürlük hareketini, büyük
zorluklar ve yoksunluklar içinde gün-gün, adım-adım ve
ilmik-ilmik ören başta Réber APO’ya, PKK şehitlerine...
NEWROZ
İLE YENİ GÜN, YENİ BİR VAROLUŞ
Dilzar Dilok
Varolmak,
evrenin kendini ifade biçimidir. Yeşil de evrenin kendiği ağaçta
ifadesidir, çiçek de... Birçok ifade kimi zaman aynı amaca odaklanırken,
bir tek ifade birçok şeyin varoluşu olabilir. İnsan varoluşu deyince
akla gelen şeyler çoğu zaman basit ifadelere gizlenen karmaşıklıklardır...
BİR
TARİH NELERİ ANLATIR
Dilzar Dilok
Tarih deyince
yazılı tarih akla gelir. Egemenlikli zihniyet tarafından yazılan,
çizilen, yalan-dolanlarla süslenen ve bir enkaz yığını halinde insanlığa
sunulan ağulu zamanlar oluşur bellekte. Oysa tahakkümcü zihniyet insan
yaşamına girmeden ve insanlık tarihi egemenliğin gölgesinde yazılmadan
önce yaşam yaratılmıştı...
TARAF
OLMAK, “TARAF’LI” OLMAK
KASIM ENGİN
“Çokça bilinir, önceden çizilen yollarda yürüyenler o yolların
vardığı köy ve kentlere ulaşmaktan başka bir yere varamazlar” derler.
Eğer yeni yerlere ulaşılmak isteniyorsa yapılması gereken alışılmışın dışına
çıkma ya da ezberi bozan söz ve davranışları sergileme....
DÜNYADA YOKSULLUĞUN VE
AÇLIĞIN İSTATİSTİĞİ
Fırat Ali
15.06.2008
Sömürgeci güçlerle savaşan ve bu savaşın bir tarafı olan PKK güçleri
Türkiye’nin mevcut sorunlarının çözümünün yanında, genel dünya
sorunlarından da uzak değildir. Bu nedenle ülkemizde devam eden TC’nin
yürüttüğü bu kirli savaşı daha iyi anlamak ve bağlantılarının
kaynaklarını bulmak için genel dünya sorunlarını da iyice bilince
çıkarmak gerekmektedir.
.....

...................................................
BARIŞ: BİR UYGARLIK SORUNU
UĞUR KÖKDEN
Napolyon’un
ünlü terimleriyle; trajedi gerçekten siyasetin ta kendisi. Barış
siyasetleri ve sonuçları açısından daha da geçerli böyle bir tanımlama.
Çünkü barış siyaseti çoğu zaman ve her yerde bir çeşit karşı düşünce
demek.......
......................................................
EÇEN YILIN SAVAŞLARI 17
SAVAŞ VE MİLYONLARCA ÖLÜ
EDİP EMİL ÖYMEN
İkinci boyut, aslında sadece 1994 yılının
ürünü değil. Galiba genel olarak doğum tarihini ABD ve müttefiklerinin
Irak’a yönelik saldırısında aramak gerek. Bu da savaşların medyatik
boyutu ve niteliği. Artık herşey medyatik,
savaşlarda medyatik. Medyaların kendi aralarındaki savaşa uygun olarak
.........
...........................................................
VON CLAUSEWİTZ’İN BİLİMSEL
SAVAŞI
MEHMET ALİ
KILIÇBAY
Savaş, toplumsal
olguların en eskilerinden biri olmakla birlikte, ona bizatihi bir olgu
olarak yaklaşmak düşünürlerin çoğunun ilgi alanına girmemiştir.
Özellikle tarihçiler başta olmak üzere, insan macerasının çeşitli
veçheleriyle ilgilenen bilgin...
...........................................................
ÖNDERLİK ÇİZGİSİNİN EN BÜYÜK SAVUNUCULARI
Savaşın en sık yaşandığı
eyaletlerden biri,
Botan
eyaletidir. Düşmanın bu bölgedeki konumu ve mücadele ediş tarzı imha
ve inkar üzerine koruludur. Düşman bu stratejisini bir sonuca ulaştırmak
için tüm kirli yöntemleri kollanma yollarını denemektedir. Elinde var
olan tüm imkanlarını kirli siyasetinin sonuca olaşması için seferber
etmiş....

BARIŞ KÜLTÜRÜ MÜ?
YOKSA BARIŞ İÇİN KÜLTÜR MÜ?
BOZKURT GÜVENÇ
Savaş, tarihin
değişmezlerinden biridir ve uygarlık ya da demokrasiyle
ortadan kalmamıştır. Yazılı tarihin son 3.500 yılında
sadece 270 yıl savaş görülmedi. Savaşı insan türünde
doğal ayıklanmanın ve rekabetin nihai biçimi olarak
kabul etmekteyiz......
BENLİKTA SAVAŞ VE BARIŞ
ORHAN
BURSALI Savaş ve Barış
dendiğinde sanırım ilk akla gelen Tolstoy’un o ünlü yapıtıdır.
Napoleon’un steplerdeki dramatik bozgunu ile yenginin bile muştu
taşımadığı yargısı izleklerden bir türlü silinmez. Ve ayrıca ne Nataşa,
ne de Pier unutulur, fakat her nedense yine bu kitaba bağlı olarak
savaş ve barış toplumsal bir olgu gibi fotoğraf bırakır belleklerde,....
|
|
|
|