|
Şehitlerimizin Vasiyeti Bize Emrediyor
Yekta Şoreş
Türkiye Cumhuriyeti AKP ve Fethullah Gülen
Cemaatinin öncülüğünde kendi utanç tarihine bir katliam daha yazdırdı.
Uyanan Kürt gerçekliği karşısında son kozlarını bu maskeleri düşmüş AKP
ve Gülen Cemaatiyle oynamaya çalışan zihniyet, amansız bir saldırı
konseptini durmadan yeni tezgahlarla sahneye koyuyor.

Sonu gelmiş bir vahşi yaratık edasıyla Kürt
halkının her değerine saldıran bu zihniyet en son 35 sivil Kürt insanını
katletti. Her şeyiyle masa üstlerinde hazırlanıp planlamaya alınan bu
katliam onların ne kadar pervasızlaştıklarını gözler önüne seriyor.
Direngenliği ve yurtseverliği en üst seviyede kendi
toprağında ve halkında yansıtan Botan, neden faşist AKP ve Fethullah
Cemaatinin hedefi haline geldiği anlaşılır bir husustur. Botan, toprağı
ve halkıyla direnişin kalesidir. Düşman bundan dolayı tüm yönelimlerini
bu kutsal alanda yoğunlaştırıyor.
Son aylardaki saldırılar, Önderliği, Özgürlük
Hareketi ve siyasetiyle yekpare olan Kürt halkının umutlarını ve
iradesini kırmak için aralıksız sürüyor.
Türk devleti, Roboski katliamını Kürt halkını
hüznün içinde bırakıp; yeşerip artık meyve veren özgürlük ağacını
kurutmak için planlamıştır. Ama her sahada Önderliğinden aldığı ilhamla
her gün biraz daha özgür kimliğine ulaşan Kürtler, katliamın olduğu
andan itibaren kendi görsel ve haber ajansları kanalıyla tüm kamuoyunu
aydınlatmış ve devletin bu katliamı örtbas etmesine fırsat tanımamıştır.
Kürt halkı yaşadığı her yerde örgütlü hareket etmiş bu katliama karşı
sesini ve tepkisini en heybetli bir şekilde köy, kasaba, sokak, meydan
ve şehirlerde dost ve düşmana göstermiştir. Bizi sürekli yasta bırakıp
irademizi kırmak isteyenlere en iyi cevabını vermiştir ve bu gittikçe
yaygınlaşmaktadır. Artık dur deme vakti gelmiş hiçbir şey hesapsız
kalmayacaktır. Kürt halkına her şeyi reva gören faşist zihniyet ki artık
Kürdistan da sadece askeri gücüyle tutunmaya çalışıyor. Örgütlü Kürt
halkının direnişi karşısında yenilgiye mahkum olmuştur.
Acımız tarif edilemeyecek kadar büyüktür, fakat acı
günlerin güzel günlerin mayası ilkesiyle asla düşmanı sevindirecek
tutumların içine girmeyecektir Kürt halkı. Çünkü Kürt halkı
bilinçleştikçe düşmanın korkusu artıyor ve ondan dolayı tüm insani
değerleri bir yana bırakıp azgınlaşıyor.
Kadını, genciyle, yaşlısı, çocuğuyla şehitlerimizin
aydınlattığı yolda Önderliğimizin muazzam perspektifleri, özgürlük
hareketinin yılmaz direnişi ve zafere ant içmiş özgürlük militanlarının
mücadelesi 2012 yılının özgür Kürt halkının zafer yılı haline geleceği
inancıyla direnişi büyütmek hepimizin en birincil görevi olmak zorunda.
Yaşamın kutsallığı, tüm düşmanları kahreden Kürdistanî gerçeklik ve en
başta şehitlerimizin vasiyeti bize bunu emrediyor. |