YENİDEN DİRİLİŞİN ADI (27 KASIM 1978)


Bazı zamanlar vardır kişisel yaratılış ulusların yaratılışı olmaktadır.  Bazı zamanlarda ulusallığı aşarak bütün insanlık için bir yaratılış olmaktadır. Peygamberler filozoflar ve bazı Önderler (Muhamed, İsa, İbrahim, Zerdeşt, Sokrates, Gandi gb.) kürtlerin varlığını devam etmesi için çok büyük bir mücadellenin olması ve büyük bir Önder gerekliydi. Çünkü kürtler zalim bir düşmanla karşı karşıyaydı. Kürtleri tarihe gömmek istiyorlardı. Bütün dünya siyasetinde inkârcılık ve sömürü söz konusuydu. Buna karşı çok büyük bir mücadele gerekliydi.  Bu mücadelede yer alan militanlar İsa’nın havarilerinden daha dürüst ve daha mücadeleci olması gerekirdi. Bu mücadele Hallac-ı Mansur mücadelesi gibi olması gerekirdi.  Onurlu ve özgür bir yaşam için canını vermek gerekiyordu. Delşiye militanlarından daha disiplinli ve örgütlü olmak zorundaydı ve zamanı kısaltarak Kürdistan’ın dört barçasını birleştirmek için. Önder APO tüm bu gerçeklerin somutu olarak bir mücadele başlattı. Bu mücadele Vietnam mücadelesinden daha büyüktü, Vietnam’ın arkasında Sovyet vardı fakat Kürtlere yardım edebilecek hiç kimse yoktu. Kürtler tek başına mücadele etmek zorundaydı. Bu mücadele çok büyük bedeller istiyordu.

          27 Kasım 1978’de bir tarih yaratıldı. Önder APO bu tarihi altın harflerle yazarak, Kürdistan tarihine yeni bir sayfa açtı. Baş aşağı giden tarih durduruldu ve yükselişe geçen bir tarih başladı. Ruh ve zihniyet üzerindeki kelepçeler kırıldı. Karanlık dönem bitti, Kürdistan’a aydınlık yayıldı, Kürdistan’da soğuk ve renksiz yaşam renklendi ve yeni bir yaşam başladı.

         32 yıl boyunca PKK militanları gece gündüz mücadele etti. Bu mücadele sonucu dağlarda çeşmelerin patlamasıyla birlikte yeni bir bahar Kürdistan’da yaşandı. Yeşil, kırmızı ve sarı renkleri gökyüzünde göründü, Kürt çocuklarının alnı bu renklerle süslendi. Kürt halkı birleşti ve korku duvarı yıkıldı. Ateşin ve güneşin çocukları her yeri kendisine isyan meskenleri belleyerek, özgürlük diye haykırdı.

        Böylece yaşam güzelleşti, Kürdistan tarihi yeniden canlandı, tarihi destanlar ortaya çıktı (Dersim, Botan , Zap, Amed, Serhat gb. ). Artık Kürdistan’da serhildan havası vardı. 32 yıllık mücadelede PKK bir şarkı olup bütün dudaklardaydı. Şimdi de tarihi bir süreç içindeyiz, her zamandan daha güçlüdür ve Kürt davası bütün dünya gündemindedir, çözülmesi kaçınılmazdır. Şimdi de her mücadeleye hazırız, ama daha çok Barış ve Demokrasi için mücadele ediyoruz. Sonuç bellidir, PKK’nin 32. yıl dönümünde çok büyük kazançlar Kürt halkı ve insanlık için olacaktır. Bütün işaretler bu doğruyu ortaya koyuyor.

                                                                                         

  

                                                            Ferzende Munzur

                                                                                    

    

 

 

 

       

 

 
 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com