YENİ EKONOMİ ANLAYIŞTA DEĞERLER VE MODELLER 

Çağımızda finans kapitalin geçmişte olduğu gibi günümüzde de ciddi sorunlar yarattığı, sadece hırsızlık olmadığı, insan onurunun, insanların kendi hayatları üzerinde söz sahibi olma hakkının inkârı, büyük servet eşitsizliklerini, savaşı ve şiddeti üreten bir egemenlik biçimi olduğunu ve ekonomi olmadığını daha önceki yazılarımda da vurgulamıştım.

Toplumsal inşada temel bir unsur olan bu hayati soruna bundan sonra nasıl yaklaşmamız gerekecek? Var olanla devam mı edeceğiz, yoksa yeni alternatifler mi yaratacağız?  Finans

kapitalin gerçeği ortada. Bunun için acili yet arz eden yeni alternatifler yaratmaktır.

Ekonomi demokrasidir.” Gerçeğinden yola çıkarak başta toplumsallaşmayı ve çevreyle uyumlu, sürdürülebilir bir toplumsal hafızayı yaratan geleneği yeniden günümüz çağdaş kriterlerde kök hücreleri üzerinde yeşertmek gerekir. Yani ilk toplusallaşmayı yaratan şefkatli, sevecen, grupça üreten, ortak tüketen, paylaşımcı ve dostluk espirisiyle çevresiyle yaşamı ören özün gerçeğinde yeniden, günümüzde gerçek emek sahiplerinin elleri ve yürekleriyle buluşturmak gerekiyor.

Bu yüzden ekonomi insanlar arasındaki ilişkileri ve birbirimizle olan etkileşme biçimimizi etkiler. Yani toplumsal dokuda önemli bir rol oynar. Bunun için eğer alternatif bir ekonomik model yaratacaksak, değerler atfedeceğimiz bir takım şeyler ve bu değerleri karşılayacak kurumlar önererek ortaya çıkmalıyız.

Kapitalist modernitenin özel mülkiyete dayanan ve her şeyi kendi kar hesabına göre ayarlayan metalaştırıcı mantığına karşı; daha çok öncelikli temel ihtiyaçlara önem veren, başkalarının gerilemesi pahasına ilerlemeyi esas alan değil, aksine daha çok tercih edilen yaratacağımız ekonomimizin empati kuran ve onları daha fazla dikkate alan, onları daha çok önemseyen bir anlayışı hedeflemelidir. Bu anlamda sahip olduğumuz değer dayanışmadır.

Dayanışmayı biraz açarsak; anlayışımız sadece mal üreten, açlığı gideren bir ekonomi değildir. Bunları da kapsayan fakat insanlarımız arasında dayanışmaya sebebiyet veren bir ekonomi istiyoruz. İşte bu bir değerdir. Ve bu sanıldığı kadar da zor bir şeyde değildir. Şunu rahatlıkla söyleyebilmeliyiz, eğer bir ekonomi insanları anti- sosyal yapıyorsa “bu iyi bir ekonomidir” demeyecektir.  İnsanların bireyselleşme ve toplumsallaşmasını engelleyen bir ekonomi anlayışını kabul etmiyoruz. Bunun yerine insanların kendi öz irade ve kararlarıyla katılım sağladığı, birbirlerine sevgi ve saygı bağıyla bağlandığı, emekleriyle yaşamlarını kuracakları ve bunun üzerine ilişkilerini geliştirebileceği bir ekonomi anlayışı olmalıdır.

Değerler bölümüne burada nokta koyup daha sonraki yazılacak yazılarımda değinmeye çalışacağım. Bir modelden kısaca bahsedeceğim. Bask Mondragon Kooperatifçilik modeli. Çıkış koşulları, zaman ve mekanı, neden ihtiyaç görüldüğü,…vb sorulara cevap verilmek istendiğinde görülüyor ki kendi alanında insanlığa deney ve tecrübelerinde epey yarar sağlamış.  Her mekan ve koşula belki uyarlanmaya bilinir. Benim böyle bir amacım da yok. Ancak toplumsal inşada ekonomi gibi hayati bir konuda bahsedeceksek ve bu alanda yeni bir anlayışla alternatif değer ve kurumlar yaratacaksak dünyada uygulanmış modellere de bakmak da sakınca görmüyorum. Aksine yararlar sağlayacağına inanıyorum.

Bask Mondragon Kooperatifler Hareketi, “Hiç kimse ne başkasının kölesi ne de efendisi olmalı.” diyen  derin yurtsever duygulara sahip, Cumhuriyetçilerle birlikte Franko rejimine karşı savaşan Bask Halk Ordusuna katılan Rahip Jose Maria Arizmendiaretta tarafından 1941 yılında Biblo(Bilbao) kentine 50 kilometre uzaktaki Mondragon kentinde kuruldu.   

 

Devam edecek…

                                                                                                             Deniz Karer

 

       

 

 
 
    kurdistan.gaziler@googlemail.com