|
Özgürlük
yolunda
Türk
devleti yıllardır bir devlet siyaseti haline getirdiği Kürt
halkını tarihten silme uygulamalarını hala eskisi gibi
sürdürmekte, fiziksel ve kültürel soykırımlara hala devam
etmektedir. Her gün yoğunlaşarak devam eden Önder Apo üzerindeki
tecrit, askeri ve siyasi operasyonlar, halk üzerindeki ekonomik
baskılar vb. uygulamalar kendini yeni devlet olarak ikame etmeye
çalışan AKP ve Fethullah Cemaatinin de nasıl özgür Kürt’ten
korktuklarının en iyi göstergesidir.
Kürt
halkının özgür iradesiyle kendisini yönetmesini suç sayıp, en
demokratik bir hak arayışına müdahele etmesi; özgürleşen ve
kendini Demokratik Özerk Kürdistan’da ahlaki ve politik bir
toplum çerçevesinde yönetmeyi hedefleyen Kürt halkına tahammül
etmemesi yaşadığı gelecek kaygısından kaynağını alıyor.
Önder
Apo öncülüğünde gelişen PKK hareketi sadece Kürt halkı için
değil Türk halkı olmak üzere tüm Anadolu ve Mezopotamya
halklarının baskıcı ulus-devlet rejimlerinden ve kapitalist
modernitenin insanı köle ve toplumu hiç sayan sistemlerine
alternatif demokratik modernite ekseninde halkların tüm
farklılıklarıyla özgür ve eşitçe bir arada yaşamalarını öngören
ve kendini KCK yapılanmasında yansıtan sistem, Türk devleti
olduğu kadar bölge üzerinde hakimiyet kurmaya çalışan kapitalist
sistem güçlerini de büyük bir telaş içine koymuştur.
Dış
güçlerin Türkiye’de Kürt halkı üzerindeki katliam ve baskılara
sessiz kalmasının nedeni; Kürt halkının Ortadoğu’da herhangi bir
statüye sahip olmasını istememekle beraber, Kürt sorunu adı
altında sürekli kaynayan ve sorunlu bir bölge istemektedir.
Çünkü sistem ancak bu şekilde kendini sürdürebilir ve
yaşatabilir.
AKP
ve Fethullah Cemaati pervasızca, komple bir seferberlik ruhuyla,
Kürt halkının bütün değerlerine saldırıyor ve bu şekilde sonuç
alacağını düşünüyor. Ama yoktan var eden bir mücadele
geleneğinden gelen Kürt halkı onlardan daha büyük düşmanları da
dize getirmiş ve özgürlük yolunda geri adım atmamıştır.
Yeni
bir yaşamın eşiğine adım, adım büyük bedeller vererek gelen Kürt
halkı, kendisiyle birlikte, yasaklanmış, yok sayılmış diğer
tüm Kürdistan, Mezopotamya ve Anadolu halklarını da o umutsuz
yaşamlarından alıkoyarak, özgür insan şiarıyla, demokratik bir
toplum inşaasına giden yolu, en güzel yaşam değerleriyle
donatmıştır. Artık ne karanlığın hükmü ne de o karanlıklardaki
“canlı düşmanı” canavarlar etkilerini eskisi gibi sürdürebilir.
Kürt
halkı, artık yeni özgür demokratik bir toplumda, ahlak ve
politikanın kendisini yaşamın her hücresinde hissettirdiği bir
yapıyla dünyayı tüm kirlenmişliklerinden arındırmanın coşkusuyla
kutsal özgürlük mücadelesini zaferle taçlandırmanın
arifesindedir
Yekta Şoreş
|