PKK, Özgür Bir Yaşamın Yaratıcısıdır
    Gabar Botan

27 kasım Diriliş Bayramı başta bu dirilişin yaratıcısı olan Başkan APO' ya, kutsal şehitlerimize, yiğit halkımıza ve tüm ilerici insanlığa kutlu olsun.

 Tarihin derinliklerine gömülmek istenen Kürt halkı ve insanlık değerleri, bahar kokusunu taşıyan, baharın yeniden yeşermesi gibi Kürdistan ve Ortadoğu bahçesinde tüm çoraklığa ve ayazlara inat yeniden yeşermiştir. Tarih ve insanların yeniden kök verdiği topraklarda, yeniden yeşermeye yüz tutmuştur.

  PKK Hareketini tek kelime veya birkaç değerlendirme tarif etmeye yetmez. Tarihin ve insanlığın son bileşkesi, tek bir anlamla kendini sınırlandırmaz. PKK bir hakikat meskenidir. baharın müjdecisidir. Tarih ve onun hakikat arayışçılarının hesap sorma silahıdır.

  Tarih, kendini yaratanlarda gizlidir. Yaşam, sezgilerle kendini tanıyanlarla oluşur. Yaşam ve tarih ona sahip çıkanlarındır. Yaratım ise, yaratanların kendi süzgecidir.  Tarih ile yaşam bu ikilemi çözenlerle ilerler. Kendini bir anlama, bilinç, varlığa kavuşturur.

27 Kasım bu anlam savaşçılarının en önemli tarihlerinden biridir. Bu anlam savaşlarında, binlerce anlam arayışçısı canını feda etti, bedenin bir parçasını bedel olarak ödedi.

Bedeninin bir parçasını bu uğurda verenler Önder APO'nun belirttiği gibi "gaziler yaşayan şehitlerdir. Devrim değerlerinin koruyucularıdırlar."  Gazilerimiz, mücadelenin değerlerin ve halkın özgürlüğünün teminatıdırlar Mücadelenin vazgeçilmez değerlerinden olan gazilerimiz, hareketimizin emek ve fedailik simgeleridirler. Aynı zamanda işkencelerde bedeninden feda eden ve tüm zorluklara rağmen zindanlarda direnişlerini devam ettiren yoldaşlarımızda yaşayan şehitlerimizdir. Kemal Pir yoldaş bu uğurda gözlerini kaybetmiş, tüm zorluklara rağmen yaşamının sonuna kadar mücadele ilke ve değerlerden taviz vermemiştir. bu uğurda hem bedeninden bir parçasını, hem de hayatını feda eden Kemal Yoldaş mücadelenin ne olduğunu ve nasıl yapıldığını dosta düşmana göstermiştir. Bir dönüm noktasının kurtarıcısı olmuştur.

   Düşmanla mücadele eden halkımız, yoğun bedeller ödemektedir. Bu mücadele de yaralanan her gazilik kurumunun temsilcileridirler. Gazilik, özgürlük için mücadelede bedel ödeyen herkes ve kesiminin temsil edildiği bir kurumdur. Özgürlük mücadelesi, sadece tek bir mekânda yürütülmez. Her alan ve zamanda yürütülen kapsamlı bir mücadeledir. Ve bu mücadele sert, çetin ve ağır bedeller ödenerek yürütülmektedir.

Sonuç olarak gazilik kurumu, hareketimizin temel ideolojik ve inanç kurumlarındandır. bu kurumda bulunan herkes, bu kurumun niteliklerine göre kendini donanımlı hale getirmelidir. Bu temelde kendini yetiştirmeyi ve emek harcamayı bir görev olarak omuzlarına almalıdır.

Diriliş bayramımızın 34. yılına girerken, önümüzde son derece hassas bir dönemin olduğu bilinmektedir.  Bu dönemin özgürlük ya da yok oluşla sonuçlanacağı aşikardır. Bu gerçeği çok iyi gören sömürgeciler, tüm güçleriyle yüklenmekte ve saldırmaktadır. Tüm bu saldırılara rağmen her cephede gerileyen sömürgeciler, bunun öfkesi ve acısıyla daha sert ve pervasızca yönelmektedir. Bu saldırıları çaresizliğin çırpınışlarıdır. Ancak özgürlük emek harcanmadan kazanılamaz. Bu dönemde yerinde oturarak seyrederek bir şey elde edilemez var olan kazanımlarda kurtarılamaz. Böyle ağır bir dönem de kimsenin köşesinde bekleme lüksü yoktur. Dönem sorumluluk ve emek dönemidir. Örgütlülük ve özgürlük dönemidir. Bu dönem de onurlu olan herkesi özgürlük için mücadele saflarının her alanına davet ediyoruz.

            Tekrardan diriliş bayramının tüm insanlığa özgürlük getirmesini diliyorum.

 
    ygk_unur@hotmail.com