| |
PKK’nin
Doğuşu Özgür yaşamın Doğuşudur
Rûşen Özgür
Tarihin başlangıcından bu yana her halk mutlaka din ve mezhep benimsedikleri
çeşitli özgürlük biçimleri için savaşmışlar.
Büyük mücadele ve bedeller vererek kendi varlıklarını korumaya çalışmışlardır.
Kimi halklar benimsedikleri ve uğruna bedeller verdikleri özgürlük anlayışlarına
sahip olmuşlardır. Kimi halklar ise iç ihanet ve iktidar anlayışları yolunda
askeri, siyasi, örgütsel boyutta yok olmaya yol almışlardır. Tarih boyunca
birçok devrimci kişilikler ortaya çıkmıştır. Bu devrimci kişilikler ya
bastırılmış ya da susturulmuştur. Toprağın altında büyük emek ve çabalarla
filizlenip büyüyen ağaçlar meyvelerini vermeden bir baltaya kurban gidilmiştir.
Kurban edilen aslında sadece bir ağaç değildir. Köklü bağlarla sarılan
kültürleri dilleri ve gelenekleri bu balta ile kurban edilmiştir.
Bu tarih içinde yakın tarihte de Kürt halkı bastırılmış ve susturulmuş ve
üzeri betonlaştırılıp hem fiziki hem de ruhi, ahlaki, siyasi, kültürü bir bütün
olarak yok edilmeye varlıklarını çürütmeye bırakılmıştır. Kürtlerin kendi
varlıklarını tanıyabilecek kendilerine ait ne toprakları ne de dilleri
geliştirilecek bir okulu ne de kendini tedavi edebilecek bir hastaneleri yoktu.
Böyle şart ve koşularda Kürt halkı iktidarcı egemen zihniyetin elleri altında
sömürülmüş, köleleştirilirmiş ve hiçleştirilmiştir. Kürt halkının böyle bir
durumda yaşamasına dur diyecek birileri olmalıydı. Zor şartlar altında
sancılanan bir kadının çocuğunu dünyaya getirebilmesi aydınlığa gözünü açması
için sağlıklı bir doğuşun olması gerekliydi. Böyle zor şartlar altında doğum
gerçekleşmekteydi. Nasıl ki bir anne böyle zor şartlar altında çocuğunu dünyaya
getirebildiyse, yeni bir yaşama ve aydınlığa gözlerini açabildiyse Kürt halkı da
PKK’nin o zor şartlar altında doğuşu ile yeni bir yaşama mer4haba demiştir. Tabi
ki PKK öyle kolay doğmamıştır. İktidarcı egemen zihniyetin devlet anlayışına
karşı bir doğuş olmuştur. Bu doğuş savunmasızdı. Her ne kadar ideolojik, siyasi,
örgütsel boyutta güçlü olsalar da gurubun küçük olması her an kurtlara ve
vampirlere yem olması düşünülemezdi. Her ne kadar maddi imkânları olmasa da bir
halkın kurtuluşuna olan inançları onları ayakta tutmuştur. İmkânsızlıklardan
imkânlar yaratarak mücadele yürüyüşlerini gün, gün ilerleterek halkın doğuşu
olan PKK (Partiya Karkêrên Kurdıstan) 27 Kasım da ilan edilerek Kürt halkına
armağan edilmiştir.
27 Kasım Kürt halkı için yeni ve özgür bir
yaşamın doğuşu ifadesidir. Bu doğuş Kürt halkı için Fiziki doğuş,
kültürel doğuş, siyasi doğuş ve sosyal doğuştur. Kürt halkı bu doğuşla
kendilerini, tarihlerini ve varlıklarını tanıdılar. Bu doğuş var olma
doğuşudur. PKK, tarihte halkların özgür yaşam doğuşuna ihanet eden
iktidarcı, sömürgeci, ihanetçi kişiliklere ve kapitalizme karşı bir
doğuştur. Özellikle bu doğuş Kürt ve dünya kadının doğuşudur. Dili,
yüreği ve bedeni çalınan kadınların doğuşudur. Bu günün vesilesiyle ben
de bu hareketin bir militanı olarak gurur ve onur duyuyorum. Kürt
gençleri ve kadınları büyük bir mücadele verip savaşarak kendi
varlıklarını korudular. Partimiz PKK Kendi öz savunmalarını ve dünyada
eşi benzeri olmayan kadın ordulaşma mücadelesini yarattı.
PKK partimizin kuruluşu ve kadın ordumuzun
oluşu tüm egemen, sömürücü zihniyetlere karşı büyük bir varlık misyonu
kazanmıştır. Oluşan bu varlık misyonu Önderliğimizin büyük emek ve
çabaları ile olmuştur. Şehitlerimize layık olmak için onların bize
bıraktıkları aydınlık yollarını sürdürmemiz için Önderliğimizin verdiği
emek ve çabalarına karşı saygı duyarak mücadele ruhuna ve azmini gün,
gün artırmamız gerekmektedir.
27 Kasım PKK’nin kuruluş yıl dönümü Orta
Doğunun kurtuluşu, özgürlüğü ve halkaların kardeşliği yıl dönümüdür. 27
Kasım PKK’nin kuruluş yıl dönümü bütün dünya halklarına büyük kazanımlar
getireceğine ve başarıya vesile olmasını diliyorum.
|
|